İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/496 E. 2024/1148 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/496
- Karar No
- 2024/1148
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO :2024/ KARAR NO :2024/ BAŞKAN ÜYE : ÜYE : KATİP DAVACI : VEKİLİ :Av. DAVALILAR:1- VEKİLİ :Av. :2- DAVA : Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz DAVA TARİHİ : 22/05/2024 KARAR TARİHİ : 06/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan ticaret sicil memurunun kararına itiraz davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkete 26.05.2006 tarihi ortaklar kurulu kararı ile ... ile birlikte 5 yıl süre için şirket müdürlüğüne atandığı, 12.07.2006 tarihili ortaklar kurulu kararı ile ...'nin görevine son verilerek kendisini görevine devam kararı alındığını, tescil için ibraz edilen 21.09.2006 tarihli ortaklar kurulu kararı ile müvekkilinin 21.09.2006 tarihi itibari ile görevine son verildiğini, şirket müdürlüğüne ortaklardan ...'nin atandığını, ancak şirketçe talep tarihinee kadar müdür ataması yapılması ile ilgili tescil işlemi yapılmadığını, müvekkilinin 12.02.2013 tarihli ve ... evrak numarası ile ... ticaret Sicil Müdürlüğüne dilekçe ile başvuru yapmış, şirket müdürü olmadığının tescil edilmesini istediğini, davalı sicil müdürlüğünca, müvekkile şirket yetkilisi olmadığı gerekçesi ile tescil işlemini yapmayacağının belirtildiğini, sicilin işlem yapmamasından ötürü müvekkilinin resmi kurum ve kuruluşlarda halen müdür olarak görülmekte olup şirket borçlarından dolayı sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek davalı sicil müdürlüğünün 13.02.2013 tarih ve 2013/ karar sayılı kararın ipatli ile müvekkilinin davalı şirketin müdürü olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı sicil müdürlüğü vekili, Türk Ticaret Kanunu'nun 34. Maddesinin birinci fıkrasına göre sicil müdürlüğünün kararına itiraz hakkına sahip olanlar 'ilgililer olduğunu, davacının, gerek Kanun gerekse Yönetmelik hükümleri uyarınca işbu davayı ikame edebilecek ve tescil talebinde bulunabilecek ilgililer sıfatına sahip olmadığını, davacı yanın, 07.06.2006 Tarih, 6572 sayılı ... Ticaret Sicili Gazetesi'nin 276. sayfasından anlaşılacağı üzere .... Asansör Yürüyen Merdiven İnşaat Emlak Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne (Ticaret Sicil No: ) 26.05.2006 tarihli ortaklar kurulu kararı ile ... ile birlikte 5 yıl süre için şirket müdürlüğüne atandığını, akabinde 13.10.2006 Tarih, 6663 sayılı ... Ticaret Sicili Gazetesi'nin . sayfasından anlaşılacağı üzere 12.07.2006 tarihli ortaklar kurulu kararı ile .... Asansör Yürüyen Merdiven İnşaat Emlak Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nde münferiden yetkili olarak görev süresi dolana dek yani 26.05.2011 tarihine kadar müdür olarak seçildiğini, davacı yanın, müdürlük görevi sona erdiği halde şirkete ilişkin işlemlerin tescilini talep etmesi ve müvekkil tarafından verilen karara karşı dava açma yetkisi de bulunmadığını, bu nedenle davanın husumet yokluğu nedeniyle esas incelemesi yapılmaksızın usulden reddi gerektiğini, davacı yanın her ne kadar dava dilekçesi ile müvekkil Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 13.02.2013 tarihli ve 2013/ sayılı kararına itiraz etmek suretiyle .... Asansör Yürüyen Merdiven İnşaat Emlak Sanayi ve Ticaret Şirketi'nin müdürü olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmişse de; bahsi geçen şirketin 23.12.2013 tarihli sayılı ... Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayınlanan ilandan da görüleceği üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. Maddesi uyarınca 18.12.2013 tarihi itibariyle ticaret sicilinden resen silindiğini, tescil edilemeyecek hususlara yönelik tescil taleplerinin reddedilebilmesinin yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER VE GEREKÇE Dava; limited şirket müdürlük sıfatının sona erdiğinin tespitiyle ticaret siciline tescil ve ilanına ilişkindir.Ticaret sicil kayıtları, 21/09/2006 tarihli ortaklar kurulu kararı, davacının davalı sicil müdürlüğüne hitaplı 12/02/2013 tarihli başvuru dilekçesi, davalı sicil müdürlüğünün 13.02.2013 tarihli yazısı vs deliller dosya arasında mevcuttur.Dosya kapsamından, davalı .... Asansör Yürüyen Merdiven İnşaat San. Ltd. Şti.'nin 03.05.2006 tarihinde tescille kurulduğu, ilk on yıl için şirket müdürlüğüne şirket ortaklarından ...'ın seçildiği, 24.06.2006 tarihli ortaklar kurulunda şirket müdürlüğüne beş yıl süreyle şirket dışından ... ve ...'nın müştereken şirketi temsil ile ilzama yetkili oldukları, 12.07.2006 tarihli ortaklar kurulu kararıyla, ...'nin müdürlük görevinin son verilmesine, diğer müdür ...'nın göre süresi dolana kadar müdürlük görevinin devamına karar verildiği, şirketin TTK'nun gecici 7. Maddesi gereğince 18.12.2013 tarihinde sicilden resen terkin edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Hal böyleyken; 21.09.2006 tarihli ortaklar kurulu kararı ile davacının müdürlük görevine son verildiği, şirket müdürlüğüne ortaklardan ...'nin atandığı, şirketin anılan kararı sicile tescil ettirmediği, bu hususta davacının davalı sicil müdürlüğüne yapmış olduğu talebin reddine karar verildiğinden bahisle işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.TTK'nun itiraz başlıklı 34/1. maddesinde "İlgililer, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilirler." denilmiştir.Anılan hükümden anlaşılacağı üzere ilgililer sicil müdürlüğünce verilen kararın tebliğinden itibaren 8 gün içerisinde tescil istemi hakkında verilen karara karşı itiraz edebilecektir. Davalı sicil müdürlüğünün 13.02.2013 tarihli yazısıyla davacının tescil talebi reddedilmişse de, davacıya tebliğ edildiğine dair dosyada herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığından davanın hak düşürücü süre içinde açıldığının kabulü gerekmiştir.Ticaret sicil memurluğu kararlarına karşı ancak ilgililer itiraz edebilir. Bu ilgililerin kimler olacağı ise Ticaret Sicil Yönetmeliği’nin 22. maddesinde ve TTK'nun 28. maddesinde açıklanmıştır. Anılan maddelere göre, tacirin hükmi şahıs olması halinde onun salahiyetli uzuvları veya selahiyetli temsilcileri ilgili kişi olarak kabul edilmektedir. Somut olayda, davacı şirketin müdürü ise de, sicile talep tarihi 12.02.2013 tarihi itibariyle görev süresi sona erdiğinden işbu davayı şirket adına, şirket müdürü sıfatıyla değil, kendi adına açmıştır. Bu durumda, davacının müdürlüğün sona erdiğinin tesciline ilişkin talep yönünden işbu davada aktif dava ehliyetleri bulunmamaktadır ( 11 HD, 04.09.2024 tarihli 2023/ E-2024/ K. Sayılı ilamı).Öte yandan, davalı şirketin sicilden terkin edildiği gibi davacının müdürlük görev süresinin 24.05.2011 tarihi itibariyle sona erdiği gözetildiğinde, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı da yoktur. Hal böyle olunca, davacının müdürlüğün sona erdiğini teciline ilişkin talep yönünden TTK'nun 34. maddesi uyarınca ilgili sıfatına sahip olmadığından işbu davayı açamayacağı, aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gibi hukuki yarar yokluğu da gözetilerek davanın usulden reddine dair aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın aktif husumet ve hukuki yarar yokluğundan REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli olan 427,60.-TL maktu karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davalı ... Ticaret Sicil Müdürlüğü kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 30.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-HMK' nun 333. maddesi uyarınca kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekilinin yüzünde, diğer davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/11/2024 Başkan e-imza Üye e-imza Üye e-imza Katip e-imza