İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/137 E. 2024/1151 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/137
- Karar No
- 2024/1151
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO :2024/ KARAR NO :2024/ BAŞKAN :... ... ÜYE :... ... ÜYE :... ... KATİP :... ... DAVACI : VEKİLİ :Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Sözleşmenin İptali DAVA TARİHİ : 12/02/2024 KARAR TARİHİ : 06/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :13/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan sözleşmenin iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili .... Turizim Gıda Sağlık Hizmetleri Anonim Şirketinin tam hissedarı iken , müvekkilinin sağlık durumu sebebi ile iradesi ve bilinci zayıf iken ... 1. Noterliğinin 06.10.2023 tarihli yevmiye numaralı pay devir sözleşmesi ile 25.000 Türk Lirası gibi fahiş derecede düşük ve hayatın gerçekleri ile bağdaşmayan, hile baskı nedeni ile şirket pay devir sözleşmesi yapıldığını, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/... D.İŞ sayılı dosyası ile davalının şirket hissesine ihtiyati tedbir konulduğunu, itirazlara rağmen tedbirin devamına karar verildiğini, davaya konu şirket olan .... Turizm Gıda Sağlık Hizmetleri Anonim Şirketi'nin ... ilinde faaliyet gösteren Özel ... Hastanesi olduğunu, 25.000 Türk Lirası bedel ile şirketin yüzde 50'sini satın almanın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin herhangi bir ibraname almışlığı olmadığını, bu sebepten pay devrinin iptalini istemesinin mümkün olduğunu, şirket hisse devirleri arasında edimler arasında açık nispetsizlik olduğunu, 25.000 Türk Lirası bedelle şirketin yüzde 50'sinin satın alınmasının fiilinde aldatma ve hile olduğu hususunun sabit olduğunu, şirketin aktif değerinin 400.000.000 Türk Lirası olup şirketin borcunun da yaklaşık 200.000.000 Türk Lirası da borcu olduğunu, şirketin borca batık olmadığını, davalı, şirketin borçlarını ödeme sureti ile yarı oranda hissedar olacakken hiç bir şekilde borcu ödemediğini, müvekkili yönetim kurulu başkanı iken müvekkilinin hastaneye girişini engellediğini, şirket devri yapılan ... 1.Noterliğinin 06.10.2023 tarihli yevmiye numaralı sözleşmesi ... Hastanesi(.../... mıntıkası) olmasına rağmen noter evrakında başka bir adreste yapılmış gözükmekte olduğunu, noter evrakında da usulsüzlük olduğunu, şirket hisse devir sözleşmesinde gabin, aldatma ve usulsüzlük olduğunu, müvekkilinin bilincinin zayıf olduğu dönemden faydalanılarak devir işlemi yapıldığını, müvekkilinin 25.000 Türk Lirası bedelle devir işlemi yapmak gibi bir amacı olmadığını, TTK madde 595/2 uyarınca, şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için ortaklar genel kurulunun onayının şart olduğunu, devrin bu onayla geçerli olacağını, bu hükümle esas sermaye payının devri genel kurulun onayına bağlanmakta ve böylece kanuni bir bağlam öngörüldüğünü, şirket sözleşmesi ile genel kurulun onayı kaldırılmadığı takdirde ise, devir, ancak bu genel kurulun onayı ile geçerli olacağını, onay verilinceye kadar devir sözleşmesinin askıda olduğunu, onaydan kaçınılması, devir işlemini geçersiz kılacağını, şirket hisse devir sözleşmesi yönetim kurulu kararı ile yapıldığını, genel kurul kararı ile yapılmadığını, bu sebepten devir işleminin de yok hükmünde olduğunu belirterek ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesindeki 2023/... D.İŞ sayılı dosyasındaki ihtiyati tedbirin devamına karar verilmesini, davanın kabulü ile ... 1. Noterliğinin 06.10.2023 tarihli yevmiye numaralı pay devir sözleşmesinin iptali ile şirket pay devrinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkil aleyhine kendisinin hastaneye girişinin engellendiğini beyan etmişse de beyan ettiği kurgusal iddiaları asıl olarak kendisi 26/12/2023 tarihinde 20-25 kişilik silahlı bir grup ile gerçekleştirmeye çalıştığını, bu durumun ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na sirayet ettiğini, bununla birlikte talepte bulunanın şirketi kötü yönetmesi ve müvekkilinin hisselerine hukuka aykırı, haksız fiil niteliğinde davranışlar gerçekleştirmek sureti ile hisselerini devretmeye zorlaması, müvekkilinin hastaneye girişini engelleyici nitelikte hukuka aykırı eylemlerde bulunmasının, hastanenin maddi durumunun günden güne kötüye gitmesi sebepleriyle ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/ esas sayılı dosyasında taraflarınca .... Turizm Gıda Sağlık Hizmetleri İnşaat Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'ni ("Şirket") münferiden temsil yetkisini haiz olan davacı ...'ın imza, hak ve idari tüm yetkilerinin kaldırılması, azli ve şirketin aktif ve pasif malvarlığının tespiti ile kayyım heyeti atanması talebinde bulunulmak durumunda kalındığını, şirketin hisse devir bedelinin düşük olduğu yönündeki beyanı tamamen müvekkilin ortak olduğu süreçte yapmış olduğu nakdi yatırımları kendi lehine kullanma ve müvekkili zarara uğratma, şirketin borçlarına dair ortaklık sürecinde müvekkil tarafından gerçekleştirilen ödemeleri şirket ve kendi lehine kullanarak müvekkilin hisselerine ve yapmış olduğu ödemelere el koyma gayesinden ibaret olduğunu, müvekkilinin ortak olduğu süreçte hastanenin ödeyemediği borçları hastanenin pasif duruma düşmemesi ve tedavi hizmeti vermeye devam edebilmesi adına kendisi gerçekleştirmek durumunda kaldığını, müvekkilinin kendi ve kızının firmasından şirket adına cebri icraları engellemek adına yapmak zorunda kaldığı ödemelerin yaklaşık olarak toplam tutarı 12 Milyon Türk Lirası dolayında olmakla müvekkilinin kötüniyetli olması halinde işbu ödemeleri yapmasının da kendisinden beklenilemeyeceğinin aşikar olduğunu, mevcut süreçte hukuki açıdan somut deliller ile sabit olduğu üzere ortaklık sürecinde ödemeler yaptırılarak aldatılmaya çalışılan, baskı ve haksız fiil içeren eylemler gerçekleştirilmek suretiyle hisse devrine zorlanan tarafın müvekkili olduğunun tartışmasız olduğunu, müvekkil tarafından hastane adına yapılmak durumunda olunan ödemelerin işletmeye hibe edilmediğini, müvekkilin yasal haklarının korunması adına yapmış olduğu ödemelere dair aynı zamanda alacaklı olduğunu, hisse devri yapılan şirketin "Anonim Şirketi" olduğu, tarafların noter nezdinde yaptıkları birbirlerinden herhangi bir hak ve alacaklarını kalmadıklarını beyan ettikleri ve bu durumun resmi olarak kayda alındığı (06/10/2023 tarihli ... 1. Noterliği'nin yevmiye numaralı "Senede Bağlanmamış Anonim Şirket Pay Devri" sözleşmesi), hisse devir sözleşmesi akabinde pay devri hususunu ticaret sicile tescil ettirdikleri ve ortaklar pay defterine işledikleri nazara alındığında davacının ilgili değişik iş dosyasında belirttiği "müvekkili ibra etmedikleri" yönündeki beyan hukuken kabul edilemez. Müvekkil ile davacı arasında hisse pay devrine dair haricen tanzim edilmiş bir hisse devir sözleşmesi de bulunmamakla hukuken ayrıca bir ibra gerekmemekte olduğunu, dolayısıyla davacının bu yöndeki beyanlarının da yerinde olmadığını, davacı tarafın resmi makam nezdinde yapılan işlemi bilincinin bulunmadığı, hata, hile, aldatma, baskı yönündeki beyanlarının asla kabul edilemeyeceğini, ilgili belgenin gerçekleştiği makam hukuken bahsi geçen olguların mevcudiyetine engel olmak ve hak mahrumiyetine engel olmak adına var olan bir makam olmakla ticari işlerin ve hukuken ispat bakımından önem arz eden olguların Noterlik makamında yapılmasındaki amaç açık olmakla; usule uygun işlemde bulunulma saiki ile davranıldığının sabit olduğunu, davacının bilincinin yerinde olmadığı yönündeki beyan gerçek dışı olmakla davacı hiçbir dönem bilincinin yerinde olmadığı bir sağlık sürecinden de geçmediğini, davacı ...'ın münferit temsil durumunu ve ortaklığını hukuka aykırı tehditsel yaklaşımlarını müvekkile karşı kullanmakta; kendisi aleyhine şikayette ve kayyım talebinde bulunulması üzerine müvekkili gerçekdışı ithamlarla karalama çabasına girdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLER VE GEREKÇE Dava, ... 1.Noterliğinin 06/10/2023 tarihli yevmiye numaralı pay devir sözleşmesinin iptali ve/veya yokluğunun tespiti istemine ilişkindir.Davacı, dava dışı .... Turizim Gıda Sağlık Hizmetleri AŞ'nin tam hissedarı iken, hile ve baskı altında noterde düzenlenen 06.10.2023 tarihli pay devir sözleşmesi ile %50 payını davalıya devrettiğini, pay devir bedeli 25.000 TL olup edimler arasında fahiş derecede nispetsizlik bulunduğunu, gabin koşullarının bulunduğunu, davalının şirket borçlarını ödeme sureti ile yarı oranda hissedar olduğunu, ancak herhangi bir borcu ödemediğini, ayrıca pay devrinin şirket genel kurulunda onaylanmadığını, bu nedenle devir işleminin yok hükmünde olduğunu belirterek hisse devir sözleşmesinin iptalini/veya yoklukla geçersiz olduğunun tespitini istemiş, davalı ise davanın reddini savunmuştur.Somut olayda; dava dışı .... Turizim Gıda..AŞ''nin davacı adına nama yazılı toplam 50.000 TL sermayeye karşılık 500 adet paya karşılık her biri 100,00 TL nominal değere sahip hisselerinden 250 adedini 25.000 TL bedel karşılığında davalıya noterde düzenlenen 06.10.2023 tarihli pay devri sözleşmesiyle devrettiği, davacı ortağın yönetim kurulı başkanı olup, şirket yönetim kurulunun 05.10.2023 tarih 2023/5 sayılı kararıyla, pay devrinin tescil ve ilanına karar verildiği ve pay defterine kaydedildiği, pay devrinin ticaret sicilinde tescil ve ilan edildiği anlaşılmakla; uyuşmazlık, sözleşmenin hile veya baskı altında imzalanıp imzalanmadığı veya gabin koşullarının bulunup bulunmadığı noktasındadır.Bilindiği üzere, "hile"(aldatma); genel olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya, özellikle sözleşme yapmaya sevk etmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak veya esasen var olan hatalı bir kanıyı koruma yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır. Hatada yanılma, hilede ise yanıltma söz konusudur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun(TBK) 36/1. (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun(BK) 28/1.) maddesinde açıklandığı gibi; taraflardan biri diğer tarafın kasıtlı aldatmasıyla sözleşme yapmaya yöneltilmişse, yanılma(hata) esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşme bağlayıcı sayılamaz. Değinilen koşulların varlığı halinde aldatılan taraf bu hakkını kullanarak hukuki ilişkiyi geçmişe etkili (makable şamil) olarak ortadan kaldırabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir.Korkutma (ikrah) ise; bir kişinin yapmak istemediği bir hukuki işlemi, yapmadığı takdirde kendisinin veya yakınlarından birinin zarara uğratılacağı tehdidiyle yapması hâlinde ortaya çıkar. Böyle bir durumda kişinin gerçek iradesi ile korkutma sonucunda açıkladığı iradesi birbiriyle uyumlu değildir. Korkutma hâlinde bozukluk iradenin beyanında değil, iradenin oluşumundadır. TBK’nın 37/1. (BK m. 29/1.) maddesine göre taraflardan biri, diğerinin veya üçüncü bir kişinin korkutması sonucu bir sözleşme yapmışsa, sözleşmeyle bağlı değildir. Gabinden (aşırı yararlanmadan) söz edilebilmesi için, objektif unsur olan edimler arasındaki aşırı oransızlık yanında bir tarafın darda kalma, tecrübesizlik, düşüncesizlik (hafiflik) hallerinin bulunması, diğer yanın ise yararlanmak, sömürmek kastını taşıması biçiminde iki subjektif unsurun dahi gerçekleşmesine bağlıdır.Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; davacı, hile veya korkutma yoluyla pay devir sözleşmesinin imzalandığı ileri sürülmüşse de, davada esasen hisse devri karşılığında davalının şirketin borçlarını tasfiyesini üstlendiği ve fakat bu edimini ifa etmediğinin iddia edildiği, hisse devrinin davacının yönetim kurulu başkanı olduğu şirket yönetim kurulunca kabul edilerek pay defterine kaydedildiği, ticaret sicilinde tescil ve ilan edildiği, her iki ortak arasında sonradan anlaşmazlıklar ortaya çıktığı, işbu davadan önce davacı ortak(yönetim kurulu başkanı) aleyhine diğer davalı ortak tarafından açılan yöneticinin azli davasında, davacının işbu davaya konu edilen hile, ikrah ve gabin iddialarının söz edilmediği, davacı tarafın iddialarına dayanak ... C.Başsavcılığının 2023/ sayılı soruşturma dosyasında, davalının müşteki, davacının şüpheli olup, davacının örgüt yöneticisi ... vasıtasıyla örgüt lideri şüpheli ...'i sahip olduğu hastanenin resmiyette %50 ortağı görülen ...'e kaşı yağma eylemine azmettirmek suretiyle yağma eylemine teşebbüs ettirdiği suçlarından kamu davası açıldığı anlaşılmakla somut olayda hile, ikrah veya gabin koşullarının bulunduğundan söz edilemeyeceği gibi noterde düzenlenen hisse devir sözleşmesinin sahteliği iddia olunmadığından sözleşmenin okunduğuna ve her iki tarafın bilgi ve arzusuna göre düzenlendiğine kesin delil vasfını haiz olduğundan aksinin ancak yazılı delille kanıtlanabileceğinden davacının hile, ikrah veya gabine yönelik davasının reddi gerekmiştir.Senede bağlanmamış anonim şirket nama yazılı pay senetlerinind devri, ciro ve zilyetliğin geçirilmesi ile mümkündür. Bununla birlikte, ayrı bir temlikname ve senetlerin teslimi ile de devrinin yapılabileceği de kabul edilmektedir. Nama yazılı pay senetlerin devri öncelikle senedin ciro veya temlik yapılması ardından zilyetliğin geçirilmesi ve pay defterine kaydedilmesi gerekmektedir. Nama yazılı pay senetlerin devrinin ortaklığa karşı ileri sürülebilmesi için TTK m.499/4 hükmü gereği pay defterine kaydedilmesi gerekmektedir. Pay defterine kayıt işlemi kurucu değil, açıklayıcı niteliktedir. Devrin geçerliliğini etkilemediği gibi devir için kurucu bir etkiye de sahip değildir. Pay senedi henüz pay defterine kaydedilmeden pay senedinin maliki bu sıfatından dolayı senedin mülkiyetini tekrar devredebilir. Dolayısıyla pay defteriney yapılan kayıt pay sahipliği için bir karine teşkil eder. Bir başka söyleyişle çıplak payın adi yazılı sözleşme ile devri alacağın temliki hükümlerine tabi olup, gerçekleştiği anda pay devrinin gerçekleştiği ve alacağın temliki tasarruf işlemi olduğundan akit yapılmakla davacı artık pay sahibi haline gelmiştir.Bu durumda, davacının senede bağlanmamış nama yazılı pay senetlerini davalıya noterde düzenlenen temlik sözleşmesiyle devrettiği, devrin şirket pay defterine kaydedildiği anlaşılmakla pay devrinin şekli koşulları gerçekleşmiş olduğundan davacının bu yöndeki talebinin de reddi gerekmiştir.Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının davasının reddine dair aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Tarifesi gereği alınması gereken 427,60.-TL maktu harç peşin alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca, 25.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 Sayılı HMK'nun 333.maddesi uyarınca yatıran tarafa İADESİNE, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzünde, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Yargı yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/11/2024 Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza