İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/746 E. 2023/781 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/746
- Karar No
- 2023/781
- Karar Tarihi
T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/746 KARAR NO : 2023/781 BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... -TC Kimlik no- ... VEKİLİ : Av. ... - [16810-18475-....] UETS DAVALI : ... - ... ULUABAT KÖYÜ Karacabey/BURSA DAVA : Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) DAVA TARİHİ : 09/08/2023 KARAR TARİHİ : 19/09/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/09/2023 Mahkememizde görülmekte olan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'un, Karacabey Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne 3130 sicil numarası ile kayıtlı, Uluabat Köyü, Karacabey/BURSA adresindeki ...'nin tek ortağı olduğunu, bu hususun 11.02.2015 tarih ve 8756 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 983. sayfasında yayınlandığını, yine aynı gazetede müvekkilinin 5 yıllığına şirketin müdürü olarak atandığını, dolayısıyla 30/01/2015 tarihinde şirkete müdür olarak atanan müvekkilinin 30.01.2020 tarihine kadar şirket müdürü olarak görev yaptığını, ancak Türkiye Ticaret Sicil kayıtları incelendiğinde de görülebileceği üzere 30/01/2020 tarihinden sonrası için atanmış bir Müdürü bulunmadığından şirketin 01/02/2020 tarihi itibariyle bir organsız kaldığını, şirketin meydana gelen organ boşluğunu doldurmak amacıyla Müdür atayabilmesi ancak genel kurulun vereceği bir kararla gerçekleşebileceğini, zira 6100 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 616. Maddesinde limited şirketlerde genel kurulun devredilemez yetkileri sayılmış bu kapsamda (b) bendi ile "Müdürlerin atanması ve görevden alınması" genel kurulun devredilemez yetkilerinden biri olarak sayıldığını, ne var ki müvekkilinin tek pay sahibi ve tek müdürü olduğu ... uzun süredir gayrifaal olup, uzun süredir herhangi bir işlem yapılmayan şirketin ticari defterlerinin de müvekkili tarafından yapılan tüm aramalara rağmen bulunamadığını, genel kurul toplantı ve müzakere defterinin zayi olup bu nedenle şirket genel kurul toplantılarını düzenleyememekte, genel kurul kararları alınarak tescil ve ilan edilemediğini, her ne kadar taraflarınca Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde E. 2022/781 dosyası nezdinde şirket adına genel kurul toplantı ve müzakere defterinin zayi olduğunun tespit edilerek taraflarına zayi belgesi verilmesi talep edilmişse de "mevcut davada; davacı şirkete ait karar defterinin kaybolmuş olabileceği iddia ederek defterin zayi olduğu ileri sürmüş ise de; davacı tarafça defterin kaybolma nedeni açıklanmadığı gibi, defteri saklamakta özen yükümlülüğünü yerine getirdiği de ispat edilememiştir." gerekçesi ile zayi belgesi verilmesi taleplerinin reddedildiğini, bu nedenle müvekkilinin tek pay sahibi olduğu şirket genel kurul toplantısı, müdür atanması gibi bir şirketin varlığı ve devamlılığı açısından gerçekleştirilmesi elzem faaliyetlerini sürdüremediğini, şirketin Müdürler Kurulu organınından yoksun kaldığının yukarıda açıklandığı üzere sabit olduğunu, TTK hükümleri incelendiğinde kayyımlığa ilişkin olarak özel bir düzenleme bulunmaması nedeniyle genel kanun niteliğinde olan Türk Medeni Kanunu'nun kayyımlığa ilişkin hükümleri incelendiğinde görüleceği üzere TMK m. 427/4 hükmü uyarınca "Bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa" yönetim kayyımı atanır. Hüküm uyarınca şirketin yönetimi ve temsili için şirket esas sözleşmesi doğrultusunda atanması gerekli müdürlerin atanamaması, bu nedenle şirketin yönetiminde meydana gelen aksamalar, 3. Kişilere karşı temsil edilmesinin sağlananaması dolayısıyla temel amacı kâr elde etmek olan ticaret şirketlerinden limited şirket olarak kurulu bulunan müvekkiline ait ...'nin ticari iş ve işlemler yapmaktan yoksun hale gelmesi nedeniyle şirkete yönetim kayyımı atanması gerekmekte olduğunu, bu nedenlerle, şirket iş ve işlemlerinin gerçekleştirilebilmesi, şirkette mevcut organ boşluğunun şirketin iş ve işleyişine hâkim, aynı zamanda şirketin tek sahibi olan müvekkili ...'un şirkete kayyım olarak atanmasını talep etme zorunluluğu doğduğunu belirterek müvekkili ...'un ...'nin organsız kalmış olması ve faaliyetlerini gerçekleştiremez hale gelmesi sebebiyle kayyım olarak atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, davalı şirkete kayyım atanması talebine ilişkindir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 410 (1) maddesinde genel kurulun süresi dolmuş olsa bile yönetim kurulu tarafından toplantıya çağırılabileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise; yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkân bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle, tek bir pay sahibinin genel kurulu toplantıya çağırabileceği, mahkemenin kararının kesin olduğu düzenlenmiştir. Yukarıda açıklanan düzenlemeler uyarınca yönetim kurulu tarafından genel kurulun toplantıya çağrılması her zaman mümkün olup tek bir pay sahibinin genel kurulu toplantıya çağırabileceği haller yönetim kurulunun devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının toplanmasına imkan bulunamaması veya mevcut olmaması durumları olarak belirtilmiştir. Somut olayda; davacı ...'un, Karacabey Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne 3130 sicil numarası ile kayıtlı, Uluabat Köyü, Karacabey/BURSA adresindeki ...'nin tek ortağı olduğu, bu hususun 11.02.2015 tarih ve 8756 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 983. sayfasında yayınlandığı, yine aynı gazetede davacının 5 yıllığına şirketin müdürü olarak atandığı, dolayısıyla 30/01/2015 tarihinde şirkete müdür olarak atanan davacının 30.01.2020 tarihine kadar şirket müdürü olarak görev yaptığı, ancak Türkiye Ticaret Sicil kayıtları incelendiğinde 30/01/2020 tarihinden sonrası için atanmış bir Müdürü bulunmadığından şirketin 01/02/2020 tarihi itibariyle organsız kaldığı, şirketin meydana gelen organ boşluğunu doldurmak amacıyla Müdür atayabilmesi ancak genel kurulun vereceği bir kararla gerçekleşebileceği belirtilmiş ise de TTK 617/3 yollaması ile TTK 410/1 maddesi uyarınca genel kurul, süresi dolmuş olsa bile yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılabilir. Dolayısıyla yönetim kurulu seçimi için genel kurul toplantıya çağrılmaksızın kayyım talepli dava açılmasında hukuki yarar olmadığı anlaşılmış, ayrıca; 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ''Dava Şartları'' başlıklı 114/(1)-h maddesine göre, davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartlarındandır, aynı kanunun 115. maddesine göre de mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır, mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Bu sebeplerle davanın dava şartı yokluğundan reddi ile davacının açıklandığı üzere kayyım atanması yönündeki davasının davacının hukuki yararı bulunmadığından usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılmış, hüküm aşağıdaki şekilde tesis olunmuştur. HÜKÜM: 1-Davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, 2-Alınması gereken 269,85.-TL maktu harç peşin yatırıldığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Artan gider avansının HMK.nun 333/1 madde gereği karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, Dair, HMK’nun 320/1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstinaf Yargı yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.19/09/2023 Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza