İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/55 E. 2024/951 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/55
- Karar No
- 2024/951
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/ KARAR NO : 2024/ BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACILAR:1- 2- 3- VEKİLİ : Av. DAVALILAR:1- VEKİLİ : Av. : 2- VEKİLİ : Av. :3- VEKİLİ :Av. :4- DAVA İHBAR OLUNAN:1- VEKİLİ :Av. :2- DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/01/2023 KARAR TARİHİ : 02/10/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesini özetle; davalı ...’... maliki olduğu ... plakalı aracın diğer davalı ... 'in sevk ve idaresinde, 22.10.2022 günü, ... ... caddesi üzerinden ... istikametine en sağ şerit üzerinde seyir halinde iken, ... ... caddesi ile ... Sokak kavşağına geldiğinde üst geçit altında bulunan refüj başı levhası ve bariyerlerine çarpması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, iş bu trafik kazasında müvekkili ...’ın sol bacağının diz altı ve diz üstünde kırıklar meydana geldiğini ve yaralandığını, davacı ...'ın trafik kazası akabinde ambulansla ... ... Üniversitesi Hastanesi'ne götürülerek ameliyat edildiğini ve bacağının kırık bölgelerine platin takıldığını, davacının 10 gün tedavi sonrasında taburcu edildiğini, müvekkili tedavi eden doktorun, müvekkile; "hiçbir zaman eskisi gibi spor yapmayacağını, ayrıca boy uzaması nedeniyle ilerde tekrardan ameliyat edilmesi ve yeniden ve tekrardan platin takılmasının da olası olduğunu" söylediğini, bu bakımdan, müvekkilinin geçirilen trafik kazası neticesinde geçici/kalıcı iş göremezlik süresinin tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor aldırılması gerekmekte olduğunu, davacı müvekkil ...'ın, kaza sonrasında ve halen de tek başına yürüyememekte, anne ve babası yardımıyla ihtiyaçlarını giderip, görebilmekte ve ayrıca fizik tedavisine de devam etmekte olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı ...'nin yüzde yüz kusurlu olduğunu, keza kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere, davacı müvekkil ..., özel halk otobüsünde yolcu olup, tüm kusurda davalı şoför ...'de olduğunu, kazaya karışan ... plakalı özel halk otobüsünün, kaza tarihinde de geçerli olmak üzere ... poliçe numarası ile davalı ... Anonim ... Sigorta A.Ş. nezdinde ZMMS olarak sigortalandığını, 2918 Sayılı ... Trafik Kanunu ve ZMMS Genel Şartları'na göre davalı sigorta şirketi sigortalanan aracın vermiş olduğu zararlardan sorumlu olduklarını temin ettiğini, diğer davalı ... ... Ulaşım Toplu Taşım İşletmeciliği Turizm San. ve Tic. A.Ş., ise Halk Otobüsleri işletmeciliği yapmakta olup, ayrıca bu özel halk otobüsleri üzerinde ise ... Büyükşehir Belediyesi'nin yazı ve amblemi bulunmakta olduğunu, yine belediye sınırları içinde toplu tasıma yetkisi, denetimi, parasal konularının tümünün davalı ...'a ait olduğunu, Halk otobüslerinin denetimleri de yine davalı ...'a ait olduğundan, dava konusu olaydan davalı ... sorumluluğu olduğunu, söz konusu kaza nedeniyle müvekkil ..., hem bedensel hemde manevi zararlara uğradığını, davacının kaza nedeniyle uğradıkları zararlar, tedavi giderleri devlet hastanesinde yapıldığından ... tarafından karşılandığını, ancak müvekkilinin yaklaşık 3 aydan bu yana ... Şehir Hastanesi'nde fizik tedavi görmekte ve haftada 5 gün fizik tedavi için davacı özel araçla ikametgahından hastaneye getirip götürülmekte olduğunu, davacı müvekkillerin, kaza nedeniyle sadece fiziksel olarak değil ruhsal olarak büyük bir elem ve ızdırap yaşamış ve halende yaşamakta olduğunu, ... Anonim ... Sigorta A.Ş’ye başvurarak maddi tazminat talebinde bulunduklarını ancak davalı sigorta şirketi bu hususta olumlu bir cevapta bulunmadığını belirterek davanın kabulü ile, öncelikle adli yardım talebimizin kabulü'ne karar verilerek, TBK md. 76 gereği ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla davacıya 250.000 TL geçici ödeme yapılmasına dava sonucunda çıkacak tazminat miktarından işbu geçici ödemenin mahsubuna karar verilmesini, davalı ...’ maliki olduğu ve kazaya karışan ... plakalı araç üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, davacı ... için; davalılar ... ve ... için kaza tarihinden diğer davalı sigorta şirketi ile diğer davalı ... için temerrüt tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte ve sigorta şirketi bakımından poliçedeki limit ile sınırlı olmak üzere, müştereken ve müteselsilen şimdilik (ilerde bilirkişi raporu doğrultusunda arttırılmak üzere ) 1.000,00 TL. maddi tazminatın davacıya ödenmesine, davacı ... için; Tedavi sebebi ile tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar (... tarafından karşılanmayan ya da SUT kapsamı dışında olan) için şimdilik 500 TL’nin, (ilerde bilirkişi raporu doğrultusunda arttırılmak üzere) davalılardan alınarak (sigorta şirketi için poliçe limitleri dahilinde ) müvekkiline ödenmesine, davacı ... için 500.000 TL., diğer davacı anne ve baba için 25.000 TL'den olmak üzere toplam 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılar ... ve ... müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, dava masrafları ve vekalet ücretinin davalılara müşterek ve müteselsilen yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki bulunduğu ... plakalı araç sürücüsü ...'ye söz konusu kazaya ilişkin atfı kabil herhangi bir kusur bulunmadığını, araç sürücüsü ...'nin tecrübeli bir sürücü olarak şeridinde ve mahal hız limitlerine uygun seyir halinde iken orta şeritte bulunan aracın kullanmış olduğu aracı sıkıştırması sonucunda yolun orantısız şekilde daralması sebebi ile demirlere çarpması neticesinde mezkur kaza meydana geldiğini, işbu sebeple müvekkilinin maliki bulunduğu araç sürücüsüne atfedilebilir bir kusur bulunmadığını, orta şeritten sıkıştıran araçtan kendisi ve otobüste bulunan yolcuları kurtarmaya çalıştığı esnada orantısız daralan yolun kazanın meydana gelmesinde etkili olduğu kazaya ilişkin deliller ile görülmekte olduğunu, davaya konu kazaya ilişkin ancak ... Genel Müdürlüğü ve ... Büyükşehir Belediyesi'ne kusur atfı yapılabileceğini, buna ilişkin olarak da ... Genel Müdürlüğü ve ... Büyükşehir Belediyesi'ne davanın ihbarını talep ettiklerini, davacı yanın zararının tespiti halinde müvekkilinin ... Anonim ... Sigorta şirketi'nden düzenlenmiş zorunlu mali sorumluluk sigortası ve sınırsız ihtiyari mesuliyet teminatını havi kasko poliçesi nedeniyle herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkilinin ... plakalı aracı 03/03/2022-03/03/2023 vade tarihli ve ... poliçe numarası ile ... Anonim ... Sigorta Şirketi tarafından ... Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı olduğunu, ... Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın sorumluluğuna giren tutarın aşılması halinde ise müvekkilin ... plakalı aracına yine ... Anonim ... Sigorta Şirketine 01/03/2022-01/03/2023 vade tarihi ... poliçe numarası ile kestirmiş olduğu ve azami teminatının trafik sigortasını aşan tutan zarar tutarının tamamı ile havi olduğu Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi isimli kasko poliçesi ile zararın karşılanması gerekmekte olduğunu, yol durumunun uygunsuzluğu hasebiyle kazanın oluşumuna sebebiyet veren ... Genel Müdürlüğü'ne (... Genel Müdürlüğü ... / ...) ihbarına; yol durumunun uygunsuzluğu hasebiyle kazanın oluşumuna sebebiyet veren ... Büyükşehir Belediyesi'ne ( ... / ... ) ihbarına; haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesinde, kapsamının tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu açıklanmış, 3/k maddesinde tüketici; “Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi” şeklinde, 3/1. maddesinde ise tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” şeklinde tanımlanmıştır. Yasa koyucu, bu hükümle, tüketicinin taraf olduğu her türlü sözleşmeyi tüketici işlemi olarak kabul etmiştir. Aynı Yasa'nın 73. maddesinde, bu kanundan kaynaklanan uyuşmazlıkların tüketici mahkemesinin görevine girdiği düzenlenmiş, 83. maddesinde ise taraflardan birinin tüketici olduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.Somut olayda, davalı ...'... maliki olduğu diğer davalı ...'nin sevk idaresindeki ... plakalı özel halk otobüsünde yolcu olarak bulunan davacı ...’ın meydana gelen trafik kazasında yaralandığı, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusurlu olduğu, kaza tarihinde yolcu otobüsünün davalı ... Anonim ... Sigorta A.Ş. nezdinde ZMMS olarak sigortalandığı, davalı ... ... Ulaşım Toplu Taşım İşletmeciliği Turizm San. ve Tic. A.Ş.'nin özel halk otobüsleri üzerinde ise ... Büyükşehir Belediyesi'nin yazı ve amblemi bulunmakta olduğunu, yine belediye sınırları içinde toplu tasıma yetkisi, denetimi, bulunduğu iddiasına dayalı tazminat davasında, uyuşmazlık taşıma sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, taşıma sözleşmesi TTK’nda düzenlenmiş olup mutlak ticari dava niteliğinde ise de; 6502 sayılı Yasa hükümleri gözetildiğinde, yolcu taşıma işi yapan davalıların mesleki ve ticari amaçlarla hareket ettikleri, davacıların ise tüketici sıfatını haiz olduğu anlaşıldığından, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle, mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Davanın Görev Dava Şartı Yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, Davanın konusu itibariyle davaya bakmaya görevli mahkeme TÜKETİCİ MAHKEMESİ olduğundan HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ... NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 2-Harç, masraf, avans ve vekalet ücreti hususlarının görevli mahkemece karara bağlanmasına, herhangi bir sebeple görevli mahkemede yargılamaya devam olunmaması halinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile yargılama giderlerine hükmedilebileceğine, Dair, davalılar vekillerinin yüzünde, davacı vekilinin yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun ... açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/10/2024 Başkan e-imza Üye e-imza Üye e-imza Katip e-imza