İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/457 E. 2023/1198 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/457
Karar No
2023/1198
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/ KARAR NO : 2023/ BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. DAVALI : ... VEKİLİ : Av. DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) DAVA TARİHİ : 16/05/2023 KARAR TARİHİ : 27/12/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :08/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ile davalı ...; ... TASARIM VE PAZARLAMA SAN. TİC. LTD. ŞTİ. ünvanlı davacı müvekkil şirketi müştereken temsile yetkili ortakları olduğunu, müvekkil şirketin iki ortaklı bir limited şirket olduğunu, davalı ...'ın şirket ortaklığından kaynaklı haklarını kötüye kullanması, ortaklar arası güven ilişkisinin zedelenmesi, davalının kendisi adına haksız menfaat sağlaması gibi sebeplerle davalının şirket ortaklığından çıkarılması için işbu davanın açılma zorunluluğu söz konusu olduğunu, şirket ortağı olan ... ile davalı taraf; ... Tasarım ve Pazarlama San. Tic. Ltd. Şti. adına ... ... Şubesinde ... hesap numaralı vadesiz ... hesabı ve ... hesap numaralı vadesiz ... hesabı açtırdıklarını, açılan işbu hesapların, şirkette müşterek imza yetkisi bulunduğundan çift imza yetkisi ile açılmış bulunmakta olduğunu, dolayısıyla söz konusu hesaplardan her hangi bir işlem yapılabilmesi için iki tarafın da imzası gerekmekte olduğunu, ancak davalı taraf ...'ın diğer ortak ...’ın haberi, bilgisi ve izni olmaksızın davacı şirkete ait ... ... şubesinde bulunan ... döviz hesabı ile ... ... hesabından internet bankacılığını kullanmak suretiyle 07.06.20219 tarihinden itibaren 2019, 2020 ve 2021 yıllarında defalarca kendi hesabına maaş ödemesi açıklaması ile yüklü miktarlarda para transferi gerçekleştirildiğini, hâlbuki işbu banka hesabından işlem yapılabilmesi için davalı ile birlikte diğer şirket ortağı olan ...’ın da onayı gerekmekte olduğunu, davalı ...'ın işbu para transferleri konusunda, davacı müvekkil şirkete ve diğer ortağa hiçbir surette bilgi ve haber vermediğini, müvekkil şirket hesaplarından işlem yapılabilmesi için hem davalının hem diğer ortağın birlikte onay vermesi gerekmesine rağmen, diğer ortağın belirtilen para transferleri için herhangi bir izni de bulunmadığını, davalı taraf belirtmiş olduğu şekilde, davacı şirketin ve diğer ortağın izni ve bilgisi olmadan şirket hesaplarından havale yapmak suretiyle yaklaşık 2 yıl süre ile kesintisiz olarak kendi adına haksız kazanç sağlayarak, hem müvekkil şirketi hem de diğer şirket ortağını zarara uğrattığını, davalı taraf müvekkil şirketin hesabından kendi hesabına aktardığı meblağ haricinde ayrıca, 12.01.2021 tarihinde de kızı olan ...'nın da hesabına havale yaptığını, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı gerekli soruşturmanın yapılmasını ve kamu davası açılmasını sağlamak üzere ... Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuru da yapıldığını, ayrıca davalının şirket hesabından kendi hesabına aktarım yaptığı tüm tutarın şirket hesabına iadesine yönelik hukuk davası da açılacak olup, dosya numarasının bildirileceğini, davalı tarafın, ortağı bulunduğu şirket hesabından, diğer ortağın bilgisi ve izni olmaksızın kendi şahsi hesabına para aktarımlarımı yapmak suretiyle şirketi zarara uğrattığını, ortaklıktan doğan haklarını kötüye kullandığını, ortaklar arası güven ilişkisini zedelediğini ve ortaklığın çekilmez hale gelmesine sebebiyet verdiğini belirterek öncelikle dava sonuçlanana kadar, davalı ...'ın, şirkete ilişkin tüm yetkileri kullanmaktan men'i hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesine, şirket tüzel kişiliği muhafaza edilerek, davalı ...'ın ... tasarım ve paz. san. tic. ltd. şti. ortaklığından haklı nedenle çıkarılmasına, davalı ...'a ait olan % 50 payın müvekkil şirkete devrine, şirketin tek ortaklı olarak devamına; yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; öncelikle ortaklıktan çıkarma davasında davacının şirket tüzel kişiliği olduğunu, bu dava ortaklardan birisi tarafından açılamayacağını , bu nedenle, ortaklıktan çıkarma davasının açılabilmesi için öncelikle bu yönde bir genel kurulu kararı bulunması gerektiğini, şirket genel kurulu kararının ortaklıktan çıkarma davasının ön şartı olduğunu, dava öncesinde herhangi bir genel kurul yapılmadığını, genel kurul kararı olmadan açılan şirketten çıkarma davasının usulden reddi gerektiğini, ...'ın, diğer ortak ...'ın bilgisi ve onayı olmaksızın para transferleri yaptığı ve haksız menfaat sağladığı" iddiasının da tamamen gerçek dışı ve kötü niyetli olduğunu, zira şirketin yapmış olduğu ticari faaliyetlerden ve para hareketlerinden haberi olduğunu, kaldı ki ... CBS 2021/... sayılı dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere ..., ... ... Şubesi'nden gelen "kullanıcı yetkileri ve hesap yetki tanımlama" başlıklı iki sayfadan ibaret cevabi yazıda, internet bankacılığı işlemi yapma yetkisinin ...'a tanındığı, online işlemeler için müvekkilin cep telefonunun kayıtlı olduğu, en başından beri bu hususlarda diğer ortak ...'ın da imzası ve onayı bulunduğu ortada olduğunu, zaten online bankacılık işlemlerinde, her iki ortağın imza atmalarının da mümkün olmadığını, yapılan online işlemler ise, ...'ın bilgisi dahilinde yapıldığını, müvekkilinin herhangi bir banka şubesinde tek imza kullanarak bir işlem yapmasının söz konusu olmadığını, yine, diğer ortak ...'ın aynı iddialarla müvekkil ...'ı, 18.11.2021 tarihinde ... CBS 2021/... sayılı dosyadan şikayet ettiğinin anlaşıldığını, ancak şirkete ait ... ... Şubesi'deki ... hesap hareketleri incelendiğinde, şikayet tarihinden sonra 10.12.2021 tarihinde şubeden para çekme işlemi yapıldığının görüldüğünü, bu para çekme işleminin her iki şirket ortağının da müşterek imzası ile gerçekleştiğini, ayrıca daha önceleri 07.06.2019, 18.06.2019, 02.08.2019, 15.06.2020 tarihlerinde de müşterek imza ile banka şubesinden para çekme işlemlerinin yapıldığının görülmekte olduğunu, bu anlamda TTK gereği basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan şirket ortağı ...'ın, paraların çekildiği tarihteki hesap bakiyesini bilmediği veya banka hesap hareketlerine her daim erişimi olmasına rağmen 2 yıl boyunca hesap hareketlerinden bilgisinin bulunmadığı iddiasının gerçeğe aykırı olduğu gibi ticari hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, zaten bu asılsız iddialar hakkında, ... CBS 2021/... sayılı dosyasından takipsizlik kararı verildiğini ve kararın kesinleştiğini, diğer yandan ...'ın, şirketin yapmış olduğu ticari faaliyetlerden ve para hareketlerinden haberi olduğunu, zira müvekkil ...'ın müşterilerle yaptığı tüm mail yazışmalarına ...'ı da dahil ettiğini ve ödemeler ve sair giderler hakkında whatsapp üzerinden kendisini bilgilendirildiğini, gerek müvekkil ... gerekse ... bir dönem ...'lı olarak çalıştığını, bir dönem de şirket ortağı olduğunu, müvekkili hakkında yapılan haksız şikayetler ve ...'ın tavırları sonucu şirket işlerinden uzaklaştırılmaya çalışılmakta olduğunu, bu dönemde, aynı zamanda ...'ın yakın arkadaşı olan mali müşavirden şirket defter ve kayıtları hakkında bilgi alınmasının mümkün olmadığını, dava dilekçesinde iddia edildiği gibi, müvekkilin ortaklıktan çıkarılmasını gerektirir herhangi bir yasal gerekçe bulunmadığını, aksine şirketin ayakta kalması ve faaliyetine devam etmesinin mümkün olduğunu, bu nedenle ortaklıktan çıkarma talebinin reddi gerektiğini belirterek ortaklıktan çıkarma davasının açılması yönünde bir şirket genel kurulu kararı bulunmasının dava ön şartı olmasına rağmen bu yönde alınmış bir genel kurul kararı bulunmadığı gözetilerek müvekkil hakkındaki ortaklıktan çıkarma davasının dava şartı yokluğundan usulden reddine, müvekkilinin ortaklıktan çıkarılmasını gerektirir herhangi bir yasal gerekçe bulunmaması ve davalının hisselerinin şirkete devri ile şirketin tek ortaklı limited şirket olarak devamına dair taleplerin hukuki dayanaktan yoksun olması dikkate alınarak davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile masraf ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, davalının şirket ortaklığından çıkartılması bakımından gerekli yasal şartların oluşup oluşmadığı öncelikle davacı şirket ortağının bu davayı açmaya hakkının bulunup bulunmadığı, yani dava da aktif husumet ehliyeti bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dava, TTK 640.maddesi uyarınca haklı nedenle şirket ortağının şirketten çıkarılmasına yöneliktir. TTK 616/h.maddesinde "bir ortağın şirketten çıkarılması için mahkemeden istemde bulunması" hükme bağlanmıştır. Taraf sıfatı diğer bir ifade ile husumet ehliyeti, dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Davacı sıfatı aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılar. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı maddi hukuka göre belirlenir ve mahkemece resen dikkate alınır. TTK.nun 640.maddesi ile, Limited Şirket ortağının ortaklıktan çıkartılması düzenlenmiş olup, TTK.nun 640/3 maddesi ile "...Şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararı ile haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması hali saklıdır." düzenlemesi getirilmiş olup, Limited Şirket ortağının haklı sebeple ortaklıktan çıkartılmasını talep hakkı münhasıran bu hakkın sahibi olan şirkete verilmiş olup hatta TTK.nun 621/1-h maddesi gereği Genel Kurulun nitelikli çoğunlukla onayının alınması gereken hallerden olan TTK.nun 640/3 maddesi gereği mahkemeye müracaat ile Limited Şirket ortağının ortaklıktan çıkartılmasını ortaklardan birisinin kendi adına haklı sebep bulunsa dahi talep edemeyeceği göz önüne alınarak davacının bu davayı açmaya aktif husumet (dava ) ehliyeti bulunmadığından davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş, hüküm aşağıdaki şekilde tesis olunmuştur. HÜKÜM:Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle REDDİNE, 2-Alınması gereken 269,85.-... maktu harçtan peşin yatırılan 179,90.-... harcın mahsubu ile bakiye 89,95.-... harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Asgari Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 17.900,00.-... maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4 -Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 Sayılı HMK'nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafa İADESİNE, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzünde, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Yargı yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/12/2023 Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza

Atıf: Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/457, K. 2023/1198, T. 27.12.2023, www.arakarar.com/karar/bursa-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-457-e-2023-1198-k-58608206874e