İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/273 E. 2023/440 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/273
- Karar No
- 2023/440
- Karar Tarihi
T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO :2023/273 Esas KARAR NO :2023/440 HAKİM :... ... KATİP :... ... DAVACI :... - ... VEKİLİ :Av. ... . - [16288-82862-..] UETS DAVALI :... - ... ... VEKİLİ :Av. ... - [16280-82131-..] UETS DAVA :İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :17/03/2023 KARAR TARİHİ :28/04/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :28/04/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA;Davacı Vekili Dilekçesinde Özetle; davacı ile davalı arasında ticarî mal (sentetik örme kumaş) satımına dayalı şifahen kurulmuş bir akdî/ticarî münasebet söz konusu olduğunu, davalının 12/01/2023 tarihli, ATM2023000000004 no'lu e-arşiv faturadan doğan bakiye 20.708,22USD tutarlı borcunu ödememesi sebebiyle tarafımızca 24/01/2023 tarihinde Bursa 11. İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhinde ilâmsız icra takibi başlatıldığını, davalı yan, ödeme emrini tebellüğ etmesi akabinde sunduğu dilekçe ile borca ve borcun tüm fer’ilerine yönelik itirazda bulunduğunu, takibin Bursa 11. İcra Müdürlüğünün 04/02/2022 tarihli durdurma kararı ile durdurulduğunu, ticarî uyuşmazlıklarda arabuluculuk başvurusunun dava şartı olması sebebi ile tarafımızca 08/02/2023 tarihinde ticarî arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, 23/02/2023 tarihinde gerçekleşen arabuluculuk görüşmesi tarafların anlaşamaması ile sonuçlandığını, davalının borca ve fer'ilerine ilişkin tüm itirazları yersiz ve mesnetsiz olup iptali gerektiğini, davalının Bursa 11. İcra Müdürlüğü'nün 2023/... E. sayılı icra dosyasına vâki yersiz ve yasal mesnetten yoksun borca, faize ve fer’îlere ilişkin tüm itirazlarının iptâli ile icra takibinin devamına karar verilmesi gerektiğini, belirterek itirazlarında haksız olan davalının dava değerinin %20’si oranında tazminat ödemeye mahkûm edilmesine (yabancı paranın takip tarihindeki Türk Lirası karşılığı esas alınmak suretiyle), yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin (hükümde tahsiline karar verilen yabancı para alacağının, karar tarihi itibarıyla TCMB efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığı üzerinden nisbî vekâlet ücretinin) davalı yana tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı Vekili Dilekçesinde Özetle; Görevli Mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davalının işletmesi olmadığını, alım satım yaptığını, TTK'nun 11.maddesi 1.fıkrası ile; ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletme olduğunu, TTK'nun 11.maddesi 2.fıkrası ile; ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir. Tacir ve ticari işletme kavramları ise 11 ve 12. Maddeleri ile düzenlenmiş olup, Ticari işletmede bütünlük ilkesi başlığını taşıyan 11. Maddenin 1. Fıkrası ile " Ticari İşletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir." 2. Fıkrası ise " Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir" düzenlemesi getirilmiş olup, Tacir kavramını düzenleyen 12. Maddesi ile " Bir ticari işletmeyi, kısmende olsa kendi adına işleten kişiye tacir denir." düzenlemesi getirilmiştir. 6102 Sayılı TTK'ya bakıldığında ticari davaların neden ibaret olduğunun belirlenmesinde "ticari iş " kavramından uzaklaşılarak" ticari işletme" ve "tacir" kavramlarına yaklaşıldığı ve ticari davaların buna göre kapsamının belirlendiğini, buna göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması, dolayısıyla her iki tarafında, ticari işletme işleten tacir sıfatına haiz olmasının arandığı ve yapılan işin de, esnaf işletmesi statüsünden çıkıp, sermaye ağırlığı olan, ticaret sicile tabi bir işletme ile ilgili olması gerektiğini, davalının teamüllere göre mal almadan önce şirkete gönderdikleri para ve müvekkilin malı teslim alamadığından tahimini 40.000 dolar alacağını gösterir; Whatsapp kayıtları olduğunu, dosyaya sunduklarını, belirterek haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine, davacının kötüniyetli olması sebebiyle %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasını talep etmiştir. GEREKÇE; Gerek davalının tacir olup olmadığı ve gerekse de davanın ticari dava olup olmadığı hususunun netleştirilmesinin gerektiği, mahkememizce Bursa Vergi Dairesi ile Yenimahalle Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak; davalı ...'ın VUK 177. madde kapsamında tarafların tacir olup olmadığının tespiti açısından 2022 yıllarına ilişkin yıllık bazda vergi beyannamelerinin celbi istendiği, Bursa Vergi Dairesi tarafından davalı ...'ın vergi beyannamesinin olmadığı, yazı tarihi itibariyle başka bir faaliyetnin bulunmadığı ve herhangi bir tüzel kişilikle ortaklık yöneticilik ilişkisinin olmadığı, "döner, ciğer, kokoreç, köfte ve kebapçıları" faaliyetinin olduğu 11/09/2013 tarihi itibariyle mükellefiyet kaydının "diğer terk" olarak sonlandığının bildirildiği görülmüştür. 2007/12362 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 1/a maddesinde "Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunun tespit edeceği ve Resmî Gazete’de yayımlanacak esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunanlardan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını, (2) numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve sanatkâr sayılmaları ile esnaf ve sanatkâr siciline ve dolayısıyla esnaf ve sanatkarlar odalarına kaydedilmeleri," şeklindeki düzenleme gereğince tarafların vergi beyannamelerinin incelenmesinin gerektiği, davalı ...'ın uyuşmazlık tarihi itibariyle vergi beyannamelerinin olmadığı, bu sebeple davalının tacir olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmıştır. Mevcut davada, davalı tacir olmayıp, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan bir dava olmadığı gibi taraflar arasındaki ihtilafın Ticaret Mahkemeleri'nin görevini belirleyen TTK'nın 4. Maddesinde sayılan hususları kapsamadığı anlaşıldığından bu hususla ilgili yargılama yapma görevi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olup mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Davanın Görev Dava Şartı Yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, Davanın konusu itibariyle davaya bakmaya görevli mahkeme ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğundan HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içinde talep edilmesi halinde Görevli BURSA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne gönderilmesine, HMK 331/2.madde gereğince; yargılama gideri harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti konusunda karar verilmesine yer olmadığına, Harç, masraf, avans ve vekalet ücreti hususlarının görevli mahkemece karara bağlanmasına, herhangi bir sebeple görevli mahkemede yargılamaya devam olunmaması halinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile yargılama giderlerine hükmedilebileceğine, Dair; tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Barsa Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 28/04/2023 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır