İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/1130 E. 2024/274 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/1130
- Karar No
- 2024/274
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/1130 Esas KARAR NO : 2024/274 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/12/2021 KARAR TARİHİ : 19/03/2024 K.YAZIM TARİHİ : 22/03/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında 01.01.2019- 31.12.2019 tarihleri arasında aylık 6.000 TL bedelle TCDD Afyon .... Bölge Müdürlüğü hizmetinde yolcu taşıma işinde çalışmak üzere araç kiralama sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereği müvekkil .... plakalı araç ile davalı şirket adına TCDD Afyon .... Bölge Müdürlüğü bünyesinde yolcu taşıma/servis hizmeti verildiğini, sözleşme gereği aylık taşıma ücretinin, davalı tarafından idarenin kendisine ödeme yapmasını mütcakip 3 iş günü içinde yapılması gerektiğini, müvekkilinin sözleşme gereği tüm edimlerini sözleşme süresince eksiksiz yerine getirmiş ve taşıma işini yapmış ve hizmet karşılığı davalı şirket İdareden parasını almış olmasına rağmen davalı şirketin ödemesi gereken hizmet bedelini müvekkile ödemediğini, müvekkilinin, verdiği hizmet karşılığı davalı şirkete her biri 6.000 TL bedelli 30.11.2019 tarih ve ... nolu ve 31.12.2019 tarih ve .... nolu 2 adet faturayı her ay tanzim edip her birini davalı şirkete kargo ile gönderdiğini, alacağın tahsili için yukarıda ayrıntılı yazılı icra takibinin başlatıldığını, davalının itirazı neticesinde takibin durduğunu, neticede; davalının itirazının takip miktarının 12.000,00 TL'lik kısmı için iptali ile takibin devamına, takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak taraflarına ödenmesine, yargılama giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir. CEVAP: Dava vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacı tarafın dava dilekçesi ekinde sunduğu (müvekkilin imzasını taşımadığı için tarafımızca kabul edilmeyen) ve borcun dayanağı olarak gösterdiği bila tarihli sözleşmenin 6. maddesinde açıkça "anlaşmazlık vukuunda İstanbul Mahkeme ve İcra Daireleri yetkilidir." denildiğini, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, davanın 1 yıllık yasal süreden sonra açıldığını, müvekkilinin ticari kayıtlarında davacıya ödenmemiş herhangi bir borcu gözükmediğini, müvekkilinin yapılan işlerin rayiç bedellerini, iş yaptığı kişilere tam ve zamanında ödediği gibi haksız ve karşılığı olmadan fahiş tutarlarda kesilen faturaların iade edildiğini, bu nedenle davacının haksız ve kötü niyetli olarak açtığı iş bu davada iade ve ödeme def'inde bulunduklarını, davacı tarafın icra takibinde yer vermediği delillere dava dilekçesinde dayanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davasına dayanak yaptığı sözleşmede müvekkilin imzasını bulunmadığını, müvekkilin imzasını içermeyen bir belgeyi dayanak göstererek müvekkilden alacak talebinde bulunulmasının hukuka aykırı olduğunu, neticede; usule ilişkin itirazlarımız dikkate alınarak davanın usulden reddine, sayın mahkemece esasa girilecek olursa yasal dayanaktan yoksun ve mesnetsiz davanın esastan reddine, davacı tarafın, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini arz ve talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Dosyamız arasına celp edilen Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı alacaklının 12.000,00 TL asıl alacak, 818,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.818,00 üzerinden borçlu aleyhine fatura dayanak gösterilmek suretiyle ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrinin borçluya tebliğine ilişkin tebligat parçasının dosyasında olmadığı, borçlu tarafından 02/10/2020 tarihinde yetkiye, borca ve ferilerine itiraz ettiği görüldü. Dosyaya sunulan 15/09/2023 tarihli bilirkişi .... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; Davacı tarafından 2019 yılına ilişkin sadece yevmiye defterinin ibraz edildiği, kebir ve envanter defterinin ibraz edilmediği, ibraz edilen 2019 yılı yevmiye defterinin kapanış tasdikinin kanuni süresinden sonra yaptırıldığı, 2020 yılı ticari defterlerinin süresinde açılış kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, Davalı tarafından ibraz edilen 2019-2020-202 1 yılı ticari defterlerinin süresinde açılış kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, ticari defterlerinin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, ticari defterlerinin yanların lehine delil takdirinin Sayın Mahkemenizde olduğu, yanlar arasında davacı tarafından davalıya Araç Kiralama hizmeti verilmesi şeklinde ticari ilişki kurulduğu, işbu ticari ilişki neticesinde, davacının 2019 yılında davalıya 7 adet x 6.000,00 TL=42.000,00 TL'lik fatura düzenlediği ve davacı ticari defterlerinde icra takip tarihinde davacının davalıdan 42.000,00 TL alacaklı olduğu, dava konusu icra takibine ise davalıya en son düzenlenen Kasım-Aralık/2019 dönemine ait 2 x 6.000,00 TL = 12.000,00 TL'lik faturaların konu edildiği, davalı ticari defterlerinde ise davacıdan 6 adet x 6.000,00 TL= 36.000,00 TL'lik fatura girişi yapıldığı ve davacıya 8.130,00 TL ödeme yapıldığı, işbu işlemler neticesinde icra takip tarihinde davalının davacıya 27.870,00 TL borçlu olduğu, davacının takip dayanağı faturalarından 30.11.2019 tarihli 6.000,00 TL'lik faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 31.12.2019 tarihli 6.000,00 TL bedelli faturanın ise davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, yine 30.11.2019 tarihli 6.000,00 TL bedeli faturaya istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığının görüldüğü; neticede, takip dayanağı ile bağlı olarak yapılan incelemelerde, davacının takip dayanağı 2 adet faturasından, Kasım/2019 dönemi 6.000,00 TL bedelli faturanın her iki yan ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu ve bu faturaya istinaden yapılan bir ödeme olmadığı, dolayısıyla davacının davalıdan 6.000,00 TL alacaklı olduğu, davacının takip konusu diğer Aralık/2019 dönemi 6.000,00 TL bedelli faturasının ve fatura muhteviyatı hizmetin davalıya verildiğinin ispatlanması halinde davacının davalıdan 12.000,00 TL alacaklı olacağı kanaatine varıldığı beliritlmiştir. Huzurda görülen dava itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. HMK'nın 331. maddesine göre; "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." Dosyada ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının fatura alacağından kaynaklı davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının itirazı sonucunda işbu davayı açtığı görülmüştür. Her ne kadar davalı vekili tarafından yetki itirazında bulunulmuş ise de taraflar arasında yazılı bir yetki sözleşmesi bulunmaması ve davalının adresinin yargı sınırlarımız içerisinde olması nedeni ile davalının yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup her iki tarafın da ticari defter ve kayıtları incelenerek düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının 2019 yılında davalıya 7 adet x 6.000,00 TL=42.000,00 TL'lik fatura düzenlediği; takip dayanağı yapılan Kasım/2019 dönemine ait faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğu; Aralık/2019 dönemine ait faturanın ise davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir. Davalı şirket tarafından Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden konkordato talebinde bulunulduğu; mahkemece davanın kabulü ile davacının konkordato projesinin tasdikine karar verildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Dosyamız arasına celp edilen ödeme planının incelenmesine davacı tarafından davalı adına düzenlenen toplam 7 adet faturanın tamamının konkordato projesine dahil edildiği görülmüştür. Dava konusu edilen tutarın konkordato projesine dahil edilmesi nedeni ile huzurda görülen dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Yine davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. HMK'nın 331. maddesi uyarınca davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiğinden davalının yargılama giderlerinden sorumlu olduğunun tespiti ile 6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca yargılama giderinden sayılan ve Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsiline karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-AÇILAN DAVANIN KONUSUZ KALMASI NEDENİYLE DAVANIN ESASI HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve tahsili gereken 819,72 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 140,84 TL nispi harçtan mahsubu ile bakiye 678,88 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf olunan (1.500,00 TL bilirkişi ücreti + 200 TL bilirkişi yol masrafı+ 67 TL posta/tebligat/müzekkereden ibaret) 1.767,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Sarf olunmayan delil/gider avanslarının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, 6-Kendisini vekil ile temsil ettiren davacı taraf lehine yürürlükte bulunan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6. maddesi gereğince dava miktarı üzerinden hesaplanan 12.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca dava değeri karar tarihindeki istinaf sınırı altında kalmakla KESİN olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/03/2024 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı