İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/791 E. 2022/1317 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/791
- Karar No
- 2022/1317
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO :2022/ KARAR NO :2022/ HAKİM KATİP DAVACILAR/KARŞI DAVALILAR :1- 2- VEKİLİ :Av. DAVALI /KARŞI DAVACI : VEKİLİ :Av. DAVA :Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :02/08/2022 KARAR TARİHİ :27/12/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :25/01/2023 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA;Davacı Vekili Dilekçesinde Özetle; davacı taraf ile davalı arasında, davalı tarafa ait “... ili ... İlçesi,... " adresinde kayıtlı arsa üzerinde inşa edilecek dükkan ve daireden oluşan bina inşaatının yapımına ilişkin ... 22.Noterliğinin 17.12.2018 tarihli ve yevmiye numaralı inşaat yapım sözleşmesi akdedildiğini, taraflar arasında yapımı konusunda anlaşılan işin bedeli için haricen bir anlaşma yapıldığını, davacı şirkete bu iş için sözleşme tarihinde 200.000,00-TL, iş bitiminde 200.000,00-TL ödeme yapılacağı imza altına alındığını, taraflar arasında akdedilen inşaat yapım sözleşmesi gereği " inşaatın başından sonuna kadar, alınacak tüm inşaat malzemeleri ,kazı, hafriyat ,tüm masrafların ve işçilerin maaşları ,mesai ücretleri, yevmiyeleri, fazla mesaileri, ... primleri, barınma yiyecek giderlerinin arsa sahibine ait olduğu" noter huzurunda açıkça belirlendiğini, davacı şirket taşeronluk sözleşmesine istinaden gerekli ruhsat ve izin işlemlerini tamamladıktan sonra inşaata başladığını, davacı mezkur sözleşmelerden kaynaklı edimlerini gereği gibi yerine getirmesine rağmen davalı taraf sözleşmeye göre davacıya ödemesi gereken bedelleri ifa etmemiş ve açık bir şekilde sözleşmeye aykırı davranarak davacının telafisi imkansız zararlara uğramasına neden olduğunu, davacı hem işçilerin yevmiyeleri ve diğer her türlü ödemeleri yapmak zorunda kaldığını, inşaatı tamamlayabilmek adına davalı ile arasındaki güven ilişkisine istinaden malzemeleri de kendisi temin edip ödemesini yaptığını, davalının sözleşmede belirtilen edimlerini yerine getirmemesi üzerine davacının mağdur olduğunu, ekonomik sorunlarla karşı karşıya kaldığını, davalı tarafça ... 1. Sulh Hukuk Mahk. 2021/... D.İş numarası ile sözleşme konusu taşınmaza ait yapılan işlerin bedelinin tespiti talep edildiğini, tespit dosyasına ibraz edilen raporda inşaatın % 79 'unun tamamlanmış olduğunu, kalan işlerin ise ufak tefek bakım onarım işi olduğunun tespiti yapıldığını, tanzim edilen bu raporu kabul etmediklerini, taraflar arasında akdedilen eser sözleşmesi “ticari iş” olduğundan temerrüte ilişkin ticari faiz işletilmesi gerektiğini, davalı tarafın sözleşmeden kaynaklanan edimlerinin gereği gibi ifa etmemesinin sonucunda arabuluculuk başvurusu yaptıklarını, görüşmelerde davalı tarafla anlaşma sağlanamadığını, belirterek davalı ... adına kayıtlı tüm taşınır, taşınmazların üzerine ihtiyati tedbir ve satılamaz şerhi konulmasına, taraflar arasında imzalanan sözleşmede edimlerini yerine getirmeyen davalı taraftan sözleşmedeki edimlerine karşılık olmak üzere şimdilik 1.000.00,-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla davacı tarafın uğradığı 1.000,00-TL maddi zararın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı Vekili Dilekçesinde Özetle;davalı ile davacı arasında imzalanan 25.04.2018 tarihli sözleşme müvekkilin maliki olduğu ... ili, ... İlçesi, ... sayılı taşınmaz 400.000 TL bedel mukabilinde anahtar teslim dükkan ve daireden oluşan inşaat yapım işi konusunda anlaşmaya varıldığını, davalı karşı davacılar üzerine düşen yükümlüğü yerine getirip bu güne kadar 30.04.2018 tarihinde 30.000 EURO, 15.06.2018 tarihinde 50.000 EURO ödemeyi ... vasıtasıyla, diğer ödemeleri 20.12.2018 tarihinde 50.000 TL, 21.01.2019 tarihinde 4.000 EURO, 13.02.2019 tarihinde 14.000 EURO, 07.03.2019 tarihinde 3.000 EURO, 21.06.2019 tarihinde 15.000 EURO, 05.08.2019 tarihinde 26.000 TL, 27.09.2019 tarihinde 3.000 EURO, 30.01.2020 tarihinde 9.500 EURO ödemeyi davacı ...'a gönderdiğini, davacılar ... davalıya ait daireyi davalının rızası olmadan kiraya verdiğini, 4 aylık 6.000 TL toplam peşin kirayı da aldığını ve davalıya ödemediğini, davacılar toplam 127.500 EURO ve 82.000 TL ödeme aldığını, davacılar dava dilekçesinde belirttiği hususlar gerçeği yansıtmadığını, davacılar taraf ... 22.Noterliğinin 17.12.2018 tarihli ve yevmiye numaralı inşaat yapım müteahhitlik sözleşmesi akdedildiği inşaat yapım sözleşmesi gereği " inşaatın başından sonuna kadar, alınacak tüm inşaat malzemeleri, kazı, hafriyat, tüm masrafların ve işçilerin maaşları, mesai ücretleri, yevmiyeleri, fazla mesaileri, ... primleri, barınma yiyecek giderlerinin arsa sahibine ait olduğu" iddia edildiğini, taraflar arasında noterden yapılan müteahhitlik sözleşmesinden sonra anahtar teslim yapım sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden 200.000-TL peşin 200.000-TL iş bitimi davacı-karşı davalıya verileceği kararlaştırıldığını, iki sözleşme birlikte değerledirildiğinden noterde yapılan müteahhitlik sözleşmesi ile davacı projenin müteahhidi olduğunu, aynı müteahhitle imzalanan sözleşme ile anahtar teslim inşaatın yapımı konusunda da ayrıca anlaştıklarını, iki sözleşme birbirini tamamlayıcısı nitelikte olduğunu, anahtar teslim götürü yapım işi, müteahhitlik işi dışında ayrıca davacıya verildiğinden inşaatın başından sonuna kadar, alınacak tüm inşaat malzemeleri, kazı, hafriyat, tüm masrafların ve işçilerin maaşları, mesai ücretleri, yevmiyeleri, fazla mesaileri, ... primleri, barınma yiyecek giderlerinin davalıya ait olmasının söz konusu olmadığını, anahtar teslim inşaat yapım işini de yine davacının ayrıca üstlendiğini, sözleşmenin 16. Md göre inşaat 18 ay içinde anahtar teslim bir şekilde teslim edileceğinin kararlaştırıldığını, anahtar teslim iş alan davacının işçi ücretlerini talep etmesinin mümkün olmadığını, çünkü anahtar teslim götürü iş, işçilik, malzeme ve benzeri tüm işlerin yükleniciye ait olduğunu, davacının asılsız iddialara haklı çıkma gayretinin yersiz olduğunu, davalının, davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, aksine alacaklı olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmede ilk etapta davalı bedelin çoğunu ödemesine rağmen karşı taraf ruhsatı dahi 04.02.2019 tarihinde gecikmeli aldığını, ruhsat gecikmeli alınmasına rağmen sözleşmenin 8. Md. 18 aylık süre de inşaat bitirilmesi gerekirken inşaat bitirilmediğini, davacılara ait taşınmazda kullandığı malzamelerin 1. ... olması gerekirken kalitesiz malzemeler kullanıldığını, inşaat süresinde bitirilemediği gibi elektrik su ve diğer aboneler olmadan, taşınmazın kendi malı gibi davalıya söylenilmeden daire ve dükkan, karşı tarafça kiraya verilmeye çalışıldığını, davacılar dairenin natamam olmasına rağmen yeni evli bir çifte kiraya vererek 4 aylık kirayı 6.000 TL yi peşin aldığını, mağdur edildiğini, davacı ..., kira bedelini zimmetine geçirdiğini, davalının sonradan öğrendiği kiracının mağdur olmaması için dairede bulunan eksiklikleri ve aboneleri hızlı bir şekilde tamamlayıp mağduriyetini giderdiğini, sözleşmeye ve ahlaka aykırı davranışlarda bulunan davacı ...'a, davalı ... 24. Noterliği 28.09.2021 tarih ve ... nolu ihtarname ile sözleşmeyi feshettiğini, yapmış olduğu fazla ödemenin iadesine ve eksik kalan ve hatalı yapılan yapı bedelinin ödenmesini talep ettiğini, davacılar fazla yapılan ödemeyi iade etmediği gibi eksik ve hatalı imalatı da tamamlamadığını, davalının inşaatı süresinde bitirmeyen, eksik ve hatalı imalat yapan davacılar ile olan sözleşmeyi feshetmesi akabinde ... 1. Sulh Hukuk Mahk. 2021/... D.İş numarası ile sözleşme konusu taşınmaza ait yapılan eksik işlerin tespiti talep edildiğini yapılan tespit sonucu inşaatın %21 eksik bırakıldığının ortaya çıktığını, davalı arada geçen süre zarfında çatı yapımı dahil eksikliklerin çoğunu kendi imkanları ile başkalarına yaptırarak gidermeye çalıştığını, davalının ... da ikamet ettiğinden işlerinin başında duramadığını, süreci takip etme şansı olmadığını, güvendiği ... isimli akrabasına resmi işlerini takip etmesi için vekaletname verdiğini, ... isimli şahıs ile arkadaş olan davacının birlikte hareket ederek davalıyı mağdur ettiklerini, davalının hem ... isimli şahsı hemde davacılar hakkında dolandırıcılıktan ve ayrıca davalının rızası dışında belgede sahtecilik yaparak daireyi kiraya veren davacı hakkında ... Cumhuriyet başsavcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunduğunu, ... Cumhuriyet Başsavcılığı 2022/... E. sayılı açılan soruşturma dosyasında taraflar arasında bulunan anlaşmazlık özel hukuk alanına girdiğinden takipsizlik karar verildiğini, ..., davalının inşaat yapım işi için kendisine göndermiş olduğu 30.042018 tarihinde 30.000 EURO, 15.06.2018 tarihinde 50.000 EURO ödemeyi davacı ...'ın verdiğini beyan ettiğini, davacı ...'ta verdiği ifade de 80.000 Euroyu dava dışı ...'ten aldığını beyan ettiğini, davacı 6.000 TL kira bedelini aldığını beyan ettiğini, her ne kadar kira bedelini davalıya verdiğini söylemiş ise de, davalıya herhangi bir ödeme göndermediğini, anahtar teslim inşaat yapım işini üstlenenlerin inşaatı süresinde tamamlamadıklarını, davalı edimlerini yerine getirip toplam 127.500 EURO ve 82.000 TL fazla ödeme yapmasına rağmen inşaat %21 oranında eksik bırakıldığını, davalı alacağının tahsili için ... arabuluculuk bürosu 2022/... numaralı dosya da yaptığı başvurada anlaşma sağlanamadığını belirterek davacı mal kaçırma girişiminde olduğundan öncelikle telafisi imkansız zararların önüne geçebilmek amacıyla, davacı adına kayıtlı tüm 3. kişilerdeki hak ve alacakları, taşınır, taşınmazların üzerine ihtiyati haciz niteliğinden ihtiyati tedbir konulmasına, fazlaya ilişkin hak saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL fazla ödemenin iadesi ve 1.000 TL eksik kalan imalat bedelinin ihtarnamenin tebliğ ve temerrüt tarihi olan 30.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, yargılama gider ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; HMK'nın 114/1-c maddesine göre “mahkemenin görevli olması” dava şartı olup, aynı kanun'un 115/1 maddesine göre mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırması gerekmektedir. Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar sayılmış olup, 5. maddesinde de ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılacağı belirtilmiştir. 4. madde hükmüne göre bir davanın ticari dava sayılması için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması (nispi ticari dava) ya da tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması (mutlak ticari dava) gerekir. Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmeyecektir. Mevcut dava nitelik itibariyle mutlak ticari davalardan değildir. Davanın nisbi ticari dava olup olmadığının tespiti açısından TTK 12 ve 11 inci maddelerinin incelenmesi gerekmektedir. TTK 12 inci maddesinde tacir " (1) Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. (2) Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır." hükmü ile tanımlanmış olup, tacir olmak için öncelikle bir ticari işletmenin bulunması gerekmektedir. Ticari işletme kavramı TTK 11'de "(1) Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. (2) Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, ... kararıyla belirlenir." hükmünde de belirtildiği üzere bir ticari işletmeninin esnaf işletmesi için öngörülen sınırın üstünde gelir sağlamayı hedef tutması ve devamlı ve bağımsız bir şeklinde faaliyet göstermesi gerekmektedir. Mevcut davada asıl davanın konusu davalı-karşı davacı tarafından davacı karşı davalıya yaptırılan inşaat iş sebebiyle davalı tarafından eksik ödendiği iddia edilen bedelin tahsili olup, karşı davanın konusu ise davalı-karşı davacı tarafından eksik işe rağmen fazla ödendiği iddia olunan bedelin iadesidir. Mahkememizce tarafların vergi beyannameleri istenilmiş olup, verilen cevapta davacı-karşı davalı gerçek kişinin bilanço usulüne göre defter tuttuğu davalı-karşı davacının ise potansiyel vergi mükellefi olduğu görülmüştür. Davacıların tacir olduğu sabit olmakla birlikte davalı-karşı davacının potansiyel vergi mükellefi olduğu herhangi bir ticari işletme işletmediği göz önüne alındığında davaların nisbi ticari dava olarak da görülemeyeceği açıktır. Davanın nispi ticari dava olabilmesi için her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması ve her iki tarafın tacir olmasının gerektiği davalı tacir olsa da davacının tacir olmadığı görülmekle, yargılama yapma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. KARAR; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl ve karşı dava yönünden mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Davanın Görev Dava Şartı Yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 3-Davanın konusu itibariyle davaya bakmaya görevli mahkeme ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğundan HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içinde talep edilmesi halinde Görevli ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağının ihtarına, 4-Harç, masraf, avans ve vekalet ücreti hususlarının görevli mahkemece karara bağlanmasına, herhangi bir sebeple görevli mahkemede yargılamaya devam olunmaması halinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile yargılama giderlerine hükmedilebileceğine, Dair; davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.27/12/2022 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır