İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/739 E. 2024/1145 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/739
- Karar No
- 2024/1145
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/ KARAR NO : 2024/ BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... ASIL DAVA MAHKEMEMİZİN 2022/ ESAS SAYILI DOSYASINDA DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. BİRLEŞEN ... 18 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2022/... ESAS SAYILI DOSYASI DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. ASIL DAVA :Menfi Tespit BİRLEŞEN DAVA :İtirazın İptali ASIL DAVA TARİHİ :20.07.2022 BİRLEŞEN DAVA TARİHİ :03.08.2022 KARAR TARİHİ : 06/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan asıl menfi tespit ile birleşen itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ASIL DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine ... 10. İcra Müdürlüğü’nün 2022/ E. sayılı dosyası ile girişilen ilamsız icra takibinin kesinleştiğini, müvekkil şirketin davalıdan 3.486.364,03TL alacaklı olup işbu alacakla ilgili olarak ... 27. İcra Müdürlüğü’nün 2022/ E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibin itiraz sonucu durduğunu, taraflar arasında süregelen bir ticari ilişkide müvekkil şirketin davalı şirkete sürekli mal sattığını, davalının ödeme yaptığı çeklerle ilgili olarak icra takibine dayanak yaptığı belgede yer alan “kur farkı yansıtma bedeli”ne dayalı takip yaptığını, kur farkı için taraflar arasında yazılı bir anlaşmanın bulunmadığını, tüm ticari ilişki boyunca iki taraf da hiç bir şekilde kur farkı yansıtma bedeli uygulamadığını ileri sürerek davalı şirkete borçlu olunmadığının tespitine, icra takibinin iptaline ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin başlattığı icra takibinin dayanağı kur farkı yansıtma bedeline ilişkin olduğunu, müvekkilinin döviz cinsinden ödemeler yaptığını, kur farkına ilişkin taraflar arasında teamülün olduğunu, ayrıca davacının müvekkili aleyhine ... 27. İcra Dairesi 2022/... E. sayılı icra dosyasında, müvekkil aleyhine kur farkına dayalı olarak alacak talebinde bulunduğunu belirterek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. CEVABA CEVAP: Davacı vekili dilekçesinde özetle; davacı vekili, ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde görüleceği üzere kur farkı konusunda herhangi bir fatura düzenlenmediğini, davalı şirket kur farkı istenebileceğine dair herhangi yazılı ve somut delil sunulamadığını, tarafımızca açılan ... 27. İcra Müdürlüğü’nün 2022/ E. sayılı dosyası hakkında ... 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/... E. sayılı dosyasında görülen itirazın iptali davasında müvekkil şirket tarafından cari hesap ekstreleri üzerinden davalı şirkete yönelik düzenlenmiş faturalar dayanak olarak gösterildiğini beyan etmiştir. BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında süregelen ticari ilişkide müvekkili şirketin, davalı şirkete mallar sattığını, davalı tarafın cari hesapta yer alan borcunu ödememesi sebebiyle 02/11/2021 tarihli son satış faturası tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmak suretiyle davalı hakkında ... 27. İcra Müdürlüğü 2022/... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ödemelerini döviz üzerinden çekle yaptığını, davacı tarafın iddia etmiş olduğu alacağın kur farkından kaynaklandığını, aksine müvekkili şirketin davacıdan alacağının bulunduğunu, yine fatura düzenlenmesinin tek başına temerrüt oluşturmayacağını, dolayısıyla müvekkilinin temerrüde düşmediğini belirterek davanın reddine ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. CEVABA CEVAP: Davacı vekili dilekçesinde özetle; alacağının kur farkına değil, satım faturalarına dayalı olduğunu belirtmiştir HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER VE GEREKÇE Asıl dava, icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti; birleşen dava ise, faturalara dayalı cari hesap alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkememizce taraflara ait ticari defter ve dayanağı kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak icra takibi ve dava tarihi itibariyle tarafların alacaklılık ve borçluluk durumunun açıklığa kavuşturulması istenmiş; dosyaya sunulan bilirkişi raporlarında; davalı şirketin ticari defter kayıtlarında, takip tarihi itibarıyla davalının cari hesaba mahsuben gönderilen çeklerin ödenmesi dolayısıyla açık C/H bakiyesinden kaynaklanan 829,916,20 TL asıl alacağının bulunduğu, davacı taraf ticari defterlerinde ise, tarafların en son 28.10.2021 tarihinde davacının davalıdan 3.416.687,51 TL alacaklı olduğu hususunda mutabık oldukları, bu tarihten sonra davacı tarafından düzenlenen 02.11.2021 tarihli 69.676,29 TL tutarlı ve davalı ticari defterlerinde de yer alan satış faturası kaydı olduğu, bu kayıt sonrası davacı ticari defterlerinde takip ve dava tarihi itibarı ile davacının davalıdan 3.486.364,03 TL alacaklı göründüğü belirtilmiştir.Tarafların ticari defterleri arasındaki mutabakatsızlık, 3.486.364,03 + 829.916,20 = 4.316.280,23 TL olduğu, bunun nedeninin davalı şirketin ticari defterlerinde olup, davacı şirketin ticari defterlerinde olmayan 26 satır ve toplamda 4.316.280 TL tutarında kayıtların olduğu, söz konusu bu kayıtların davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edildiği, her iki taraf ticari defterinde daha önceki dönemlerde düzenlenmiş bir kur farkı faturasına rastlanmadığı bildirilmiştir. Davalı tarafça yargılama sırasında davacı alacağına yönelik olarak bir kısım ödeme belgeleri sunduğu görülmüş, davacı vekili ise, dosyaya sunulan “ödeme belgelerini” kabul etmediğini belirterek sunulan belgelerin davaya konu alacakla hiçbir ilgisinin bulunmadığını, davalının KDV ödememek için müvekkilinden fatura almaktan imtina ederek satın aldığı dava dışı alışverişe ilişkin olarak yaptığı ödemelere ilişkin olduğunu beyan etmiştir.Uyuşmazlık, taraflar arasındaki akdi ilişkide "TL" üzerinden düzenlenen fatura bedellerinin, faturaların tanzim tarihi itibariyle TL’nin döviz karşılığı olarak ileri tarihli çeklerle ödendiği, ileri tarihli düzenlenen çeklerin tahsil tarihindeki TL kur karşılığının daha yüksek kurdan tahsil edilmiş olması karşısında, davalı alıcının çekle döviz olarak yaptığı bu ödemelerden dolayı ortaya çıkan kur farkından doğan tutarı davacıya kur farkı yansıtması olarak yansıtmasından kaynaklanmaktadır. Konusu para olan borç ülke parasıyla ödenir (TBK m.99). Sonut olayda, taraflar arasındaki satım akdinde ödeme Türk Lirası olarak belirlenmiştir. Bu durumda, davalı alıcı, TL cinsinden mevcut bir borcuna karşılık ileri tarihli çeklerle döviz cinsinden ödeme yaparken söz konusu TL döviz kurundan dolayı lehine doğacak kur farkını ihtirazi kayıtla saklı tutmadığı gibi, bu hususta taraflar arasında yazılı sözleşmenin bulunmadığından asıl davada menfi tespit davasının kabulüne karar verilmiş, kötü niyetli hareket ettiği ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatın reddine karar vermek gerekmiştir.Birleşen davada ise, davacının davaluıya düzenlediği satım faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kaytılı olup takip tarihi itibarı ile davacının davalıdan 3.486.364,03 TL alacaklı olduğu anlaşılmaktadır. Davalı taraf yargılama sırasında elden ödemeye ilişkin yazılı ödeme belgelerin aslını ibraz etmiş olduğu, ödeme savunmasının yargılamanın her safasında ileri sürülebileceği, davacının davalının elden ödemeye ilişkin savunmasına karşılık olarak dosyaya sunmuş olduğu dilekçesinde, "sunulan belgeler davalının KDV ödememek için müvekkilimden fatura almaktan imtina ederek satın aldığı dava dışı alışverişe ilişkin olarak yaptığı ödemelerdir." şeklinde beyanda bulunmuş olması karşısında, bu elden ödemeleri kabul edip bu ödemeleri faturasız yapılan satışa karşılık yapıldığını beyan ettiğinden ispat yükü üzerinde olup bu iddiasını ispata yönelik herhangi bir yazılı delil sunmadığı gözetildiğinde, davalının davacıya yapmış olduğu toplam 250.700 TL ödemenin davacı alacağı olan 3.486.364,03 TL alacağından mahsup edilmesi gerektiği, buna göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 3.235.664,00 TL alacaklı olduğu, taraflar arasında tedarik sözleşmesi bulunmadığından TTK m.1530 uygulanma koşulları bulunmadığı, takip öncesinde davalının temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, ... 27.İcra Müdürlüğünün 2022/... sayılı icra dosyasında davalı borçlunun itirazının 3.235.664,00 TL asıl alacak üzerinden iptali ile bu tutar asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine Hükmolunan tutar üzerinden %20 oranında hesaplanan 647.132,80 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen asıl alacağın 250.700 TL’lik kısmı yönünden %20 oranında hesaplanan 50.140,00 TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, reddedilen diğer kısım yönünden davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine dair aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl davada; davacının davasının KABULÜNE, ... 10.İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı icra dosyasından dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının kötü niyet tazminatı isteminin reddine, 2-Birleşen davada; davanın KISMEN KABULÜNE, ... 27.İcra Müdürlüğünün 2022/... sayılı icra dosyasında davalı borçlunun itirazının 3.235.664,00 TL asıl alacak üzerinden iptali ile bu tutar asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Hükmolunan tutar üzerinden %20 oranında hesaplanan 647.132,80 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen asıl alacağın 250.700 TL’lik kısmı yönünden %20 oranında hesaplanan 50.140,00 TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, reddedilen diğer kısım yönünden davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine, 4-Alınması gereken 56.691,58.-TL nispi harçtan peşin alınan 14.172,90.-TL harcın mahsubu ile bakiye 42.518,68.-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca taktir ve tayin olunan 128.188,27.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafça yapılan aşağıda dökümü yazılı toplam 19.056,60.-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, Birleşen Dava Yönünden; 8-Birleşen dava yönünden alınması gereken 221.028,21.-TL nispi harçtan peşin alınan 46.117,60.-TL harcın mahsubu ile bakiye 174.910,61.-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat KAYDINA, 9-7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6325 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 1.560,00.-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalıdan alınarak hazineye irat KAYDINA, 10-Birleşen davada davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca taktir ve tayin olunan 402.853,12.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 11-Birleşen davada davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddolunan tutar üzerinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca taktir ve tayin olunan 91.421,23.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 12-Birleşen davada davacı tarafından yapılan 46.595,80.-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre (% 84,74 kabul % 15,26 red) 39.485,28.-TL'sinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, bakiyesinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 13-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzünde, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/11/2024 Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza