İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/348 E. 2023/306 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/348
Karar No
2023/306
Karar Tarihi

T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR ESAS NO : 2022/348 KARAR NO : 2023/306 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLLERİ : Av. ... - [16767-67578-..] UETS Av. ... - Feritpaşa Mah. Ahmet Hilmi Nalçacı Cad. No:119-12 Selçuklu/ KONYA DAVALI : ... - ... [25949-94804-..] UETS VEKİLİ : Av. ... - ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/03/2022 KARAR TARİHİ : 23/03/2023 Mahkememizde açılan davanın açık muhakemesi sonunda ; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin taşımacılık ve lojistik alanında faaliyet yürüten bir şirket olduğunu. Bünyesinde barındırdığı birçok aracının yakıt ihtiyacını pratik ve hızlı bir şekilde temin etmek için davalı ile görüştüğünü, müvekkilinin Shell petrol istasyonlarından alacağı yakıtlarda davalı tarafça %8,50 iskonto yapılması hususunda tarafların yürürlük tarihi 30.12.2020 olan müşteri Tanıma sözleşmesi'ni imzaladıklarını. Müvekkilinin davalının belirlediği bankada ve limitte Kredili mevduat Hesabı açtığını, müvekkiline ait yirmi adet aracın plakası davalının taşıt tanıma sistemine kaydedildiğini ve müvekkili ile davalının ticari faaliyetlerine başladıklarını. Müvekkilinin bünyesindeki araçların plakasının davalı tarafın taşıt tanıma sistemine kaydedildikten sonra her araç için birer adet akıllı anahtarlık ve on adet akıllı halkanın müvekkiline teslim edildiğini. Davalının ilk dört faturada mutabık kalınan oranda iskonto uyguladıktan sonra 31.03.2021 tarihinde müvekkiline düzenlediği faturada %4,5 oranında iskonto, takip eden diğer aylarda da muhtelif oranlarda eksik iskonto oranı uygulandığını. Davalı şirketin yetkilisi tarafından müvekkili şirket yetkilisine gönderilen mailde eksik iskonto oranının nedeni olarak ilgili sözleşmenin 3.mad. 12. Fıkrası gösterildiğini. Ancak davalının eksik iskonto uygulamaya başladığı tarihte akaryakıt pompa satış fiyatlarında %20 artış olmadığını veya USD kuru Türk lirası karşısında %25 değişmediğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin başladığı tarih olan 01/01/2021 tarihinde dolar kurunun 1-USD 7,43TL iken, davalının sözleşme şartlarına uygulamadığı 03-04-05-06-07-08-09-10/2021 dönemlerinde dolar kurunun hiçbir zaman sözleşme imza tarihine oranla %25'in üzerinde artış göstermediğini. Bu nedenle müvekkili tarafından sözleşmenin 07/10/2021 tarihinde ihtarname ile feshedildiğini. Bu nedenle davanın kabulü ile davalının Bursa 16. İcra Müdürlüğünün 2021/... esas sayılı icra takip dosyasında yapılan itirazının iptaline, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Taraflar arasında taşıt tanıma sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme uyarınca bir hizmet sunarak fatura bedeli üzerinden iskonto uygulandığını, ancak 17/03/2021 tarihinde piyasadaki nedenlerle iskontonun revize edilerek kar marjı oranına göre yükselttiğini, ancak davacı tarafın iskonto oranının düşürülmesi nedeni ile sözleşmeyi feshettiğini. Sözleşme uyarınca tarafların hala bir hukuki ilişki içerisindeyken DBS'nin iptalinin müvekkil şirket açısından haklı nedenle fesih sebebi olduğunu, müvekkili şirketin davacının teminat yapısının bozulması nedeniyle sözleşmeyi haklı nedenle tek taraflı olarak feshettiğini. Davacı tarafın sözleşmenin feshedilmesine sebebiyet verdiğini. Müvekkili şirketin bu sebeple fesih bedelini tahsil etmesinin hukuka ve sözleşmeye uygun olduğunu. Fesih bedeli hesaplanırken, cihaz bedelinin 6 katına kadar tutarın fatura edilebileceğinin 8. Maddede açıkça düzenlendiğini ve davacı şirketçe herhangi bir çekince konulmadan imzalandığını. Cihaz bedelinin 500 TL olduğunu, sözleşmeye göre 500 TL ile 6 katı olan 3000 TL'ye kadar cezai bedel belirlenebildiğini, taraflarca imzalanan sözleşmede açıkça müvekkili şirkete takdir yetkisi verildiğini. Müvekkili şirketin sözleşmeden doğan hakkını kullanarak fesih bedelini hesaplandığını. Fesih bedelinin makul olduğunu sözleşme sınırlarına uygun olarak tespit edildiğini. Davacı şirketin cihazları davalı şirkete teslim ettiğini bu nedenle herhangi bir yükümlülükleri olmadığını iddia ettiğini. Ancak fatura edilen bedelin, cihazların teslim edilip edilmemesinden bağımsız bir nedenle fatura edilmiş olduğunu. Cihaz bedeli faturası olmadığını. Tahsil edilen bedelin sözleşme taraflarca kararlaştırılan cezai bedel olduğunu. Sözleşme incelendiği takdirde müvekkili şirketin kar marjının azalması durumunda iskonto oranında tek taraflı değişiklik yapabilme hakkına sahip olduğunu. Bu hakkını kullandığını. Bu nedenle davanın reddine, %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE:Derdest davanın taraflar arasındaki taşıt tanıma sözleşmesine istinaden davalının taahhüt etmiş olduğu iskontoyu uygulamadığı iddiası ile davacının taraflar arasındaki sözleşmeyi tek taraflı olarak fesih etmesi üzerine davalının davacıya tahakkuk ettirdiği cezai şartın ödenmesi üzerine bu cezai şartın iadesi amacıyla Bursa 16. İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı takip dosyasında başlatılan 46.557,43-TL tutarlı takibe yapılan itirazın iptaline ilişkindir. Dosya SMMM konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilerek taraflar arasındaki sözleşmede öngörülen cezai şart miktarı ile davalının kesmiş olduğu faturadaki cezai şart miktarının uyumlu olup olmadığı hususunda rapor düzenlenmesi istenilmiştir. Bilirkişinin 09/11/2022 tarihli raporunda özetle; "1-Davacının haksız feshi durumunda sözleşmeye (8.madde) göre araç başına ceza bedelini 6 kata kadar davalının isteyeceği belirtilmektedir. Davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği cezai şart bedeli olan Fesih Bedeli açıklamalı 46.500,00 TL tutarlı fatura incelendiğinde 31 araç için araç başına 1.500,00 TL toplamda 46.500,00 TL (30.12.2020 tarihli Sözleşmeye göre Cihaz Bedeli :500,00 TL ve 8.maddesine istinaden cihaz bedelinin 3 katı bedel )ceza bedeli ” uygulanmıştır. Davalı taraf tarafından 31 adet aracın bilgilerini gösteren herhangi bir belge dava dosyasına ibraz edilmediğinden davacı taraf tarafından dava dosyasına ibraz edilen araç plakaları ve araç sayısı ile karşılaştırma yapılamamıştır. 2- Davacı tarafın Dava dilekçesi 7-a ve 7-b nolu eklerindeki cihaz teslimi ile ilgili bilgilere göre davacı tarafın davalı taraftan hizmet aldığı toplam araç sayısı 20 adet, toplam cihaz sayısı 30 adettir. Bu duruma göre cezai şart tutarının Araç sayısı 20 adet ve araç başına 1.500,00 TL tutar ile değerlendirildiğinde (20adet*1.500,00TL=) 30.000,00 TL olacağı" görüş ve kanaatine varıldığını bildirmiştir. Dosya tarafların bilirkişi raporuna karşı itirazları doğrultusunda heyete bir adet nitelikli hesaplamalar konusunda uzman bilirkişi de eklenerek EPDK verilere de dikkate alınarak petrol ürünlerinin fiyatlarındaki değişiklikler dikkate alındığında sözleşmede öngörülen oranlarda değişim olup olmadığı, davalı tarafın tek taraflı olarak indirim oranını değiştirmesinin sözleşmeye ve hakkaniyete uygun olup olmadığı, davacıya sözleşmeyi haklı nedenle fesih imkanı verip vermediği hususlarında ek rapor aldırılmak üzere bilirkişilere tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyetinin 24/01/2023 tarihli raporunda özetle; "Davalı BATI KURUMSAL TEDARİK ÇÖZ.VE SAT. ALMA HİZ. İNŞ. SAN. TİC. LTD. ŞTİ.'nin EPDK verileri, petrol fiyatlarındaki ve kurdaki değişiklikler nazara alındığında indirim oranını tek taraflı olarak değiştirmesinin sözleşmeye ve hakkaniyete uygun olmadığı, Yukarıda izah edildiği davalının sözleşmeye aykırı olarak iskonto oranının düşürmesinin davacıya haklı fesih hakkı verdiği, Aksi hasıl olsa dahi cezai şart tutarının (20 adet* 1.500,00TL) 30.000,00 TL olacağı" görüş ve kanaatini bildirmiştir. Davacı ile davalı arasında yakıt alımına ilişkin karma nitelikte bir sözleşme akdedilmiştir. Sözleşmede öngörülen şekli ile davacının akaryakıt alımlarına ilişkin bedelleri DBS isimli özel bir bankacılık sistemi aracılığı ile davalı tarafından tahsil edilmektedir. Davacı tarafından davalının taahhüt etmiş olduğu iskontoyu uygulamadığı gerekçesi ile tek taraflı olarak davacıya fesih imkanı tanınmıştır. Nitekim davacının yakıt alımlarında sözleşmede geçerli iskontoyu yapmadığı gerekçesi ile sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetmiş ve yine sözleşmede öngörülen cezai şart hükmüne istinaden davalı 46.557,43-TL tutarlı ce zai şart faturası keserek bu faturayı DBS sisteminden tahsil etmiştir. Dava bu bedelin istirdatına ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 20. Maddesi "Genel işlem koşulları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleridir." şeklinde genel işlem koşullarını tanımlamıştır. TTK 18. Madde tacirlere basiretli olma yükümlülüğü yüklemiş ise de, genel işlem koşullarının tacirler yönünden uygulanması hakkaniyete daha uygun düşmektedir. Nitekim Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 28.02.2017 Tarih, 2016/2835 Esas ve 2017/1582 Karar sayılı kararında da "....Öte yandan taraflar tacir olup 6102 sayılı TTK’nun 18/2 maddesi uyarınca her tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. Her ne kadar 6098 sayılı TBK’nun 20 ila 25. maddeleri arasında düzenlenmiş olan genel işlem koşullarına ilişkin hükümler tacirler yönünden de uygulanabilirse de TTK’nun 18/2 maddesi hükmü karşısında tacirler bakımından genel işlem koşullarının uygulanıp değerlendirilmesinde her somut olayın özelliğine göre daha dikkatli davranılması gerekmektedir. Bu açıklamalar karşısında somut olayın değerlendirilmesine gelince dosyaya sunulan ve davalı tarafın kaşe ve imzasını taşıyan sözleşmede 2018 tarihi, sözleşmenin sona erdiği tarih olarak belirtilmiştir. O halde mahkemece öncelikle bu sözleşme içeriği gözetildiğinde feshin haklı olup olmadığının tartışılıp sonucuna göre genel işlem koşulları yönünden de tarafların sıfatı gözetilerek değerlendirme yapılıp varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir..." şeklinde açıkça belirtildiği üzere genel işlem koşullarının tacirler yönünden de uygulanabilir olduğu Yargıtay tarafından kabul edilen bir olgudur. Taraflar arasındaki sözleşme ve feshe konu hüküm incelendiğinde matbu olarak davalı tarafından davacıya sunulduğu, tartışılıp kabul edildiğine dair dosyada bilgi veya belge bulunmadığı, bir taraf aleyhine yoğun nitelikte koşullar içerdiği görülmüştür. Dolayısıyla bu feshe ve cezai şarta yönelik hükümlerin genel işlem koşulu niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. Yine Türk Borçlar Kanunu 23. Madde "Genel işlem koşullarında yer alan bir hüküm, açık ve anlaşılır değilse veya birden çok anlama geliyorsa, düzenleyenin aleyhine ve karşı tarafın lehine yorumlanır." şeklinde olup, sözleşmenin feshine yönelik 3.12 maddesinde yer alan güncel akaryakıt fiyatlarının %20 artmasında veya ABD Dolarının %25 artması halinde davalı tarafından tek taraflı feshedilebileceğine yönelik hüküm şartlarının gerçekleşmediği görülmüştür. Bilirkişinin inceleme sonucu düzenlediği raporda da bu yönde kanaat mevcuttur. Dolayısıyla davalının tek taraflı feshi haklı görülmemiş, yine genel işlem koşulu niteliğinde olan cezai şartın tahsil edilmesi de bu kapsamda hukuka ve hakkaniyete uygun bulunmamıştır. Dolayısıyla tahsil edilen bedelin iadesinin talep edilmesi hukuka uygun olup, davalının tahsil ettiği bedeli iade etmesi gerektiğinden, davanın aşağıdaki şekli ile kabulüne karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın KABULÜ ile, Bursa 16. İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı takibine yapılan itirazın İPTALİNE, Takibin 46.557,43-TL üzerinden devamına, Davaya takip konusu alacak likit olduğundan 46.557,43-TL'nin %20'si oranında 9.311,48-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar yasası gereği alınması gereken 3.180,33-TL harçtan peşin alınan 795,09-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.385,24-TL harç ve 1.560,00-TL arabuluculuk masrafı toplamı olan 3.945,24-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil tezkeresi düzenlenmesine, 3-Davacı vekili lehine takdir edilen karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 9.200,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 795,09-TL harç ve 2.872,50-TL yargılama masrafı toplamı olan 3.667,59-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davalı tarafından yapılan 51,00-TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile Bursa Bölge Adliye Mahkemeleri Nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekiline elektronik ortamda davalı vekilinin yüzüne karşı açıkça okundu, anlatıldı. 23/03/2023 İş bu kararın gerekçesi 28/04/2023 tarihinde yazılmıştır. Katip ... ✍e-imzalı Hakim ... ✍e-imzalı

Atıf: Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/348, K. 2023/306, T. 23.03.2023, www.arakarar.com/karar/bursa-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-348-e-2023-306-k-84fe712a51e4