İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/596 E. 2025/545 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/596
Karar No
2025/545
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/ KARAR NO : 2025/ BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALILAR:1- 2- VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 20/08/2021 KARAR TARİHİ : 30/04/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkili şirketin, ... ve davalılardan ... tarafından 26.05.2016 tarihinde kurulduğunu, davalı ...'in 27.11.2019 tarihinde şirket ortaklığından ayrıldığını, şirketin kuruluşundan 29.11.2017 tarihine kadar, ... ve ..., münferiden temsile yetkili müdür iken; 29.11.2017 tarihinden davalı ...'in ortaklıktan ayrıldığı tarihe kadar ise, ... ve ..., şirketi müştereken temsile yetkili müdürü konumunda olduğunu, şirketin müdürlerinden ...’nun, 2018 ve 2019 yıllarında, yurt dışında olması nedeniyle şirketteki işlerin takibi ve yönlendirilmesi fiilen davalı ... tarafından yürütüldüğünü, müşterek imza ihtiyacı olduğunda ... aralıklarla ... gelerek müşterek imzaların tamamlanmasını sağladığını, davalı ...'in şirket ortaklıktan ayrılmasından sonra, şirket kayıtlarında yapılan incelemede, şirketin zarara uğratıldığının ortaya çıktığını, davalı ...’in, müvekkil şirkette ortaklığı devam ederken diğer ortağın bilgisi olmaksızın 05.04.2018 tarihinde eşi dava dışı ... ... ile birlikte müvekkili şirket ile aynı iştigal konularında davalı ... Teknik Mühendislik ve Endüstriyel Ürünler San. Tic. Ltd. Şti'ni kurduğunu, davalı ... Teknik Mühendislik Ltd. Şti'ni, birkaç yıldır müvekkil şirkete fason işler yapan Umut Sezer'in kurduğunu ve bundan böyle yapılan fason işler için davalı ... Teknik'den faturalar geleceği yalanını söylediğini, bunun sonucu olararak 05.04.2018-27.11.2019 tarihleri arasında, diğer davalı ... Teknik Mühendislik Ltd. Şti.nden müvekkil şirkete toplam tutarı 211.224,72-TL olan 30 adet gerçeği yansıtmayan (fiktif) fatura kesilerek şirketin zarara uğratıldığını, ayrıca müvekkili şirkete gelen müşteri siparişlerini davalı şirketinin e-mail hesaplarına yönlendirildiğini, bu siparişlerin, müvekkil şirketin malzemeleri, makineleri ve işçilikleri kullanılarak karşılandığını, fakat faturaların müşterilere davalı ... Teknik Mühendislik Ltd. Şti.'den kesildiğini, bu müşterilere örnek olarak ... Metal, Toksan, ... Şasi, ... Otomotiv, ..., ... gibi firmaların gösterilebileceğini, bu kapsamda, müvekkili şirketin maddi imkanlarını, işçiliğini ve malzemelerini kullanarak, müşterileri ... Metal Form AŞ; ... Şasi; ... Automotiv; ... Otomotiv AŞ; ... Lazer Makine AŞ; ... Metal AŞ firmalarına davalı şirket tarafından düzenlenen faturalarıyla mal ve hizmet satışı yapıldığını, neticeden davalı ...’in kurmuş olduğu davalı ... Teknik Ltd. Şti. vasıtasıyla müvekkili şirkete fiktif faturalar düzenlemek ve yine müvekkili şirketin müşterilerine, şirketin maddi imkanlarını, işçiliğini ve malzemelerini kullanarak, davalı şirket aracılığıyla şirketi zarara uğrattığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00-TL tazminatın temerrüt tarihi olan 26.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 24.04.2025 tarihli talep artırım dilekçeisnde, davalıların sadakat ve rekabet yasağını ihlal ile sır saklama yükümlülüğünü ihlal nedeni ile davacı şirkete vermiş oldukları zararlardan dolayı toplam 802.873,41-TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 26.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesi ile müvekkili şirketin davacı şirkete düzenlediği faturaların gerçek olup, davacının müvekkili şirketten aldığı hizmet ve mal alımı sonucunda düzenlendiğini, faturaların fason iş faturası olduğunu, davacı bunun üzerine imal ettiği makine veya diğer aksamları ilgili iş aldığı yerlere satıp teslim ettiğini, müvekkili ...’in davacı şirket ortağı ve müdürü iken davalı şirketi kurduğunu, davalı şirketin davacının yapabileceği hiçbir iş veya ihaleye girmediğini, teklif vermediğini, davacı şirketin onay vermediği, yapmadığı fason işleri yaptığını, yaptırılan işçilikler ve alınan ham madde faturaları ile kayıt altına alındığını, davacı şirketin genel kurullarında da şirket müdürlerinin ibra edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLER: Ticaret sicil kayıtları, taraflara ait ticari kayıtlar, faturalar, yazışmalar, sipariş formları, sözleşmeler, Bilirkişi incelemesi, tanık anlatımları, ... 18.Noterliği'nin 03.11.2020 tarih yevmiye sayılı ihtarnamesi, Arabuluculuk Son Tutanağı ve tüm dosya kapsamı. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, tazminat istemine ilişkindir.Somut olayda; davacı şirketin iki ortaklı ... ve davalılardan ... tarafından kurulduğunu, şirketin kuruluşundan 29.11.2017 tarihine kadar, her iki ortağın şirketi münferiden; bu tarihten davalı ...'in şirket ortaklığından ayrıldığı 27.11.2019 tarihe kadar ise, şirketi müştereken temsile yetkili müdür olduklarını, şirket müdürlerinden ...’nun 2018 ve 2019 yıllarında, yurt dışında olduğundan şirket yönetiminin diğer davalı müdür ... tarafından yürütüldüğünü, diğer müdür tarafından aralıklarla ... gelerek müşterek imza ihtiyacının karşılandığını, davalı ...’in, davacı şirkette müdürlük görevi ve ortaklığı devam ederken davacı şirket ile aynı faaliyet alanın davalı şirketi kurduğunu, bu davalı şirketin davacı şirkete düzenlediği 30 adet toplam 211.224,72-TL tutarındaki faturaların fiktif olduğunu, ayrıca davalı müdürün davacı şirkete gelen müşteri siparişlerini davalı şirkete yönlendirdiğini, bu kapsamda ... Metal Form AŞ; ... Şasi; ... Automotiv; ... Otomotiv AŞ; ... Lazer Makine AŞ; ... Metal AŞ firmalarına davalı şirket tarafından düzenlenen faturalarda davacı şirketin kaynaklarının kullanıldığını, davalı müdürün özen ve bağlılık yükümü, rekabet yasağını aykırı davrandığını, şirketin zarara uğratıldığını iddia etmiş; davalılar ise, davalı şirketin davacıya düzenlediği faturaların gerçek mal ve hizmet alımına dayandığını, fiktif olmadığını, davacı şirketin müdürü olan davalı ...’in kurmuş olduğu davalı şirketin, davacı şirketin yapmadığı fason işleri yaptığını, davacı şirketin kaynaklarının kullanılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Dolayısıyla eldeki davada, şirket müdürünün rekabet yasağına ve şirket aleyhine aykırı eylemleri nedeniyle yetkilisi ve ortağı olduğu davalı şirket aracılığıyla davacı şirket aleyhine haksız kazanç sağlandığı iddiasına yönelik uğramış olduğu zararların tahsili istenmektedir.Davacı şirket iki ortaklı olup, 26.05.2016 tarihinde ... ve ... tarafından kurulduğu, sermaye yapısının %30 ... ve %70 ... şeklinde olduğu, şirket ana sözleşmesinde, ilk 5 yıl için her iki ortak münferiden temsile yetkili kılındığı, 29.11.2017 tarihli genel kurulda her iki müdürün şirketi temsil yetkilerinin görev sürelerinin sonuna kadar müşterek olarak değiştirilmesine karar verildiği, 27.11.2019 tarihinde ise, davalı ortak/müdür ...’in hisselerini diğer ortak/müdüre devretmek suretiyle şirket ortaklığından ayrıldığı ve aynı tarih itibariyle müdürlük görevinin sona erdiği, davalı ... Teknik Mühendislik.. Ltd. Şti’nin ise, 05.04.2018 tarihinde davalı ... ve dava dışı ... ... tarafından kurulduğu, ilk 5 yıl için ... ... ve davalı ...’in şirketi münferiden temsile yetkili oldukları, her iki şirketin iştigal alanlarının aynı olduğu, 20.09.2019 tarihinde her iki ortağın hisselerini ...’e devrederek şirket ortaklığından ve müdürlüğünden ayrıldıkları dosyaya getirilen sicil kayıtlarından görülmüştür.TTK'nın 626.maddesinde limited şirket müdürleri için, diğer ortakların bağlı oldukları yükümlülüklere ek olarak, dürüstlük kuralları çerçevesinde şirket menfaatlerini gözetme konusunda objektif özen borcu getirilmiştir. Aynı şekilde, ana sözleşmede öngörülmedikçe veya diğer tüm ortakların yazılı izni olmadıkça müdürlerin şirketle rekabet oluşturan bir faaliyette bulunmaları açıkça yasaklanmıştır. Bu nedenle, ortak olup olmadıklarına bakmaksızın, şirket müdürleri, şirket sırlarını korumakla yükümlü olup, ayrıca şirketin çıkarlarını zedeleyebilecek davranışlarda bulunamazlar ve özellikle kendilerine özel menfaat sağlayan ve şirket amacına zarar veren işlemler yapamazlar.Bu açıklama doğrultusunda, davalı ...’in davacı şirkette ortaklığı ve müdürlüğü devam ederken, davacı şirketin diğer ortağı ...’nun onayı ve bilgisi olmaksızın, iştigal ve faaliyet alanı aynı diğer davalı ... Teknik Ltd. Şti’nde kurucu ortak ve aynı zamanda müdür olarak yer alması, rekabet yasağına aykırı olduğu gibi bağlılık yükümlülüğüne de aykırıdır.Davacı tarafça, işbu davada; davalı müdürün rekabet yasağını ihlali yanında davacı şirketi zarara uğrattığından bahisle sorumluluğuna hükmedilmesi de istenmiş; bu bağlamda davalı müdürün haksız eylemlerine ilişkin olarak; davacı şirket müdürü olan davalı ...’in yetkilisi ve ortağı olduğu davalı şirketin davacı şirkete düzenlendiği faturaların fiktif olup gerçek olmadığı ve davalı şirketin davacı şirketin müşterilerine yapmış olduğu mal ve hizmet satışlarında davacı şirketin kaynaklarının ve imkanlarının kullanılması gösterilmiş ve bu tazminat talebini somutlaştırma kapsamında dava dilekçesinde, ... Metal Form AŞ; ... Şasi; ... Automotiv; ... Otomotiv AŞ; ... Lazer Makine AŞ; ... Metal AŞ firmalarına yapılan satışlar gösterilmiş olup, yargılama aşamasında, davacı vekilince, davacı şirketin dava dilekçesinde gösterilen şirketler yanında şirketin 2018-2019 yıllarına ait müşterilerine yapılan tüm satışların incelenmesi gerektiği belirtilmişse de, iddia ve savunmanın genişletilmesi ve somutlaştırma yükümlülüğü kapsamında bu talebi yerinde görülmemiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 644/1-a maddesinin yollaması ile limited şirket yöneticilerinin sorumlulukları hakkında da uygulanacak olan TTK'nın 553/1. maddesi uyarınca, kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar.Bu bağlamda, davacı şirket genel kurulundan davalı müdür hakkında sorumluluk davası açılmasına yönelik kararın alınarak dosyaya sunulmuş olduğu ve dava şartının sağlandığı görülmüştür.Mahkememizce, davalı müdürün rekabet yasağını ihlalden dolayı davacı şirketin zararının doğup doğmadığı, dava dilekçesinde iddia olunan haksız eylemlerden dolayı davalı müdürün sorumluluğunun söz konusu olup olmadığı, şirketi zarara uğratıp uğratmadığı, zarara uğratmış iseler zarar miktarının tespiti hususlarında 2 ayrı 3'lü bilirkişi heyetinden 2 kök ve ek rapoların dosyaya kazandırıldığı, dosyaya sunulan bilirkişi raporlarından ilk bilirkişi heyetince düzenlenen 23.09.2022 tarihli 1. kök ve 17.03.2025 tarihli 2.ek raporun gerekçeli, denetlenebilir dosya içeriğine uygun ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli görüldüğünden hükme esas alınmıştır. Anılan kök ve ek raporda özetle; dava konusu dönemde davalı firmanın çalışanı, makine parkı olmasa da davacıya düzenlediği fason işçilik faturaları döneminde dışarıdan fason işçilik alım faturalarının bulunduğu, faturalara konu işlerin davacı firmanın iştigal ettiği işlere uygun olduğu, davacı tarafın da beyanlarında yapılan işlere karşı çıkmadığı, maliyet hesabında hata yapıldığını düşündüğünü beyan ettiği, bu fason işçilik faturalarının fiktif olmayıp, davacıya kesilen fason işçilik faturalarının kaynağı olabileceği, davalı tarafından davalıya düzenlenen faturalarda yapılan işlemlere ilişkin detay bilgi bulunmadığından, fatura tarihleri itibarı ile davalı firmaya yaptırılan fason iş bedellerinin piyasa rayicinin altında veya üzerinde olup olmadığı hususunda tespit yapılamadığı, davalı firmanın 2018 ve 2019 yılı alış ve satış faturalarının fason işçilik ve malzeme olarak 2 grupta incelendiği, davalının 2018 yılında fason işçilik alış faturalarının toplam tutarının 89.739,83 TL olduğu, fason işçilik fatura tarihleri incelendiğinde davalının fason işçilik için gönderebileceği malzemesinin stokta olmadığı, fasona işçilik için malzeme gönderimine ve geri dönüşüne ilişkin herhangi bir sevk irsaliyesinin olmadığı, söz konusu fason işçilik faturalarının maliyet oluşturma amacıyla düzenlenmiş fiktif faturalar olabileceği, davalının 2018 yılında yapmış olduğu alımlar incelendiğinde; toplam malzeme alışlarının değerinin 49.805,91 TL olduğu, sonuç itibarı ile davalı firmanın 2018 yılında 49.805,91 TL’lik malzeme aldığı, yine aynı dönemde 124.451,01 TL faaliyet giderine katlandığı, toplamda 2018 yılı toplam maliyetlerinin 49.805,91 TL + 124.451,01 TL = 174.256,92 TL olduğu, bunun karşılığında muhtelif firmalara 405.268.96 TL’lik satış faturaları düzenlediğinin görüldüğü, 2018 yılı karının 405.268,96 – 174.256,92 = 231.012,04 TL olduğu, bu tutarın davacı firmanın 2018 yılı zararı olarak görülebileceği, 2019 yılı için ise, incelemenin davalı ...’in davacı şirket ortaklığından 27.11.2019 tarihinde ayrıldığı tarihe kadar yapıldığı, davalı şirketin 27.11.2019 tarihine kadar olan satışları toplamının 765.479,31 TL olduğu, bu satışlarla ilgili muhtelif firmalardan alışlar yaptığı, faturalar üzerinde yeterli detay olmaması nedeniyle tüm satışların alışlarla birebir örtüştürülemediği, ... firması yönünden davalı firmanın satış toplamı 598.724,86 TL olduğu, davalı şirketin 2019 yılı faaliyet karının 207.462,37 TL ve net satışlarının 875.519,58 TL olduğu, faaliyet karlılık oranının ise 207.462,37 / 875.519,58 x 100 = % 23,6959144 olduğu, davalı firmanın davacının müşterilerine 2019 yılında yapmış olduğu satışlar nedeniyle davacı firma zararının= 598.724,86 x % 23,6959144 = 141.873,33 TL olacağı, davacı firmanın 2019 yılındaki rekabet yasağına rağmen davalı firmanın davacının müşterilerine yapmış olduğu satışlardan kaynaklanan zararının haricinde davalının yaptığı bazı satışlarda davacının stoklarını kullandığının tespit edildiği ancak bire bir hangi satışta davacının hangi stoğunu kullandığının eşleştirilemediği, tespit edilenlerden; bu satışlardan davalı şirketin 16.03.2019 tarih ve seri numaralı faturasıyla ... Lazer firmasına Seramik Pul satışı yaptığı görülmekte ancak davalının stoklarında satış faturalarını düzenlediği tarihte söz konusu ürünün bulunmadığı, davacı şirketin stok kayıtlarında söz konusu ürünlerin 14.03.2019 tarihinde ... şirketinin satışından 2 gün önce davacı ... firmasına ... firmasından alındığı kullanılan stok programında yapılan incelemede söz konusu ürünlerin 30.09.2019 tarihinde stok sayım eksiği açıklamasıyla silindiğinin görüldüğü, Söz konusu bu işlem nedeniyle davacı firmanın stoklarından kullanılan malzeme nedeniyle davacı zararının 1.910,00 + 2791,00= 4.701,00 TL olduğu, davalının 2019 yılında ... firmasına 3 adet Markalama makinesi sattığı, bu fatura yönünden ise, fatura içeriğine makinaların yapımı için kullanılabilecek bazı malzemelerin nerden temin edildiği ispat edilemediği ve söz konusu makinaların üretimi için teknik personelinin olmadığı, makine satış tarihi öncesinde fason işçilik alış faturasının da bulunmadığı, dolayısıyla davalının ... firmasına yapmış olduğu 3 adet markalama makinasını 240.822,50 TL’ye sattığı, bu makinaların üretimi için yapmış olduğu malzeme alımlarının tutarının 121.715,40 TL yaptığı, davalı tarafından söz konusu 3 adet markalama makinasının üretiminde kullanılan başkaca malzeme ve işçilik kullanıldığını belgeleyemediği, bu durumda aradaki farkın da davacının zararı olarak görülebileceği, söz konusu farkın 240.822,50 – 121.715,40 = 119.107,10 TL olduğu, davacı şirketin 26.05.2016 tarihinde kurulduğu, 2016 ve 2017 yıllarında karlılık oranı % 18 iken 2018 ve 2019 döneminde bu oranın yarıya indiği, sonraki yıllarda tekrar yükseldiğinin görüldüğü belirtilmiştir.İlk uyuşmazlık davalı şirketin davacı şirkete düzenlediği 30 adet toplam 211.224,72-TL tutarındaki faturaların fiktif olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Dava konusu dönemde, davalı firmanın çalışanı, makine parkı olmasa da dışarıdan fason işçilik hizmeti alımı yaptığı, buna ilişkin dava dışı Umut Sezer tarafından davalıya düzenlenmiş faturalarının bulunduğu, dolayısıyla davacı şirkete düzenlenen faturaların dayanağının olduğu, faturalara konu işlerin davacı firmanın iştigal ettiği işlere uygun olduğu, kaldı ki davacı şirketin diğer yetkilisi olan ...’nun bu faturalardan haberdar olduğu, yapılan işlere karşı çıkmadığı, maliyet hesabında hata yapıldığını düşündüğünü beyan etmişse de, herhangi bir ihtirazi kayıt konulmayan faturaların şirketin ticari defterlerine kaydedildiği, faturalarda yapılan işlemlere ilişkin detay bilgi bulunmadığından, fatura tarihleri itibarı ile davalı firmaya yaptırılan fason iş bedellerinin piyasa rayicinin altında veya üzerinde olup olmadığı hususunda tespit yapılamadığı anlaşılmakla, ispat yükü üzerinde olan davacının bu iddiası yönünden zararın varlığının ispat edememiştir. İkinci uyuşmazlık, davalı şirketin davacı şirketin müşterilerine yapmış olduğu mal ve hizmet satışlarında davacı şirketin kaynaklarını ve imkanlarını kullanılıp kullanılmadığı, varsa zararın varlığı ve miktarı noktasında toplanmaktadır. Davalı şirketin, 2018 yılında, fason işlem yapacak teknik eleman, makine teçhizatının bulunmadığı, satış faturalarının incelenmesinde satış faturalarının çok azının fason üretim faturası olduğu büyük çoğunluğunun davacı firma müşterilerine davacının sattığı ürünlerden oluştuğu, 2018 yılında almış olduğu fason işçilik faturalarının tarihinde stoklarında fasona gönderecek malzemesinin olmadığı, fasona malzeme gönderimine veya dönüşüne ilişkin irsaliyesinin bulunmadığı, bu nedenle söz konusu fason işçilik alım faturalarının maliyet oluşturmak için alınan fiktif faturalar olduğu, davalının 2018 yılında faaliyet gideri olarak gösterilen 124.451,01-TL Genel Yönetim giderinin olduğu, bu giderlerin ayrıntısına bakıldığında, çeşitli giderler 47.469,85-TL, personel yemek ve mutfak gideri 12.055,55-TL, bilgi işlem yazılım gideri 45.000,00-TL, ... Sanat’tan alınan “ Kurs bedeli 1.769,00 TL , Grand Kartal Turizmden alınan “Konaklama ve yemek “ 1.329,13-TL, ...’tan alınan “...” 2.288,14 TL ve ...’ten alınan “köfte, sucuk, mangal kömürü vb” 300,75-TL vb giderler gösterildiği, işletmenin niteliği ve niceliği gereği bu giderlerin makul olmadığı gibi 2018 yılında hiç çalışanı olmayan şirketin personel giderinde söz edilemeyeceğini, belgelendirilmeyen bu faaliyet giderinin 2018 yılı zararının tespitinde dikkate alınması mümkün olmadığından, 2018 yılı için toplam satış tutarı 405.268,96-TL- malzeme alışları 49.805,91-TL = 355.463,05-TL olduğu, sonuç itibarı ile davalı firmanın 2018 yılı karı olarak hesaplan 355.463,05 TL’nin davacı firmanın 2018 yılı zararı olarak kabul edildiği, davalı şirketin 27.11.2019 tarihine kadar olan satışları toplamının 765.479,31 TL olduğu, bu satışlarla ilgili muhtelif firmalardan alışlar yaptığı, faturalar üzerinde yeterli detay olmaması nedeniyle tüm alışların salışlarla birebir örtüştürülemediği, dava dilekçesinde gösterilen şirketlerden ... firmasına davalı şirketin 3 adet markalama makinasını 240.822,50 TL bedelle sattığı, bu makinaların üretimi için yapmış olduğu malzeme alımlarının tutarının 121.715,40 TL olduğu, kalan tutara yönelik makinanın üretiminde kullanılan başkaca malzeme ve işçilik kullanıldığını belgeleyemediği, dolayısıyla aradaki farkın davacı kaynak ve imkanlarından tedarik edildiğinin kabulü ile davacının zararı olarak 240.822,50 – 121.715,40 = 119.107,10 TL’nin kabul edildiği, yine bu satışlardan davalı şirketin 16.03.2019 tarih ve 7099 seri numaralı faturasıyla ... Lazer firmasına Seramik Pul satışı yaptığı görülmekte ise de, satış faturasının düzenlediği tarihte davalı şirket stoklarında söz konusu ürünün bulunmadığı, davacı şirketin stoklarından temin edildiği, söz konusu bu işlem nedeniyle davacı firmanın stoklarından kullanılan malzeme nedeniyle davacı zararının 4.701,00 TL olduğu dosya kapsamı itibariyle ispat edildiğinin kabulü gerekmiştir. Üçüncü uyuşmazlık, davalı müdürün rekabet yasağına aykırı eylemleri nedeniyle zarar olgusunun varlığı ve varsa tutarı yönünden yapılan inceleme sonucunda ise; davalı ...’in dava konusu dönemde, davacı şirketin müdürü ve ortağı olması nedeniyle rekabet yasağı ihlaliyle davacı firmanın müşterisi olan şirketlere 2019 yılında yapmış olduğu satışlarla ilgili olarak davacı şirketin 2016 ve 2017 yıllarında karlılık oranı % 18 iken 2018 ve 2019 döneminde bu oranın yarıya indiği, sonraki yıllarda tekrar yükseldiğinin görüldüğü anlaşılmakla; davalı şirketin davacının müşterilerine 2019 yılında yapmış olduğu satışlar nedeniyle davacı firma zararı olarak hesaplanan 141.873,33 TL’nin kabulü gerekmiştir. Hal böyle olunca, davalı ...’in rekabet yasağına aykırı ve davacı şirketi zararlandırıcı eylemlerinden dolayı davacı zararının toplamda, 621.144,48 TL olup, davalı şirketin ise, dava konusu dönemde aynı zamanda müdürü olan davalı ...’in haksız eylemlerinden davacı şirkete karşı TTK m. 632 uyarınca, sorumlu olduğundan, 621.144,48 TL’ye alacağa temerrüt tarihi olan 26.11.2020 tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 621.144,48 TL’nin temerrüt tarihi olan 26.11.2020 tarihinden itibaren avans faizi işletilmek suretiyle davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı şirkete ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 42.430,38.-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 341,55.-TL harç ile 13.369,53.-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 28.719,30.-TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak hazineye İRAT KAYDINA, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 97.171,67.-TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 30.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE, 5-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 1.360,00.-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin ( % 77,37 kabul % 22,63 red) kabul red oranına göre; 1.021,28.-TL'sinin davalılardan müteselsilen alınmasına, 338,72.-TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 6-Davacı tarafça yapılan 13.778,88.-TL harç, 9.600,00.-TL bilirkişi ücreti ve 155,10.-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere yazılı toplam 23.534,00.-TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre (% 77,37 kabul, %22,63 red) 18.208,25.-TL'sinin davalılardan müteselsilen alınıp davacıya VERİLMESİNE, bakiyesinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde 6100 sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde .... açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/04/2025 Başkan e-imza Üye e-imza Üye e-imza Katip e-imza

Atıf: Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/596, K. 2025/545, T. 30.04.2025, www.arakarar.com/karar/bursa-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-596-e-2025-545-k-c8997f97021f