İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/748 E. 2024/957 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/748
- Karar No
- 2024/957
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO :2020/ KARAR NO :2024/ BAŞKAN :... ... ÜYE :... ... ÜYE :... ... KATİP :... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 25/09/2020 KARAR TARİHİ : 02/10/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin atık su arıtma sektöründe çamur kurutma ve yakma teknolojileri konularında faaliyet göstermek üzere kurulduğunu, müvekkilinin yeni üstlendiği bir proje kapsamında, “Atık Yakma Fırını” sisteminin üretilmesi için davalı şirketle 01/08/2017 tarihinde anlaştığını, taraflar arasındaki anlaşma uyarınca proje bedelinin yarısı olan 225.000,00 Euro peşinatın “down payment” yani başlama ücreti olarak 26/09/2017 tarihinde davalıya ödendiğini ve müvekkili tarafından yapılan peşin ödemeye istinaden davalının garanti olarak yabancı bir banka tarafından müvekkili lehine düzenlenen aynı bedelli 28/02/2018 tarihine kadar geçerli süreli teminat mektubunu müvekkiline verdiğini, anlaşma uyarınca davalının ön ödemeyi aldıktan 6 ay sonra mal teslimi yapacağını, ancak teslim süresi geçmesine rağmen davalının üretim ve teslim sürecine ilişkin hiçbir bilgi vermediğini, müvekkili tarafından talep edilen bilgi ve belgeleri müvekkiline sunmaktan kaçındığını, projeyi sürüncemede bıraktığını, teminat mektubunun süresinin 30/09/2018 tarihine kadar uzatıldığını, ancak bu tarihte dahi bir gelişme olmadığını, davalının yeni bir teminat mektubu vereceği yönünde müvekkilini oyaladığını, ancak mektubun verilmemesi üzerine davalının defalarca kez ihtar edildiğini, ancak olumlu sonuç alınamadığını, müvekkilinin bu şekilde dolandırıldığını, müvekkilinin davalının bir üretim yapıp yapmadığını öğrenmeye çalıştığını, ancak davalının bu hususta bilgi vermediğini, proje kapsamında masraf yaptığını ileri sürerek müvekkiline buna ilişkin 112.500,00 Euro bedelli proforma fatura gönderdiğini, ancak talep edilmesine rağmen masrafları belgelendirmediğini, esasen bu şekilde davalının karşılığında hiçbir şey yapmadığı 225.000 Euro’nun yarısını iade ederek sözleşmeden kurtulmak istediğini, akabinde davalının hiçbir faaliyetinin ve mal teslim niyetinin olmadığını gören müvekkilinin 08/04/2020 tarihli ihtarnamesi ile 225.000 Euro’nun müvekkil şirkete iadesini talep ettiğini, ancak talebinin asılsız iddialarla reddedildiğini, davalı şirket tarafından ileri sürülen tüm iddialar tamamen gerçek dışı olduğunun taraflar arasındaki yazışmalarla da ispatlanmakta olduğunu, iadesi gereken 225.000,00 Euro peşinata ek olarak müvekkilinin uğradığı maddi ve manevi zararların tam olarak tespiti ancak yapılacak yargılama sırasında alınacak bilirkişi raporlarıyla tespit edilebileceğini, bu sebeple fazlaya ilişkin haklarının saklı olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava konusu sözleşmenin feshine, davalı şirkete ödenen 225.000,00 Euro tutarındaki peşinatın ödeme tarihi olan 26/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yabancı mevduata uygulanan en yüksek ticari banka faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı tarafa usulüne uygun yurt dışı tebligat yapılmasına rağmen davalı şirketçe cevap verilmediği, bu kez kendisini vekille temsil ettirdiği, davalı vekilinin dosyaya sunmuş olduğu yazılı beyanlarında özetle; sözleşme kapsamında belirtilen şartları yerine getirilmemesi halinde davacının alacağını banka güvencesi altına alındığını, müvekkilinin sözleşme şartlarını yerine getirmediği iddia edildiği halde davacının banka teminat mektubunu kullanmadığını, bunun da müvekkilinin sözleşmeden kaynaklı edimlerini yerine getirdiğine delalet ettiğini, bu nedenle davacının peşinatın iadesi talebinin haksız olduğunu, sözleşmenin feshi talebinin de somut dayanağının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, sözleşmenin feshedildiğinin tespiti ile bedelsiz kalan ön ödemenin davalıdan istirdatı istemine ilişkindir.Somut olayda, davacı ile davalı arasında “Atık Yakma Fırını” sisteminin inşası ve kurulumunu konu alan eser sözleşmesi akdedildiği, bu sözleşme çerçevesinde proje bedelinin %50'si olan 225.000 Euro peşinatın davalıya ödendiği, peşin ödemenin teminatı olarak yabancı bir banka tarafından davacı lehine düzenlenen teminat mektubu alındığı, ancak davalıya yapılan ihtarlara karşın davalının sözleşmedeki edimlerini ifa etmediği, süreli teminat mektubunun süresinin de dolduğu iddia edilerek sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin tespiti ile peşin ödenen bedelin davalıdan istirdatı istendiği, davalı ise, sözleşmedeki şartların yerine getirildiğini, davacıya verilen banka teminat mektubunun paraya çevrilmemesinin de buna delil teşkil ettiğini belirterek davanın reddini savunmuş olmakla; uyuşmazlık sözleşmenin feshinin tespitinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı ve bu bağlamda peşinatı iadesi koşullarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.Taraflar arasındaki 01.08.2017 tarihli sözleşmede, projenin fiyatı 450.000 Euro, ödemenin PO ile birlikte %50 peşin ödeme, sahada teslimden sonra %50, teslimin yazılı alım siparişinin alınması ve nakit peşin ödemenin alınmasından sonra 6 içinde olacağı kararlaştırıldığı, davacının yapmış olduğu 225.000 Euro peşin ödemenin teminatı olarak banka teminat mektubunun düzenlendiği anlaşılmaktadır.İspat yükü üzerinde olan davalının sözleşmedeki edimlerini ifa ettiğini ispatlamakla yükümlü olup, davalının sözleşme kapsamında işe başladığına ve teslim süresi içerisinde atık yakma fırınının üretim ve teslim işlemlerini tamamladığına yönelik dosyaya herhangi bir delil sunmadığı, davacının bu hususta yapmış olduğu ihtarların semeresiz kaldığı, davalının edimin ifası yönünden temerrüt olgusunun gerçekleştiği, davalının proforma faturası düzenlenmiş olmasının işe başladığına ve işin yapıldığına delil teşkil etmediği gibi bu faturanın somut dayanak belgelerinin de sunulmadığı, davalının projeye başlamadığı, sürekli davacıyı oyaladığı, bu süreçte davacının peşin ödemenin teminatı olan banka teminat mektubunun süresinin temdit edildiği ve fakat nihayetinde davalı tarafça sunulan teminat mektubunun süresi dolmasına rağmen uzatılmadığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla; davacının sözleşmenin feshedildiğinin tespiti istemekte ve sözleşme kapsamında davalıya yapmış olduğu peşin ödemenin davalıdan istirdatında haklı olduğu, davacı tarafça 08.04.2020 tarihli ihtarnameden söz edilmişse de, delillerinde buna dayanmadığı gibi dosyaya da sunulmadığı, dolayısıyla davalının davadan önce dava konusu alacağın tahsili yönünde temerrüde düşürülmediğinden hükmedilen alacağa dava tarihinden itibaren faiz işletildiğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, dava konusu 01.08.2017 tarihli sözleşmenin feshedildiğinin tespiti ile 225.000 Euro alacağına dava tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarınca Euro ile açılmış bulunan 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faiz oranında faiz işletilmek suretiyle davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 137.712,96.-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 34.086,69.-TL harcın mahsubu ile bakiye 103.626,27.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 233.280,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6325 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 1.320,00.-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA, 5-Davacı tarafça yapılan aşağıda dökümü yazılı toplam 35.812,59.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca davacı tarafa İADESİNE, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzünde, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/10/2024 Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye... e-imza Katip ... e-imza