İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/409 E. 2024/958 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/409
- Karar No
- 2024/958
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO :2020/ KARAR NO :2024/ BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACI : VEKİLİ :Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 20/12/2018 KARAR TARİHİ : 02/10/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/10/2024 Öncesinde ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 31/10/2019 tarih 2018/... esas 2019/... karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi olunan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki bulunması nedeni ile 2013 yılında 5 yıllık bayilik sözleşmesi yapıldığını, bayilik sözleşmesinin 6.4 maddesi gereğince çekle ödeme sistemi kararlaştırıldığını, aynı sözleşmenin 6.2 maddesi gereği aradaki güven ilişkisinin oluşabilmesi adına teminat amaçlı 2014 basımlı ve bu dönemdeki yasaya tabi bir adet çek verildiğini, bu çekin ... A.Ş. ... Şubesi ... nolu boş çek olduğunu, Yalnızca "..." ya yazılıp imzalandığını, bu çeke müvekkilinin yalnızca imza attığını bedel ve tarih yazılmadan boş olarak verildiğini, yine aynı bankanın ...'e kadar olan yaklaşık 18 adet çekinde davalı tarafta olduğunu, davalı şirketin müvekkillerine ihtar çekmeden sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini, dava konusu çekin davalı tarafça doldurulduğunu, teminat olarak alınan dava konusu çekte gösterilen tutar kadar davalının davacıdan alacaklı olduğunu ispatlaması gerektiğini, çekin ... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Esas sayılı icra takip dosyası ile 29/06/2018 tarihinde işleme konulduğunu ileri sürerek davacının çeke dayalı icra takibinden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, davalı firma bünyesindeki ... arasındaki miktarı yazılmayan açık olarak bulunan yaklaşık 18 adet açık çekin iadesine ve %20'sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 11.12.2020 tarihli dilekçesinde, davanın konusunun ... İcra Müdürlüğü 2018/... E. Sayılı icra dosyasına konu edilen çek ve çek bedeline dair menfi tespit istemine ilişkin olduğunu, dava konusu çek bedelinin 2.007.894,17 TL olduğunu, çekin keşide tarihi olan 11.01.2018 tarihi itibari ile müvekkil ticari defterlerinde davalıya karşı borç miktarı ile çek üzerindeki miktar birbiri ile uyuşmadığını, bu tarihteki müvekkil ticari defter kayıtları ile çek bedeli arasındaki farkın 1.157.259,73 TL olduğunu belirterek icra takibinde konu çekten dolayı 1.157.259,73 TL borçlu olunmadığının tespitini istemiş ve bu tutar üzerinden eksik harcı ikmal etmiştir. CEVAP : Davalı vekili davaya cevap dilekçesi ile, takibe konu edilen çeklerin teminat mahiyeti taşımadığını, taraflar arasında akdolunan 2017 tarihli ve beş yıl süreli bayilik sözleşmesinin 6.4. Maddesinde açıkça "...çekle ödeme sisteminde bayi, ... adına tanzim edip imzaladığı ancak doldurulmamış boş çeklerini ...'ya gönderecek ve bu çekler, ödemelerin tutar ve vadeleri belirlendikçe ... tarafından doldurularak bankaya ibrazı ile tahsil edilceceğini, bayinin bu sözleşmenin imza tarihinde teslim edeceği imzalı ve fakat boş çeklerin ... tarafından doldurularak tahsili konusunda ...'yı tam olarak yetkili kıldığını ve bu yetkinin Bayi'nin sözleşmeden doğan tüm borç, gecikme faizi ve ferilerinin tamamen ödenmesine kadar devam edeceğini beyan ve kabul eder." demekle, müvekkili ile davacı yan arasındaki ödemelerin ne şekilde yapılacağının belirlendiğini, buna göre, davacı yanca müvekkiline verilecek olan imzalı ancak bedel kısmı boş çeklerin, cari hesap kapsamında müvekkili tarafından doldurulacağını ve tahsil edilmek üzere bankaya sunulacağını, tarafların, sözleşme ile üzerinde uzlaştıkları ödeme sisteminin bu olduğunu, dolayısıyla huzurdaki davaya konu edilen çekin de keza, davacı yanca müvekkiline "ödeme amacıyla" verilmiş boş çekler arasında olduğunu, bu çeklerden daha önce de müvekkiline verilmiş ve müvekkilinin sözleşme kapsamındaki süreci işleterek alacağını işbu boş çekler vasıtasıyla tahsil ettiğini, takip konusu çekin bu süreçte müvekkiline verilen ilk boş çek olmadığını, müvekkilinin her zamanki gibi davacı yandan boş çekleri, ödeme aracı olarak teslim aldığını ve cari hesap alacağından dolayı bu boş çeklerin bedel kısmını doldurduğunu, tahsilat için gerekli işlemleri böylece başlattığını, dolayısıyla, dava konusu çeklerin teminat çeki olduğundan bahsedilmesi dahi mümkün olmadığını, ayrıca davalı yanın, müvekkilince kendisine satılarak teslim edilen tüm ürünleri bilmekte olduğunu belirterek davanın reddine ve %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER VE GEREKÇE Dava, icra takibine konu edilen 2.007.894,17 TL bedelli çekin 1.157.259,73 TL kısmından dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı, taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesi kapsamında, cari hesap borcunun teminatı olarak imzalı boş verilen dava konusu çekin taraflar arasındaki cari hesap bakiyesi tutarından fazla olarak anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iddia etmiş, davalı ise, dava konusu çekin teminat amaçlı olarak alınmadığını, sözleşmede kararlaştırılan ödeme şekli gereğince ödeme amacıyla alındığını, davacıya satılıp teslim edilen mallardan dolayı ödenmeyen alacaklarının bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Dava konusu 11.01.2018 tarihli 2.007.894,17 TL bedelli çekin keşidecisi davacı ..., lehtarı davalı ... AŞ olup, çekin süresi içerisinde bankaya ibrazında karşılığının bulunmadığı, davalı tarafça dava konusu çeke dayalı olarak davacı aleyhine ... İcra Müdürlüğünün 2018/... sayılı icra dosyasından icra takibine girişildiği anlaşılmaktadır.Taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin 6.4 maddesinde; "..çekle ödeme sisteminde bayi, ... adına tanzim edip imzaladığı ancak doldurulmamış boş çeklerini ...'ya gönderecek ve bu çekler, ödemelerin tutar ve vadeleri belirlendikçe ... tarafından doldurularak bankaya ibrazı ile tahsil edilcecektir. Bayi, bu sözleşmenin imza tarihinde teslim edeceği imzalı ve fakat boş çeklerin ... tarafından doldurularak tahsili konusunda ...'yı tam olarak yetkili kıldığını ve bu yetkinin Bayi'nin sözleşmeden doğan tüm borç, gecikme faizi ve ferilerinin tamamen ödenmesine kadar devam edeceğini beyan ve kabul eder." şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Bu durumda, dava konusu çekin anılan sözleşme hükmü doğrultusunda, davacı bayii tarafından davalı alacaklıya imzalı boş olarak verildiği sabit olduğuna göre, davalının dava konusu çeki anlaşma hükmüne uygun olarak doldurduğunu, bir başka ifadeyle çekin keşide tarihinde, dava konusu çek tutarı kadar davacıdan alacaklı olduğunu ispatla yükümlüdür. Bu bağlamda, her iki tarafın ticari defter ve kayıtları üzerine bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırıldığı, dosyaya kök ve ek raporların sunulduğu, davacının davalı arasında mal alım satımına dayalı ticari ilişkiden dolayı ticari defter ve kayıtlarında davalı şirkete 850.634,44-TL borçlu olduğu, davalının ticari defterlerinde ise, davacıdan 2.033.365,66 TL alacaklı göründüğü, her iki tarafın ticari defterler arasındaki mutabakatsızlığının davalının davacıya 20.12.2017 tarihli toplam 3 adet 1.300.892,27 TL tutarında vade farkı faturasından kaynaklandığı, bu faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı anlaşılmıştır. Davalı alacaklının vade farkına ilişkin bir iddiasının bulunmadığı gibi sözleşmede vade farkının düzenlenmediği, davalı tarafa bu hususta yemin hakkı hatırlatıldığı halde yemin delilini kullanmadığı görülmüştür.Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, davalının davacıdan cari hesaptan dolayı 850.634,44- TL alacaklı olduğu, taraflar arasındaki sözleşmeye dayalı imzalı boş olarak alınan çekin bu tutar üzerinden doldurulması gerekirken davalının kendi ticari kayıtlarında yer alan tutara göre belirlendiği, oysa ki davalının davacıdan olan alacağının 850.634,44 -TL olduğunun belirlenmiş olmasına göre, dava konusu 11.01.2018 tarihli 2.007.894,17 TL bedelli çekten dolayı davacının davalıya 1.157.259,73.-TL borçlu olmadığı, davalı alacaklı çekin bedelsiz kalan kısmını icra takibine konu etmekte haksız ise de, kendi ticari kayıtlarına göre çeki doldurduğu, cari hesap bakiye alacağının tespitinin yargılamayı gerektirdiği, kötü niyetine dair dosyada herhangi bir delile rastlanmadığı, bu nedenle kötü niyet tazminatı koşullarının bulunmadığı anlaşılmakla; davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. HÜKÜM:Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, ... İcra Müdürlüğünün 2018/... Esas sayılı takip dosyasına konu edilen keşidecisi ..., lehtarı ... ...AŞ olan 11/01/2018 tarihli 2.007.894,17 TL bedelli çekten dolayı davacının davalıya 1.157.259,73.-TL borçlu olmadığının TESPİTİNE, Koşulları bulunmadığından kötü niyet tazminatı isteminin REDDİNE, 2-Alınması gereken 79.052,41.-TL nispi harçtan peşin alınan 170,78.-TL peşin harç ile 19.592,32.-TL harcın mahsubu ile bakiye 59.289,31.-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat KAYDINA, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca taktir ve tayin olunan 157.298,57.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafça yapılan aşağıda dökümü yazılı toplam 21.654,60.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca yatıran tarafa İADESİNE, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzünde, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/10/2024 Başkan ✍e-imzalı Üye ✍e-imzalı Üye ✍e-imzalı Katip ✍e-imzalı