İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/510 E. 2025/914 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/510
- Karar No
- 2025/914
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/ KARAR NO : 2025/ BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : DAVA : Tespit DAVA TARİHİ : 29/04/2025 KARAR TARİHİ : 10/09/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 15/09/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...'nin, ... sicil numarası ile müvekkili kurum ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne kayıtlı olarak ticari faaliyetini sürdürmekte olduğunu, 30.07.2024 tarihli, ... sayılı Ticaret Sicili Gazetesi'nin ... Ve ... sayfalarında davalı şirketin adresinin .../... olduğunun tescil ve ilan edildiğini, 06.01.2025 tarihinde davalı şirketin tescilli adresi olarak gözüken adreste ikamet eden ... tarafından müvekkili kuruma ibraz edilen dilekçe ile davalı şirketin belirttiği adreste bulunmadığını ve faaliyet göstermediğinin bildirilerek, davalı şirketin adreste faal gözükmesi sebebiyle haciz tehdidi altında bulunduğundan bahisle davalı şirketin adresinin sicilden terkinini talep ettiğini, müvekkili kurumun 09.01.2025 tarihinde ...'ne ve 09.01.2025 tarihinde şirket müdürü olan ...'a Türk Ticaret Kanunu 33. maddesi ve Ticaret Sicil Yönetmeliği 36.maddesi gereğince yazının tebliğinden itibaren 30 gün içinde yeni adresin tescilinin yaptırılmasını, yaptırılamıyorsa yaptırılmama nedenlerinin açık ve anlaşılır şekilde yazılı olarak bildirilmesi için tescil davetinde bulunmasına rağmen 30 günlük süre içerisinde davalı şirket ya da müdür ... tarafından herhangi bir bildirim veya tescil işleminin yapılmadığını, bu nedenle davanın kabulü ile, mahkemenin tescili gerekli olan bir hususun bulunduğu sonucuna varması halinde bunun tescilinin ...ne emredilmesine, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin de davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. KANITLAR: ...'nin sicil dosyası, dava dilekçesi vs. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Dava, davalı şirketin faaliyet gösterdiği adresin tespit edilerek sicile tesciline mahkememizce karar verilip verilemeyeceği hususuna ilişkindir.Dava konusu ihtilafın çözümünde uygulanması gereken yasa maddeleri şunlardır.TTK’nın 32. ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 34.maddesine göre, sicil müdürü tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür. Tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları şarttır. TTK’nın 33. maddesine göre, tescili zorunlu olup da kanuni şekilde ve süresi içinde tescili istenmemiş olan veya 32 nci maddenin üçüncü fıkrasındaki şartlara uymayan bir hususu haber alan sicil müdürü, ilgilileri, belirleyeceği uygun bir süre içinde kanuni zorunluluklarını yerine getirmeye veya o hususun tescilini gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır. (2) Sicil müdürünce verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişi, sicil müdürünün teklifi üzerine mahallin en büyük mülki amiri tarafından bin Türk Lirası idari para cezasıyla cezalandırılır.(3) Süresi içinde kaçınma sebepleri bildirildiği takdirde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesi, dosya üzerinde inceleme yaparak tescili gerekli olan bir hususun bulunduğu sonucuna varırsa, bunun tescilini sicil müdürüne emreder, aksi takdirde tescil istemini reddeder. Süresi içinde tescil isteminde bulunmayan veya kaçınma sebeplerini bildirmeyen kişinin ikinci fıkradaki cezayla cezalandırılması bu fıkra hükmünün uygulanmasına engel oluşturmaz. Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 36.maddesine göre, tescil edilmesi gereken bir olgunun ilgilisi tarafından tescil ettirilmediğini haber alan müdürlük, tescil başvurusunda bulunmakla yükümlü kişileri, otuz gün içinde tescil başvurusunda bulunmaya veya tescili gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır. Bu davette, kanuni dayanaklar gösterilmek suretiyle davetin gerekçesi, tescili gereken belgeler ve tescil yükümlülüğünün yerine getirilmemesinin yaptırımları belirtilir. (2) Birinci fıkra gereğince yapılan çağrı üzerine, süresi içinde tescil isteminde bulunulmaması veya kaçınma sebepleri bildirilmiş olmasına rağmen kaçınma sebeplerinin yeterli görülmemesi halinde müdürlük, durumu sicilin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine bildirir. Mahkemenin tescile hükmetmesi halinde olgu resen tescil edilir. (3) Müdürlükçe verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişi, Kanunun 33. üncü maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen idari para cezasıyla cezalandırılır. (4) Üçüncü fıkra gereğince idari para cezası verilmesine rağmen, kanuni süre içerisinde tescil isteminde bulunmamakta ısrar edilmesi halinde, müdürlük durumu sicilin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine bildirir.Limited şirket tip anasözleşmesinin 4.maddesine göre, tescil ve ilan edilmiş adresinden ayrılmış olmasına rağmen, yeni adresini süresi içinde tescil ettirmemiş şirket için bu durum fesih sebebi sayılır. TTK’nın 636/1-a maddesine göre, şirket sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinden biri gerçekleşmişse, şirket sona erer.Eldeki dava da, davalı şirketin sicile kayıtlı adresini terk ettiği, davacının şirkete ihtarname göndererek adres değişikliğini bildirmesini istediği, davalı tarafından herhangi bir cevap verilmeyince, işbu dava ile davalının yeni adresinin tespiti ve tescili talep edilmiştir.TTK’nın 32. ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 34.maddesine göre, sicil müdürlüğünün tescil için aranan şartların var olup olmadığını, mevcut bir durumda değişiklik olup olmadığını resen incelemesi gerektiği, bu kapsamda davacının, şirketin başka bir adreste faaliyet gösterip göstermediğini araştırması, araştırma sonucunda şirketin adresinin tespit edilmesi durumunda yukarıda anılan TTK’nın 33. ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 36. maddesine göre işlem yapılması, yapılacak araştırmadan bir sonuç alınamazsa, yukarıda açıklanan anasözleşme hükmü ve TTK’nın 636/1-a maddesi gereğince ... tarafından şirketin feshi davası açılması gerektiği (Bkz. aynı yönde ... 11. Hukuk Dairesinin 2007/-2007/ E. K. sayılı ilamı), ticaret mahkemesinin adresten ayrılan bir şirketin nereye taşındığını araştırması ve bu adresi tescil ettirme görevinin bulunmadığı gibi, davacı tarafından açıklanan işlemler yapılmadan işbu davanın erken açıldığı, bu nedenle davanın açılmasında hukuki menfaatin bulunmadığı anlaşıldığından, davanın hukuki yarar bulunmaması nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın usulden reddine, 2-Harçlar yasası gereği alınması gereken harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan gider olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nın 333. maddesi gereği yatırılan ve kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden itibaren ilgililere iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı yanın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... olmak üzere karar verildi. 10/09/2025 Başkan ... ¸e-imzalıdır. Üye ... ¸e-imzalıdır. Üye ... ¸e-imzalıdır. Katip ... ¸e-imzalıdır.