İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/666 E. 2024/1029 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/666
Karar No
2024/1029
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/ KARAR NO : 2024/

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- VEKİLİ : Av. DAVALI : 2- VEKİLİ : Av.

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/10/2023 KARAR TARİHİ : 14/11/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 12/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili ile davalı ... İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti. Arasında ... ili, ... ilçesi, ... Mah. ... numaralı taşınmazın satışı için 07/11/2015 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin bütün mükellefiyetlerini kusursuz bir şekilde yerine getirdiğini ancak davalı inşaat şirketinin iş bu taşınmazların zilyetliğini devrettiğini, müvekkilinin bütün taleplerine rağmen taşınmazların tapuda devirlerini gerçekleştirmediğini, ... 2. Tüketici Mahkemesinin 2020/... esas sayılı dosyası ile hüküm altına alındığını, taşınmazın müvekkili adına hükmen tesciline karar verilerek kesinleştiğini, söz konusu taşınmaz üzerinde davalı inşaat firması tarafından kötü niyetli olarak ipotek tesis edildiğini, işbu davanın ipoteğin kötü niyetli olarak tesis edilmiş olması ve tesisi anında ipotek borçlusu olan davalı inşaat firmasının taşınmaz üzerinde hakkının olmaması sebebi ile kaldırılması gerektiğinden ikame edildiğini bildirerek dava konusu taşınmazın satışının da konu edildiği ... 28. İcra Müdürlüğünün 2020/... esas numaralı icra dosyasında dava konusu taşınmaz yönünden satışın Tebire'n durdurulmasına karar verilmesini, ... ili, ... ilçesi, ... Mah. ... numaralı taşınmazın ipotek tesisinden önce davacıya satışının yapıldığının ... 2. Tüketici Mahkemesinin 2020/... esas sayılı dosyasında yapılan yargılama ile hüküm altına alınmış olduğu ve bankanın bu durumu bilebilecek durumda olması sebebi ile hukuka aykırı olarak tesis edilen dava konusu taşınmaz tapu kayıtlarının üzerindeki davalı banka lehine kurulan ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, görevsizlik kararı, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, ipoteğin fekki istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nın 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir. Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur. Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır. Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari iş sayılmazlar.Ticari davalar ise aynı Kanunun 4/1 maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medenî Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.Somut olayda, davacı ve davalı tacir olmadığı gibi, davacı ile davalı arasında bir ticari ilişki de söz konusu olmayıp, davacının, dava dışı yükleniciden aldığı daire üzerinde, davalı bankadan alınan kredi için tesis edilen ipoteğin kaldırılması talebinden ibaret eldeki davada, davacı ile davalı banka arasında bankacılıktan kaynaklanan bir sözleşme ya da karşılıklı bankacılık işleminden kaynaklanan bir ihtilaf bulunmadığı anlaşılmakla, bu durumda davanın mutlak ticari dava olması da söz konusu olmamakla, mahkememizin görevli olmadığı ,... 7.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli mahkeme olarak davanın esasına ilişkin yargılamaya devam etmesi gerektiği anlaşılmakla, istinaf edilmeksizin kesinleşen ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevsizlik kararın karşısında, olumsuz görev uyuşmazlığı ortaya çıktığından aşağıdaki şekilde, görevsizlik kararı verilerek, HMK’nın 21. ve 22. maddesi gereğince yargı yerinin belirlenmesi için derhal dosyanın ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine dair karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu, Mahkememizin görevsiz ve yetkisiz olduğundan, dosyanın 7.Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 2-HMK'nun 20 ve devamı maddeleri uyarınca Yargı Yeri Uyuşmazlığı sebebiyle merci tayini için dosyanın ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. İstinaf Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli 7. Asliye Hukuk Mahkemesince takdirine, yargılamanın görevli mahkemede devam etmediği taktirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/11/2024

Katip ¸E-imzalıdır.

Hakim ¸E-imzalıdır.

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/666, K. 2024/1029, T. 14.11.2024, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-666-e-2024-1029-k-7f1d01218f33