İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1370 E. 2025/285 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1370
- Karar No
- 2025/285
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/ KARAR NO : 2025/ BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : DAVA : Tespit DAVA TARİHİ : 26/12/2024 KARAR TARİHİ : 19/03/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 07/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...'nin ... sicil numarası ile müvekkil kurum ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne kayıtlı olarak ticari faaliyetini sürdürmekte olduğunu, davalı şirketin tasfiye memuru ... vekili Av. ... tarafından keşide edilen ... 1. Noterliği'nin 10.10.2024 tarihli ve ... yevmiye numaralı istifanamesi ve ekleri incelendiğinde, ...'ın davalı şirketteki tasfiye memurluğu görevinden istifa ettiğinin anlaşıldığını, davalı şirketin tasfiye memurunun istifası nedeniyle meydana gelen değişikliklerin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 31. maddesi ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 29. maddesi gereği tescil edilebilmesi için şirket müdürü tarafından tescilinin talep edilmesinin gerekmekte olduğunu, müvekkili kurumun 15.10.2024 tarihinde, ayrı ayrı olarak ...'ne ve müdür ...'a Türk Ticaret Kanunu 33. maddesi ve Ticaret Sicil Yönetmeliği 36.maddesi gereğince yazının tebliğinden itibaren 30 gün içinde tasfiye memurunun istifanamesine istinaden tasfiye memuru görevini sona erdirme ve yeni tasfiye memuru atama tescilinin yaptırılmasını, yaptırılamıyorsa yaptırılmama nedenlerinin açık ve anlaşılır şekilde yazılı olarak bildirilmesi için tescil davetinde bulunmasına rağmen 30 günlük süre içerisinde davalı şirket ya da müdür ... tarafından herhangi bir bildirim veya tescil işlemi yapılmadağını, davanın Kabulü ile,davalı şirket ...'ne tasfiye memuru atanmasına, mahkemenin tescili gerekli olan bir hususun bulunduğu sonucuna varması halinde bunun tescilinin ... Ticaret Sicili Müdürlüğüne emredilmesine, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin de davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. KANITLAR: Dava dilekçesi, davalı şirketin ticaret sicil kayıtları, vs. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Dava,istifa eden davalı şirkete tasfiye memurunun yerine TTK 33-35 maddeleri uyarınca yeni bir tasfiye memurunun atanması istemine ilişkindir.Dava konusu ihtilafın çözümünde uygulanması gereken yasa maddeleri şunlardır.TTK’nın 32. ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 34. maddesine göre, sicil müdürü tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür. Tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları şarttır. Türk Ticaret Kanunun 33.maddesi ,"Tescili zorunlu olup da kanuni şekilde ve süresi içinde tescili istenmemiş olan veya 32 nci maddenin üçüncü fıkrasındaki şartlara uymayan bir hususu haber alan sicil müdürü, ilgilileri, belirleyeceği uygun bir süre içinde kanuni zorunluluklarını yerine getirmeye veya o hususun tescilini gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır.(2) Sicil müdürünce verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişi, sicil müdürünün teklifi üzerine mahallin en büyük mülki amiri tarafından bin Türk Lirası idari para cezasıyla cezalandırılır. [1] (3) Süresi içinde kaçınma sebepleri bildirildiği takdirde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesi, dosya üzerinde inceleme yaparak tescili gerekli olan bir hususun bulunduğu sonucuna varırsa, bunun tescilini sicil müdürüne emreder, aksi takdirde tescil istemini reddeder. Süresi içinde tescil isteminde bulunmayan veya kaçınma sebeplerini bildirmeyen kişinin ikinci fıkradaki cezayla cezalandırılması bu fıkra hükmünün uygulanmasına engel oluşturmaz."Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 36. maddesine göre, tescil edilmesi gereken bir olgunun ilgilisi tarafından tescil ettirilmediğini haber alan müdürlük, tescil başvurusunda bulunmakla yükümlü kişileri, otuz gün içinde tescil başvurusunda bulunmaya veya tescili gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır. Bu davette, kanuni dayanaklar gösterilmek suretiyle davetin gerekçesi, tescili gereken belgeler ve tescil yükümlülüğünün yerine getirilmemesinin yaptırımları belirtilir. (2) Birinci fıkra gereğince yapılan çağrı üzerine, süresi içinde tescil isteminde bulunulmaması veya kaçınma sebepleri bildirilmiş olmasına rağmen kaçınma sebeplerinin yeterli görülmemesi halinde müdürlük, durumu sicilin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine bildirir. Mahkemenin tescile hükmetmesi halinde olgu resen tescil edilir. (3) Müdürlükçe verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişi, Kanunun 33. üncü maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen idari para cezasıyla cezalandırılır. (4) Üçüncü fıkra gereğince idari para cezası verilmesine rağmen, kanuni süre içerisinde tescil isteminde bulunmamakta ısrar edilmesi halinde, müdürlük durumu sicilin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine bildirir.Somut olayda, davalı şirketin 11/08/2022 tarihinde yayımlanan Ticaret Sicili gazetesinde tasfiyeye girdiği ve tasfiye memuru olarak ...'ın atandığı ancak tasfiye memurunun 10/10/2024 tarihinde istifa etmesi nedeniye boşalan tasfiye memurunun yerine tasfiye memuru atanması için davacının, davalı şirkete ihtarname göndererek yeni tasfiye memuru seçilmesini istediği ancak davalı tarafından herhangi bir cevap verilmeyince, işbu dava ile tasfiye memuru atanması talep edilmiştir.TTK 273 maddesinde, tasfiye memurunun ortakların oybirliğiyle seçileceğini, seçilmemişse tüm ortakların ortakların tasfiye memuru sayılacakları veya ortaklardan birinin talebiyle ticaret mahkemesi tarafından atanacağı düzenlenmiştir.Tasfiye halindeki şirkette tasfiye memuru yönetim kurulunun yerine geçmektedir. Dolayısıyla tasfiye memuru şirketin yönetim organıdır.Tasfiye memurunun istifa etmesi halinde yerine yeni bir tasfiye memurunun seçilmesi ana sözleşmede hüküm yoksa ortakların oy birliğiyle veya ortaklardan birinin talebiyle mahkemece seçilebilir. Yasa da Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından tasfiye memuru atanması hususunda dava açılabileceğine dair bir düzenleme yoktur.Bu durumda Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından istifa eden tasfiye memurunun yerine yeni bir tasfiye memuru seçilmesi için TTK 33 ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 36.maddesi uyarınca şirkete ihtarname gönderilmeli, buna rağmen tasfiye memuru atanmaması halinde anasözleşme hükmü ve TTK’nın 636/1-a maddesi gereğince ... tarafından şirketin feshi davası açılması gerekir.Davacı kurum tarafından davalı şirkete ihtarname gönderilmiş ve verilen süreye rağmen istifa eden tasfiye memurunun yerine yeni bir tasfiye memuru seçilmemiştir. Bu durumda organsız kalan şirketin feshi için ... tarafından fesih davası açılması gerekirken bu davanın açılmasında hukuki menfaatin bulunmadığıından davanın hukuki yarar bulunmaması nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın reddine, 2-Harçlar Yasası gereğince; alınması gereken 615,40- TL harcın peşin alınan 427,60- TL den mahsubu ile 187,80- TL harcın davacıdan tahsiline, 3-Kararın niteliği gereği davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 5-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı yanın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... olmak üzere karar verildi. 19/03/2025 Başkan ... ¸e-imzalıdır. Üye ... ¸e-imzalıdır. Üye ... ¸e-imzalıdır. Katip ... ¸e-imzalıdır.