İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1165 E. 2026/123 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1165
- Karar No
- 2026/123
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/ KARAR NO : 2026/
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/11/2024 KARAR TARİHİ : 20/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkil şirketin davalı borçlu ... Anonim Şirketi'ne endüstriyel sensörler, rezistans termometre, sıcaklık kontrol cihazı, sanayinin birçok dalında kullanılan teknolojik aletler vb. hizmetler için aracılık etmiş olup, davalı borçlu tarafından verilmiş olan hizmete karşılık kesilen faturaların ödemeleri yapılmadığını, söz konusu alacak bedellerinin tahsili için Davalı borçlu ... Anonim Şirketi aleyhine, ... 1. Genel İcra Müdürlüğü 2024/... E. sayılı dosyası ile 44.450,17 TL'lik cari hesaptan kaynaklanan alacak için başlatılan icra takibine borçlu tarafından 21.10.2024 tarihli itiraz dilekçesi ile itiraz edilmiş olup, işbu itiraz neticesinde icra takibi durdurulduğunu, davalı borçlunu itirazında haksız olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile haklı davanın kabulü ile davalı borçlunun ... 1. Genel İcra Müdürlüğü 2024/... E. Sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin takip tarihi itibariyle işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, davalı borçlu şirket aleyhine haksız itirazı nedeniyle % 20’ den aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, teminatsız olarak davalı adına kayıtlı bulunan malvarlığına ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: öncelikle, yetki, zamanaşımı, hak düşürücü süre taleplerinin bulunduğunu, Davacı takipte ve davada cari hesap ekstresine dayanmış ancak buna karşılık reeskont avans faizi ve ticari faiz ibareleri kullanarak fahiş ve hukuka uygun olmayan faiz taleplerinde bulunduğunu, bu taleplerin kabul edilemeyeceğini, bu sebeple -alacağın varlığını kabul anlamına gelmemek kaydı ile- sadece bu bakımdan dahi itirazların haksız olmadığını, faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerektiğini, borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş da olması onu borç altına sokmayacağını, ... E. 1978/) Fatura tek başına alacağın kanıtı olmadığını, faturanın dayanağı olan temel ilişkinin ispatının gerektiğini, tek yanlı düzenlenen faturanın, düzenleyen tarafın kendi ticari defterlerine kayıt edilmiş olması da alacağın varlığını ispatlamayacağını, bu nedenlerle haksız açılan davanın reddi ve itirazımızın kabulü ile takibin iptaline, davacı hakkında %30 dan az olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, ... 1. İcra Müdürlüğünün 2024/... sayılı icra takip dosyası, ticari defterler, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.İlgili icra dosyasının incelenmesinde davacı tarafından davalı hakkında 16/10/2024 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunulduğu, icra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emre tebliğ edildiği ve davalı tarafından yasal süre içinde 21/10/2024 tarihinde borca itiraz edildiği görüldü. Tarafların ticari defterleri talep edilmiş taraflarca ibraz edilen ticari defterler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir.Mali müşavir bilirkişi tarafından hazırlanan 19/07/2025 tarihli raporunda özetle: 2023-2024 yılları ticari defterlerinin, açılış/kapanış onay beratlarının 13/12/2011 tarihli ve sayılı Resmi Gazete 'de yayımlanan Elektronik Defter Genel Tebliğinde belirtilen usul ve esaslar dahilinde, T.T.K. nun 69 ile 213 sayılı V.U.K. nun 220 ve 222 nci maddelerinde öngörülmüş hükümlere uygun olarak yaptırılmış olup defterlerin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama genel tebliğine ve Muhasebe İlke ve kurallarına riayet edildiği, taraflar arasındaki ticaretin 2023 yılında başladığı, 2024 yılından sonra ticaretin mevcut olmadığı, bakiye alacağı olarak devam ettiğinin görüldüğü, davacı davalıya 16.06.2023 tarihinde 25.255,78 TL fatura düzenlediği, fatura tahsilatının yapılmadığı, taraflar arasında vade farkı faturaları düzenlendiği, muhasebe kayıtlarına işlendiği, davacının 44.450,17 TL cari alacağını 17.10.2024 tarihinde icra takibi başlattığı için şüpheli alacaklar hesabına virman ettiği, davacının davalıdan 31.12.2024 tarihi itibari ile 44.450,17 TL alacaklı olduğu, taraflar arasında yapılan e-posta maillerinde isimleri geçen şahıslardan; ... davacı firmada hissedar yönetici olduğu, SİBEL MERT Sibel MERT'in davacı firmada Muhasebe Personeli olarak görev yaptığı, davacı ile davalı arasında yapılmış Ticari Hizmet sözleşmesinin dosyaya sunulmadığı ve davalının ticari ilişkiye doğrudan itiraz etmediği, davacı ticari defter ve kayıtları incelendiğinde taraflar arasında bir ticari ilişkinin mevcut olduğu kanaati mütalaa edilmiştir. Mahkememizce davalı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi hususunda Kütahya Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılmış, davalı ticari defterleri yönünden de bilirkişi raporu temin edilmiştir. Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 01/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalı tarafın ticari defter kayıtlarında yer alan davalının 2023-2024 yılı ticari defterleri usulüne uygun olarak tutmuş, Envanter Defteri Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun olarak yasal süresi içinde noter onayı yapılmış olup, Yevmiye Defteri ve Defteri Kebir Yönünden E Defter mükellefi olup, yasal süresinde mevzuata uygun şekilde E Beratlarının oluşturulduğu, davalı ile Davacı arasında ticari ilişki olduğu, davalı tarafından ödeme yapılmadığı, davacının takip tarihi itibari ile 25.255,78 TL alacaklı olduğununu tespit edildiği bildirilmiştir. Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde açılan dava; davacı tarafça cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesine ilişkindir.Davacının davalıdan cari hesaba dayalı olarak alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacak miktarının tespiti amacıyla tarafların ticari defter ve bağlı kayıtları incelenmiştir. Davacının kendi ticari defter ve bağlı kayıtlarına göre;davalıya 16.06.2023 tarihinde 25.255,78 TL fatura düzenlediği, vade farkı faturaları düzenlendiği,muhasebe kayıtlarına işlendiği, davacının davalıdan 44.450,17 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş ise de davalının ticari defter ve bağlı kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde davalının davacıya 25.255,78 TL borcunun olduğu tespit edilmiştir.Davacının defterlerinde kayıtlı olan ancak davalının defterlerinde kayıtlı olmayan bir kısım fatura alacaklarının dayanağının vade farkı faturaları olduğu anlaşılmıştır. ... 2001/ 2003/ karar sayılı ,27.06.2003 tarihli ilişkin kararında faturaya “alacağın belli bir zamanda ödenmemesi halinde belirli bir oranda vade farkı alınacağı” kaydı konulması ile ilgili olarak "Vade farkı yasal düzenlemeler kapsamında tanımlanmış ve kabul edilmiş bir kavram değildir...Sonuç olarak, faturanın sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olduğu için TTK’nın 23/2. maddesine göre süresinde itiraz olunmamak suretiyle kabul edildiği varsayılan fatura içeriği ancak sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak faturada yer alması olağan sayılan satılan malın cinsi, veya yapılan işin adedi, türü bedeli gibi hususlara ilişkin olabilir.Faturadaki gecikme halinde vade farkı alınacağına ilişkin kayda itiraz edilmemesi,faturada yer almakla birlikte taraflar arasındaki sözleşmede düzenlenmemiş bir hususa ilişkin kaydın da kabul edildiği anlamına gelmez. Vade farkı kaydının faturanın zorunlu içeriğinde olmayıp, yasal sürede itiraz edilmedi diye kabul edilmesinin ağır bir sonuç doğuracağı; faturadaki vade farkı uygulanır ibaresinin yazılması halinde TTK nın 23/1. maddesindeki karinenin uygulama alanı bulmayacağı, zira fatura sözleşme olmadığı gibi, faturaya itiraz edilmemesinin de ona sözleşme niteliği vermeyeceği, faturalara (bedelin belli bir sürede ödenmesi halinde vade farkı ödenir.) ibaresinin yazılarak karşı tarafa tebliği ve karşı tarafça TTK nın 23/2. maddesi uyarınca sekiz gün içinde itiraz edilmemesi halinde bu durum sadece fatura münderecatının kesinleşmesi sonucunu doğurup vade farkının davalı yanca kabul edildiği ve istenebileceği anlamına gelmeyeceğine" karar verilmiştir.Anılan içtihadı birleştirme kararı ile taraflar arasında vade farkı ödeneceğine ilişkin bir sözleşme hükmü veya ticari defterlerinde vade farkı uygulanmasına ilişkin teamül bulunmadığı, teamülden anlaşılması gerekenin taraflar arasındaki ticari ilişkide bu yönde teamül bulunup bulunmadığının olduğu, taraflar arasında daha önce vade farkı faturası düzenlenmediği ve dolayısıyla vade farkı faturası ile ilgili ödeme yapılmadığı,vade farkı faturası düzenlenmesinin teamül haline gelmediği gözetilerek, davacının ilgili icra takibine konu vade farkı faturalarına istinaden davalıdan alacaklı olmadığı tespit edilerek (Emsal mahiyette ... BAM 12. HD'nin 2025/ Esas sayılı ilamı dikkate alınarak)ancak her iki tarafın ticari defter ve bağlı kayıtlarında tespit edilen 25.255,78 TL(cari hesap) yönünden davacının alacaklı olduğu kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, buna göre davalının ... 1. Genel İcra Dairesi’nin 2024/... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 25.255,78 TL asıl alacak üzerinden , işbu asıl alacağa takip tarihinden ödeme tarihine kadar işleyecek % 51,75 avans faiz oranından az olmamak üzere artan oranlarda faizi, icra icra harç-masrafları, avukatlık ücreti ile birlikte tahsilde tekerrür etmemek ve yapılacak kısmi ödemelerin TBK’nın 100. maddesi gereği önce faizden düşümü sağlanmak kaydıyla DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si olan 5.051,15 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 3-İİK 67/2. Maddesi gözetilerek reddedilen asıl alacağın %20 si olan 3.838,87 TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.725,22 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 536,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.898,74 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE, 6-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 9.500,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 515,00 TL olmak üzere toplam 10.015,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranlarına göre hesaplanan 5.690,34 TL yargılama gideri, 536,85 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 6.654,79 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 25.255,78 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 19.194,39 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK’nın 341. ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.20/01/2026
Katip ¸E-imzalıdır.
Hakim ¸E-imzalıdır.