İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/946 E. 2018/1010 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/946
- Karar No
- 2018/1010
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018 KARAR NO : 2018 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : ... VEKİLİ : Av. DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/07/2018 KARAR TARİHİ : 17/07/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/07/2018 Mahkememize tevzi edilen Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili davalılardan ilk olarak 01/01/2007 tarihinden itibaren UEDAŞ ile sözleşme imzaladıklarını, daha sonra sırasıyla diğer davalılarla aynı abone numarası ile sözleşme imzaladığını, ilk sözleşmeden itibaren müvekkilinin... abone numaralı ticari abonesi olduğunu, müvekkilinin davalılara düzenli olarak faturaların ödemesini yaptığını, davalılar tarafından bu elektrik aboneliğine istinaden tam ve kesin miktarı bilinmemekle birlikte kayıp ve kaçak bedeli, perakende satış hizmet bedeli, iletim sistemlerini kullanma bedeli, dağıtım bedeli, sayaç okuma bedeli, kayıp kaçak enerji bedeli ve diğer bedeller üzerinden alınan TRT payı, kayıp kaçak enerji bedeli ve diğer bedeller üzerinden alınan belediye tüketim vergisi BTV ve kayıp kaçak enerji bedeli ve diğer bedeller üzerinden alınan KDV adları altında haksız ve yersiz tahsilatlar yapıldığını, bu bedellerin müvekkili şirket tarafından tahsil edilmeye devam edildiğini, 2011 yılının mart ayından itibaren 2012 yılının haziran ayına kadar ayrı bir kalemde gösterildiğini, bunun dışında kalan tarihlerde kayıp kaçak enerji bedeli aktif tüketim bedeli içerisine dahil edilerek tahsil edildiğini, müvekkili ile davalılar arasında akdedilen abonelik sözleşmesi, müvekkili ile müzakere edilmeden standart sözleşme olarak hazırlanmış olup, müvekkilinin sözleşme içeriğine etki edemediğini, ayrıca müvekkili şirketin ilk olarak özelleştirme süreci kapsamında dağıtım şirketiyle yapmış olduğu sözleşme sonrasında sözleşmenin perakende şirketiyle devam etmesi ve aynı sözleşmeyle müvekkilinin aynı abone numarasıyla kalmaya devam etmesi davacı ve davalılar arasında dava konusu olan hak ve borcun ortak olması, davalılardan sadece birine karşı dava açılması sonucunda diğerine ihbarını istemeleri ayrıca yapılacak inceleme ve araştırma sonucunda verilecek hükmün davalıların birbirini etkileyecek olması dolayısıyla usul ekonomisi yönünden aynı abone numarası üzerinden yapılacak olan yargılamanın hızlı bir şekilde yürütülmesi gibi sebepler dikkate alındığında aynı abonelikle alakalı sözleşmeden dolayı ihtiyarı dava arkadaşlığı sebebiyle tek bir dava açıldığını, bu nedenlerle davalılar tarafından müvekkilinden haksız ve hukuka aykırı olarak son 10 yılda tahsil edilmiş kayıp kaçak bedeli, perakende satış hizmet bedeli, iletim sistemlerini kullanma bedeli, dağıtım bedeli, sayaç okuma bedeli, kayıp kaçak enerji bedeli ve diğer bedeller üzerinden alınan enerji fon bedeli, kayıp kaçak enerji bedeli ve diğer bedeller üzerinden alınan TRT payı, kayıp kaçak enerji bedeli ve diğer bedeller üzerinden alınan Belediye tüketim vergisi BTV ve kayıp kaçak enerji bedeli ve diğer bedeller üzerinden alınan KDV payının tespitine, tespit edilecek olan haksız ve hukuka aykırı ücretlerin belirsiz alacak davası niteliğinde olduğundan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalılardan şimdilik 5.000 TL kayıp kaçak bedeli, 2.000 TL perakende satış hizmet bedeli 250,00 TL, iletim sistemlerini kullanma bedeli 250,00 Tl, dağıtım bedeli 1250,00 Tl, sayaç okuma bedeli 250,00 TL, kayıp kaçak enerji bedeli ve diğer bedeller üzerinden alınan enerji fon bedeli 250,00 Tl, kayıp kaçak enerji bedeli ve diğer bedeller üzerinden alınan TRT payı 250,00 Tl, kayıp kaçak enerji bedeli ve diğer bedeller üzerinden alınan Belediye tüketim vergisi BTV 250,00 TL ve kayıp kaçak enerji bedeli ve diğer bedeller üzerinden alınan 250,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Elektrik Enerjisi Toptan Satış AŞ. cevap dilekçesinde özetle: Dosyanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili yerin Ankara Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, Elektrik Piyasası Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair 6719 sayılı Kanun, 4.6.2016 tarihinde kabul edildiğini ve 17 Haziran 2016 tarihli, 29745 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdiğini, 6719 sayılı Kanunun 26 maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununa geçici 20. Madde eklendiğini, bu maddede kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilen dağıtım, sayaç okuma, satış hizmeti, iletim ve kayıp kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17. Madde hükümleri uygulanır denildiğini, bu nedenle söz konusu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, son 10 yıllık fatura ve endeks dökümleri, abonelik sözleşmesi, hisse devir sözleşmesi, elektrik enerjisi satım sözleşmesi, enerji alım-satım bildirim formu, irsaliyeli fatura, tarafların beyanı, faturalar, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, elektrik faturalarında fazladan alınan paraların iadesi istemine ilişkindir. Davalı vekilinin süresi içinde usulune uygun olarak cevap dilekçesi sunduğu ve yetkiye yönelik ilk itirazda bulunarak dosyanın Ankara Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini talep etmiştir. Taraflar arasında düzenlenen 25/11/2011 tarihli elektrik abone sözleşmesi gereğince davacının işyeri ile ilgili abone kaydına gelen faturalarda kayıp kaçak bedeli vb. unsurların yer aldığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 6. maddesinde "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." denilerek genel yetkili mahkeme ve 14/1. maddesinde ise "Bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir." denilerek şubenin bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğu ve yetki sözleşmesi başlıklı 17. maddede ise "(1) Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır" denilerek yetki sözleşmesinde gösterilen mahkemenin de yetkili olduğu düzenlenmiştir. Görüldüğü üzere, yetki sözleşmesi düzenleyebilecek şahıslar sadece tacirler veya kamu tüzel kişileri olarak belirlenmiştir. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, yapılan yetki sözleşmesi, münhasır yetki sözleşmesi olacaktır. Taraflar, yetkili kıldıkları mahkemenin ve icra dairelerinin yanında, kanunen yetkili kılınan genel veya özel yetkili mahkeme ve icra dairelerinin de yetkisinin devam etmesini istiyor ise, diğer bir anlatımla, münhasır olmayan yetki sözleşmesi yapmak istiyorlarsa, bu durumun yetki sözleşmesinde ayrıca belirtilmesi gerekir. Bu yetki kuralları kesin olmadığından, HMK'nın 19. maddesinde belirlenen süre ve yöntemle yetkisizlik itirazında bulunulmaz ise davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir ve mahkemece kendiliğinden yetkisizlik kararı verilemez. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Yetki itirazının ileri sürülmesi" başlıklı 19/2. maddesinde; "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz." hükmünü içermektedir. Yine, 116/1-a maddesinde "Kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazı"nı "ilk itiraz" olarak düzenlemektedir. 117/1. madde ise; "ilk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez." hükmünü içermektedir. O halde yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda taraflar arasında düzenlenen abonelik sözleşmesinde yetki sözleşmesinin düzenlendiği Ankara Mahkemesinin yetkili mahkeme olarak ifade edildiği, yetki sözleşmesinde kanunen genel veya özel yetkili mahkemenin yetkisi ayrıca belirtilmediğinden bu yetki sözleşmesinin münhasır yetki sözleşmesi olduğu ve tarafları bağladığı açık olup davalı tarafın usulune uygun yetki ilk itirazında bulunduğundan yetki ilk itirazının kabulu ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davalı ... Yönünden açılan davanın tefriki ile dosyanın yeni esasa alınmasına, bu dosyanın bir suretinin yeni esas alınan dosya arasına konulmasına, bu davalı yönünden yapılan yetki itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliğine, Ankara Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğuna, 2-HMKnun 20 maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine, 3-HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın yetkili mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin yetkili Ankara Asliye Ticaret Mahkemesince taktirine, yargılamanın yetkili mahkemede devam etmediği taktirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine, Dair, Davacı Vekili Av. .............., Davalı............... Uludağ Vekili Av.................., Davalı İMC vekiil Av .................., Davalı UEDAŞ Vekili AV. .............................'in yüzüne karşı, diğer davalı tarafın yokluğuna gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/07/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.