İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/596 E. 2019/259 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/596
Karar No
2019/259
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018 KARAR NO : 2019 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. ... DAVALI : DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 04/05/2018 KARAR TARİHİ : 14/02/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/03/2019 Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili şirketten birim fiyatı 10 TL'den olmak üzere 1000 m² parke taşı aldığını ve KDV ile birlikte 11.800,00 TL.borçlandığını, müvekkilinin bu alışveriş neticesinde 23/09/2016 tarih 255720 nolu 11.800,00 TL.tutarındaki faturayı düzenlediğini ve tebliğ ettiğini, davalının borcunu ödemeyince de borcun icraya intikal ettiğini, müvekkilinin alacağının tahsili için söz konusu faturaya dayanarak Bursa 8.İcra Müd.'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibini başlattığını ve davalıya işlemiş faiz ile birlikte toplam 12.454,90 TL borç için ödeme emri gönderildiğini, ödeme emrinin 05/05/2017 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, davalı borçlunun da 08/05/2017 tarihinde borçlu olmadığından bahisle takibe itiraz ettiğini beyanla, davalının Bursa 8.İcra Müd.'nün ... esas saylı dosyadaki haksız ve kötüniyetli itirazının iptaline, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından savunmada bulunulmamıştır. DELİLLER: Dava dilekçesi, tarafların beyanı, Bursa 8. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyası, ticari defterler, faturalar, davacıya ait BA ve BS formları, bilirkişi raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67.Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 03/05/2017 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuşturİcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 05/05/2017 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 08/05/2017 tarihinde borca itiraz etmiştir. Mahkememiz dosyası içerisine Bursa 8.İcra Müd.'nün ... esas sayılı takip dosyası, davacıya ait 2016 ve 2017 yıllarına ait yevmiye defterleri, irsaliyeli faturalar ve cari hesap kayıtları ile davacı ve davalıya ait BA ve BS formları ile bilirkişi raporları celp edilerek inceleme yapılmıştır. Tarafların ticari defterleri talep edilmiş, davacı tarafça ibraz edilen ticari defterler bir mali müşavir bilirkişi ile iletişim uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu 03/12/2018 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; davalı şirket ve davacı şirket tarafından mal alım satımına ait yazılı bir sözleşme olmadığı, davacı şirket tarafından davalı şirkete düzenlenen 23/09/2016 tarih A 255720 nolu 10.000,00 TL+1.800,00 TLKDV=11.800,00 TL.bedelli faturanın, davalı şirket tarafından bağlı olduğu Orhangazi Vergi Dairesi Müd'ne 09/2016 dönemide BA formu ile (alış) bildirildiği, davalı şirket tarafından faturaya itiraz edilmediği, davacı şirket tarafından davalı şirkete düzenlenen 23/09/2016 tarih A 255720 nolu 10.000,00 TL+1.800,00TLKDV=11.800,00 TL bedelli faturanın, davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve davacı şirket tarafından herhangi bir tahsilat yapılmadığı, davacı şirket tarafından davalı şirkete borcun ödenmesi için ihtarname gönderilmediği, davalı borçlunun temerrüde düşürülmediği, davacı şirketin işlemiş faiz alacağının olmadığı, davacı şirketin icra takip tarihinde davacı şirketin davalı şirketten 11.800,00 TL.asıl alacaklı olduğu yönünde kanaat ve görüş bildirilmiştir. Davacının tarafların ticari defterlerine dayandığı anlaşılmakla ticari defterlerin delil olması yönünden bilindiği üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve 2011/11-862 Esas, 2012/51 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5. (6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki; HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır. Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m. 220. madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 64. (6762 sayılı TTK'nın 69. vd.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85) O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı tacirin davalıya parke taşı sattığı aralarında ticari satım ilişkisinin kurulduğu ve icra takibine konu faturanın düzenlendiği ancak bedelinin ödenmediği ileri sürüldüğü anlaşılmakla, yapılan bilirkişi incelemesi ile davacının ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğundan, ticari defterin kesin delil olduğu, davalı tarafın süresi içinde ticari defterlerini sunmadığı ancak Vergi Usul Kanunu gereği davalının 2016/09 döndemi itibariyle 10.000 TL KDV hariç BA formları ile beyan ettiği anlaşılmakla fatura konusu malı teslim almadığını davalının iddia edemeyeceğinden, beyan edilen bu fatura yönünden teslim kanıtlanmış olup faturanın ödendiğinin davalı tarafından yazılı ve kesin deliller ile ispat yükü altında olup sunulan deliller ile davalının ödediğinin ispat edilemediğinden davacının asıl alacağı talep edilen 11.800 TL alacağın sübut bulduğu anlaşılmakla bu miktar yönünden davanın kabulü ve itirazın iptali ile takibinde devamına, işlemiş faiz yönünden, davalı borçlunun icra takip tarihinden önce TBK'nın 117. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak temerrüde düşürülmediğinden asıl alacak yanında takip tarihine kadar olan dönem içerisinde işlemiş faize yapılan itirazın iptaline yönelik talebin reddi ile davanın kısmen kabulune, icra inkar tazminatı yönünden alacağın fatura alacağı olduğu, likit olduğu, davalının asıl alacak yönünden itirazında haksız olduğundan koşulları oluşmakla, icra inkar tazminatı talebinin kabulu ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın KISMEN KABUL-KISMEN REDDİ İLE; davalının, Bursa 8.İcra Müd'nün ... esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİ ile, takibin 11.800,00 TL.asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar değişen oranlarda yasal faiziyle birlikte DEVAMINA, işlemiş faiz talebi yönünden davanın REDDİNE, 2-İİK'nun 67.maddesi gereğince icra inkar tazminatının koşulları oluştuğundan, alacağın %20'si olan 2.360,00 TL.icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 806,05 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 212,67 TL'nin mahsubu ile bakiye 593,38 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından sarf edilen aşağıda dökümü yazılı 612,00 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 579,91 TL yargılama gideri ve 212,67 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.725,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-HMK'nın 333.Maddesi gereğince kullanılmayan gider avanslarının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/02/2019 Katip ... Hakim ...

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/596, K. 2019/259, T. 14.02.2019, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-596-e-2019-259-k-74bc1059bb25