İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/424 E. 2018/1530 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/424
- Karar No
- 2018/1530
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018 KARAR NO : 2018 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : .... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) DAVA TARİHİ : 27/03/2018 KARAR TARİHİ : 27/11/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 04/12/2018 Mahkememize tevzi edilen Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ... nolu Trafik Sigorta Poliçesi (Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası)ile 04/08/2009-04/08/2010 tarihleri arasında davalı adına sigortalı olduğunu, sigortalı aracın 15/11/2009 tarihinde dava dışı sürücü ...'un yüksek oranda alkollü olarak sevk ve idaresinde iken tek taraflı ölümlü yaralamalı maddi hasarlı trafik kazasına sebep olduğunu, müteveffaya ait sağlık raporunda alkollü olduğu belirtildiğini, ayrıca kaza mahalinde bira şişesi bulunduğunu, keza müteveffanın aracın direksiyon hakimiyetini kaybedip direğe çarpması ile işbu kazanın meydana geldiğini, kaza sonucu vefat eden ...'un varisleri tarafından destekten yoksun kalma tazminatı talebiyle müvekkili şirkete yapılan müracaat sonucu açılan ilgili hasar dosyası ile ... sayılı Kanun uyarınca zararın niteliğinin ve miktarının tespiti için aktüerya incelemesi yaptırıldığını, meydana gelen kaza neticesinde sigortalı araç sürücüsü ...'un vefatı üzerine eşi ve iki çocuğunun Ankara 10 Asliye Ticaret Mahkemesiin...................... esas sayılı dosyasında davayı açması üzerinde yapılan yargılama neticesinde müvekkilinin 150.000 Tl den sorumlu tutulduğunu, Ankara 1. İcra Müdürlüğünün ................ esas sayılı dosyasına mahkeme kararı sonucu ödeme yapıldığını, anne baba payı olarak hesaplanan 27.626,19 TL ise ibranamede belirtilen IBAN numarasına davacılar vekili Av.... Parlak adına 21/07/2017 tarihinde ödediğini, söz konusu trafik kazasının meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü alkollü iken asli ve tam kusuruyla sebebiyet verdiğini, 15/11/2009 tarihli trafik kazası tespit tutanağında sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü ...'un 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 52/1-b hükmünü ihlalden asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, Trafik Sigortası Genel Şartlarının Zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının sigortalıya rücu hakkı başlıklı B.4.d maddesinde alkollü araç kullanmak rücu nedeni sayıldığından işbu davanın açılma mecburiyetinin hasıl olduğunu, maluliyet tazminatını ödeyen müvekkili şirektin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.d maddesi ve KTK hükümleri uyarınca ödediği tazminatı sigorta sözleşmesinin karşı akidi olan davalı sigortalıdan rücu etme hakkına sahip bulunduğunu, davalıya yapılan müracaatlardan bir sonuç alınamadığıı için işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 212.195,52 TLnin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının ikame etmiş olduğu davada kaza tarihi 15/11/2009 tarihi olup öncelikle zamanaşımına uğramış taleplerin söz konusu olduğundan kaynaklı olarak zaman aşımı itirazının bulunduğunu, müteveffa şahsın alkollü olup olmadığının bilinebilecek bir durum olmadığını, davacı tarafça da müvekkilince bilinebilen tek durumun Genel Adli Muayene Raporunda Acil Hekiminin Koklamakla Alkollü olduğuna dair tespit yapması olduğunu, acil hekiminin bahse konu raporu haricinde dosya içerisinde alkole dair başkaca bir tespit bulunmadığını, herhangi bir şekilde kan alınıp, alkolün sürüş yeteneklerine yaptığı etki açısından değerlendirme yapabilinecek bir done bulunmadığını, hal böyle olunca da salt koklamakla alkollü olunduğuna dair bir tespit çerçevesinde davacı ... şirketince bahse konu durumun sürüş yeteneklerini etkilediği ispat edilmediği sürece rücu şartlarının oluşmayacağını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi, ikinci cevap dilekçesi, trafik kazası tespit tutanağı, genel adli muayene raporu, tutanak, bilirkişi raporu, İznik Cumhuriyet Başsavcılığı ................... soruşturma sayılı dosya kapsamı, ceza dosyası, ölü muayene tutanağa, nüfus kaydı, tazminat talebi, aktüer raporu, ödeme dekontları, ihtarname, rücu yazısı, hastane kayıtları, trafik kayıtları, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, ZMSS sözleşmesine dayanılarak sigorta şirketi tarafından kendi akidi aleyhine açılan rücuen alacak istemine ilişkindir. Mahkemelerin görevlerine ilişkin düzenlemelerin 6100 sayılı HMK.nun 1.2.3.4. maddelerinde düzenlendiği, HMK.nun 2.maddesinde;"Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." şeklinde, yine 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 S.Y. ile değişik 6102 sayılı TTK. nun 5/3.maddesinde; "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." şeklinde düzenlemelerin yapıldığı, Bu düzenlemeler ile Ticaret Mahkemeleri genel mahkemeler içinde yer alan Asliye Hukuk Mahkemelerinin bir dairesi olmaktan çıkarılarak genel mahkemeler arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğunun kabul edildiği, yine 6102 sayılı TTK.nun 4. Maddesinde Ticaret Mahkemelerinin görevine giren dava ve çekişmesiz yargı işlerinin düzenlendiği, 28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun”un (TKHK) 3/1-(k-l) maddesinde; " Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi, Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem” şeklinde, 6502 sayılı TKHK'nun 73/1. maddesinde; "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.” şeklinde, 6502 sayılı TKHK'nun 83/2.maddesinde; "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." şeklinde düzenlemelerin yapıldığı, Davacı tarafın açtığı davanın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasından kaynaklanan sigortacının sigortalısına rücu hakkına dayalı maddi tazminat talepli dava olduğu, davalının tacir olmadığı, dava tarihi itibariyle TTK.4.5. maddeleri gereğince mahkememizin görevli olmadığı, 6502 sayılı TKHK) 3/1-(k-l), 73/1., 83/2.maddeleri gereğince görevli mahkemenin Bursa Tüketici Mahkemesi olduğu, Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin 22.6.2015 tarih ve 2015/8129 Es., 2015/9001 Kar. sayılı ilamı ve Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 19/01/2016 tarih ve 2015/14922 Es. 2016/556 Kar. Sayılı ilamları ile de benzer şekilde kabul edildiği anlaşıldığından dava dilekçesinin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi ile mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm H Ü K Ü M : Açıklanan nedenlerle, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre; 1-Davanın görev, dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, Bursa Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna, 2-HMKnun 20 maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın Bursa Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine, 3-HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli Bursa Tüketici Mahkemesince taktirine, yargılamanın görevli mahkeme de devam etmediği taktirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/11/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.