İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/336 E. 2019/734 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/336
Karar No
2019/734
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018 KARAR NO : 2019 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 09/03/2018 KARAR TARİHİ : 02/05/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 31/05/2019 Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:Müvekkili tarafından davalı borçlu ... hakkında Bursa 15.İcra Müd.7nün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, ancak borçlunun “müvekkili ile arasında mutabakata varılmış ve hesaplanmış bir alacak-borç ilişkisi olmadığı” gerekçesiyle borca itiraz ettiğini, işbu itiraz neticesinde 15/01/2018 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı tarafından borca yapılan itirazın yerinde olmadığını, davalının itiraz dilekçesinde müvekkili ile arasında hesaplanmış bir borç bulunmadığını, müvekkilini keyfi şekilde fatura düzenlendiğini ve işlenmiş herhangi ir fatura olmadığını belirttiğini, müvekkilinin faturayı “Kamyon nakliye bedeli ile bir aylık kepçe çalışma ücreti” olarak düzenlediğini, müvekkilinin ... plakalı aracı ile İnegöl/Çitliköy’e yapılan altyapı çalışmaları için bizzat kendisinin malzeme çektiğini ve sevk irsaliyelerini ... Parke İnşaat Alt Yapı-...’ın şantiye şefi aynı zamanda muhasebecisi olan ... tarafından teslimi yapıldıktan sonra imza edildiğini, yine müvekkiline ait iş makinesinin İnegöl/Çitliköy’de altyapı çalışması için kazı yaptığını, müvekkilinin 4892 nolu faturayı 30/06/2017 tarihinde düzenlendiğini ve faturayı şirket muhsebecisi ...’ya teslim ettiğini, fatura düzenlendikten sonra şirket yetkilisinin, müvekkiline “bugün-yarın ödeyeceğim” diyerek icra takibinin açıldığı tarih olan 14/12/2017’ye kadar oyaladığını beyanla, davalının icra takibinin durdurulması amacıyla yaptığı itirazının iptaline ve takibin devamına, %20 icra inkar tazminatı ile mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından savunmada bulunulmamıştır. DELİLLER: Dava dilekçesi, davalıya ait 16 adet BA-BS formu, davacıya ait 2017 yılına ilişkin BA ve BS formlarının onaylı suretleri, davacıya ait işyeri tescil bilgisi, dönem bordro bilgileri, Bursa 15.İcra sayılı Müd.’nün ... sayılı dosyası, davacı tarafa ait 2017 yılı ticari defterler. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 21/03/2016 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 30/03/2016 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 31/03/2016 tarihinde borca itiraz etmiştir. Tarafların ticari defterleri talep edilmiş davacı tarafça ibraz edilen ticari defterler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi tarafından düzenlenen 03/12/2018 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; davacı ... tarafından, davalı ...’a düzenlenen fatura toplamının 18.290,00 TL. olduğu, davacı firmanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, herhangi bir tahsilat kaydının olmadığı, davacının ticari defterlerine göre icra takip tarihinde; davacı firmanın, davalı firmadan 18.290,00 TL.alacaklı gözüktüğü, davalı firma ile davacı firma arasında hizmet alım satımına ait yazılı bir sözleşme olmadığı, davacı firmanın düzenlediği faturayı, davalı firmaya teslim ettiğine dair herhangi bir belge sunmadığı, davacı firmanın, davalı firmaya yaptığı (kamyon nakliye bedelleri ve 1 aylık kepçe çalışma bedelinin) ne kadar olduğu konusunda taraflarca anlaşılmış herhangi bir bedelin olmadığı, davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde sunduğu sevk irsaliyeleri ve kantar fişlerinde, davacının imzasının, davalının işçisi olan ...’nın imzasının olması, davalının al işveren olması, davalı alt işverenin, .................... İnşaat Taahhüt San ve Tic. Ltd. Şti’ne ve ... Mühendislik İnş. Taahhüt Nakliye Tic. Ltd.Şti’ne iş yapması bu firmalara fatura düzenlemesi hususları dikkate alındığında, davacı tarafın sunduğu belgelere göre; davalı tarafa nakliye hizmeti verdiği, bedelin ne olması konusunda net bir tespitin olmadığı, davacı tarafın kepçe çalışması ile ilgili herhangi bir belge sunmadığı, davacı firma tarafından, davalı firmaya borcun ödenmesi için ihtarname gönderilmediği, davalı borçlunun temerrüde düşürülmediği yönünde görüş bildirilmiştir. Mahkememizin 09/01/2019 tarihli celsesinde, davacı vekilinin rapora karşı beyan ve itiraz dilekçesini sunduğu, davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi sunduğunda; itirazlar ile davacı vekilinin rapora karşı beyanlarını değerlendirir, dosyanın önceki bilirkişi ile 1 inşaat bilirkişisine tevdi edilerek, dava konusu fatura bedellerinin davacı tarafından yapılan iş sebebiyle rayiç bedellere uygun olup olmadığı, uygun değil ise alacak miktarı konusunda hüküm kurmaya elverişli ek rapor düzenlenmesi istenilmiş olup, bilirkişilerden bu yönde aldırılan 12/03/2019 havale tarihli ek raporda özetle ve sonuç olarak; davacı firmanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, herhangi bir tahsilat kaydının olmadığı, davacının ticari defterlerine göre icra takip tarihinde; davacı firmanın, davalı firmadan 18.290,00 TL.alacaklı gözüktüğü, davalı firma ile davacı firma arasında hizmet alım-satımına ait yazılı bir sözleşme olmadığı, davacı firma tarafından davalı firmaya düzenlenen faturadaki bedelin makul ve piyasa şartlarına uygun olduğu, davacı firma tarafından, davalı firmaya borcun ödenmesi için icra takip tarihinde önce ihtarname gönderilmediği, davalı borçlunun temerrüde düşürülmediği, davacı firmanın, davalı firmadan icra takip tarihinde 18.290,00 TL.asıl alacaklı olduğu, asıl alacağına, icra takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanması gerektiği kanaat ve görüşü açıklanmıştır. Davalıya ticari defterlerini sunmak üzere 11/10/2017 tarihli celse de yasal sürenin verildiği, davetiye gönderildiği ancak, davalının ticari defterlerini sunmadığı anlaşılmaktadır. Davacının tarafların ticari defterlerine dayandığı anlaşılmakla ticari defterlerin delil olması yönünden bilindiği üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve 2011/11-862 Esas, 2012/51 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5. (6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki; HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır. Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m. 220. madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 64. (6762 sayılı TTK'nın 69. vd.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince Tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85) O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı şirketin davalı tacirekepçe ve nakliye hizmeti verdiği faturanın düzenlendiği ancak bedelinin ödenmediği ileri sürülmüş olup davacının ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğundan, ticari defterin kesin delil olduğu, davalı tarafın süresi içinde ticari defterlerini sunmadığından davacının defterlerinin HMK' nın 220. Maddesi gereğince kabul edilebileceği anlaşılmakla dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden hüküm kurmaya elverişli kabul edilen 03/12/2018 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek ve davalının usulune uygun tebliğ edilen bilirkişi raporuna itiraz etmediği gibi sevk irsaliyelerde teslim alan davalının çalışanı .......................ya ait olup ve ek bilirkişi raporunda verilen hizmetin rayiç bedellere uygun olduğu anlaşılmakla asıl alacak 18.290 TL yönünden kabulune, işlemiş faiz yönünden fatura tarihinin 30/06/2017 tarihi olup bu tarihten önce mal teslim edildiği anlaşılmakla TTK' nın 1530 . Maddesi uyarınca 1 aylık süre olan 30/07/2017 tarihinden takip tarihi 14/12/2017 tarihine kadar 674,22 TL işlemiş avans faizinin kabulu ile davanın kısmen kabulune , davacının icra inkar tazminat isteminin, davacının alacağının fatura alacağı olduğu, alacağın likit olduğu, icra takibine itirazda haksız olduğundan koşulları oluşmakla, icra inkar tazminatı talebinin kabulu ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın KISMEN KABUL-KISMEN REDDİ ile, davalının, Bursa 15.İcra Müd.'nün ... esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın KISMEN İPTALİ ile, takibin 18.290,00 TL.asıl alacak, 674,22 TL.işlemiş faiz olmak üzere toplam 18.964,22 TL.alacak üzerinden alacağın asıl alacak kısmı olan 18.290,00 TL.'lık kısmına takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte DEVAMINA, Fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-İİK'nun 67.maddesi gereğince icra inkar tazminatının koşulları oluştuğundan alacağın %20'si olan 3.792,84 TL.icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.295,45TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 230,59 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.064,86TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından sarf edilen aşağıda dökümü yazılı 1.109,55 TL yargılama gideri ve 230,59 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.725,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avanslarının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/05/2019 Katip e-imza Hakim e-imza

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/336, K. 2019/734, T. 02.05.2019, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-336-e-2019-734-k-b46c1e3a65a6