İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/24 E. 2018/1449 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/24
- Karar No
- 2018/1449
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018 KARAR NO : 2018 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. .. DAVALI : .. DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/01/2018 KARAR TARİHİ : 13/11/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 05/12/2018 Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin davalı borçludan 11/06/2016 tarihli, seri..................... sıra numaralı 220,60 TL bedelli faturalardan kaynaklı alacağın tahsili için Bursa 6. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyası ile ilamsız takip yapıldığını, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiğini, ancak davalı borçlunun haksız ve dayanaksız olarak takibi itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, duran takip nedeni ile davacı müvekkilinin daha fazla zarar görmesini engellemek amacıyla işbu davanın ikamesi zarureti hasıl olduğunu, davalı borçlunun itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirektin aralarındaki şifahi sözleşme gereğince davalı tarafa mal ve hizmet satımı gerçekleştirildiğini, davalının ise fatura ve fatura konusu malları teslim almasına karşın süresi içinde usulüne uygun hiçbir ihbar ya da itirazda bulunmadığı gibi ekli fatura ve cari hesap dökümü gereği sabit olan borcunu, tüm şifahi taleplere karşın ödenmediğini, bu nedenle aleyhinde icra takibi başlatıldığını, faize ve takibin ferilerine ilişkin taleplerin hukuka uygun olduğunu, davalının taşınır ve taşınmazlarına ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine teminatsız olarak mahkemece uygun görülecek uygun bir teminat mukabilinde ihtiyati haciz konulmasına, davalının borca ve tüm ferilerine yönelik itirazının iptali ile Bursa 6. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı icra takibinin asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle kaldığı yerden devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafından kendisine açık fatura düzenlendiğini, kendisinin böyle bir borcunun olmadığını, daha önceki kararda haciz işleminin mahkeme tarafından durdurulduğunu, Garanti Bankası hesabına el konulduğunu, hesaplara konulan haczin kaldırılmasını talep ettiğini, davalı tarafından düzenlenen faturalarda kaydının bulunmadığını beyan etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, Bursa 6. İcra Müdürlüğünün... sayılı icra takip dosyası, ticari defterler, faturalar, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 20/11/2017 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 23/11/2017 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 23/11/2017 tarihinde borca itiraz etmiştir. Tarafların ticari defterleri talep edilmiş davacı tarafça ibraz edilen ticari defterler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mali müşavir bilirkişinin 17/09/2018 tarihli raporunda özetle: Davacının ticari defterlerinin tasdiklerinin süresinde yaptırıldığını, sahibi lehine delil teşkil ettiği, davacı alacaklı şirketin icra takip tarihinde davalı borçludan 11.920,06 TL alacaklı olduğu, davacı alacaklı şirketin asıl alacağına icra takip tarihinden itibaren yıllık %9,75 oranında avans faizi uygulanması gerektiği, davacı şirket tarafından davalı tarafa icra takip tarihinden önce ihtar çekilmediği, davalı borçlu tarafın temerrüde düşürülmediği, davacı şirketin işlemiş faiz alacağı olmadığı mütalaa edilmiştir. Davalıya ait ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması amacıyla ihtaratlı davetiye tebliğine rağmen mahkememizce belirlenen inceleme gün ve saatinde defter ve kayıtlarını sunmadığından inceleme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Davacının tarafların ticari defterlerine dayandığı anlaşılmakla ticari defterlerin delil olması yönünden bilindiği üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve 2011/11-862 Esas, 2012/51 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5. (6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki; HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır. Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m. 220. madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 64. (6762 sayılı TTK'nın 69. vd.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince Tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85) O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı tacirin davalıya mal sattığı ve faturaların düzenlendiği, taraflar arasında TTK m. 87/2 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, davacının ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğundan, ticari defterin kesin delil olduğu, davalı tarafın süresi içinde ticari defterlerini sunmadığından davacının defterlerinin HMK' nın 220. Maddesi gereğince kabul edilebileceği anlaşılmakla dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden hüküm kurmaya elverişli kabul edilen 14/09/2018 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek ve davalının usulune uygun tebliğ edilen bilirkişi raporuna itiraz etmediği gibi irsaliyelerde teslim alınan bilgisinin imzalı olduğu ve davalının ticari defterlerini sunmadığı, mazerette bildirmediğinden HMK' nın 220. Maddesine göre davacının beyanları kabul edilerek davanın kabulu ile itirazın iptali ile takibinde devamına davacının icra inkar tazminat isteminin, davacının alacağının fatura alacağı olduğu, alacağın likit olduğu, icra takibine itirazda haksız olduğundan koşulları oluşmakla, icra inkar tazminatı talebinin kabulu ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın kabulü ile, davalının Bursa 6. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin asıl alacak 11.920,06 TL kısmı üzerinden asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, 2-İİKnun 67. maddesi gereğince icra inkar tazminatının koşulları oluştuğundan alacağın %20si olan 2.384,01 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 814,26 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 203,57 TL'nin mahsubu ile bakiye 610,69 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 450,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 182,00 TL olmak üzere toplam 632,00 TL yargılama gideri ve 203,57 TL peşin harç olmak üzere toplam 835,57 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kararın niteliği gereği üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.180,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/11/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.