İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/155 E. 2023/810 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/155
- Karar No
- 2023/810
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/155 Esas KARAR NO : 2023/810 DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı ) DAVA TARİHİ : 23/02/2023 KARAR TARİHİ : 18/10/2023 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı ) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18.11.2022 tarihinde ... plakalı araç ile... plakalı araçların çarpışması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, ... plaka sayılı araç sürücünün kazada asli kusurlu olduğu ve araç davalı ... şirketine ZMMS trafik sigortası ile sigortalı olduğu, müvekkili aracında değer kaybı oluştuğu, davalı tarafça araçta oluşan değer kaybına yönelik bir ödeme yapılmadığı, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL bakiye değer kaybı tazminatının davalı ... şirketinden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;... plaka sayılı araç müvekkil şirket nezdinde ZMMS trafik sigoratsı ile sigortalı olduğu, davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiği, davacıya 02.01.2023 tarihinde 14.806,64 TL hasar ödemsi yapıldığı, araçtaki değer kaybı için gibi bilirkişi incelemesi yapılmasına ve bakiye teminat limiti gözetilerek hüküm kurulması gerektiği, kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirketin sorumluğunun sigortalısının kusuru ve bakiye poliçe limiti ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA: Dava 6098 Sayılı TBK'nın 71 ve 2918 Sayılı KTK'nın 85 ve devamı maddeleri kapsamında açılan motorlu araç işletilmesinden kaynaklanan maddi tazminat (değer kaybı) isteğine ilişkindir. DELİLLER: -Kaza tutanağı, -Sigorta bilgi ve gözetim merkezinin 08/03/2023 tarihli yazısı ve eki, -Türkiye Noterler Birliğinin 21/03/2023 tarihli yazısı ve eki, -... A.Ş nin 31/05/2023 tarihli yazısı ve eki, -Bilirkişi ...'in 21/06/2023 tarihli kusur raporu, -Bilirkişi ...ın 31/07/2023 tarihli raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 18/11/2022 tarihinde ... plakalı araç ile... plakalı araçların çarpışması neticesinde çift taraflı, maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, davacının işbu dava ile... plakalı araçta meydana gelen hasara ilişkin olarak değer kaybı talebinde bulunduğu ve zararın ... plakalı aracın zmss sigortacısı olan davalı sigortadan tazminini talep ettiği, davalı sigortanın zamanaşımı definde bulunduğu, davacıya ödeme yapıldığı, davacının zararının karşılandığı, davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığı varsa ne olduğunun zmms genel şartlarına göre bilirkişi tarafından belirlenmesi gerektiğini savunduğu, taraflar arasında davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, davaya konu kazada davacı aracında değer kaybı meydana gelip gelmediği, değer kaybı var ise miktarının ne olduğu, davalı tarafından davacıya yapılan ödemenin davacının zararını karşılayıp karşılamadığı, davacını bakiye zararının bulunup bulunmadığı, taraf sürücülerinin kusur durumlarının ne olduğu ve davalının bakiye zarardan sorumlu olup olmadığı hususlarında uyuşmazlık bulunduğu görülmüştür.Taraflar arasında doğrudan sözleşme ilişkisi bulunmaması, sorumluluk sigortalarının TTK'da düzenlenmesi nedeniyle mutlak ticari dava niteliğindeki somut uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olduğu değerlendirilmiştir. Davaya konu kazanın 18/11/2022 tarihinde meydana geldiği, dava tarihi itibariyle TBK nun 72 KTK nun 109 maddelerindeki 2 yıllık zamanaşımı süresinin gerçekleşmediği anlaşılmakla davalının zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir. Mahkememizce davacıya ait aracın sicil ve geçmiş hasar kayıtları ile dava konusu kaza nedeniyle görmüş olduğu onarım işlemlerine ilişkin kayıtların ilgili kurumlardan istenildiği ve dosyaya kazandırıldığı görülmüştür. Mahkememizce davacı sürücüsü, davalı ... sürücüsü ve üçüncü kişilerin kusur durumlarının belirlenmesine yönelik olarak, dosyanın trafik kusur bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen 21/06/2023 tarihli raporda; davalı ... poliçeli araç sürücüsü ...'nın sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı ticari minibüsü ile Bayraklı Çay mahallesi viyadük üstü sağ şeritte seyir halinde kaza mahalline geldiğinde aracının ön kısımlarını, önünde seyir eden davacı taraf sürücü ... ve idaresindeki ...ılı aracının arka kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı trafık kazası meydana geldiği, davalı ... poliçeli araç sürücüsü ...sindeki ... plaka sayılı ticari minibüsü ile gündüz vakti meskun mahal görüşün açık trafiğin seri işlediği iki şeritli tek yön konumlu havanın yağmurlu zemini ıslak/kaygan bölünmüş yola gereken dikkat ve özeni göstermediği, aracının hizını yolun icap( aracırı yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun) ve şartlarına göre uyarlamayıp istikametini etkin kontrollü altında bulundurmadığı, her an güvenle durabilecek mesafe bırakmadığı, önündeki davacı aracına ön tedbirsiz tehlikeli biçimde yaklaştığı, sonrasında da kontrollünü kaybedip mevcut sürati ile arkadan çarpması olayında, dikkatsiz ve tedbirsiz araç kullandığından dolayı 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 56/c ve 52/b maddelerini ihlal ettiği, kazanın oluşumunda hatası ile tamamen etken oldğu, davacı taraf sürücü ...ın ise sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile gündüz vakti meskun mahal görüşün açık, havanın yağmurlu, zemini islak/kaygan trafiğin seri işlediği iki şeritli tek yön konumlu bölünmüş yolda kurallara uygun seyir halinde kaza mahalline geldiği esnada, arkasında gelen sigortalı araç sürücüsünün hatası ve kusurundan dolayı görüş alanını etkin kontrollü altında bulundurmadan tedbirsiz ve tehlikeli biçimde yaklaşıp aracına arkadan çarpması olayında kural ihlali görünmediği, kusursuz olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir. Mahkememizce davacının zararının bulunup bulunmadığı, varsa ne olduğu hususlarının belirlenmesine yönelik olarak dosyanın makine mühendisi bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen 31/07/2023 tarihli raporda; 18.11.2022 tarihinde meydana gelen kazada davacıya ait ...2 plaka sayılı aracın arka kısımlarından aldığı darbe sonucunda bagaj kapağı ve arka panel sacının doğrultma yapılarak boyanması ile karoseri onarımının tamamlanabileceği, meydana gelen kazada araçtaki hasarın pert-total işlemine tabii tutulacak düzeyde bir hasar olmadığı ve aracın onarımının ekonomik olacağı, tamamlanacak onarım neticesi kaporta ve boya işlerine maruz kalması nedeniyle aracın tamir sonucu orjinalliğini kaybedeceği, araçta meydana gelen değer kaybı için aracın özel ve tüzel kullanım şekli,bakım-onarım durumu,vaki kaza öncesindeki hasarlı-hasarsız hali,yaşı, kilometre durumu ve değerini etkileyen tüm faktörler dikkate alınarak Yargıtay kararları doğrultusunda aracın hasar meydana gelmeden öncesi kaim değeri ile meydana gelen hasar sonrası 2.el piyasa kaim değeri arasındaki farka göre belirlendiği, buna göre 18.11.2022 tarihindeki kaza öncesinde ... plaka sayılı aracın mevcut hali ile 2.el piyasa rayiç değeri 250.000,00 TL ve kaza sonrası 2.el piyasa rayiç değerinin de 245.000,00 TL olduğunun belirlendiği ve davacının maliki olduğu ... plaka sayılı araçta hiçbir karoseri parçasının değişmemesi de dikkate alındığında aracın 2.el satışı esnasında 5.000.00 TL değer kaybı meydana geldiği yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Yukarıda yapılan açıklamalar ve dosya kapsamında toplanan tüm deliller bir arada değerlendirildiğinde; Davacıya ait... plakalı aracın dava dışı sürücünün sevk ve idaresindeki iken... plakalı aracın çarpması neticesinde çift taraflı, maddi hasarlı kazanın meydana geldiği, mahkememizce alınan 21/06/2023 tarihli trafik bilirkişi raporuna göre davalı sürücüsünün ticari minibüsü ile gündüz vakti meskun mahal görüşün açık trafiğin seri işlediği iki şeritli tek yön konumlu havanın yağmurlu zemini ıslak/kaygan bölünmüş yola gereken dikkat ve özeni göstermediği, aracının hızını yolun icap (aracını yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun) ve şartlarına göre uyarlamayıp istikametini etkin kontrollü altında bulundurmadığı, her an güvenle durabilecek mesafe bırakmadığı, önündeki davacı aracına ön tedbirsiz tehlikeli biçimde yaklaştığı, kazanın meydana gelmesinde hatasıyla tamamen etken olduğu, davacı sürücüsünün ise kurallara uygun şekilde hareket halinde bulunduğu sırada arkadan çarpma olayında kazanın önlenmesinde alabileceği herhangi bir tedbir bulunmadığı, kusursuz olduğu, buna göre davalı ... sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde asli %100, davacı sürücüsünün ise kusursuz kabul edilmesi gerektiği, kazanın meydana geliş biçimi, taraf sürücülerinin kaza tutanağına yansıyan beyanları ve diğer dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde mahkememizce alınan kusur bilirkişi raporunun hakkaniyete ve somut olaya uygun görüldüğü, davalı ... sürücüsünün eyleminden sorumlu olan kişilerin meydana gelen zarardan sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu, dava konusu kazada davacıya ait aracın, arka bagaj kapağı ve arka panel sacı kısımlarının hasarlandığı ve hasarlanan parçaların niteliğine ilişkin taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, her ne kadar davalı ... tarafından 7327 sayılı yasa ile 2918 sayılı KTK'nun 90 ve 93 maddelerinde değişiklik yapıldığı ve değer kaybına ilişkin hesaplamanın zmms genel şartlarına göre yapılması istenilmiş ise de Anayasa Mahkemesinin 29/12/2022 tarih ve 2021/82 esas sayılı dosya kapsamında 7327 sayılı yasa ile KTK'nun 90.maddesinin 1.fıkrasına eklenen 2.cümlenin iptaline karar verildiği, iptal kararlarının derdest dosyalar yönünden uygulanmasının zorunlu olduğu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının usuli kazanılmış hakların istisnasını teşkil ettiği, Anayasa Mahkemesince bir kanun hükmünün iptal edildiği bilindiği halde görülmekte olan davaların anayasa aykırılığı saptanan kurallara göre görülüp çözümlenmesinin Anayasanın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği, bu kapsamda iş bu davada Türk Borçlar Kanunun haksız fiile ilişkin hükümleri, KTK hükümleri ile genel şartların bunlara aykırı olmayan hükümleri ile bu doğrultuda yeni genel şartlarla çeliştiği durumda Yargıtayın genel şartlarının yürürlüğe girmesinden önceki yerleşmiş içtihatları doğrultusunda uygulama yapılması gerektiği, bu nedenle değer kaybı talebi yönünden tazminat hesaplamasında davacının taleplerinin genel hükümlere ve serbest piyasa rayiçlerine göre değerlendirilmesi gerektiği, mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davacının serbest piyasa rayiçlerine göre 5.000,00 TL değer kaybı zararının bulunduğunun tespit edildiği, kaza tarihi itibariyle dava konusu aracın niteliği, özellikleri, kullanım şekli, geçmiş hasar kayıtları ve ülkemizin ekonomik koşulları ile meydana gelen hasarın boyutuna göre bilirkişi tarafından belirlenen değer kaybı zararının makul olduğu, bu nedenle davacının davalı ... sürücünün %100 kusuruna karşılık 5.000,00 TL değer kaybı zararının bulunduğu, her ne kadar davalı ... tarafından dava öncesinde davacıya 14.806,64 TL ödeme yapıldığı savunulmuş ise de yapılan bu ödemenin hasar bedeline ilişkin olduğu, değer kaybına ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığı, davacının 5.000,00 TL zararının bulunduğu ve bu zararını davalı ... sürücüsünün %100 kusurlu olması sebebiyle tamamını davalıdan talep edebileceği, davalının kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın 06/04/2022-06/04/2023 tarihleri arasındaki dönemde ve kaza tarihi itibariyle zmms sigortacısı olarak zmms teminatı kapsamında kalan davacının değer kaybına ilişkin zararından sorumlu olduğu, davacının davalı sigortaya 02/01/2023 tarihinde müracaat ettiği, davalı sigortanın 8 iş günlük yasal sürenin sonunda 13/01/2023 tarihinde temerrüde düştüğü, davacının sıfatına ve dava konusu aracın niteliğine göre somut uyuşmazlıkta uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğu, davacının 06/08/2023 tarihinde talep arttırım dilekçesi sunduğu, talep arttırım dilekçesinin davalıya usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, somut uyuşmazlıkta mahkememizce alınan kusur ve zarar gören davacıya ait aracın değer kaybı bedeline ilişkin hesaplama yapan makine mühendisi bilirkişi raporunun yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda kaza tarihi itibariyle serbest piyasa rayiçleri ile dosya kapsamı ile usul ve yasaya uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davacı vekili davacının zorunlu arabuluculuk görüşmelerinde kendisini vekille temsil ettirdiğini bu nedenle arabuluculuk aşaması için vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiş ise de, 21/09/2023 tarihinden itibaren yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 16. Maddesi ile 29/05/1957 tarihli 1957/4-6 sayılı İçtihadi Birleştirme Kararının birlikte değerlendirilmesi zorunludur. Hüküm tarihinde yürürlükte olan 2022 yılı AAÜT 16. Maddesinde; "...- (1) 1136 sayılı Kanunun 35/A maddesinde uzlaşmasağlama, arabuluculuk, uzlaştırma ve her türlü sulh anlaşmalarından doğacakavukatlık ücreti uyuşmazlıklarında bu Tarifede yer alan hükümler uyarıncahesaplanacak miktarlar, akdi avukatlık ücretinin asgari değerlerinioluşturur. (2) Ancak, arabuluculuğun dava şartı olması halinde, arabuluculuk aşamasında avukat aracılığı ile takip edilen işlerdeaşağıdaki hükümler uygulanır: a) Konusu para olan veya para iledeğerlendirilebilen işlerde avukatlık ücreti; arabuluculuk sonucunda arabuluculukanlaşma belgesinin imzalanması halinde, bu Tarifenin üçüncü kısmına görehesaplanan ücretin dörtte bir fazlası olarak belirlenir. Şu kadar kimiktarı 28.750,00 TL’ye kadar olan arabuluculuk faaliyetlerinde avukatlıkücreti, bu maddenin (c) bendinde yer alan maktu ücretin dörtte bir fazlası olarak belirlenir. Ancak, bu ücret asıl alacağı geçemez. b) Konusu para olmayan veya para iledeğerlendirilemeyen işlerde avukatlık ücreti; arabuluculuk sonucundaarabuluculuk anlaşma belgesinin imzalanması halinde, bu Tarifenin ikincikısmının ikinci bölümünde davanın görüldüğü mahkemeye göre öngörülen maktuücretin dörtte bir fazlası olarak belirlenir. c) Arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ilesonuçlanması halinde, avukat, 4.600,00 TL maktu ücrete hak kazanır. Ancak,bu ücret asıl alacağı geçemez. ç) Arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ilesonuçlanması halinde, tarafın aynı vekille dava yoluna gitmesi durumunda müvekkilinavukatına ödeyeceği asgari ücret, (c) bendine göre ödediği maktu ücret mahsup edilerek, bu Tarifeyegöre belirlenir..." düzenlemesi mevcuttur. Maddenin başlığı Arabuluculuk, uzlaşma ve her türlü sulh anlaşmasında ücret olup, madde de bu faaliyetler sırasında Avukat ile temsil edilme sebebiyle hak kazanılan Avukatlık ücretine ilişkindir. Arabuluculuk sürecinde Avukat ile temsil halinde hüküm tarihine göre 4.600,00 TL ücrete hak kazanıldığı açıktır. Dolayısıyla Avukat ile temsil olunan taraf için bu borç doğmuştur ve yukarıda belirtilen İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu bir yargılama gideridir. Ancak maddenin (ç) bendinde; "...aynı vekille dava yoluna gidilmesi durumunda müvekkilin avukatına ödeyeceği asgari ücret, (c) bendine göre ödediği maktu ücret mahsup edilerek, bu tarifeye göre belirlenir..." hükmü nazara alındığında aynı vekille dava açılıp, temsil edilme halinde eldeki davada olduğu gibi davacı taraf lehine hükmolunan vekalet ücreti içerisinde bu miktarında olduğu kabul edilmelidir. Aksi halde yargılama gideri olarak kabul edilen Avukatlık ücreti (ç) bendi göz ardı edilerek 17.900,00+4.600,00= 22.500,00 TL olacaktır. Halbuki (ç) bendi uyarınca mahsup yapılması zorunlu olduğundan davacı için 17.900,00-4.600,00=13.300,00 TL tarifeye göre dava sırasında temsil, +4.600,00 TL'de arabuluculuk sürecinde aynı vekil ile temsil edildiğinden hak kazanılan yargılama gideri olan avukatlık ücreti 17.900,00 TL'dir. Mahkememizce davacı yararına dava ve duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden vekalet ücreti hüküm altına alınmış olmakla ayrıca arabuluculuk aşaması için 4.600,00 TL vekalet ücreti takdirine gerek olmadığından davacı vekilinin arabuluculuk aşamasına ilişkin olarak vekalet ücreti talebinin reddi ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.(Benzer yöndeki karar için bkz. Yargıtay 9. H.D'nin 19/04/2022 tarih ve 2022/3979 esas, 2022/4838 karar sayılı ilamı) HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davanın KABULÜ ile 5.000,00 TL'nin 13/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 2-Alınması gerekli 341,55 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 179,90 TL peşin harç ve 83,68 TL ıslah harcı toplamı 263,58 TL harcın mahsubu ile bakiye 77,97 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvuru harcı, 179,90 TL peşin harç, 83,68 TL ıslah harcı, 2.400,00 TL bilirkişi ücreti, 242,25 TL müzekkere-tebligat-posta giderinden oluşan toplam 3.085,73 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili davacıya ÖDENMESİNE, 4-Davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 5- Davacının arabuluculuk aşaması için vekalet ücreti talebinin REDDİNE, 6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE, 7-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun... sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 341 vd. Maddeleri uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/10/2023 Katip ... Hakim ... E-İMZA E-İMZA