İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1796 E. 2020/443 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1796
- Karar No
- 2020/443
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018 KARAR NO : 2020 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av.... DAVALI : ... VEKİLİ : Av... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/12/2018 KARAR TARİHİ : 24/09/2020 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/10/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket ile davalı arasında uzun süredir bir ticari ilişki mevcut olduğunu, müvekkili davalı borçluya mal satışı yaptığını, davalı ticari satıma dair ürünlerin ve faturaların kendisine teslim edilmiş olmasına, faturalara hiçbir itirazının olmamasına ve defalarca talep edilmesine rağmen müvekkili şirkete olan borcunu ödemediğini, 13/03/2018 tarihli cari hesap ekstresi ile son olarak müvekkiline 113.36,54 TL borçlu olan davalı borçlu aleyhine Bursa 20. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, davalı süresi içerisinde haksız ve kötü niyetli bir şekilde takibe itiraz ettiğinden icra müdürlüğü tarafından takip işlemleri durdurulduğunu, bu nedenlerle müvekkilinin alacağı ve haklılığı sabit olacağını, davalı borçlu yapılan takibe yersiz ve haksız olarak sırf takibi durdurmak ve tahsilatı geciktirmek amacıyla kötü niyetli olarak itirazda bulunulduğunu, bu nedenlerle alacağın %'20 den az olmamak şartıyla icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının açmış olduğu davanın haksız olduğunu, İİKnun 62 maddesi uyarınca takibin belgeye dayalı olarak yapılmakta ise belgenin de ödeme emrine eklenmesi gerektiğini, cari hesap belgesi olarak sunulan belgedeki bir kısım faturalar ve ürün teslimlerinin müvekkili şirket kayıtları ile örtüşmediğini farkettiğini, açıklanan nedenlerle davacı tarafın sırf kendi kayıtlarına dayalı olarak düzenlemiş olduğu cari hesap belgesi ile buna dayalı olarak yapılan icra takibine itiraz ettiklerini, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği müvekkili şirket tarafından satın alınan tüm ürün bedellerinin nakit, çek, bono, banka yolu ile ödendiğini, bu nedenle müvekkili şirket kayıtlarına göre davacı tarafa müvekkili şirketin bir borcu bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, Bursa 20. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyası, ticari defterler, faturalar, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından cari hesap ekstresine dayalı olarak 13/03/2018 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 15/03/2018 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 16/03/2018 tarihinde borca itiraz etmiştir. Tarafların ticari defterleri talep edilmiş davacı tarafça ibraz edilen ticari defteler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mali müşavir bilirkişinin 30/01/2020 tarihli raporunda özetle: Davacının ticari defterlerinin tasdiklerinin süresinde yaptırıldığını, sahibi lehine delil teşkil ettiği, taraflara ait 2016, 2017, 208 yıllarına ait ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme ve tespitlere göre davacı ve davalı taraflar arasında bir ticari ilişkinin olduğu, davacının takip tarihi itibariyle 113.360,54 TL cari hesap karşılığı alacaklı olduğu, icra takibinin bu tutar üzerinden başlatıldığını, davalının takip tarihi itibariyle 113.359,60 TL davacıya cari hesap karşılığı borcunun bulunduğu, dava tarihi olan 31/12/2018 tarihi itibariyle davacıya cari hesap karşılığı 111.759,60 TL borcunun bulunduğu, davacı ile davalı tarafın yevmiye defterlerindeki bakiye farkının davalı tarafta 23/01/2018 tarihinde kayıtlı davacı tarafta ise 24/0412018 tarihinde kayıtlı, davalı tarafından davacıya verilen 49.500,00 TL bedelli ve 6989583 nolu çek sebebiyle olduğunun tespit edildiği, bu çekin davacının resmi defterlerinde 20/04/2018 tarihinde tahsil edilmeyip karşılıksız çıktığından ters kayıt yapıldığı, 31/12/2018 tarihinde 20/04/2018 nolu şüpheli ticari alacaklar hesabına aktarıldığını, buna karşılık davalının resmi defterlerinde iade alındığına dair kayda rastlanılmadığı, 49.500,00 TLlik bakiye farkına konu olan çekin tahsil edilemeyip, karşılıksız çıktığından ters kayıt yapıldığını, buna karşılık davalının resmi defterlerinde iade alındığına dair kayda rastlanmadığı, 49.500,00 TL bakiye farkına konu olan çekin tahsil edilemeyip 47.900,00 TLlik kısmı için karşılıksız işlem yapıldığı mütalaa edilmiştir. Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacının davalıya ticari ilişki kapsamında malları sattığı ve buna ilişkin faturaların düzenlendiği, taraflar arasında TTK m. 89 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin, uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, tarafların ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğu, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmakla bilirkişi raporuna itibar edilerek, icra takip tarihi itibariyle davacının 113.360,54 TL alacaklı olduğu, ödenmediği, davalı tarafından verilen 49.500 TL bedelli çekin karşılıksız çıktığı ve 20/04/2018 tarihinde çek sorumluluk bedeli 1.600 TL nin dava tarihinden önce ödendiği anlaşılmakla bu ödemenin icra müdürlüğünce öncelikle TBKnun 100 maddesi uyarınca faiz ve ferilerinden mahsup edilerek davanın kısmen kabulu ile itirazın iptali ve icra takibinin devamına, icra inkar tazminatı talebi yönünden alacağın fatura alacağı olduğu, likit olduğu, davalının asıl alacak yönünden itirazında haksız olduğu anlaşıldığından icra ve inkar tazminatı talebinin kabulune, davanın reddedilen kısmı yönünden davacının takipte kötü niyetli olduğu sabit olmadığından davalı lehine kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davalının Bursa 20. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 113.360,54 TL asıl alacak üzerinden ve bu asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte ve icra takibinden sonra dava tarihinden önce 20/04/2018 tarihinde 1.600,00 Tl ödemenin ödenen miktar kadar borcu sona erdirdiğinden bu ödemenin icra müdürlüğünce öncelikle TBKnun 100 maddesi uyarınca faiz ve ferilerinden mahsup edilerek takibin devamına, 2-İİK'nun 67 maddesi uyarınca icra inkar tazminatının koşulları oluştuğundan alacağın %20'si olan 22.351,90 Tl icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-İİK'nun 67 maddesi uyarınca davacının takipte kötü niyetli olduğu sabit olmadığından davalı lehine kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7.743,66 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 1.369,12 TL'nin mahsubu ile bakiye 6.374,54 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 700,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 130,70 TL olmak üzere toplam 830,70 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 818,9 ve 1.369,12 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.188,02 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 14.567,25 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 1600 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/09/2020 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.