İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1715 E. 2019/1098 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1715
- Karar No
- 2019/1098
- Karar Tarihi
T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018/1715 Esas KARAR NO : 2019/1098 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... ETİKET MATBAA AMBALAJ İNŞ. SAN. VE TİC. A.Ş. - Minareliçavuş OSB Mah. N:208 N:4 Nilüfer/BURSA VEKİLİ : Av. ... - HACI İLYAS MAH. GÜL SK. NO:6 TOKAÇSARAY İŞH. K.4 D.20- BURSA DAVALI : ... TEKSTİL SAN VE DIŞ TİC. A.Ş. - Organize Sanayi Bölgesi Ali Osman Sönmez Bulvarı N:2 Nilüfer/BURSA VEKİLİ : Av. .. - Odunluk Mah. Akpınar Cad. Efe Towers A Blok No: 15 Kat: 14 Nilüfer / Bursa DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/12/2018 KARAR TARİHİ : 04/07/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/07/2019 Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili firmanın alacaklı, davalı firmanın borçlu olduğu cari hesap ekstresi alacağının tahsili amacıyla Bursa 11. İcra Müdürlüğünün 2018/... esas sayılı icra dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, davalı borçlunun şahıs, icra dosyasında borca, faize ve ferilerine itiraz ederek icra takibinin durdurulmasını sağladığını, davalı borçlunun haksız, mesnetsiz ve takibi sürüncemede bırakmaya yönelik vaki itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesi için işbu davayı açtıklarını, davacının takip konusu cari hesap ekstresinden anlaşılacağı üzere davalı borçludan 10.853,75 Tl alacaklı olduğunu, davalı borçlunun borcunu tüm taleplerine rağmen ödemediğini, davalının kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, bu nedenlerle davalı borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçlunun takibe haksız ve kötü niyetli olarak yapmış olduğu itiraz nedeniyle %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin davacı bankaya herhangi bir borcu ya da taahhüdü bulunmadığını, takip aşamasında sunmadığı birtakım sözleşmelerden bahsedildiğini ancak hiçbir sözleşme bulunmadığını, öte yandan kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı ile müvekkili arasında ola gelmiş birtakım kredi ilişkilerinin varlığının ortaya konsa bile davacının alacağına dayanak gösterdiği sözleşmeleri, müvekkiline sunduğunu, hangi kredi karşılığında düzenlediğinin davacı tarafından ispatlanması gereken bir husus olduğunu, davacı takip aşamasındayken dava dilekçesinde bahsettiği sözleşmeleri takip dosyasına sunmadığını, mevcut durumda davacının takip esnasında sunmuş olduğu bir sözleşme söz konusu olmadığı için dava aşamasında sözleşmeleri sunma talebine muvafakat etmediğini bildirdiklerini, takipte talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların beyanı, Bursa 11. İcra Müdürlüğünün 2018/... sayılı icra takip dosyası, cari hesap ekstresi, faturalar, ticari defterler, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından cari hesap ekstresi, faturaya dayalı olarak 10/09/2018 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 12/09/2018 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 17/09/2018 tarihinde borca itiraz etmiştir. Tarafların ticari defterleri talep edilmiş, davacı vekilince ibraz edilen ticari defterler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mali müşavir bilirkişinin 17/05/2019 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davacıya ait 2017-2018 yıllarına ait ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yaptırıldığı, anılanbu defterlere yapılan kayıtların tek düzen muhasebe genel tebliğine uygun olarak zamanında yapıldığı, yapılan bu kayıtların sahibi adına delil olma özelliğine sahip olmakla beraber takdirin yüce mahkemeye ait olduğu, davalı tarafından inceleme günü herhangi bir ticari defter ve belge ibraz edilmediğinden davalı kayıtlarıyla ilgili bir tespitin yapılmadığı, davacı kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 10.853,75 TL alacaklı bulunduğu mütalaa edilmiştir. Davalı taraf ihtaratlı davetiye tebliğine rağmen belirlenen inceleme gün ve saatinde defter ve kayıtlarını sunmadığından davalı defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı anlaşıldı. Davacının tarafların ticari defterlerine dayandığı anlaşılmakla ticari defterlerin delil olması yönünden bilindiği üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve 2011/11-862 Esas, 2012/51 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5. (6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki; HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır. Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m. 220. madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 64. (6762 sayılı TTK'nın 69. vd.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince Tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85) O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı tacirin davalıya mal sattığı ve faturaların düzenlendiği, taraflar arasında TTK m. 89 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, davacının ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğundan, ticari defterin kesin delil olduğu, davalı tarafın süresi içinde ticari defterlerini sunmadığından davacının defterlerinin HMK' nın 220. Maddesi gereğince kabul edilebileceği anlaşılmakla dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden hüküm kurmaya elverişli kabul edilen 17/05/2019 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek ve davalının usulune uygun tebliğ edilen bilirkişi raporuna itiraz etmediği gibi irsaliyelerde teslim alınan bilgisinin imzalı olduğu ve davalının ticari defterlerini sunmadığı gibi mazerette bildirmediğinden HMK' nın 220. Maddesine göre davacının beyanları kabul edilerek davanın kabulu ile itirazın iptali ile takibinde devamına davacının icra inkar tazminat isteminin, davacının alacağının fatura alacağı olduğu, alacağın likit olduğu, icra takibine itirazda haksız olduğundan koşulları oluşmakla, icra inkar tazminatı talebinin kabulu ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın kabulü ile, davalının Bursa 11. İcra Müdürlüğünün 2018/... esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile, takibin kaldığı yerden aynen devamına, 2-İİK'nun 67. maddesi gereğince icra inkar tazminatının koşulları oluştuğundan alacağın %20'si olan 2.170,75 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 741,42 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 131,09 TL'nin mahsubu ile bakiye 610,33 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 600,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 46,00 TL olmak üzere toplam 646,00 TL yargılama gideri ve 131,09 TL peşin harç olmak üzere toplam 777,09 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.725,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.. 04/07/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır. Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır. Aslının aynı olduğu tasdik olunur. Katip ... ¸E-imzalıdır.