İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1334 E. 2019/1315 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/1334
Karar No
2019/1315
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018 KARAR NO : 2019 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 17/10/2018 KARAR TARİHİ : 01/10/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/10/2019 Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin otomotiv sektöründe faliyet göstermekte olup, aynı zamanda Mercedes-Benz yetkili servisi olarak Mercedes Benz marka araçların onarım ve servis hizmetlerini, Mercedes Benz standartlarına uygun olarak yerine getirdiğini, davalı şirkete ait ......................... plakalı araçların tamir ve bakımlarını müvekkili şirket tarafından farklı tarihlerde yerine getirildiğini, davalıya ait vasıtaların belirli aralıklarla müvekkili şirkete getirildiğini ve açılan iş emirleri gereği arızalı vasıtalarda hasarlı ve değişmesi gereken parçaların tamamen orjinal olarak takıldığını, yapılması gerekli tamirat ve bakımın Mercedes-Benz standartlarına uygun olarak yapıldığını, davalıya ait araçların onarım ve bakımlarının tamamlanarak teslim edildiğini, vasıtanın tamiri, yedek parça ve işçilik ücretleri olarak talep edilen faturaların diğer faturalar ile cari hesaptan doğan müşterinin ödemesi gereken bedellerin müşteriye bildirildiğini, ancak fatura ve cari hesaptan bedeller ödenmediğini, bunun üzerine davalının araçlarına yaptırdığı tamir ve servis hizmetlerinden kaynaklanan borcunu ödememesi nedeniyle kendisi aleyhine Bursa 11. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi yapıldığını, davalı borçlu şirketin yetkilisi 05/01/2016 tarihli dilekçesiyle ödeme emrine ve yetkiye itiraz icra takibini durdurduğunu, davalı borçlu şirketin itirazında haksız ve kötü niyetli olup açıklanan nedenlerle icra takibine yapmış olduğu itirazın iptalinin gerektiğini, davalının yetki itirazının haksız olduğunu, taraflar arasında akdedilen yazılı servis sözleşmesinde Bursa mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olduğunu, davaya konu tamir ve bakımı yapılan davalı ... Mad. Mer. Gıda İnş. Nk. Geri Dön. Gübre İth. İhr. San. Ve Tic. Ltd. Şti'ne ait ......................plakalı vasıtaların, davalının diğer vasıtaları gibi onarılmak ve bakımları yapılmak üzere müvekkili şirkete getirildiğni, vasıtanın onarım ve bakım hizmetlerinden doğduğunu takibin sözleşmenin ifa edildiği onarım bakım hizmetinin yapıldığı Bursada açılmasının yasaya uygun olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında davalıya ait araçların servis ve bakım işlemlerinin yapılması hususnda yapılan tamirat servis işlemlerinin bu sözleşme iş emirleri uyarınca yerine getirildiğini, davalı şirkete ait araçların tamir ve bakım işlemlerinin yapılmaıs hususunda müvekkili ile davalı şirket arasında 22/01/2015 tarihli sözleşme akdedildiğini, davalının itirazının yersiz ve haksız olduğunu, bu nedenlerle davalının itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde özetle: Davacı vekili tarafından açılan dava ve icra takiplerinde Mustafakemalpaşa İlçesi mahkemeleri ve icra müdürlüklerinin yetkili olduğunu, bu nedenlerle öncelikle yer yönünden yetki itirazlarının bulunduğunu, takibe itiraz tarihinden itibaren 3 yıl geçtiğini, bu nedenle zaman aşımı itirazlarının bulunduğunu, davacı tarafından takibe ve davaya konu edilen faturaların tek taraflı düzenlenen belgeler olduğunu, ayrıca düzenlenen faturaların 23/01/2015 ve 18/12/2015 tarihleri arasında düzenlendiğini, tek taraflı düzenlenen belgelere dayanılarak açılan yersiz ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, faturalar, iş emirleri, sözleşme, Bursa 11. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, ticari defterler, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 22/12/2015 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 30/12/2015 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 05/01/2016 tarihinde borca itiraz etmiştir. Davalı tarafından zamanaşımı ve yetki itirazları hakkında ön inceleme aşamasında reddine karar verilmiştir. Tarafların ticari defterleri talep edilmiş davacı tarafça ibraz edilen ticari defterler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mali müşavir bilirkişinin 23/05/2019 tarihli raporunda özetle: Davacının ticari defterlerinin tasdiklerinin süresinde yaptırıldığını, sahibi lehine delil teşkil ettiği, davacının defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalıdan 6.578,96 Tl alacaklı olduğu, dava dosyasına sunumluş faturalardan 5.448,75 TLsinin hizmet faturası 1.183,59 Tllik faturanın ise vade farkı faturası olduğu fakat taraflar arasında imzalanmış sözleşmede vade farkı uygulaması hakkında bir karar alınmadığının tespit edildiğini, 1.183,59 Tllik faturanın davacının alacağından sayılıp sayılmayacağının takdirinin mahkemede olduğu, vade farkı faturalarının davacının alacağından kabul edilmemesi durumunda davacının takip tarihi itibariyle 5.395,37 TL olduğu mütalaa edilmiştir. Davacı vekilinin rapora karşı itirazlarını değerlendirir ve sözleşme kapsamındaki vade farkına ilişkin düzenlenen faturadaki miktarları hesaplar şekilde ek rapor düzenlenmek üzere dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mali müşavir bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu 16/08/2019 havale tarihli ek bilirkişi raporunda özetle: Davacının 2015 yılı defterlerine kayıt etmiş olduğu 3 adet hizmet faturasının, taraflar arasında imzalanmış sözleşmenin 5. Maddesi uyarınca 90 günde ödenmesi gerekirken ödenmemesi üzerine fatura bedelleri üzerinden 91. günden takip tarihine kadar faiz hesaplandığı, 3 adet faturaya ait toplam temerrüt faiz tutarının takip tarihi itibariyle 736.40 Tl olduğu, davacının ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle ticari defterlerinde kayıtlı hizmet faturaları toplam tutarı olan 5.395,37 TL alacaklı olduğu, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan alacağının 5.395,37 + 736,40 = 6.131,77 Tl olduğu mütalaa edilmiştir. Davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla Mustafakemalpaşa Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılmış olup, talimat mahkemesince davalı şirkete meşruhatlı davetiye tebliğ edilmiş olup, inceleme gün ve saatinde davalı tarafından defterler ibraz edilmemiş olduğundan talimat bila ikmal mahkememize iade edilmiştir. Davacının tarafların ticari defterlerine dayandığı anlaşılmakla ticari defterlerin delil olması yönünden bilindiği üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve 2011/11-862 Esas, 2012/51 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5. (6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki; HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır. Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m. 220. madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 64. (6762 sayılı TTK'nın 69. vd.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince Tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85) O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı tacirin davalıya ait araçların onarım ve bakımı, servis hizmeti verdiği faturaların düzenlendiği, taraflar arasında TTK m. 89 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, davacının ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğundan, ticari defterin kesin delil olduğu, davalı tarafın süresi içinde ticari defterlerini sunmadığından davacının defterlerinin HMK' nın 220. Maddesi gereğince kabul edilebileceği anlaşılmakla dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden hüküm kurmaya elverişli kabul edilen 16/08/2019 tarihli ek bilirkişi raporuna itibar edilerek ve davalının usulune uygun tebliğ edilen bilirkişi raporuna itiraz etmediği ve davalının ticari defterlerini sunmadığı gibi mazerette bildirmediğinden HMK' nın 220. Maddesine göre davacının hizmet beyanları kabul edilerek davacının faturalar sebebiyle 5395,37 TL alacaklı olduğundan bu miktar yönünden davanın kısmen kabulu ile itirazın iptali ve takibinde devamına, vade farkı faturası yönünden sözleşme ve ticari teamülün olmadığından bu talebin reddine ayrıca davacının 736,40 TL tutarındaki vade farkı faturasının temerrüt, işlemiş faiz olarak talebi yönünden Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/1007 Esas- 2017/3664 sayılı Bozma İlamının içeriğinde-sonuç kısmında vurgulandığı üzere hakimin taleple bağlı olduğu gibi itirazın iptali dosyalarında takibe sıkı sıkıya bağlılık ilkesi gereği takibe dayanak faturaların vade farkı faturası olduğu, asıl alacak olarak takip talebinde bulunulduğu diğer bir değişle temerrüt faizi, işlemiş faizin talep edilmediğinden işlemiş faiz olarak temerrüt faiz talebinin reddine, davacının icra inkar tazminat isteminin, davacının alacağının fatura alacağı olduğu, alacağın likit olduğu, icra takibine itirazda haksız olduğundan koşulları oluşmakla, icra inkar tazminatı talebinin kabulu ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davalının Bursa 11. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 5.395,37 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki şartlarla birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-İİK'un 67.maddesi gereğince icra inkar tazminatının koşulları oluştuğundan alacağın %20'si olan 1.079,07 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 368,56 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 112,36 TL'nin mahsubu ile bakiye 256,20 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 500,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 222,88 TL olmak üzere toplam 722,88 TL yargılama giderinden kabul ve red oranlarına göre hesaplanan 592,83 TL yargılama gideri ve 112,36 TL peşin harç olmak üzere toplam 705,19 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.725,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/10/2019 Katip ¸e-imzalıdır. Hakim ¸e-imzalıdır.

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1334, K. 2019/1315, T. 01.10.2019, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-1334-e-2019-1315-k-a21ebd4b57dc