İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/115 E. 2018/1494 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/115
- Karar No
- 2018/1494
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018 KARAR NO : 2018 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. . DAVALI : ... VEKİLİ : Av. DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/01/2018 KARAR TARİHİ : 20/11/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/12/2018 Mahkememize tevzi edilen Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davalının Bursa 5. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile bir adet bonoya dayalı olarak icra takibine giriştiğini, müvekkili ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, borcun konusu olan bonoya ait herhangi bir fatura ve alışveriş banka kaydı bulunmadığını, takip konusu bono üzerinde müvekkili adına atılan imzanın müvekkiline ait olmadığını, senet üzerinde tahribat yapılarak icraya konulduğunu, buradaki bononun çalıntı sonucu ...'a geçtiğini, takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek bononun çalıntı olması nedeniyle müvekkilinin davalıya borcu olmadığının tespitine, davalının %20 üzerinden kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı'dan alacaklı olduğunu, icra dosyasındaki borç konusu bononun davacı tarafından müvekkiline verildiğini, müvekkilinin davacı ile birlikte arsa alımı için davacıya borç para verdiğini, bu sebeple aralarında senet düzenlendiğini, arsa alım işi olmayınca senetin icra takibine konulduğunu,davacının dava konusu senedin haksız olarak şüphelinin eline geçtiğini belirterek dolandırıcılık ve bedelsiz senet kullanma iddiasıyla müvekkili hakkında şikayetçi olduğunu, davacının şikayetinin takipsizlikle sonuçlandığını, davacının bono da tahrifat yapıldığı iddiasının doğru olmadığını, Bursa 15. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile, davacının dava dışı ... isimli şahısla anlaşarak muvazaalı olarak senet düzenlediğini, gerçekte ...'ün davacıdan alacağı olmadığını, müvekkiline borcunu ödememek için danışıklı bir şekilde ...'ü alacaklı yaptığını, adına kayıtlı taşınmazlara haciz koydurduğunu, olası satış sonucunda alacaklarının engellendiğini, taşınmazları üzerine haciz ve ipotek şerhi koydurduğunu, haciz konulan taşınmazların satışını istediklerini, bu satışın gerçekleşmesi halinde davanın konusuz kalacağını belirterek davanın süresinde açılmadığından usulden reddine, davanın konusuz kalmasından dolayı davanın esastan reddine, % 20 üzerinden kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının ... ve ... sayılı dosyası, Bursa 5. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyası, 150.000 TL bedelli bir adet bono fotokopisi, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, kambiyo senedine dayalı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 72. Maddesine göre menfi tespit istemine ilişkindir. Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır. Davacı tarafından dava konusu bono ile ilgili davalı hakkında dolandırıcılık ve bedelsiz senedi kullanmak suçlarından şikayette bulunulduğu ve Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma ve ... Karar numaraları ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve takipsizlik kararı üzerine Bursa 1. Sulh Ceza Mahkemesinin ... Değişik İş dosyası ile takipsizliğe itiraz reddedilerek karar kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davacının Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma numaralı dosyasında alınan beyanında, dava konusu Bursa 5. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyasına konu 15/03/2013 keşide tarihli 15/05/2013 vade tarihli 150.000 TL bedelli keşidecisinin davacı olduğu bonodaki imzanın ikrar edildiği ve 20/11/2018 tarihli celsedeki beyanında bononun kendisine ait olduğunun ifade edildiği ve dava dilekçesinde bononun teminat olarak üçüncü kişiye verildiği ileri sürüldüğü, davalı tarafından ise dava konusu bononun arsa alım satımı için davacıya verilen borç para karşılığından senedin verildiği savunulmakla uyuşmazlığın dava konusu bononun teminat amacıyla düzenlenip düzenlenmediği ve açığa imzanın kötüye kullanılıp kullanılmadığı noktasında toplanmaktadır. Dava konusu 15/03/2013 keşide tarihli 15/05/2013 vade tarihli 150.000 TL bedelli keşidecisinin davacı lehtarın davalı olduğu bononun teminat amacıyla üçüncü kişiye verildiği, açığa imza atıldığı iddiaları yönünden, bonolar kural olarak, birer kredi vasıtasıdır. Aksine sözleşme veya âdet bulunmadıkça edimlerin aynı anda ve karşılıklı olarak ifa edilmesine ilişkin genel ilkenin (TBK m.96) bir istisnası olarak, alt hukuki ilişkinin karşı edimini alan borçlu, para borcunu derhal ödemek yerine bir bono düzenleyerek karşı âkide verebilir. Hatta bu ödemeleri taksitler hâlinde ve ardışık vadelerde düzenlediği bonolara bağlayabilir. Böylelikle bono, keşidecisine ödeme konusunda zaman kazandırırken, lehdarına da ciro suretiyle ticari ilişkisini sürdürmek olanağı sağlar. Uygulamada bonoların teminat amacıyla da düzenlendiği görülmektedir. Gerçekten de taraflar arasındaki alt ilişkiden bir borç doğup doğmayacağı ve doğacaksa bunun tutarının ne olduğunun belli olmadığı hâllerde dahi taraflar bono düzenleyebilir ya da mevcut bir bonoyu bu amaçla ciro edebilirler (TTK m.689). Hemen belirtmek gerekir ki, kambiyo senetleri kural olarak mevcut bir borç için düzenlendiklerinden, teminat maksadıyla düzenlenmeleri istisnaidir ve bu durumun da soyutlukla yakından ilişkisi bulunmaktadır. Nitekim bono metnine teminat amacıyla verildiğinin yazılması hâlinde senedin soyutluğu ortadan kalkmakta ve devir kabiliyeti sınırlanmakta, bu ibarenin yazılmaması hâlinde ise keşidecinin teminat iddiasının ispatlanması, lehdarla sınırlı olmak üzere, yazılı delile ihtiyaç göstermektedir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/19-897 Esas ve 2018/464 Karar sayılı İlamında vurgulandığı üzere) O halde toplanan deliller ve yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda , davacı tarafından dava konusu Bursa 5. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyasına konu 15/03/2013 keşide tarihli 15/05/2013 vade tarihli 150.000 TL bedelli keşidecisinin davacı lehtarın davalı olduğu, bononun teminat bonosu olduğu, üçüncü kişiye verildiği açığa imza atıldığının ileri sürüldüğünden, 6102 sayılı T.T.K.' nun 776/2 -f ve 680. maddeleri uyarınca, açığa bono düzenlenmesinin mümkün olduğu, bonoların anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu yönündeki keşideci davacıların iddialarını yazılı delil ile kanıtlaması gerektiği, uyuşmazlık konusu bononun kambiyo senedi olduğu, sebepten mücerret olduklarından, bonoların hamili olan davalının bu bonoların düzenlenmesine neden olan hukuki ilişkiyi ispat etme zorunluluğunun bulunmadığı, davacının iddialarını dava konusu çekin miktarı itibariyle HMK' nın 200. Maddesi gereği yazılı ve kesin deliller ile ispat edilemediğinden ve dava konusu bono ile ilgili davalı hakkında dolandırıcılık ve bedelsiz senedi kullanmak suçlarından şikayette bulunulduğu ancak soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve kararın kesinleştiğinden bono sebebiyle borçlu olmadığına yönelik davanın sübut bulmadığından reddine, kötü niyet tazminatı yönünden mahkememizce takibin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbirin ve kötü niyetli olduğu ispat edilmediğinden koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın subut bulmadığından reddine, 2-Davalı lehine kötü niyet tazminatının koşulları oluşmadığından reddine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 35,90 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 2.561,63 TL'nin mahsubu ile bakiye fazla kalan 2.525,73 TL nispi karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 14.750,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin, davalı asilin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/11/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.