İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1050 E. 2019/68 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1050
- Karar No
- 2019/68
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 10/08/2018 KARAR TARİHİ : 21/01/2019 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin ............ plakalı aracı ile 12/11/2017 tarihinde kaza yaptığını, kaza sonrasında aracın eksper tarafından pert durumuna getirildiğini, ve kasko şirketinin de durumu kabul ettiğini, müvekkilinni bu zararını gidermekle yükümlü olduğu sigorta şirketine başvuruda bulunmuş ise de olumsuz cevap verildiğini, aracın kaza tarihi itibariyle rayiç bedelinin 91.025,00-TL olduğunu, ayrıca aracın daha önce kazasının olmamaası göz önüne alındığında kasko bedelinni tam rakamı üzerinden ödenmesi sigorta hukuku ve hakkiniyet açısından uygun olduğunu, hal böyleyken mevcut muvafakat ve ihbharnamenin makbuz niteliğinde olduğu kabul görmesi ve taraflarına ödenen 71.500,00-TL'nin gerçek kasko rayiç bedel teminatın olan 91.025,00-TL'den mahsup edildikten sonra kalan 19.525,00-TL'nin taraflarına ödenmesi gerektiğini, ıslah hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 500,00-TL pert bedelinin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen yazılı cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. KANITLAR: Kaza tespit tutanağı, ekspertiz raporu, kasko poliçesi, sigorta başvuru dilekçesi ve cevabi yazı, vs. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Dava; taraflar arasında imzalanan kasko sigorta poliçesine istinaden dava konusu kaza nedeniyle davacının aracının bedelinin ne kadar olduğunun tespiti ile bu bedelin davalıdan tahsil edilip edilmeyeceğinin tespitine ilişkin tazminat davasıdır. 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/k bendinde ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi "tüketici", 3/ı bendinde ise mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem "tüketici işlemi" olarak tanımlanmıştır. Aynı yasanın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir. HMK'nın 1. maddesinde de görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir. Davacının aracının kasko poliçesi kapsamında davalı tarafından sigortalandığı, davacı ile davalı arasında tüketici işlemi ve tüketici ilişkisi bulunduğu, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3, 73/1 ve 83/2. maddeleri uyarınca davaya bakma görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2016/11759 Esas ve 2016/11296 Karar sayılı Kararında vurgulandığı üzere mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemelerinin Bursa Tüketici Mahkemeleri olduğundan, davan şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı gerekçeye göre; 1-Davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, Bursa Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna, 2-HMKnun 20. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın BURSA NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ'ne gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine, 3-HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli Bursa Tüketici Mahkemesince taktirine, yargılamanın görevli mahkeme de devam etmediği taktirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı yanın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.21/01/2019 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır