İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/795 E. 2018/1016 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/795
Karar No
2018/1016
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017 KARAR NO : 2018 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. . DAVALI : VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/06/2017 KARAR TARİHİ : 19/07/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/07/2018 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı müvekkilin davalı ile arasında yapılan ticaret neticesinde davalıdan alacağı mevcut olup, bu alacağın tahsili için Bursa 10. İcra Müdürlüğünün 10.05.2017 tarih ve ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, Aradaki cari hesap ilişkisi ve fatura ile bu faturaya ilişkin yapılan kısmi ödeme dekontları, müvekkili firmanın hesap hareketlerini gösterir banka kayıtları sunulmakta olup, ayrıca müvekkilin usulüne uygun şekilde tutulmuş ticari defter kayıtları ile davalının defterleri de incelendiğinde kayıtlarında yer aldığının görüleceğini, davalı tarafından takibe konu 18.08.2016 tarih ve 035148 seri no.lu faturaya istinaden 13.10.2016 tarihinde 6.500,00TL. - 10.11.2016 tarihinde ise 5.000,00TL. ödeme yapılmış olunup, icra takibine konu borç da bu fatura alacağından kalan bakiye olan 2.070,00 TL olduğunu, yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle öncelikle takibe yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, alacağın ticari faiz ile davalıdan tahsiline, davalı tarafın icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle : Davacı alacaklı olduğunu iddia eden taraf ile müvekkili şirket arasında cari hesap ilişkisi olmadığını, borçlu olduklarını kabul etmemekle beraber, cari hesap ilişkisinden kaynaklı alacakların talep edilebilmesi için bu hususun borçluya ihtar edilesi gerektiğini, ancak, alacaklı olduğunu iddia eden tarafın müvekkiline bu hususta bir ihtarda bulunmadan icra takibi başlattığını, müvekkili ile davacı arasında gerçekleştirilen ticari ilişki neticesinde anlaşıldığı üzere müvekkilince gerekli ödemenin yapılmış olup, davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkiline ait ticari defterler incelendiğinde müvekkilinin davacıya borcu olmadığı ortaya çıkacağını, davanın reddi halinde alacağın % 20 sinden az olmamak üzere davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların beyanı, Bursa 10. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyası, ticari defterler, faturalar, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 10/05/2017 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 18/05/2017 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 22/05/2017 tarihinde borca itiraz etmiştir. Tarafların ticari defterleri talep edilmiş taraflarca ibraz edilen ticari defterler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mahkememizce 06/02/2018 tarihli celsede Taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin açıklığa kavuşturulması yönünden, taraflar arasındaki ticari ilişkinin başlangıcından sonuna kadar olan dönemi kapsayan ticari defter ve bağlı kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla; SMMM bilirkişi İsmet Erdem tarafından mahkememize ibraz edilen 04/05/2018 havale tarihli bilirkişi raporunda " Tarafların tacir oldukları, aralarında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, Davacıya ait 2016 yılı ticari defter tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırıldığı, Ticari Defterlere yapılan kayıtların “Muhasebe İlke ve Kurallarına” uygun olarak yapıldığı, Sahibi adına delil olma özelliğine sahip olmakla beraber takdirin mahkemenize ait olduğu. Davacı kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalıdan olan alacağın 2.070,00TL. olduğu, -Davalıya ait 2016 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yaptırıldığı, Ticari Defterlere yapılan kayıtların “Tek Düzen Muhasebe İlke ve Kurallarına’’ uygun olarak yapıldığı. Sahibi adına delil olma özelliğine sahip olmakla beraber takdirin mahkemenize ait olduğu. Davalı kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacıya 2.070,00 TL.borçIu bulunduğu, sonuç ve kanaatine varıldığı " mütalaa edilmiştir. Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacının davalıya ticari ilişki kapsamında mal ve ürün satarak faturaların düzenlendiği, taraflar arasında TTK m. 87/2 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin, uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, tarafların ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğu ve ticari defterlerin birbiri ile uyumlu olduğu yine davacı tarafından düzenlenen icra takibine konu faturanın davalının ticari defterine kaydedildiği, davalının fatura bedelini ödediğinin ispat edilmediği gibi HMK' nın 222. Maddesi gereğince davacı tarafın ticari defterlerin kesin delil olduğu ve kanaat verici bilirkişi raporuna itibar edilerek davacının davalıdan alacaklı olduğu sabit olduğunda sübut bulan davanın kabulu ile icra takibinin devamına, icra inkar tazminatı talebi yönünden alacağın fatura alacağı olduğu, likit olduğu, davalının asıl alacak yönünden itirazında haksız olduğu anlaşıldığından icra ve inkar tazminatı talebinin kabulune karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın kabulü ile davalının Bursa 10. İcra dairesinin ... E. Sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden aynen devamına, 2-İİK 67. Maddesi gereğince icra inkar tazminatı koşulları oluştuğundan alacağın % 20 si olan 414,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 141,40 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 87,06 TL'nin mahsubu ile bakiye 54,34 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 400,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 175,80 TL olmak üzere toplam 575,80 TL yargılama gideri ve 87,06 TL peşin harç olmak üzere toplam 662,86 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT' nin 13/2. Maddesine göre belirlenen 2.070,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, uyuşmazlık konusu miktar dikkate alınarak HMK'nun 341 maddesi uyarınca 2018 yılı itibariyle 3.560,00 TL kesinlik sınırı altında olduğundan kesin olmak üzere karar verildi. verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/07/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/795, K. 2018/1016, T. 19.07.2018, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-795-e-2018-1016-k-5ece94bd27d7