İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/574 E. 2018/936 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/574
- Karar No
- 2018/936
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017 KARAR NO : 2018 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/04/2017 KARAR TARİHİ : 10/07/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/07/2018 Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili davacı şirketin davalı şirkete makine sattığını, işbu makine bedelinin ve makine bakım masrafları ve sair giderlere ilişkin 26/08/2014 tarihli, 2.332,28 Euro yine 26/08/2014 tarihli, 102,76 Euro bedelli faturaların ödenmemesi nedeniyle Bursa 16. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosya ile icra takibi başlattığını, borçlu şirkeitn borca ve ferilerine itiraz ettiğini, takibin durduğunu, davalı tarafın TBK 97'e göre ödemezlik defi mahiyetinde olup, bu defiyi kullanabilmesi için önclikle kendi edimini ifa ettiğini ya da ifayı teklif etmiş olması gerektiğini, müvekkili şirketin servis hizmetini gerektiği gibi davalı yana ifa ettiğini, davalının da bu edimini kabul etmiş ancak edimini yerine getirmede direnim göstermediğini, davalı yanda kesilen faturaları defterine işlediğini, müvekkilinin hizmetini de kabul ettiğini, davalının itirazlarının ise ayıp ihtarı olarak düşündüğünde dahi bu beyanların süreisnde olmadığından kabul etmemekte olduğunu, davalı yanın basiretli tacir olarak bu ihtarları derhal ve en geç iki yıl içerisinde ihbar etmek zorunda olup belirlenen sürelerin aşıldığının ortada olduğu, tüm borcun ödenmemeisne rağmen yapılan üstün, kaliteli hizmete karşılık, davalı şirketin ise bakıma giden personele makine bir daha resenator aynası patlatır ise gereğini yapacağım şeklinde tehditvari ifadelerde bulunduğunu, bu beyanların da yine müvekkili firma tarafından aynı mailde dile getirildiğini ve kabul iletildiğini, davalı şirketin itiraz dilekçesinde bakım giderlerini ödediğini iddia etmiş ise de müvekkili firmaya dava konusu bakım giderleri ödenmediğini, müvekkili firmanın faturalandırdığı bedelleri açıkça neye ilişkin olduğunu ödeme emrinde belirtildiğini ve takibe girişildiğini, ödeme iddiasında bulunan davalı yanın buna dair yazılı belgelerini ibrazla mükellef olduğunu, davalı firma ile müvekkili arasında ticari ilişkide haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline karar verilmesine, alacağın %20sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından savunmada bulunulmamıştır. DELİLLER: Dava dilekçesi, tarafların beyanı, Bursa 16. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyası, faturalar, cari hesap ekstresi, mail yazışmaları, ticari defterler, faturalar, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 17/02/2017 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 27/02/2017 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 06/03/2017 tarihinde yetkiye ve borca itiraz etmiştir. Davalının icra müdürlüğünün yetkisine dair 21/12/2017 tarihinde ara karar ile reddine karar verilmiştir. Tarafların ticari defterleri talep edilmiş davacı tarafça ibraz edilen ticari defteler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mali müşavir bilirkişinin 24/04/2018 tarihli raporunda özetle: Davacının ticari defterlerinin tasdiklerinin süresinde yaptırıldığını, sahibi lehine delil teşkil ettiği, davacının takip ve dava tarihi itibariyle 2.332,28 Euro davalıdan alacağı bulunduğu, dosyada davalının davacı tarafından temerrüde düşürüldüğüne dair bir belge görülmediği, davacının takip öncesi işlemiş faiz talebinin yersiz olduğunu, davacının asıl alacak tutarının dava tarihi itibariyle 9.117,58 TL olduğu mütalaa edilmiştir. Davalıya ait ticari defterlerini sunmak üzere 23/01/2018 tarihli celse de talimat yazıldığı ve davetiye gönderildiği ancak davalının ticari defterlerini sunmadığı anlaşılmaktadır. Davacının tarafların ticari defterlerine dayandığı anlaşılmakla ticari defterlerin delil olması yönünden bilindiği üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve 2011/11-862 Esas, 2012/51 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5. (6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki; HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır. Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m. 220. madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 64. (6762 sayılı TTK'nın 69. vd.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince Tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85) O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı tacirin davalı şirkete mal sattığı ve faturaların düzenlendiği davacının ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğundan, ticari defterin kesin delil olduğu, davalı tarafın süresi içinde ticari defterlerini sunmadığı ve davacının defterlerinin HMK' nın 220. Maddesi gereğince kabul edilebileceği anlaşılmakla dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden hüküm kurmaya elverişli kabul edilen 27/2/2018 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek , davalının takip tarihi itibariyle 2332,28 euro borçlu olduğu, kaldı ki davalı tarafından icra takibine itiraz dilekçesinde makine teslim aldığının ikrar edildiği ancak arızalandığı ve ayıp olduğunu savunduğu anlaşılmakla, davalının makinenin ayıplı olduğuna dair ticari satımlarda öngörülen yazılı ihbarın yapıldığına dair bir savunmada bulunmadığı ve belge sunulmadığından ayıplı olduğu savunmasına itibar edilmeyerek, davacıya 2332,28 euro borçlu olduğunun ispat edildiğinden, bu kısım yönünden talebin kabulune, davalı borçlunun icra takip tarihinden önce TBK'nın 117. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak temerrüde düşürülmediğinden asıl alacak yanında takip tarihine kadar olan dönem içerisinde işlemiş faize yapılan itirazın iptaline yönelik talebin reddi ile davanın kısmen kabulune, icra inkar tazminatı yönünden alacağın fatura alacağı olduğu, likit olduğu, davalının asıl alacak yönünden itirazında haksız olduğundan koşulları oluşmakla, icra inkar tazminatı talebinin kabulu ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın Kısmen Kabul Kısmen Reddi ile, Davalının Bursa 16. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 2.332,28 Euro asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarının euro cinsinden bir yıl vadeye uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte fiili ödeme gününde TCMB'nin efektif satış kuru üzerinden hesaplanan TL karşılığı olarak devamına, 2-İİK'nun 67 maddesi gereğince icra inkar tazminatının koşulları oluştuğundan hükmedilen alacağı %20'si olan 1.827,48 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 622,82 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 146,75 TL'nin mahsubu ile bakiye 476,07 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 400,00 TL, talimat gideri 450,00 TL, posta ve tebligat gideri 175,50 TL olmak üzere toplam 1.025,50 TL yargılama giderinden kabul ve red oranlarına göre hesaplanan 956,57TL yargılama gideri ve 146,75 TL peşin harç olmak üzere toplam 1103,32TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.180,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.180,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/07/2018 Katip ¸e-imzalıdır. Hakim ¸e-imzalıdır.