İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/414 E. 2018/863 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/414
- Karar No
- 2018/863
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017 KARAR NO : 2018 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : VEKİLİ : Av. ... DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/03/2017 KARAR TARİHİ : 28/06/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/07/2018 Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Çeke dayalı başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ciranta konumunda olan davacı borçlu şirketin ihtiyati haciz sırasında icra tehdidi altında 08.12.2016tarihinde itirazi kayıt koyarak ödeme yaptığını, borçlu şirketin çekte ciranta olmasına rağmen %10 oranında çek tazminatı alındığını, 6102 Sayılı Yasal düzenlemelere ve TTK. 783/3 maddesine göre hukuka aykırı olduğunu ciranta borçlunun çek tazminatından sorumlu olmadığını, yasal düzenlemeler ve Yargıtayın yerleşik kararları gereğince borçlu şirketin itirazi kayıt koyarak ödediğini, haksız çek tazminatı olan 2.000,00 TL nin hesaplanan masraf ve vekalet ücretinin ödeme tarihinden itibaren en yüksek ticari avans faizi ile davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle : Davalı alacaklı şirketin pasif husumet ehliyeti bulunduğunu, davaya konu çek keşidecisinin ... Metal Hidr. Mak. San. Ve Tic. Ltd. Şti. olduğunu, takibe konu çek aslının icra müdürlüğü tarafından davacıya teslim edildiğini ve çek aslını elinde bulunduran davacının ödediği çek tazminatını keşideciye rücu ederek keşideciden talep etmesi gerektiğini, yapılmış olan ödemenin İİK 9. Maddesi gereğince keşideci borçlu adına yapılmış olduğunun kabulünün gerekeceğini, sebepsiz zenginleşenin keşideci borçlu olduğunu, dosya borcu tamamen kapandığı için çek aslının davacı yana teslim edildiğini, çek tazminatını bu aşamada davalı alacaklının keşideciden talep etmesinin mümkün olmadığını, icra dosyasına konu kıymetli evrakın artık davalı alacaklı elinde bulunmadığını, yapılan ödeme ile birlikte davalı açısından icra dosyasının kapanmış ve ciro silsilesinden çıkmış alacaklı yerine davacının geçmiş olduğunu, borcu ödeyerek çek aslını icra dairesinden teslim alan davacının halefiyet ilkesi gereğince alacaklının haklarına halef olduğunu ve çek borçlularına karşı rücu hakkı kazandığını, Takibe konu çek aslını icra müdürlüğünden teslim alan davacının ödediği çek tazminatını ciro silsilesi, kıymetli evraktaki rücu ilişkisi ve halefiyet prensibi gereğince keşideciden talep etmesi gerektiğini ayrıca somut olayda pasifinden kurtulan ve sebepsiz zenginleşen tarafın keşideci olduğundan davalı alacaklıya karşı açılan davanın pasif husumet ehliyetinin yokluğu nedeni ile reddini, davacı ciranta borçlunun icra dosyası üzerinden İİK 361. maddesi kapsamında işlem yapması gerekirken iş bu davayı açmakta hukuki yararının olmadığını, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine davacının %20 tazminata mahkumiyetine, harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi, ikinci cevap dilekçesi, tarafların beyanı, Bursa 8. İcra Müdürlüğünün ... ayılı icra takip dosyası, ticari defterler, faturalar, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 72. Maddesine dayalı olarak açılan istirdat istemine ilişkindir. Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır. Tarafların sundukları kayıtlar ve icra dosyası celp edildikten sonra dosya icra konusunda uzman 1 hesap uzmanı bilirkişiye tevdii edilerek, davacının Bursa 8. İcra müdürlüğünün ... Esassayılı icra takibinde dava konusu çek tazminat bedelinin ödenip ödenmediği, kimin tarafından ödendiği ve bu ödeme sebebiyle hesaplanan masraf ve vekalet ücretinin olup olmadığı ile tarafların iddia ve savunmaları hususlarında rapor düzenlenmesine karar verilmiş olmakla, bilirkişi ... tarafından Mahkememize ibraz edilen 14/05/2018 havale tarihli bilirkişi raporunda " Taleple bağlılık ilkesi gereğince dosya borcunun tamamının çek tazminat bedeli dahil ciranta borçlu ..................... Oto. Hid. Pno. Mak. İmi. Paz. Tic. Ltd. Şti tarafından icra dosyasına ödendiği, Çek tazminat bedeli olan 2.000 TL ve buna ilişkin 240,00 TL vekalet ücretinin fazla hesaplandığının tespit edildiği " mütalaa olunmuştur. Bilindiği üzere çek tazminatı 6102 Sayılı TTK'nun 783/3. maddesi; "Muhatap nezdinde karşılığı kısmen veya tamamen bulunmayan bir çek düzenleyen kişi, çekin karşılıksız kalan bedelinin %10'unu ödemekle yükümlü olduktan başka, hamilin bu yüzden uğradığı zararı da tazmin eder" hükmünü içermektedir. O halde somut olayda, davalı hamil tarafından Bursa 8. İcra Müdürlüğünün ... ayılı icra takip dosyasında Kuveyt Türk Katılım Bankasının Konya Şubesine ait 20.000 TL bedelli çeke dayalı davacı ciranta hakkında asıl alacak ve 2.000 TL çek tazminatına dayalı olarak takip başlattığı, davacı tarafından 08/12/2016 tarihinde çek tazminatı ile birlikte ödeme yapıldığı anlaşılmakla, yukarıda açıklandığı üzere çeki düzenleyen kimsenin, bu çekin karşılığı olan miktarı, ibraz süresi içerisinde muhatap banka nezdinde bulundurması zorunludur. Görüldüğü üzere çek tazminatından çeki düzenleyen (keşideci) sorumlu olup, cirantaların çek tazminatından dolayı sorumlulukları bulunmamaktadır. Dolayısıyla davacının ciranta olup 2.000 TL tazminat hakkında takip yapılmasının yasaya aykırı olup ödenen 2.000 TL çek tazminatının ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, davacı tarafça çek tazminatı sebebiyle haksız masrafında talep edildiği ancak dava dilekçesinde miktar belirtilmediği gibi bilirkişi raporu ile ne kadar masrafın alındığının belirlendiği halde ıslah da yapılmadığı anlaşılmakla, harcı yatırılmış usulune uygun bir dava açılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın kabulü ile 2.000 TL çek tazminatı tlaebinin ödeme tarihi olan 08.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacı vekilinin dava dilekçesinde hesaplanan haksız masraf ve vekalet ücretinin bilirkişi raporuyla belirlendiği ve bu miktar üzerinde harcın yatırılmadığı nedenle usulüne uygun açılmış bir dava olmadığı nedenle bu talepler yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 136,62 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 34,10 TL'nin mahsubu ile bakiye 102,52 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 400,00 TL, posta ve tebligat gideri 122,00 olmak üzere toplam 522,00 TL yargılama gideri ve 34,10 TL peşin harç olmak üzere toplam 556,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT 13/2. Maddeye göre belirlenen 2.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, uyuşmazlık konusu miktar dikkate alınarak HMK'nun 341 maddesi uyarınca 2018 yılı itibariyle 3.560,00 TL kesinlik sınırı altında olduğundan kesin olmak üzere karar verildi. verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.28/06/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır