İlk Derece Mahkemesi · Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/590 E. 2024/120 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/590
Karar No
2024/120
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/590 Esas - 2024/120 T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/590 KARAR NO : 2024/120 HAKİM : ... KATİP : .... DAVACI : .... VEKİLİ : Av. .... DAVALI :... VEKİLİ : Av. .... DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/09/2022 KARAR TARİHİ : 19/02/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket, 21.04.2022 tarihinde ... plaka sayılı ... model ... markalı aracı herhangi bir kusuru olmaksızn ve Tramer/hasar kaydı bulunmaksızın 458.000,00 TL'ye satın aldığını, müvekkili şirket yetkilisi, alınan aracı bir süre şirket işlerinde kullandığını, ancak alınan araca alıcıların gelmesi ve şirketin nakit sıkışıklığı ihtiyacını karşılamak amacıyla aracı satmaya karar verdiğini, müvekkili şirket, aracın herhangi bir tramer kaydı olmadığını bildiği için alıcı ile bu minvalde satım için anlaşma yaptığını, ancak gelen alıcı tramer kaydını sorguladığında ise ''... - Çarpışma 35015 TL'' şeklinde hasar kaydı olduğu görüldüğünü, müvekkili aracı alırken kusursuz ve herhangi bir tramer kaydı olmaksızın aldığı için bu duruma anlam veremediğini, müvekkili şirket, özellikle yemek sektöründe faaliyet gösteren ve yıllardır zor ekonomik koşullara rağmen ayakta kalmaya çalışan saygın bir şirket olduğunu, hasarsız alınan araçta, davalı tarafın kusuru neticesinde ortaya çıkan tramer kaydı nedeniyle yine de iyi niyetli bir şekilde bu kaydın düzeltilmesini talep edildiğini, müvekkili şirket, araçta görünen tramer kaydının düzeltilmesi için uzun bir zaman mücadele verdiğini ancak olumlu bir sonuç alamadığını, davalı taraf müşahhas davada tam kusurlu olduğunu, tüm bu nedenlerle davalı tarafın basiretli bir tacir gibi davranmayıp kusuru nedeniyle müvekkili şirketin araç satışından kaynaklı zararı ile mahrum kaldığı karı tarafımızca tam ve kesin olarak belirlenemediğinden, tahkikat sonucu alacağın değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda (tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda dava değeri 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesi uyarınca arttırılmak ve noksan harç ikmal edilmek üzere) söz konusu bedellerin zararın ortaya çıktığı 06.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı taraftan tahsiline yönelik şimdilik 500,00 TL belirsiz alacak taleplerinin kabulüne, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraftan alınmasına karar verilmesi talep ve dava etmiş, yargılamanın devamı sırasında davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu 25.12.2023 havale tarihli dilekçesi ile yargılama sırasında dava dosyasına bilirkişi raporu ibraz edilmiş olduğunu, taraflarca bilirkişi raporuna beyan sunulduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından da, bilirkişi raporuna ve rapor içeriğinde tespit olunan müvekkili zararına herhangi bir itirazda bulunulmadığını, işbu nedenle, bilirkişi raporunda tespit olunan zarar miktarı taraflar nezdinde kesinleşmiş ve müvekkili şirket lehine usulü müktesep hak teşkil edildiğini, davalı sigorta şirketinin basiretli bir tacir gibi davranmayıp kusuru nedeniyle müvekkil şirketin araç satışından kaynaklı zararı alınan bilirkişi raporuyla tam ve kesin olarak belirlendiğinden, dava değeri 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesi uyarınca 172.540,39 TL olarak ileri sürülmekte ve noksan harç ikmal edilerek söz konusu bedele zararın ortaya çıktığı/zararlı satışın yapıldığı 06/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı taraftan tahsilini Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraftan alınmasına karar verilmesi talep etmiştir. CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı ... Ltd. Şti., ... plakalı ... model ... markalı aracını 21.04.2022 tarihinde kusuru ve tramer/hasar kaydı bulunmaksızın 458.000 TL'ye satın aldığını, aracın 3. kişiye satılma işlemleri sırasında araç üzerinde 35.015 TL'lik hatalı tramer kaydı görüldüğünü, bu hatalı tramer kaydı nedeniyle aracın 06.07.2022 tarihinde değerinin altında 400.000 TL'ye satılmak durumunda kalındığını, satıştan kaynaklı mahrum kalınan kar talebinin bulunduğunu iddia ederek, şimdilik 500 TL'nin 06.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte ... A.Ş.'den tahsilini talep etmiş, işbu dava ilgili mevzuat gereği zamanaşımına uğradığını, aynı zamanda davanın "..."ne yöneltilmesi gerektiğini, müvekkili şirket yönünden husumet itirazları bulunduğunu, dava değeri tespit edilebilecek nitelikte olduğunu, belirsiz alacak talebi ile açılan davada harç ikmali gerektiğini, davacı tarafın iddialarının aksine, olayda müvekkili şirket'in ağır kusuru ya da kabulü söz konusu olmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı taraf durum netleşmeden kısa süre içerisinde aracını satmak suretiyle talep ettiği "mahrum kalınan kar" zararının oluşmasına bizzat kendisi sebebiyet verdiğini, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, işbu davanın zamanaşımından ve "..."ne yöneltilmesi gerektiğinden husumet yokluğundan reddine, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: -01/09/2022 tarihli Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Sonu tutanağı, -....Noterliğinin 06/07/2022 tarih ve ... sayılı satış sözleşmesi, araç ruhsatı, -Elektronik Posta ve Telefon mesajları, Banka Kayıtları, Ödeme Dekontları, Cimer Başvurusu, -... Kayıtları, -30/10/2023 günlü bilirkişi raporu, MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava; hatalı tutulan tramer kaydı sebebiyle uğranılan zararın tahsiline yönelik alacak davasıdır. Davacı aracı üzerinde 35.015-TL'lik hatalı tramer kaydı görüldüğünü, bu hatalı tramer kaydı nedeniyle aracın 06.07.2022 tarihinde değerinin altında 400.000-TL'ye satılmak durumunda kalındığını, satıştan kaynaklı mahrum kalınan kar talebinin bulunduğunu iddia ederek, şimdilik 500-TL'nin 06.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte ... A.Ş.'den tahsilini talep etmiş, davalı ise, davanın zamanaşımına uğradığını, aynı zamanda davanın "..."ne yöneltilmesi gerektiğini, husumet itirazları bulunduğunu, dava değerinin tespit edilebilecek nitelikte olduğunu, belirsiz alacak talebi ile açılan davada harç ikmali gerektiğini, müvekkili şirket'in ağır kusuru veya kabulü söz konusu olmadığını, davacı tarafın durum netleşmeden kısa süre içerisinde aracını satmak suretiyle talep ettiği "mahrum kalınan kar" zararının oluşmasına bizzat kendisi sebebiyet verdiğini iddia ederek davanın reddini dilemiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının davacıya ait ... plakalı aracının davalı şirketçe hatalı tramer kaydına sebebiyet verilip verilmediği, bu kayıt sebebiyle davacının uğradığı bir zararının bulunup bulunmadığı, miktarı ve davacının bu zararını davalı sigortadan talep edip edemeyeceği hususlarında anlaşamadıkları tespit edilmiştir. 6098 sayılı Borçlar Yasasının 146. maddesinde öngörüldüğü üzere, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacağın on yıllık zamanaşımına tabi olduğu, somut olayda yasada öngörülen 10 yıllık genel zamanaşı süresinin dolmadığı gözetildiğinde davalının zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir. Mevcut uyuşmazlıktan dolayı davacının davalıdan olan alacağının tayin ve tespiti bakımından makine mühendisi bilirkişiden 30/10/2023 tarihli rapor alınmasına karar verilmiş, raporunda özetle; "...Davalı vekilinin ...’nun 27 05.2022 tarih ve 497492 sayılı yazısına cevaben verdiği 10.06.2022 tarih, .... sayı ve“... Şikayeti Hakkında” konulu yazıda, şirketleri nezdinde yer alan ... numaralı kasko poliçesine ait motor / şasi numarasının hatalı olacak şekilde düzenlendiği beyan edilmiştir. Yine davalı vekilinin mahkemenin 07.02.2023 tarihli müzekkeresine cevabında aynen; “…Şirketimiz kayıtlarının tetkikinde müzekkerenizde belirtilen; Davacı, ... Şirketi ile Davalı, ... Anonim Şirketi arasında mahkemenizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasında; ... plakalı araca ait Şirketimiz nezdinde poliçe ve hasar kaydı bulunmamaktadır…” şeklinde beyan edildiği görülmüştür. Davacının; gerek 5664 kısa mesaja gönderilen mesajlarında gerekse sigorta şirketi ile mail yazışmalarında, dava konusu olayı takip ettiği, konu için CİMER’e başvurduğu anlaşılmıştır. Tespit ve İnceleme bölümünde yer alan TABLO-1 Araç Bilgileri, ... tarafından mahkemeye sunulan belgeler, Hasar Takip Formu, davalı vekilinin ...’nun 27 05.2022 tarih ve 497492 sayılı yazısına cevaben verdiği 10.06.2022 tarih, ... sayı ve “... Şikayeti Hakkında” konulu yazı, davalı vekilinin Sayın Mahkemenin 07.02.2023 tarihli müzekkeresine cevabı ve diğer tüm bilgiler birlikte değerlendirildiğinde; Davacının maliki olduğu ... plaka sayılı araca işlenen hasar kaydının gerçekte dava dışı ...’nın maliki olduğu ... plaka sayılı aracın 08.04.2022 tarihli kazasına ait olduğu anlaşılmaktadır. Davacı vekilinin Mahkemeye sunduğu belgeler arasında yer alan 28.06.2022 tarihli araç satış ilanının görselinden, maliki olduğu aracı 665.000,00 TL ile satışa çıkardığı ancak ... Noterliği’nce 06.07.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı Araç Satış Sözleşmesi’nden aracını KDV dahil 400.000,00 TL’ye sattığı anlaşılmaktadır. Davacı şirketin araç satışından kaynaklı zararının hesaplanmasında, davaya konu aracın 06.07.2022 tarihindeki gerçek piyasa bedelinin belirlenmesi büyük önem arz etmektedir. Bu kapsamda, davaya konu aracın; araç satış tarihindeki ...’nin ... kasko-deger-listesindeki kaskoya esas değerinin belirlenmesinin, (eğer arşiv listesinde fiyat belirli değil ise günümüzdeki kaskoya esas değerinin belirlenerek ... hesaplama aracı ile satış tarihindeki fiyatının bulunması) ... sitelerindeki günümüzdeki emsal araçların ortalama fiyatının belirlenerek ... hesaplama aracı ile satış tarihindeki ortalama fiyatının bulunmasının ve her iki değerin ortalamasının alınarak satış tarihindeki değerinin belirlenmesinin uygun olacağı kıymetlendirilmektedir. Satış sözleşmesinde, davaya konu aracın satış tarihindeki (06.07.2022) kaskoya esas değerinin 570.937,00 TL (Kasko Kodu:...) olduğu belirtilmiştir. Ancak ...’nin .... kasko-deger-listesindeki arşiv kısmında (2022 yılı Temmuz ayına ait-satış tarihine ait) ... model ... aracın kaskoya esas değeri görülememiştir. Aşağıdaki ekran görüntüsünde söz konusu aracın, 2023 yılı Ekim Ay’ı kaskoya esas değeri gösterilmiştir. ... hesaplama aracıyla yukarıda belirtilen değerin satış tarihine (06.07.2022) dönüşümü yapıldığında, davaya konu aracın kasko değerinin, satış tarihinde (Temmuz 2022’de) 591.123,53 TL olacağı hesaplanmıştır. Ancak kaskoya esas değer ile serbest piyasada satış değerleri arasındaki farklılıklar oluşabilmektedir. Dolayısıyla; .... sitelerindeki günümüzdeki emsal araçların ortalama fiyatının belirlenerek ... hesaplama aracı ile satış tarihindeki ortalama fiyatının bulunmasının ve her iki değerin ortalamasının alınarak satış tarihindeki değerinin belirlenmesinin uygun olacağı kıymetlendirilmektedir. Söz konusu tablo aşağıda TABLO-3’de sunulmuştur: TABLO-3’ten davacı şirketin araç satışından kaynaklı zararının 572.540,39-400.000,00=172.540,39 TL olacağı kıymetlendirilmiştir. Yine davacı vekilinin, 12.09.2022 tarihli dava dilekçesinde, müvekkili şirketin mahrum kaldığı karı talep ettiği ve bununla ilgili olarak dava dilekçesi ekine şirket olarak çekilen kredi dökümleri ile bazı EFT ödeme dekontlarını koyduğu görülmüştür. Ancak söz konusu talebin gerek hukuki değerlendirme gerektirmesi gerekse uzmanlık alanımda olmaması nedeniyle anılan talebin takdirinin Sayın Mahkeme tarafından yapılmasının; mahkeme aksi kanaatte ise söz konusu değerlendirmenin mali müşavir/nitelikli hesap uzmanı tarafından yapılmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir. Yukarıdaki yapılan açıklamalar dikkate alındığında; Davacının maliki olduğu ... plaka sayılı araca işlenen hasar kaydının gerçekte dava dışı ...’nın maliki olduğu ... plaka sayılı aracın 08.04.2022 tarihli kazasına ait olduğu, TABLO-3’ten davacı şirketin araç satışından kaynaklı zararının 572.540,39-400.000,00=172.540,39 TL olarak hesaplandığı, Davacı vekilinin, 12.09.2022 tarihli dava dilekçesinde, müvekkili şirketin mahrum kaldığı karı talep ettiği ve bununla ilgili olarak dava dilekçesi ekine şirket olarak çekilen kredi dökümleri ile bazı EFT ödeme dekontlarını koyduğu, ancak söz konusu talebin gerek hukuki değerlendirme gerektirmesi gerekse uzmanlık alanımda olmaması nedeniyle anılan talebin takdirinin Sayın Mahkeme tarafından yapılmasının; Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise söz konusu değerlendirmenin mali müşavir/nitelikli hesap uzmanı tarafından yapılmasının uygun olacağı, Taraflarca yapılan beyanlarda yer alan faiz nevii ve başlangıç tarihinin belirlenmesi ile ilgili konuların, uzmanlık dalımda olmaması nedeniyle mahkeme tarafından takdir edilmesinin uygun olacağı.. Bildirilmiş. Mahkememizce alınan bilirkişi raporu usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, yeterli, gerekçeli olduğu görülmüş ve hükme esas alınmıştır. Toplanan bu delillerden; dava; hatalı tutulan tramer kaydı sebebiyle uğranılan zararın tahsiline yönelik alacak davasıdır. Davacı aracı üzerinde 35.015,00-TL'lik hatalı tramer kaydı görüldüğünü, bu hatalı tramer kaydı nedeniyle aracın 06.07.2022 tarihinde değerinin altında 400.000-TL'ye satılmak durumunda kalındığını, satıştan kaynaklı mahrum kalınan kar talebinin bulunmuş, davalı ise davanın zamanaşımına uğradığını, aynı zamanda davanın "..."ne yöneltilmesi gerektiğini, husumet itirazları bulunduğunu, belirsiz alacak davası açılamayacağını, davalının ağır kusuru veya kabulü söz konusu olmadığını, davacı tarafın durum netleşmeden kısa süre içerisinde aracını satmak suretiyle talep ettiği "mahrum kalınan kar" zararının oluşmasına bizzat kendisi sebebiyet verdiğini iddia ederek davanın reddini dilemiştir. Davacının; gerek 5664 kısa mesaja gönderilen mesajlarında, gerekse sigorta şirketi ile mail yazışmalarında, hatalı tramer kaydının düzeltilmesi için başvurularda bulunduğu, konu için CİMER’e başvurduğu, Araç Bilgileri, ... tarafından mahkemeye sunulan belgeler, Hasar Takip Formu, davalı vekilinin ...’nun 27 05.2022 tarih ve 497492 sayılı yazısına cevaben verdiği 10.06.2022 tarih, ... sayı ve “... Şikayeti Hakkında” konulu yazı, davalı vekilinin mahkemenin 07.02.2023 tarihli müzekkeresine cevabı ve diğer tüm bilgiler birlikte değerlendirildiğinde; davacının maliki olduğu ... plaka sayılı araca işlenen hasar kaydının gerçekte dava dışı ...’nın maliki olduğu ... plaka sayılı aracın 08.04.2022 tarihli kazasına ait olduğu, davacı aracına ait bir hasar kaydının olmamasına rağmen bunun davalı sigortanın hatalı bildiriminden kaynaklandığı, bu hatanın düzeltilmesi için davacının 2 aya yakın uğraştığı sonrasında ise 28.06.2022 tarihli araç satış ilanının görselinden, maliki olduğu aracı 665.000,00 TL ile satışa çıkardığı ancak .... Noterliği’nce 06.07.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı Araç Satış Sözleşmesi’nden aracını KDV dahil 400.000,00 TL’ye sattığı anlaşılmaktadır. Davacı zararının hesaplanması için bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve hükme esas alınan 30/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda, davacının araç satışından kaynaklı zararının ( 572.540,39-400.000,00=)172.540,39 TL olarak hesaplanmıştır. Alınan bilirkişi raporu doğrultusunda oluşan zarardan davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu değerlendirilmiş ve davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davanın kabulü ile; 172.540,39-TL alacağın 06/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 11.786,23 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harç ve tamamlanan 2.938,02 TL harcın mahsubu ile kalan 8.767,51 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından peşin yatırılan harçlar dahil ayrıntısı UYAP sistemi üzerinde gösterilen, aşağıda dökümü de yapılan 4.500,92 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı taraf vekil ile temsil edildiğinden, Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 27.606,46 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-14. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca .... bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-HMK 333. Maddesi uyarınca Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19.02.2024 Katip .... Hakim ... ¸[e-imzalıdır] ¸[e-imzalıdır] DAVACI YARGILAMA GİDERLERİ Vekalet Harcı 11,50 TL Başvurma Harcı 80,70 TL Peşin Harç 80,70 TL Tamamlama Harcı 2.938,02 TL Tebligat ve müzekkere 90,00 TL Bilirkişi Ücreti 1.300,00 TL TOPLAM 4.500,92 TL

Atıf: Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/590, K. 2024/120, T. 19.02.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-590-e-2024-120-k-fd7582e2471c