İlk Derece Mahkemesi · Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/732 E. 2024/197 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/732
Karar No
2024/197
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/732 Esas - 2024/197 T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/732 KARAR NO : 2024/197 BAŞKAN : .... ÜYE : .. ÜYE : .... KATİP : ... DAVACI : .... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 14/11/2022 KARAR TARİHİ : 14/03/2024 K. YAZIM TARİHİ : 14/03/2024 Mahkememizde görülen Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi özetle; Davacı şirket ile davalı arasında 07.09.2016 tarihinde gönderilerin toplanması, boşaltılması, ayrımı, sevki konulu sözleşme/sözleşmeler akdedildiğini, davalı tarafından yapılan işlemler nedeniyle 2015 yılı ocak dönemi ile 2019 yılı ekim dönemlerinde hakediş bedelleri için kendilerine tevkifat yapılmamış faturalar düzenlenmiş bu fatura bedellerinin de davalıya ödendiğini, ancak ilgili dönemlerde ... işgücü Temin hizmetlerinde alıcılara 9/10 oranında KDV tevkifat yapma zorunluluğu getirdiğinin öğrenildiğini, davacı şirketin ilgili dönemler için ... 2013 sayılı Vergi Usul Kanunun 371. Maddesindeki pişmanlık hükümleri ile 2 numaralı KDV beyannameleri vererek beyanname bedellerinin ödendiğini, Yeminli Mali Müşavir ...tarafından düzenlenen 15.12.2021 tarihli uzman görüşünde durumun açıklandığını, tevkifatlı fatura düzenlemesi gereken davalının, düzenledikleri faturalarda KDV tevkifatının göstermeyip, %18 olan KDV’nin tamamını tahsil ettiğini, beyan ve ödeme işlemlerini müteakip söz konusu KDV tutarının ... ödenmesi üzerine, yükleniciye yazılan 25.02.2021 tarihli ve 6076 sayılı yazı ile davacı şirketin KDV tevkifattı uygulamasında faturadan doğan KDV üzerinden kesinti yaparak yüklenici şirket (davalı) adına sorumlu sıfatıyla ... ödemekle yükümlü olduğunu, yüklenici şirketin de (davalının) KDV Genel Uygulama Tebliğinin "Belge Düzeni" başlıklı bölümü kapsamında davacı şirkete tevkifat tutarını göstermek suretiyle (tevkifatlı) fatura düzenlemek ve "Satıcıların Beyanı" başlıklı bölümünde yapılan açıklamalar çerçevesinde bu tevkifatlı işleme uygun şekilde 1 numaralı KDV beyannamesi vermekle yükümlü olduğunu, davalı tarafından katlanılması gereken vergi yükünün hakediş sebebiyle kendileri üzerinde kaldığını, bu nedenle anılan iş ortaklığında sebepsiz zenginleşme yaratan bu durum karşısında davacı şirket tarafından ... yatırılan 1.183.682,29 TL'nin davalı şirket tarafından 30 gün içinde iade edilmesi gerektiğinin ihtar edilmesine rağmen davalının bu bedeli ödemeyip, sebepsiz zenginleştiğini belirterek 1.183.682,29 TL’nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildirir ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmış, davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; Usul yönünden davalıdan iadesini talep edilen ... dönemlerine ilişkin KDV Tevkifat bedelinin, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesini talep edilmekte olup, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre zamanaşımı süresi 2 yıl olması nedeniyle davanın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından KDV tevkifatının yapılmasında hukuka uygunluk bulunmadığına ilişkin bir çok kesinleşmiş mahkeme kararı bulunduğunu, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ikame edilen huzurdaki davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğundan görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli olan Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini, davalı şirket açısından sebepsiz zenginleşmenin unsurları oluşmadığını, sebepsiz zenginleşme iddiasının davalı şirkete değil ... karşı ileri sürülmesi gerektiğini, zira KDV tevkifatının yapılması davalı şirkete değil ... menfaat sağladığını, ... ödenmesi gereken bedel yasal zorunluluk olmayıp eğer ödeme gerçekleştiyse bu ödemeden dolayı menfaat sağlayanın ... olduğunu, ... ödenen KDV tevkifatından davalı şirketin menfaati olmadığını, dava konusu ödemenin yapılmasında davacının yasal zorunluluğu olmadığına ilişkin kesinleşmiş yüksek mahkeme (...) kararları karşısında davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. ÖN İNCELEME: Mahkememizde yapılan ön inceleme duruşmasında yargı hakkı, görev ve yetki hususları, dava ve taraf ehliyetleri, dava şartları ve ilk itirazlar değerlendirilmiş, Mahkememizin de görevli ve yetkili olduğu ve dava şartlarının tamam olduğu anlaşılmış; tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar tespit edilmiş; taraflar sulhe ve arabuluculuğa teşvik edilmiş, ön inceleme duruşmasında hazır bulunan taraf vekilleri sulh olmalarının mümkün olmadığını, arabuluculuğa başvurmak istemediklerini belirtmişlerdir. DELİLLER: Tarafların delilleri toplanmış, davacı vekili tarafından taraflar arasında akdedilen sözleşme ve ekleri, yazışmalar, ihtarnameler, ödeme dekontları, ... kayıtları, uzman görüşü, arabuluculuk tutanağı ibraz edilmiştir. Mahkememizce bir SMMM ve bir sözleşme-hesap uzmanı bilirkişiden oluşturulan bilirkişi heyetinden rapor alınmış, düzenlenen rapor-ek raporda sonuç olarak; Mali yönden; davacı şirketin 9/10 oranında KDV tevfikatı uygulamakla yükümlü olduğu, ancak davalının bu nedenle sebepsiz zenginleştiğinden söz edilemeyeceği, Nitelikli hesap yönünden; Taraflar arasındaki sözleşmenin iş gücü hizmetinin teminine yönelik olguları bulundurup bulundurmadığının Kamu İhale Tebliği dikkate alınarak yapılan değerlendirmesinde; Sözleşmenin Kamu İhale Tebliğinin 78.1.1 maddesinde belirtildiği üzere "..Personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı;" olduğu, bu nedenle davalı yükleniciye yapılan hakediş ödemelerinden 9/10 nispetinde katma değer vergisi tevkifatı yapılmasının gerekeceği, ne var ki davalı yüklenicinin tanzim ettiği hakediş faturalarında KDV tevkifatı kalemi yer almadığından 9/10 nispetindeki KDV tevkifatı yapılmayıp hakedişin tamamı % 18 KDV tutarı olan 1.293.299,12 TL’yi faturalarda KDV tevkifatı gösterilmemesi sebebiyle yükleniciye ödemiş, bilahare sözleşmenin personel çalıştırılmasına bağlı hizmet alımı olduğu ve KDV Genel Uygulama Tebliği dikkate alınarak davacı ... tarafından pişmanlık hükümlerine göre verilen beyanname ile davalıdan kesilmeyen 9/10 nispetindeki 1.170.798,11 TL tutarındaki KDV tevkifatının davalı mükellef adına ... mükerrer olarak ödenmiş olduğu, bu suretle davacının, davalıdan hakedişlerde ... nispetinde KDV kesintisi yapılmamasına karşın davalı mükellef adına mükerrer olarak ödemeyi gerçekleştirmiş olduğu, fazla ve yersiz hesaplanan verginin davalı yüklenicinin (bu iş sebebiyle ödenen KDV leri mahsup etme hakkının bulunması ve davalı yüklenicinin bu tutarı kendi vergi Dairelerine verecekleri düzeltme beyannameleri ile fazla ödenen KDV tevkifatı tutarlarını Vergi Dairelerinden iadesini isteyebilecekleri dikkate alındığında) sebepsiz zenginleşmesine neden olan 1.170.798,11 TL’nin davalıdan ilk ihtarla ödeme isteminin davalı yanca reddedildiğine ilişkin 24.3.2021 tarihli yazı tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsilinin gerekeceği, 13.975,98 TL pişmanlık tutarına davacının katlanmasının gerekeceği belirtilmiştir. MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava, taraflar arasındaki sözleşme nedeniyle mükerrer ödenen KDV tevkifatının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili istemli alacak davasıdır. Her ne kadar davalı vekili görev ve zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de; Tarafların tacir olması ve dava konusunun ticari işe dayalı olması nedeniyle, davalı vekilinin görev itirazının reddine; Taraflar arasında sözleşmeye dayalı ticari ilişki bulunduğu ve zamanaşımı süresinin TBK’nun 146.maddesine göre 10 yıl olduğu dikkate alındığında davalı vekilinin zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Davacı tarafından KDV tevkifatına dayalı ... yapılan ödeme nedeniyle sorumluluğun kime ait olduğu, davacının yaptığı mükerrer ödeme nedeniyle davalının taraflar arasındaki sözleşme ve mevzuata dayalı sebepsiz zenginleşip zenginleşmediği ile davalı taraftan ödediği bedeli talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarı hususlarında toplanmaktadır. Mahkememizce alınan bir SMMM ve bir sözleşme-hesap uzmanı bilirkişilerden oluşturulan bilirkişi heyet raporu-ek raporunun teknik ve hesap yönünden usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, yeterli, gerekçeli ve hüküm vermeye elverişli olduğu görülerek hükme esas alınmıştır. (SMMM bilirkişinin sebepsiz zenginleşme doğmadığına dair görüşüne aşağıda belirtilen gerekçelerle itibar edilmemiştir). Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, sözleşme-ekleri, ödeme belgeleri, ... kayıtları, bilirkişi heyet raporu-ek raporu ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; Davacı ... AŞ vekili dava dilekçesi ile özetle; Davalı tarafından düzenlenen bütün faturaların tevkifatsız olarak tanzim edilmiş olduğunu, bu nedenle davalı şirkete KDV’nin tevkifat yapılmaksızın tam olarak ödendiğini ve davalı şirketin sebepsiz zenginleştiğini, sonrasında davacı tarafından ... yatırılan tutarın davacıya iade edilmesi gerektiğini, davalı şirketin ihtara rağmen ödeme yapmadığını belirterek, pişmanlık hükümlerinden yararlanılarak verilen beyanname sonucunda ... 9/10 KDV tevkifatı olarak ödenmek durumunda kalınan 1.183.682,29 TL nın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı cevap dilekçesi ile özetle; Davalının sorumluluğu bulunmadığını, iddianın ... yöneltilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Taraflar arasında Gönderilerin Toplanması, Yüklenmesi, Boşaltılması, Ayrımı, Sevki ve İşlenmesi Hizmet Alımına ilişkin 07.09.2016 tarihli sözleşme imzalanmış; Sözleşmenin “Sözleşme Giderine Dahil Olan Giderler” başlıklı 6. Maddesinde “Taahhüdün (ilave işler nedeniyle meydana gelebilecek artışlar dahil) yerine getirilmesine ilişkin sigorta, vergi, resim, harç vb diğer giderlerin tamamı sözleşme bedeline dahildir. Bu gider kalemlerinde artış olması ya da benzeri yeni gider kalemlerinin oluşması hallerinde, teklif edilen fiyatın bu tür artış ya da farkları karşılayacak payı içerdiği kabul edilecektir. İlgili mevzuat uyarınca hesaplanacak Katma Değer Vergisi sözleşme bedeline dahil olmayıp, İdare tarafından Yükleniciye ödenecektir.” hükmü yer almıştır. Eldeki davada, KDV kanununu 8.1 maddesi uyarınca Katma Değer Vergisinin Mükellefi: mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde bu işleri yapanlar olduğundan, davalı yüklenicinin KDV mükellefi olduğu hususunda duraksama bulunmamaktadır. Yine; KDV Kanunu'nun 9. maddesinde; “1.Mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde ..., vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabilir.” hükmü mevcuttur.. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (1/c.2.1) maddesi uyarınca KDV tevkifatı ihtiyari bir uygulama olmayıp, ... tevkifat uygulaması kapsamına alınan işlemlerde alıcılar tarafından tevkifat yapılması zorunludur. Buna göre davacı alıcının, davalı satıcıya ( yada hizmet ifasını yapanlara) ödeyeceği vergiden tevkif yaparak tevkifat vergisini ... ödemesi gereklidir. Bu bağlamda; KDV Genel Uygulama Tebliğinin (1/C.2.1.3.2.5) maddesi uyarınca, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanlara, faaliyetlerinin yürütülmesi ile ilgili işlemlerde kullanılan işgücünün sağlanması şeklinde verilen hizmet alımında, alıcılar tarafından (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekli olup; Davalı şirkete ödenecek KDV vergi tutarından 9/10 oranında tevkif edip tevkifat vergisini ... yatırması gereklidir. Davacı ... bu özel durumlardan biri olan KDV Genel Uygulama Tebliğinin (1/C.2.1) maddesine göre, davalıya ödeyeceği vergi ücretinden tevkif yaparak tevkifat vergisini ... ödemesinin vergiye tabi işlemde taraf olması sebebiyle yasal zorunluk olduğunu, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (1/C.2.1.3.2.5) maddesine göre [Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanlara, faaliyetlerinin yürütülmesi ile ilgili işlemlerde kullanılan işgücünün sağlanması şeklinde verilen hizmetlerde yüklenici şirkete ödenecek vergi ücretinden 9/10 oranında tevkif edip tevkifat vergisini ... yatırmasının gerektiğini, ancak davalının tebliğin(1/C. 2.1.3.4.2. Belge Düzeni) ve (1/C2.1.3.4.3.2. Satıcıların Beyanı) maddelerine göre KDV tevkifatını düzenleyeceği faturalarda bu maddelere uygun biçimde göstermesi gerektiği halde faturalarda tevkifatı göstermediğinden, davacı tarafından tevkifatın uygulanmayarak KDV nin tümüyle davalı yükleniciye ödendiğini, bu nedenle davacıya ödenen KDV nin 9/10 nispetinde hesaplanan miktarın davalı yüklenici adına ... ödenmesi yönündeki yasal sorumluluğun satıcı ... A.Ş tarafından yerine getirilmesi sonucunda, hem davalıya hakediş ve buna uygun düzenlenen faturalara göre % 18 KDV nin ödendiğini, hem de davalı adına ... KDV tutarının 9/10 nispetindeki tevkifatın pişmanlık yolundan istifade ederek ödendiğini, durumun davalıya yazı ve ihtarla bildirildiğini, davalının KDV Kanunun 8/2 maddesi uyarınca fazla ödenen KDV tutarını düzeltme beyannamesi ile düzelterek ... tahsil edebileceği gibi, bunun ileriki yıllardaki KDV ödemesinden de mahsup edilebileceğini, ne var ki davalının kendisine yapılan taleplere rağmen buna yanaşmadığını, % 18 oranında KDV nin davalıya ödenmesi ve davalı adına ayrıca % 18 KDV tutarın 9/10 nispetinin ... ödenmesi sonucunda, 9/10 nispetindeki tevkifat tutarının davalı nezdinde sebepsiz zenginleşme yarattığını belirterek, davalı adına ödenen tutarın davalıdan tahsilini talep etmektedir. Sözleşme doğrultusunda yapılan işin iş gücü hizmeti temini olması halinde hakediş ödemelerinden katma değer vergisi tevkifatı yapılması gereklidir. Kamu İhale Tebliğinin 78.1.1 maddesinde "..Personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı; ihale konusu işte çalıştırılacak personel sayısının ihale dokümanında belirlendiği, bu personelin çalışma saatlerinin tamamının idare için kullanıldığı, yaklaşık maliyetinin en az %70’lik kısmının asgari işçilik maliyeti ile varsa ayni yemek ve yol giderleri dahil işçilik giderinden oluştuğu ve niteliği gereği süreklilik arz eden hizmet alımlarını ifade eder." denilmiştir. Davaya konu hizmet alımının da personel çalıştırılmasına bağlı hizmet alımı olduğu açıktır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (1/C. 2.1.3.4.2. Belge Düzeni) ve (1/C2.1.3.4.3.2. Satıcıların Beyanı) maddelerine göre; [Tevkifata tabi işlemler dolayısıyla satıcılar tarafından düzenlenecek belgelerde; “İşlem Bedeli”, “Hesaplanan KDV”, “Tevkifat Oranı”, “Alıcı Tarafından Tevkif Edilecek KDV Tutarı”, “Tevkifat Dahil Toplam Tutar” ve “Tevkifattan Sonra Tahsil Edilmesi Gereken Toplam Bedelin ayrıca gösterilmesi gerekli) iken, dosyada mevcut davalı satıcı- yüklenici- tarafından düzenlenen faturalarda, 9/10 nispetindeki KDV tevkifatının gösterilmediği, başka bir deyişle faturaların tebliğin anılan maddelerine göre düzenlenmediği anlaşılmaktadır. Davalı yüklenici sorumluluğunda olan düzgün fatura düzenleme işini gerektiği gibi yerine getirmemiş, davacı da, yüklenici şirket sorumluluğunda olan 9/10 oranında tevkifatı yerine getirmemiştir. Bu durumda her iki yanın da kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Bu nedenle, işgücü temin hizmeti kapsamında 9/10 oranında KDV tevkifatına tabi olmasına rağmen, davalı yüklenicinin tanzim ettiği faturalarda tevkifat yer almamış hizmet bedeli ve KDV’nin tamamı davalı yükleniciye ödenmiştir. Daha sonra davacı ... A.Ş.’nin durumu fark etmesi üzerine yüklenici firmaya yapılan hakkediş ödemelerinde tevkif edilmesi gereken KDV tutarlarına yönelik olarak pişmanlıkla beyanname verilerek düzeltme işlemleri yapılmış ve 9/10 KDV tevkifatı tutarı ... ödenmiştir. Bu suretle davacı ... A.Ş, davalı yükleniciye hakediş tutarını ve buna ilaveten % 18 KDV olarak 1.293.299,12 TL’yi faturalarda KDV tevkifatı gösterilmemesi sebebiyle yükleniciye ödemiş, sonrasında davacı 9/10 oranındaki KDV tevkifatı olarak 1.170.798,11 TL’yi, pişmanlık tutarı olan 13.975,98 TL ile birlikte davalı mükellef adına ... mükerrer olarak ödemiştir. Bu suretle, davacının mevzuata uygun olarak pişmanlıkla beyanname vererek yaptığı düzeltme işlemi sonucunda ... ödediği 9/10 tutarındaki tevkifatı davalıdan talep etmekte haklı olduğu anlaşılmıştır. Zira; KDV Kanununun 8/2 maddesinde, " Vergiye tabi bir işlem söz konusu olmadığı veya katma değer vergisinin fatura veya benzeri vesikalarda göstermeye hakkı bulunmadığı halde, düzenlediği bu tür vesikalarda katma değer vergisini gösterenler, bu vergiyi ödemekle mükelleftir. Bu husus kanuna göre borçlu oldukları vergi tutarından daha yüksek bir meblağı gösteren mükellefler için de geçerlidir. Bu gibi sebeplerle fazla veya yersiz hesaplanan ve Hazineye ödenen vergi, ... belirleyeceği usul ve esaslara göre işlemi yapan mükellefe iade edilir. Şu kadar ki söz konusu iadenin yapılabilmesi için işlemin ilgili beyanlarının düzeltilmesi ve fazla veya yersiz hesaplanan verginin satıcı tarafından alıcıya geri verilmesi şarttır." denilmiştir. KDV Genel Uygulama Tebliğinin " Fazla ve yersiz uygulanan vergi" başlığı altındaki 1/C,11 bölümünde ise; " 3065 sayılı Kanunun 8/2nci maddesi kapsamında fazla veya yersiz 0hesaplanan ve Hazineye ödenen verginin iadesi aşağıdaki esaslara göre gerçekleştirilir. Kural olarak, fazla veya yersiz hesaplanan vergi bulunması durumunda, gerek satıcı, gerekse alıcı nezdinde işlemin KDV uygulamasından önceki hale döndürülmesi esastır. Fazla ve Yersiz olarak hesaplanan vergi öncelikle satıcı tarafından alıcıya iade edilecektir..... Satıcının fazla veya yersiz olarak hesaplanan vergiyi alıcıya ödediğini gösterir belge .... ... yazısıyla birlikte beyanların düzeltilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda fazla veya yersiz hesaplanan KDV tutarı, ilgili dönem beyannamesinden tenzil edilir ve sonraki dönemler buna göre düzeltilir....." denilmiştir. Bu nedenle, davalının, davacıya ödemesi gereken 1.170.798,11 TL 9/10 nispetindeki KDV kesintisini, kendi vergi dairelerine düzeltme beyannamesi vererek, fazla ve yersiz hesaplanan vergiyi davacı alıcıya ödemeleri şartı ile ... iadesini veya ileriki dönemlerdeki KDV ye mahsup etme hakkı da mevcuttur. Yukarıda belirtilen gerekçelerle; Davalının hem % 18 KDV tutarı olarak 1.293.299,12 TL’yi davacıdan faturalarla tahsil etmesi, hem de davacı tarafından ... davalı adına 9/10 nispetinde 1.170.798,11 TL KDV tevkifatının ödenmiş olması karşısında, ... davalı mükellef adına ödenen toplam 1.170.798,11 TL’nin davalı nezdinde sebepsiz zenginleşme oluşturduğu, davacının ödediği 1.170.798,11 TL’nin davalıdan tahsilini talep edebileceği; sebepsiz zenginleşmenin oluştuğu ödeme tarihi itibariyle davalının temerrüdünün oluştuğu, ancak davacının sonraki bir tarihi temerrüt tarihi olarak bildirmesi nedeniyle talebe bağlı kalınarak 02/03/2021 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği; tarafların tacir ve aralarındaki ilişkinin ticari olması nedeniyle talep gibi avans faizine hükmedilmesi gerektiği; davacının ödediği 13.975,98 TL pişmanlık bedelini ise, olayda kendisinin de kusurlu olması sebebiyle, davalıdan talep edemeyeceği anlaşılmakla; davanın kısmen kabulü ile; 1.170.798,11 TL'nin 02/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, Davanın KISMEN KABULÜ İLE, 1.170.798,11 TL'nin 02/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Alınması gereken 79.977,22 TL harçtan peşin alınan 20.214,35 TL harcın mahsubu ile eksik 59.762,87 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde hesap numarası bildirmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafın avanstan karşılanmak üzere ...merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Davacı tarafından peşin yatırılan 20.306,55 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan ve ayrıntısı UYAP sistemi üzerinde gösterilen toplam 12.215,00 TL yargılama giderinden 11.970,00 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6102 sayılı TTK’nun 5/A-1. maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A-10,14. maddesi ile Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince hesaplanan ve ... bütçesinden ödenen 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin, davadaki haklılık durumuna göre 3.136,00 TL’sinin davalıdan, 64,00 TL’sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 158.787,79 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince red edilen kısım üzerinden hesaplanan 12.884,82 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair; Taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/03/2024 Başkan ... ¸[e-imza] Üye ... ¸[e-imza] Üye ... ¸[e-imza] Katip ... ¸[e-imza]

Atıf: Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/732, K. 2024/197, T. 14.03.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-732-e-2024-197-k-eeb89bdbc304