İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/344 E. 2019/1336 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/344
Karar No
2019/1336
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017 KARAR NO : 2019 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : .. VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... VEKİLİ : Av. ... : 2- ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat DAVA TARİHİ : 10/03/2017 KARAR TARİHİ : 03/10/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/11/2019 Mahkememize tevzi edilen Maddi ve Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:14/01/2015 günü davacının yaya geçidinden karşıdan karşıya geçerken davalı ...'ın kullandığı aracın kırmızı ışıkta geçerek davacıya çarpması nedeniyle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 250,00 TL.işgücü kaybı, 250,00 TL.tedavi masrafı olmak üzere 500,00 TL.maddi tazminatın kaza tarihi olan 14/01/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi açısından poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davacı için 30.000,00 TL.manevi tazminatın kaza tarihi olan 14/01/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi dışında diğer davalılardan alınarak davacıya ödenmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle:Dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde davalının kusurunun bulunmadığını, tedavi giderleri yönünden SGK'nın sorumlu olduğunu, davalı ... şirketine başvurunun dava şartı olduğunu, bu dava şartı sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, ceza dava dosyasında tarafların eşit kusurlu olduğuna dair bilirkişi raporunun bulunduğunu, maluliyet oranı yönünden ATK'ndan rapor alınması gerektiğini, manevi tazminat miktarının fahiş miktar olduğunu, haksız ve yasal dayanaktan yoksun olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle:2 yıl zamanaşımı süresinin dolması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, maluliyet oranı yönünden ATK'ndan rapor alınması gerektiğini, haksız olarak açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini talep etmiştir. DELİLLER: Dava ve cevap dilekçeleri, ıslah dilekçesi, Bursa 19.ACM'nin ... esas sayılı dosyası, davacıya ait yatış dosya fotokopisi, 13 adet poliklinik epikriz raporu, 1 adet CD, adli tıp raporları, bilirkişi raporu, hizmet cetveli, emeklilik bilgisi, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle oluşan sürekli ve geçici iş göremezliğe dair maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır. Davalı ... AŞ'nin zamanaşımı def-i savunması yönünden dosya incelendiğinde, Bilindiği üzere 2918 sayılı KTK'nin 109/I. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar" hükmüne, yine aynı kanunun 109/II. maddesinde ise, "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir" hükmüne yer verilmiştir. Aynı fiil bazen, hem sorumluluğu gerektiren hem de ceza kanunlarına göre cezayı gerektiren bir fiil olabilir. Bu fiile göre Ceza Kanununun daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörüldüğü hallerde, tazminat davasının daha önce zamanaşımına uğraması tutarlı bir çözüm oluşturmaz. Zira cezalandırma, müeyyide olarak tazminattan daha ağırdır. Bu sebeple, kanun koyucu uyum sağlamak amacıyla ceza davası için öngörülen zamanaşımı süresince tazminat davasının da devamını temin bakımından genel olarak 6098 sayılı TBK m. 72/I, özel olarak da KTK 109/II. maddesinde düzenleme yapmıştır. Somut durumda, davacının yaya olarak yaralandığı olayda, davalı taraf araç sürücüsünün %50 oranında kusuru ve kendisinin %29 malüliyeti ile sonuçlanan trafik kazasının aynı zamanda 5237 sayılı TCK'nun 89/1 maddesinde düzenlenen ve Taksirle Yaralama olarak tanımlanan cezayı gerektiren eylem niteliğinde bulunması; bu eylemle ilgili ceza davasının TCK'nun 66/1-e maddesi uyarınca sekiz yıllık zamanaşımı süresine tabi olması sebebiyle 2918 sayılı KTK'nun 109/2 madde uyarınca kazanın gerçekleştiği 14/01/2015 tarihinden itibaren 8 yıllık sürenin dolmadığından zamanaşımı def-i iddiasına itibar edilmemiştir. Öte yandan bilindiği üzere “Cismani Zarar Halinde Lazım Gelen Zarar ve Ziyan” başlığı altında düzenlenen BK'nın 46. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmektedir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Dolayısıyla davacı ...'un işgücü kaybı olup olmadığı ve maluliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalına sevk edilerk dosya gönderilmiştir. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalının raporunda SONUÇ olarak:Kişinin 15/01/2015 tarihinde meydana geldiği bildirilen araç dışı trafik kazası olayı nedenli sağ diz eklem hareketlerinde kısıtlanmaya neden olan sertlik (0-130 derece arası hareketli) arızanın 11 Ekim 2008 tarihinde yayınlanan 27021 sayılı Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre değerlendirilmesinde ...'un Meslekte Kazanma Gücünü %29 oranında kaybetmiş olduğu, Tibia Plato Kırığı arazının 11 Ekim 2008 tarihinde yayınlanan 27021 sayılı Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre değerlendirilmesinde tedavilerinin devam ettiği dönem olan iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği, bu süre zarfında mesleğini icra edemeyeceği kanaatini bildirir rapor düzenlendiği anlaşılmıştır. Bursa 19.Asliye Ceza Mah'nin ... esas sayılı dosyası içerisine olay yeri inceleme ve tespit tutanağı, bilirkişi raporları içeriği, ifadeler, keşif tutanağı, kavşak sinyal zaman diyagramı, kaza mahallini gösterir fotoğrafların ve kamera görüntülerinin bulunduğu CD içeriği, mevcut veriler ve tüm dosya kapsamı ile birlikte maluliyet raporuna itirazlar üzerine maluliyetin tespiti için İstanbul ATK Trafik İhtisas Kuruluna dosya gönderilmiştir. Davanın haksız fiilden kaynaklandığından, zarardan tarafların kusuru oranında sorumlu olduğundan, dosya İstanbul Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek, tarafların kusur oranlarının belirlenmesi istenilmiştir. İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesinin 24/09/2018 tarihli kusur raporunda mevcut verilere göre:Davalı sürücü ...'ın olay yerinde seyri sırasında kavşağa yaklaştığını dikkate alarak süratini düşürmesi, kendisine hitaben yanan kırmızı ışıkta durması gerekirken kırmızı ışıkta geçiş yapıp, sevk ve idaresindeki otomobilin ışıklı yaya geçidi üzerinde yolun solundan sağına karşıdan karşıya geçmek isteyen yaya çarptığı olayda ve olayda %50 oranında kusurlu olduğu; davacı yaya ...'un ise karşıdan karşıya geçmeden önce yolu ve trafik ışıkların kontrol etmesi yayalar için yeşil ışığın yanmasını beklemesi gerekirken yayalar için kırmızı ışık yandığı sırada karşıdan karşıya geçmek isteyip sağ tarafından gelen otomobilin kendisine çarptığI, olayda %50 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Davacının işgücü kaybı, tedavi masrafları ve maddi tazminata ilişkin talepleri doğrultusunda dosya 1 aktüer, 1 doktor bilirkişisine tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyetince mahkememize ibraz edilen 22/04/2019 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak:Kazalının iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği görülmekle, 14/01/2015-14/07/2015 tarihleri arasında %100 malul sayılacağı, diğer dönemlerde ise %29,0 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı kabulüne göre %29 oranı sonraki kazançlarına uygulandığı, sonuç olarak kazalının bedensel zararının 85.953,51 TL.olacağı sonucuna varıldığı, davalının kusur oranının %50 olduğu dikkate alınarak davalının payına düşen miktarının 42.976,76 TL.olduğunun hesaplandığı, davacının hastane, ameliyat, ilaç gibi tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılandığı, belgelendirilemeyecek ve SGK sorumluluğunda olmayan tedavi giderlerinin 890,00 TL.olacağı hesaplanmıştır. Davacı vekili tarafından sunulan 09/05/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile;42.976,76TL.işgücü kaybı tazminatı ve 890,00 TL.tedavi gideri olmak üzere toplam 43.866,76 TL.maddi tazminatın davalılardan (sigorta şirketi poliçe limitiyle sorumlu olmak üzere) kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline, 30.000,00 TL.manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalı ...'dan tahsiline yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara sorumlukları oranında tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava konusu trafik kazası sebebiyle SGK ve davalılar tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmaktadır. O halde toplanan delillerden somut olayda, davacının yaya olarak karşıdan karşıya geçerken, davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ................... plakalı aracın çarpması şeklinde meydana gelen 14/01/ 2015 tarihli trafik kazasında, kaza tespit tutanağı, Bursa 19. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında yapılan keşif ve bilirkişi tarafından düzenlenen kusur raporu, itiraz üzerine düzenlenen ATK Trafik İhtisas Dairesinin 24/09/2018 tarihli kusur raporu, ile davalı tarafından olay yerinde seyri sırasında kavşağa yaklaştığı sırada kırmızı ışıkta durması gerekirken geçiş yapıp yaya geçidi üzerinde yolun sağından geçmekte olan davacıya çarpması sebebiyle %50 oranında kusurlu olduğu, davacının ise yaya şeridinde yayalar için yeşil ışık yanmasını beklemeden geçiş yapması sebebiyle%50 oranında kusurlu olduğundan gerekçeli denetime açık 24/09/2018 tarihli rapora itibar edildiği, ve Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalından alınan maluliyet raporu ile rapora karşı itirazların yerinde olmadığından bu raporlara göre düzenlenen gerekçeli denetime açık aktüer bilirkişinin raporuna itibar edilerek davacının 42.726,76 TL maluliyet iş göremezlik zararı ve SGK tarafından karşılanmayan 890 TL tedavi giderinin ispat edildiğinden bu miktarlar yönünden yapılan ıslahı kabulune, davalı sürücü yönünden kaza tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiğinden bu tarih itibariyle faiz işletmek gerekmiş, davalı ... şirketi yönünden sigorta dosyası içerisindeki e-mail yazışmalarında davacının başvurusunun 19/12/2016 tarihi itibariyle ulaştığı ve 8 iş günü sonunda temerrüdün oluştuğundan 28/12/2016 tarihi itibariyle faiz işletilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Davacının manevi tazminat talebi yönünden bilindiği üzere Borçlar Kanunu’nun 56.maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önüne alarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı asıl olarak ne tazminat ne de bir cezadır. Amacı zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmak ve ruhi ızdırabını dindirmek olması nedeniyle tazminata benzer bir fonksiyonu vardır. O halde tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Dolayısıyla yukarıdaki açıklamalar ışığında, taraflar arasında meydana gelen davacının maluliyeti ile sonuçlanan trafik kazasında, tarafların kusur oranları, olayın meydana geldiği tarih, olayın meydana geliş şekli, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, olay tarihindeki paranın alım gücü, maluliyet varlığı ve oranı değerlendirilerek davacıda oluşan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla davacı için 15.000 TL manevi tazminat'ın hak ve nesafet kuralları çerçevesinde takdir edilerek manevi tazminat talebinin davalı sürücü ... yönünden temerrüdün gerçekleştiği kaza tarihi itibariyle faiz işletilerek davanın kısmen kabulune karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1Davanın KISMEN KABUL-KISMEN REDDİ ile: A)43.866,76 TL.işgücü kaybı ve tedavi gideri alacağının davalı ... yönünden kaza tarihi olan 14/01/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Sigorta AŞ yönünden 28/12/2016 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... şirketinin poliçe limiti ile sorumlu tutulmasına), B)15.000,00 TL.manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihi olan 14/01/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine, C)Fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4021,18 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 104,18 TL peşin harç ile 43,95 TL ıslah harcı olmak üzere 148,13 TL'nin mahsubu ile bakiye 3873,05 TL nispi karar ve ilam harcının davalılardan (davalı ... Sigorta AŞ'nin 2848,40 TL kısmından sorumlu olmak üzere) müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 329,70 TL.tebligat gideri, 80,00 TL.müzekkere gideri, 430,70 TL. adli tıp posta giderleri olmak üzere 840,40 TL. yargılama gideri ve 1100 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam kabul ve red oranlarına göre hesaplanan 1940,4TL toplam yargılama giderinin ve 104,18 TL peşin harç olmak üzere toplam 2044,58 TL yargılama giderinin davanın e davalılardan ( davalı ...' ın manevi tazminat sebebiyle kısmen kabul kararı verildiğinden kabul ve red oranına göre toplam yargılama giderinin 1629 TL kısmından davalı ...' ın sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden maddi tazminat talebi yönünden AAÜT'ye 13. Maddesine göre belirlenen 5.175,34 TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden manevi tazminat yönünden AAÜT'ye 13 Maddesine göre belirlenen 2725 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı ... vekil ile temsil edildiğinden manevi tazminatın reddi yönünden AAÜT'ye 13 ve 10/2. Maddesine göre belirlenen 2725 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 8-HMK'nın 333.Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/10/2019 Katip ... ¸E-imzalıdır. Hakim ... ¸E-imzalıdır.

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/344, K. 2019/1336, T. 03.10.2019, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-344-e-2019-1336-k-bdb187e6bdd7