İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/26 E. 2019/676 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/26
- Karar No
- 2019/676
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017 KARAR NO : 2019 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 05/01/2017 KARAR TARİHİ : 25/04/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/05/2019 Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın borçlu ... ... Deri San..AŞ'den 3.384,84 TL.'lık cari hesap alacağının tahsili amacıyla Bursa 14.İcra Müd.'nün ... esas sayılı icra dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafın icra dosyasında borca itiraz ederek icra takibinin durdurulmasını sağladığını, borçlunun haksız, mesnetsiz ve takibi sürüncemede bırakmaya yönelik vaki itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesi için işbu davayı açma zorunluluğunun doğduğunu, davalı borçlu şirketin itiraz dilekçesinde şirketlerinin adresinin Başakşehir/İstanbul olduğunu, bu nedenle Küçükçekmece İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, takibin yapıldığı Bursa 14.İcra dairesinin yetkisiz olduğunu iddia ettiğini, her ne kadar davalı borçlu şirket tarafından böyle bir beyanda bulunulmuşsa da BK'nun 89/1.maddesi uyarınca para borcu alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödenir hükmü gereğince çeşitli tarihlerde düzenlenen faturalardan doğan bir para borcu olup, müvekkili şirketin yerleşim yerinin K.Balıklı Mah. Okul Cad. Ordulu Sk.N:86 Osmangazi/BURSA olduğunu, bu halde takibin yapıldığı Bursa İcra Daireleri yetkili olup, davalı borçlu şirketin yetki itirazının iptaline karar verilmesi gerektiğini, müvekili şirketin takip konusu faturalardan anlaşılacağı üzere davalı borçlu şirketten 3.384,84 TL.alacağı bulunduğunu, davalı aleyhine Bursa 4.İcra Müd.'nün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, davalı şirketin bu takibe haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini, müvekkili tarafından davalı borçlu şirkete verilen lojistik hizmeti karşılığı olan fatura bedellerini, davalı şirket ödemediği için borçlu olduğunu beyanla, davalı şirketin Bursa 14.İcra Müd.'nün ... esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu yetki itirazı ile borca dair itirazının iptaline, takibin aynen devamına, itirazında haksız ve kötüniyetli olan davalı borçlunun alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzee icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı borçlu şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kanuni ikametgahının İstanbul Başakşehir sınırları içinde olduğundan, hakkında başlatılan takiplerde yetkili İcra Müdürlüğü Küçükçekmece İcra Müdürlüğü olduğunu, ticari davalarda ise yetkili mahkemenin Bakırköy Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu itibarla yetki açısından davanın reddini talep ettiklerini, müvekkili şirketin davacı tarafa icar takibinde talepq edildiği kadar borcu bulunmayıp, alacağın likit olmadığını ve yargılama gerektirdiğini, bilirkişi incelemesi ile müvekkili şirket ticari defter ve kayıtları inceelndiğinde bu hususun ortaya çıkacağını, bu itibarla davacı tarafından haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline, müvekkili şirket lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların beyanı, Bursa 14.İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyası, ticari defterler, faturalar, bilirkişi raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından cari hesap ektresine dayalı olarak 31/10/2016 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emrinin tebliği üzerine davalı tarafından yasal süre içinde 09/11/2016 tarihinde borca itiraz etmiştir. Tarafların ticari defterleri talep edilmiş, davacı tarafça ibraz edilen ticari defterler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mahkememizin 19/12/2017 tarihli ara kararına istinaden davacı ve davalı tarafın iddia ve savunmaları, celp edilen ve sunulan delillere göre taraflar arasındaki ticari ilişkinin başlangıcından sonuna kadar alacak-borç ilişkisinin tespiti hususunda dosya SMMM bilirkişisine tevdi edilmiş olup, bilirkişi tarafından ibraz edilen 07/03/2019 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; 31/10/2016 tarihli başvuru harç tarihli ilamsız takipte ödeme emri incelendiğinde, alacaklısının ... Kargo Otopark Turizm...Ltd. Şti, borçlusunun ... ... Deri San...AŞ, talep edilen alacağın 3.384,84 TL.toplam alacağın ic.mas.üc.vek.ve asıl alacağa işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile tahsili istemli alacağın konusunun 3.384,84 TL.cari hesap ekstresi gereği ödenmeyen borç yekünü olduğu, 07/11/2016 tarihine alacağın konusunun, ödeme emrinin şirket daimi çalışanına tebliğ edildiği, 09/11/2016 tarihinde borçlu vekilinin icra dairesinin yetkisine, borcun tamamına, faiz ve ferilerine itirazlarının kabulü ile takibin durdurulmasını talep ettiği, 10/11/2016 tarihinde Bursa 14.İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı şirketin incelemeye ibraz edilen ticari defterlerinin 6762 sayılı ETTTK 66 6102 Sayılı Yeni TTK'nn 64 ve 213 sayılı VUK ile ilgili hükümleri gereğince yasal ve usulünce tutulduğu, 2014 ve 2015 yılı ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin 6102 Sayılı TTK'nun 64.ile 213.sayılı VUK'un 216, 220, 221 ve 222.maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak açılış tasdiklerinin kanuni süresinde yaptırıldığı, 2014 ve 2015 yılı ticari defterlerinin VUK 217.maddesi gereğince 2014 ve 2015 yılı ticari defterlerinin TTK64/3.maddesi gereğince süresinde kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, davacı şirketin 2016 yılı defter kayıtlarının e defter olarak tutulduğu, yevmiye defteri ve defteri kebir defterlerinin gelir idaresi başkanlığının bilgi işlem sistemine e defter beraatlerinin yasal süresinde oluşturulduğu, 2016 yılı defter kayıtlarının 6762 Sayılı ETTK 66 6102 Sayılı Yeni TTK'nun 64.ve 213 Sayılı VUK ilgili hükümleri gereğince yasal ve usulüne tutulduğu, davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde davalı firma ile yapılan Mutabakat Mektubunun ibraz edilidği, ibraz edilen belge inclendiğinde; ... Kargo...Ltd. Şti tarafından ... ... Deri...AŞ hesap mutabakat mektubunun gönderildiği, 29/09/2015 tarihi ikibari ile 3.101,64 TL'sı hesap bakiyesinde mutabık olunduğuna dair evrağın kaşelenip davalı firma tarafından gönderildiği, davacı şirkeitn incelemeye ibraz edilen 2014-2015-2016 yılı ticari defterlerindeki kayıtları incelendiğinde 29/09/2015 tarihi itibari ile davalı firmanın 3.101,64 TL'sı borçlu olduğu, davacı ile davalı tarafların 29/09/2015 tarihi itibari ile cari hesap bakiyesinde mutabık oldukları, davacı şirketin incelemeye ibraz edilen 2014-2015-2016 yılı ticari defterlerindeki kayıtları incelendiğinde 31/10/2016 ödeme emri tarihi ve 31/12/2016 yıl sonu itibari ile davalı ... ... DERİ...AŞ'nin davacı firmaya 3.384,84 TL.borçlu olduğu kanaat ve görüşü açıklanmıştır. Davalının ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelmesi yapılmak üzere Çorlu Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazıldığı ve davalı vekiline usulune uygun davetiye tebliğ edildiği ancak davalı tarafın ticari defterlerini sunmadığı anlaşılmaktadır. Davacının tarafların ticari defterlerine dayandığı anlaşılmakla ticari defterlerin delil olması yönünden bilindiği üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve 2011/11-862 Esas, 2012/51 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5. (6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki; HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır. Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m. 220. madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 64. (6762 sayılı TTK'nın 69. vd.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince Tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85) O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı tacirin davalı şirkete taşıma hizmeti verdiği ve faturaların düzenlendiği, taraflar arasında TTK m. 89 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, davacının ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğundan, ticari defterin kesin delil olduğu, davalı tarafın süresi içinde ticari defterlerini sunmadığından davacının defterlerinin HMK' nın 220. Maddesi gereğince kabul edilebileceği anlaşılmakla dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden hüküm kurmaya elverişli kabul edilen 07/03/2019 havale tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek ve davalının usulune uygun tebliğ edilen bilirkişi raporuna itiraz etmediği gibi ticari defterlerin sunulması sunulmadığı takdirde davacı vekilinin HMK' nın 220/son maddesi uyarınca davalının beyanlarının kabul edileceğine dair ön inceleme duruşmasında tebliğ edilen davetiyeye de cevap verilmediğinden ve ayrıca taraflar arasındaki mutabakatname ile 29/09/2015 tarihi itibariyle davalının 3101,64 TL borca muvavafakat ettiği, defterlerin ibraz edilmeyerek borca ilişkin kaydın varlığının gizlendiği kanaat edinildiğinden davacının beyanlarına itibar edilerek davanın kabulu ile ,davacının icra inkar tazminat isteminin, davacının alacağının fatura alacağı olduğu, alacağın likit olduğu, icra takibine itirazda haksız olduğundan koşulları oluşmakla, icra inkar tazminatı talebinin kabulu ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın KABULÜ ile, davalının, Bursa 14.İcra Müd.'nün ... esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın İPTALİ ile, takibin aynen DEVAMINA, 2-İİK'nun 67.maddesi gereğince icra inkar tazminatının koşulları oluştuğundan, alacağın %20'si olan 676,96 TL.icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 231,22TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 40,89TL'nin mahsubu ile bakiye 190,33 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından sarf edilen aşağıda dökümü yazılı 620,50TL yargılama gideri ve 40,89TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.725,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avanslarının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, dava konusu uyuşmazlığın miktarının 2019 yılı itibari ile 4.400,00 TL.kesinlik sınırı altında olduğundan, HMK'nun 341. maddesi gereğince kesin olmak üzere karar verildi.Verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/04/2019 Katip ... Hakim ...