İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1605 E. 2019/137 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/1605
Karar No
2019/137
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017 KARAR NO : 2019 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. ... DAVALI : VEKİLİ : Av. .. DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/12/2017 KARAR TARİHİ : 29/01/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/02/2019 Mahkememize tevzi edilen Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin Muğla Sıtkı Kocaman Üni Turizm Fakültesinin dış cephe işini yapmak üzere üniversite yönetimi ile anlaşma yaptığını, bu anlaşma sonucunda gerekli olan temperli dış camlar ve düz camlar ile ilgili olarak Bursa ... Cam Ayna İşleme San. Tic. Ltd. Şti'ne sipariş verildiğini, bu siparişler ve daha önceki cari hesap için müvekkili tarafından davalı firmaya davaya konu takibe dayanak olan 100.000 TL çek verildiğini, ancak alınan malların müvekkili şantiyesine gelip takıldıktan sonra camların istenen nitelikteki camlar olmadığı ve temperli olmadığının ortaya çıktığını, müvekkili tarafından söz konusu ürünlerin ayıplarının davalıya bildirildiğini ve davalı derhal camları göndermesini istediğini, müvekkilinin de söz konusu camları nakliye firması ile geri gönderdiğini, camların davalı firma tarafından geri alındığını, nakliye ile ilgili olan faturaları sunduklarını, sonrasında müvekkilinin istediği nitelikteki camların ne zaman geleceğini sorduğunda ellerinde mevcut olmadığını, bir süre beklemek zorunda olduğunu beyan ettiklerini, bunun üzerine işin süreye bağlı olmasından dolayı zaman kaybetme lüksü olmayan müvekkili başka bir firma olan ... Nakl. İnş Tur. Kuyumculuk Tic. Ltd. Şti isimli firmadan söz konusu camları temin ettiğini, alınan bu camlara ilişkin faturaların ekte sunulduğunu, camları temin eden müvekkilinin davalı firma ile görüşüp iade alınan camlarla ilgili olarak verilen takip konusu çekin tarafına iadesine istediğini, müvekkili sonrasında iade edilen ürünler ile ilgili olarak Bursa 24. Noterliğinin 07/11/2017 tarih, 22280 yevmiye nolu ihtarnamesi ile iade faturası düzenlendiğini ve gönderildiğini, bu nedenlerle müvekkili şirketin takibe konu ödeme emri kadar borçlu olmadıklarının tespitine, fazla yapılan takip miktarı kadar takibin iptaline, haksız ve kötü niyetli başlatılan kısmı için %20den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davanın çeke dayalı menfi tespit davası olarak ikame edilemeyeceğini,davacı ile müvekkili şirket arasında gerçekleşen ticaret uyarınca davacı yan ile dava dilekçeleri içeriğinde bahsettikleri ticaretin dışında birden çok ticari ilişki kurulduğunu ve davacının şuanda cari hesap ekstresi uyarınca müvekkiline davaya konu ettikleri çek bedelinin dışında dahi borcu bulunmadığını, bu nedenle davacı yanın iddia ettiğinin aksine Bursa 4. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına konu edilen çekin davacı tarafından müvekkiline sadece Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi camları için verilmediğini, taraflar arasında mevcut tüm ticari ilişki nedeniyle müvekkiline biriken cari hesap borcundan mahsup edilmek üzere verildiğini, davacının bu aşamaya kadar müvekkili şirkete camın ayıplı olduğuna dair herhangi bir şekilde resmi yahut gayriresmi olarak bir beyanda bulunmadıklarını, davacıya teslim edilen camların ayıplı olmadığını, davacının müvekkiline siparişin hiçbir evresinde temperli cam ibaresinin belirtilmediğini, davacı ile Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi arasında imza edilen sözleşme suretinin de ilgili üniversitenin rektörlüğünden celbini talep ettiklerini, davacının her ne kadar dava dilekçesi içeriğindemüvekkilinden temin edemediği camları sonrasında dava dışı ....İnş. Nakl. Turz. Ltd. Şti adlı şirketten tedarik etmek zoruda kaldığını ve bedelini ödediğini iddia etse de bu hususun gerçeği yansıtmadığını, davacı yanın iddialarının aksine müvekkilinin tedarik ederek davacı yana teslim ettiği camların ayıplı olmadığını, bu hususa ilişkin müvekkili tarafından Muğladan teslim alınan camlar müvekkili şirkete ait işyerinde muhafaza edildiğini, davacı tarafından cari hesap ekstresi gereği başkaca alacakları bulunsa da müvekkili şirketin bu tutar üzerinden de icra takibi başlatmadığını, bu nedenle de bahse konu çek açısından davacı yanın borçlu bulunmadığına yönelik taleplerinin hukuken yerinde olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, Bursa 4. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyası, 28/11/2017 tarihli haciz zabtı, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 72. Maddesine göre kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir. Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır. Taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin açıklığa kavuşturulması yönünden taraflar arasındaki ticari ilişkinin başlangıcından sonuna kadar olan dönemi kapsayan ticari defter ve bağlı kayıtlar üzerinde defter incelemesi yapılmak üzere tarafların ticari defterleri talep edilmiş, tarafça ibraz edilen ticari defteler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mali müşavir bilirkişinin 15/11/2018 tarihli raporunda özetle:Taraflar arasında yapılmış yazılı bir sözleşme mevcut bulunmamakla beraber ticari bir ilişkinin bulunduğunun sabit olduğu, dava konusu camların vasıflarının ne olacağı hakkında herhangi bir sözleşme ve bilginin mevcut olmadığı, her iki tarafın da çekin sadece camlar için verilmediğini cari hesap içinde verildiğini beyan etmekte olup iade faturasının işli olduğu davacı defterlerinde 100.000 Tl tutarındaki ödemenin de düzeltilmesinden sonra davalıya 25.755,79 Tl borçlu olduğunu, davalı defterlerinde de iade faturasının işlenmediği ve bu haliyle davacının davalıya 129.628,07 TL borçlu görüldüğü, dolayısıyla her iki tarafın defterlerinde de camların ayıplı olsa da çekin eski cari hesap borcuna karşılık düşüldüğü hususu mütalaa edilmiştir. Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davalının davacıyla arasındaki ticari ilişki kapsamında cam ürünleri sattığı ve faturaların düzenlendiği, davacı tarafından verilen, camların ayıplı hatalı olduğundan 02/10/2017 tarihli 46210 numaralı faturanın düzenlendiği ve Bursa 24. Noterliğinin 07/11/2017 tarih ve 22280 yevmiye numarası ile ayıp ihtarında bulunarak cam siparişleri ve aralarındaki cari hesap ekstresinden kaynaklanan borcu için verilen Bursa 4. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasına konu 100.000 TL bedelli çekin 68.590 TL kısmının borçlu olmadığının tespitini talep etmiş davalı tarafından ise dava konusu çekin davacı ile ticari ilişki kapsamında başkacada borçları olduğunu, bu borçlara karşılık olduğu gibi verilen camların ayıplı olmadığını savunmakla uyuşmazlık, Bursa 4. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasına konu 100.000 TL bedelli çekin davacı ile davalı arasındaki mevcut cari hesap ilişkinden kaynaklanan borcu için mi , 02/10/2017 tarihli 46210 numaralı fatura ve Bursa 24. Noterliğinin 07/11/2017 tarih ve 22280 yevmiye numarası ile belirtilen ayıplı ürünlere konu camlara ilişkin ticari ilişki kapsamında mı verildiği noktasında toplanmaktadır. Kural olarak, çek bir ödeme vasıtası olup, mevcut bir borcun tediyesine yönelik olarak verildiğinin kabulü gerekir. Öte yandan, BK 182 (TBK 207/2) maddesi uyarınca satış sözleşmesinde satıcı ve alıcının borçlarını aynı anda ifa ettikleri yönünde yasal karine getirilmiştir. Karinenin aksini iddia eden davacının siparişe konu camlar için çekin verildiğinin ispat yükü davacıda olup yazılı delille ispatlamak zorundadır. Tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde davacının davalıya 100.000 TL bedelli çekin ödenmesine dair iade faturasının kayıtlı olduğu ve bu iade faturası ile birlikte 25.755,79 TL davacının davalıya borçlu olduğu tespit edildiği ve tarafların beyanlarında da verilen 100.000 TL bedelli çekin bizatihi camlar için verilmediği cari hesap borcu içinde verildiği ileri sürüldüğü ve davacının sadece camlar için çekin verildiğinin yazılı ve kesin delillerle ispat edilmediği gibi çekin ödeme aracı olup mevcut borcun tasfiyesi amacıyla verildiğinden ve davacının defter kayıtların da düzenlenen iade faturası kayıtlı olmasına rağmen borçlu olduğu anlaşılmakla çekin mevcut cari hesap ekstresinden kaynaklanan borcuna karşılık verildiğinin sabit olduğu ve ödenmediğinden, gerekçeli denetime açık hüküm kurmaya elverişli bilirkişinin 15/11/2018 tarihli raporuna itibar edilerek açılan davanın sübut bulmadığından reddine, davalının ihtiyati tedbir uygulanarak alacağına kavuşmasının engellenmediğinden kötü niyet tazminatının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın subut bulmadığından reddine, 2-İİKnun 72. Maddesi gereğince davalı lehine kötü niyet tazminatının koşulları oluşmadığından reddine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 44,40 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 1.171,35 TL'den mahsubu ile bakiye fazla kalan 1.126,95 TL harç karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kararın niteliği gereği üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan 14,00 TL posta tebligat giderinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, 6-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 7.894,90 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29/01/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1605, K. 2019/137, T. 29.01.2019, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-1605-e-2019-137-k-acd3346a321b