İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/126 E. 2018/1358 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/126
- Karar No
- 2018/1358
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017 KARAR NO : 2018 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : VEKİLİ : Av. ... DAVA : Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/01/2017 KARAR TARİHİ : 23/10/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/11/2018 Mahkememize görevsizlik yoluyla tevzi edilen Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı dava dilekçesinde özetle: Davalı kooperatiften 30/04/2009 tarihinde üye olmak suretiyle bir ev satın aldığını, bu evi başkasına kiraladığını, aylık yakıt giderleri ödenmeyince bunları bilahare kooperatife ödediğini, bu yakıt bedellerine aylık % 20 oranında faiz uygulandığı için bu faizleri de ayrı bir kalem olarak 2010/2012 yıllarında olmak üzere 800 TL üzerinden ödediğini ileri sürerek fazladan ödenen 800 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Görev itirazında bulunduklarını, ödendiği iddia olunan tutarın zamanaşımına uğradığını, kooperatife borcu olan davacının ödediğini iddia ettiği ödemelerini talep edemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi, ikinci cevap dilekçesi, ticaret sicil gazetesi sureti, Isı merkeiz icra dosya durumu, kooperatif yakıt bedeli ödemesine ilişkin üye numarası, ödemeye ait banka makbuzu, yargıtay ilamı, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, davacının kooperatife üye olduğu dönemde ödemiş olduğu aylık yakıt ücretlerine uygulanan faiz alacağının iadesi istemine ilişkindir. Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır. Dava konusu alacağın davacının üye olduğu dönemde ödediği aylık yakıt ücretlerinin miktarı kooperatif genel kurul kararı, Kooperatif Kanunu, Borçlar Kanunu ve yasal mevzuat gereği ticari defterler üzerinde inceleme yapılmak üzere 28/06/2018 tarihi günü belirlenmiş ve davacının bizzat katıldığı duruşmada bilirkişi ücretinin yatırılması gerektiği HMK' nın 324. Maddesi gereği ihtar edilmiştir. Davacı tarafça verilen kesin süreye rağmen delil avansı yatırılmadığından defter inceleme günü olan 28/06/2018 tarihinde inceleme yapılmadığı ve sunulan defterler davalıya iade edilmiştir. O halde somut olayda toplanan delillerden, davacının davalı kooperatife üye olması sebebiyle ödediği aylık yakıt ücretine uygulanan faizin fazla olduğundan iadesi talep edilmiş davalı ise borcun eksik borç olduğunu iadesinin mümkün olmadığını, davacının ödediği iddia ettiği meblağın ödemediği yakıt aidat borcunun %15 olan yıllık faizi olduğunu ayrıca mahkeme aksi kanaatte ise yasal faizin tespit edilerek mahsup edilmesi gerektiği savunulmakla, uyuşmazlık davacı tarafından ne kadar aylık yakıt ücreti ödediği, miktarı, tahsil edilen ve uygulanan faiz, yasal faiz miktarı, ödenmeyen aidat ücretine dair konular noktasında toplanmaktadır. Bilindiği üzere 4721 sayılı TMK'nın 6. Maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 190. Maddesine göre "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " ispat yükü lehine hak iddia eden davacı taraftadır. Davacıya ticari defterlerini üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması için verilen kesin süre içinde delil avansı yatırılmadığından HMK' nın 324. Maddesi uyarınca bilirkişi delilinde vazgeçtiği ve kesin süre uyulmadığından davalı taraf yönünden usuli kazanılmış hakkın doğduğu anlaşılmaktadır. Davalı tarafın yeniden süre verilmesine muvafakatının olmadığından davacının alacak miktarının tespiti, genel kurul kararları, yasal mevzuat yönünden bir kooperatif bilirkişisince inceleme yapılması zorunlu olduğundan, alacağın varlığı ve miktarının ispat edilmediğinden davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın subut bulmadığından reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 35,90 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 27,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 8,20 TL nispi karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kararın niteliği gereği üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT' 13/2. maddesine göre belirlenen 800,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, dava konusu uyuşmazlığın miktarı dikkate alınarak, HMKnun 341 maddesi gereğince 2018 yılı itibariyle 3.560,00 Tl kesinlik sınırının altında olduğundan kesin olmak üzere karar verildi,verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/10/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.