İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/95 E. 2018/196 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2016/95
Karar No
2018/196
Karar Tarihi

T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2016/95 Esas KARAR NO : 2018/196 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : 1-... - T.C.N.... - Fethiye Mah. Alev (240) Sok. N:8 D:1 Nilüfer/BURSA 2-... TURİZM RENT A CAR SERVİS POSTA TAŞIMACILIK VE KARGO NAKLİYE OTOM. TARIM GIDA GAZ. İŞL. ÖZEL SAĞLIK HİZ. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. Adına Şirket Müdürü ve Yetkilisi ... - Fethiye Mah. Alev (240) Sok. N:8 D:1 Nilüfer/BURSA VEKİLİ : Av. ... - Ulu Cad. Yeşil Han Kat:4 No:59-60 16020 Osmangazi/ BURSA DAVALI : ... DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/01/2016 KARAR TARİHİ : 13/02/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 28/02/2018 Mahkememize tevzi edilen Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı dava dilekçesinde özetle: Bursa Halk Sağlığı müdürlüğü tarafından 09/03/2015 tarihinde 2015/11267 ihale kayıt numarası ile ihalesi yapılan Bursa Halk Sağlığı Müdürlüğü Sürücülü ve Sürücüsüz ulaşım hizmetleri ihalesini müvekkillerinden ...'un müdürü, büyük hissedarı, temsil ve imza yetkilisi bulunduğu diğer müvekkil şirket ... Turizm Rent A Car.... Ltd. Şti'nin kazandığnı, davalı tarafın söz konusu ihaleye fesat karıştırıldığı gerekçesiyle müvekkilinin ve ihaleye iştirak eden diğer ilgililer hakkında C.Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu, Bursa C.Başsavcığılı tarafından yapılan sourşturma neticesinde ihale verilirken ekonomik açıdan en avantajlı teklifin kabulü ve en az asgari ücret ile işçi çalıştırılmasını sağlayacak şekilde sözleşme imzalanmış ve bedel belirlendiğini, kamu zararının oluşmadığının tespiti ile şüphelilerin isnat edilen kamu kurum ve kuruluşlarının ihalesine fesat karıştırmak suçunu işlemediklerinden kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, müvekkilinin sahibi buluduğu şirket hakkında ihaleye fesat karıştırmak suçlamasıyla yapılmış olan şikayetin bulunması ihalelere katılımını olumsuz etkileyeceğini, yapılan bu şikayetin katılınılacak ihale makamlarını müvekkili hakkında olumsuz kanaate sahip olmaları sonucunu doğurduğunu, davalının eyleminin hukuka aykırı bulunduğunun ortaya çıktığını, davacı bakımından yapılan bu şikayetten sonra yapılacak ihalelerde manevi olarak zor bir döneme girildiğininin muhtemel olduğunu, yapılan şikayetin verdiği ekonomik zararın boyutlarının zamanla daha net olarak görülmeye başlanacağını, bu nedenle manevi tazminat talebinde bulunduklarını, davalı tarafından müvekkilleri aleyhine yapılan haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli şikayet nedeniyle Bursa C.Başsavcılığı nezdinde başlatılan soruşturma suçlamanın ağırlığı nedeniyle işlemler ve tahkikat son derece gizli ve ağır şartlarda yürütüldüğünü, Bursa Kaçakçılık ve Organize Mali Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen müvekkili ve şirketi hiç haketmediği haled ifade dahil manevi açıdan son derece korku ve baskı altında kaldığını, özellikle ifade alımı esnasında yapılan fiziki ve ruhi baskıların telafisi güç ve imkansız manevi zararlara yol açtığını, bu şartlarda duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmei amacıyla davalının sosyal ve ekonik durumu ile birlikte olayın meydana geliş şekli ile yapılan şikayetin haksızlığı karşısında hak ve nesafet kuralları çerçevesinde manevi tazminat talep edildiğini, haksız şikayet nedeni ile müvekkilin ve şirektin kayıplarının tamamının bu aşamada görülebilmesi mümkün olmadığından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere müvekkilinin sahibi bulunduğu şirketin davalının haksız, kanuna ve gerçeğe aykırı şikayeti nedeniyle oluşan 64.200 Tl tutarındaki manevi tazminatın işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde özetle: Bursa Halk Sağlığı Müdürlüğünde ... Turizm Ltd. Şti firmasının ihale şartnamesinde K1 belgesi istenmesine rağmen K1 belgesi olmayan alt taşeronlarla hizmet vermesi sonucu eksik iş yaptığı, ihaleye fesat karıştırdığı yönündeki şikayette taraflı olduğu düşünülen bilirkişinin aslında bilmez kişi olması nedeni ile savcılığın yanlış yönlendirerek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar çıktığını ve bu kararın halen tebliğ edilmediğini, 2015 yılında yapılan sürücülü araç kiralama ile ilgili yapılan şikayet başvurusundan bu yana 2016 yılında da aynı şikayet konularının devam ettiğini, ulaştırma, denizcilik ve haberleşme bakanlığı tarafından yayınlanan Karayolu Taşıma Yönetmeliğinde K1 türü taşıma yetki belgesi sahiplerinin verdikleri taşıma hizmetlerinin tamamında ... araç kullanmak zorunda olduklarını, dışarıdan kiralama yöntemi ile taşıma hizmeti veremeyeceklerinin açık olduğunu, buna rağmen ... Tur. Ltd. Şti firmasının ihaleyi diğer isteklilerden çok daha ucuza aldığı için şartname ve karayolu taşıma yönetmeliğine aykırı araç çalıştırarak haksız kazanç elde edildiğini, işini doğru ve eksiksiz yapan hiçbir kişinin ya da kurumun rahatsız olamayacağını, şartnamade istenen araç sayısı kadar firmanın kendi ... olmadığı gibi nerdeyse tamamını dışarıdan K1 belgesiz alt taşeronlarla hizmet verildiğini tüm Bursanın bildiğini, şikayetlerin ulaştırma, denizcilik ve haberleşme bakanlığından alınacak görüşler doğrultusunda yeniden gözden geçirilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların beyanı, tanık beyanları, Bursa C.Başsavcılığının 2015/30658 soruşturma nolu dosyası, Bursa Halk Sağlığı Müdürlüğü tarafından 09/03/2015 tarihinde 2015/11267 ihale kayıt numarası ile yapılan ihaleye ilişkin kayıt ve belgeler, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, haksız şikayet nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır. Şikayet hakkı, diğer bir deyimle hak arama özgürlüğü; Anayasa’nın 36. maddesinde; “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir”şeklinde yer almıştır. Hak arama özgürlüğü bu şekilde güvence altına alınmış olup; kişiler, gerek yargı mercileri önünde gerekse yetkili kurum ve kuruluşlara başvurmak suretiyle kendilerine zarar verenlere karşı haklarının korunmasını, yasal işlem yapılmasını ve cezalandırılmalarını isteme hak ve yetkilerine sahiptir. Anayasanın güvence altına aldığı hak arama özgürlüğünün yanında, yine Anayasanın “Temel Haklar ve Hürriyetlerin niteliği” başlığını taşıyan 12. maddesinde herkesin kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahip olduğu belirtildikten başka, 17. maddesinde de, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip bulunduğu da düzenleme altına alınmış bulunmaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun 24. maddesinde, kişilik haklarına yapılan saldırının unsurları belirtilmiş ve hukuka aykırılığı açıklanmıştır. 25.maddesinde ise, kişilik haklarına karşı yapılan saldırının dava yolu ile korunacağı açıklanmış, BK.nun 49. maddesinde ise saldırının yaptırımı düzenlemiştir Hak arama özgürlüğü ile kişilik haklarının karşı karşıya geldiği durumlarda; hukuk düzeninin bu iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez. Daha az üstün olan yararın, daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Hak arama özgürlüğü, diğer özgürlüklerde olduğu gibi sınırsız olmayıp kişi salt başkasını zararlandırmak için bu hakkı kullanamaz. Bu hakkın hukuken korunabilmesi ve yerinde kullanıldığının kabul edilebilmesi için şikayet edilenin cezalandırılmasını veya sorumlu tutulmasını gerektirecek yeterli kanıtların mevcut olması da zorunlu değildir. Şikayeti haklı gösterecek bazı emare ve olguların zayıf ve dolaylı da olsa varlığı yeterlidir. Bunlara dayanarak başkalarının da aynı olay karşısında davalı gibi davranabileceği hallerde şikayet hakkının kullanılmasının uygun olduğu kabul edilmelidir. Aksi halde şikayetin hak arama özgürlüğü sınırları aşılarak kullanıldığı, kişilik değerlerine saldırı oluşturduğu sonucuna varılmalıdır. O halde toplanan delillerden somut olayda, davalı tarafından Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına davacının Bursa Halk Sağlığı Müdürlüğünde yapılan Sürücülü ve Sürücüsüz Ulaşım Hizmet Alımı İhalesinde usulsüzlük yapıldığına dair şikayette bulunarak davacı ... ve Bursa Halk Sağlığı Müdürlüğünde ihalede görev alanlar hakkında ihaleye fesat karıştırmak suçundan soruşturma başlatıldığı, yapılan inceleme sonrasında ihaleye fesat karıştırma suçunun maddi ve manevi unsurları gerçekleşmediğinden kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği anlaşılmaktadır. Davalı tarafından şikayet başvurusunda, ulaşım hizmetinin binek ve kamyonet araçlar ile alındığı ve idari şartnameye göre binek araçlar için A1 ve kamyonet araçları için K1 taşıma belgesinin olması gerektiğini ancak davacı şirketin adına kayıtlı A1 taşıma belgesinin olmadığı, sadece K1 belgesinin olduğu, Karayolu Taşıma yönetmeliğine göre taşıma hizmetinde kullanılacak tüm araçların ... şartı olması gerektiğini ileri sürmüş olup Bursa Halk Sağlığı Müdürlüğünün 01/04/2015-31/12/2015 tarihleri arasında 9 aylık Sürücülü ve Sürücüsüz Ulaşım Hizmeti Alımı İhalesi idari şartnamesinin 7/h/1 .maddesi gereği Karayolları Taşıma Yönetmeliğine göre belirtilen yetki türlerinden herhangi birine sahip olmaları ve yine Diğer Hususlar Başlıklı 47.1 maddeye göre kamyon tipi araçlardan en az 5 adedinin firmanın ... olması gerektiği belirtilmiştir. Dolayısıyla davalının tacir olup bütün iş ve işlemlerde basiretli davranması gerektiği, ihaleye katılma şartlarını açıkça bilebilecek durumda olduğu, yapılan şikayete konu suçun niteliği itibariyle şikayet hakkının sınırlarını aştığı kanaatine varılarak, tanık beyanları, soruşturma dosyası ve ihale evrakı, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davacı tüzel kişiliğin itibarı, saygınlığı, şikayete konu suçun niteliği, şikayet başvurusunun içeriği değerlendirilerek TMK' nın 4. Maddesi uyarınca takdiren 10.000 TL manevi tazimata karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın kısmen kabul kısmen reddine, 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 25/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 683,10 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 1.096,38 TL'nin mahsubu ile bakiye 413,28 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan 119,50 posta, talimat ve tebligat giderinden kabul ve red oranlarına göre hesaplanan 18,61 TL yargılama gideri ve 683,10 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.180,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğuna gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/02/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır. Davacı gideri ; 119,50 TL Tebligat Posta Masrafı 119,50 TL Toplam Masraf Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır. Aslının aynı olduğu tasdik olunur. Katip ... ¸E-imzalıdır.

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/95, K. 2018/196, T. 13.02.2018, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2016-95-e-2018-196-k-3b50e7c9d93c