İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/56 E. 2018/1508 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2016/56
Karar No
2018/1508
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2016 KARAR NO : 2018 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/01/2016 KARAR TARİHİ : 22/11/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/12/2018 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkil firma ile davalı firma arasında “sipariş teyit/kabul formu” imzalanmış olup davalı-borçlu firma tarafından müvekkili firmadan sipariş edilen " türü bio'lu atlet poşet olan ipa market baskılı” mallar, renk-ebat-mikron- mamul-hammadde vd. yönünden siparişe uygun biçimde üretildiğini ve ekte sunulu ... sıra nolu irsaliydi fatura ile faturalandırılan ilk parti mal teslim için ambar firması “... taşımacılık ve nakliye hizmetleri” ile davalıya gönderilmiş olduğunu, siparişe konu malların davalı firma çalışanı ... imzasına teslim edildiğini, ancak sonrasında hiçbir gerekçe göstermeden iade edildiğini mallarda davalı firmanın adının ünvanının yazılı olduğunu, başka yerde kullanılmasının mümkün olmadığını, davalının müvekkil firmaya olan borcundan dolayı başlatılmış ilamsız icra takibine davalının, haksız yere itiraz ederek icra takibinin durmasına sebep olduğunu, açıklanan bu sebeplerle öncelikle yapılmış olan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, alacağın ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, alacak miktarı fatura ile sabit olduğundan davalı tarafın %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin belirttiği üzere, davacı firmanın ne yazık ki Trabzon ilinde olumsuz tanınması, taahhütlerini yerine getirmemesi gibi birçok sorunla bulunması sebebiyle müvekkili şirketin davacı firma ile çalışmamakta olduğunu, ancak davacı firmanın Türkiye ürün pazarlama şirketi olan aracı firması yalı plastik şirketi yetkilileri şirketlerini düzelttiklerini, her türlü talebe uygun ürünleri taahhüt ettikleri sürede vereceklerini, müvekkili ile çok çalışmak istediklerini belirterek teklifte bulunduklarını, dava şirket temsilcilerinin ısrarları karşısında davacı firmadan ürün almaya karar verdiklerini, ancak firma ile daha önce sorunlar yaşanmış olması ve böyle bir kaygı oluşması sebebiyle bu sefer ekte sunulan 04/09/2015 tarihli sözleşme ile müvekkilinin davacı firmaya ürün sipariş verdiğini, bu sözleşme incelendiğinde müvekkili şirkete gönderilecek ürünlerin özelliklerini, teslim süresi ve en önemlisi gönderilecek ürünün teslim sırasında taahhüt edilen gibi olmadığı takdirde ürün alınmadan iade edileceğinin açıkça belirtildiğini, ürünün Trabzona geldiğini ancak ürüne baktıklarında sözleşmeye tamamen aykırı, taahhüt edilen ürünlerden tamamen farklı mikron değerinde ve kalsitli olması sebebiyle ilk önce ürünleri taraflarına gönderek davacı firmanın satış müdürü ...'ın arandığını kendisinin bilgilendirildiğini, bunun üzerine davacının satış müdürünün hatalarını kabul ederek ürünleri sözleşmeye göre iade etmemizi ve ürünleri ... Nakliyat isimli firma ile kendilerini kendilerini göndermelerini istediklerini, müvekkili şirket sözleşmeye ve davacının satış müdürünün beyanına göre ürünleri doğrudan iade ettiğini, ürünlerin nakliye firmasına verilmesinden sonra bir kez daha bu durumun gerek ürün pazarlama ve satış firmasına gerekse bizzat davacı tarafa bildirildiğini, hukuksal hakları saklı kalmak kaydıyla, öncelikle yetki itirazının kabulüne, davacının haksız ve hukuka aykırı davasının reddine, davasında kötü niyetli olan davacının % 20 den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi, sözleşme, SGK kayıtları, tanık ...' ın kolluk ifadesi, tarafların beyanı, tanık beyanları, Bursa 19. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyası, ticari defterler, faturalar, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından cari hesap ekstresi, faturaya dayalı olarak 15/12/2015 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 22/12/2015 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 25/12/2015 tarihinde borca ve yetkiye itiraz etmiştir. Davalının yetki itirazı yönünden dosya incelendiğinde, ticari defterler üzerinde yapılan inceleme, sunulan sözleşme, taraf beyanları sonucunda İİK 50. Maddesi ve TBK'nun 89. maddesi uyarınca temel ilişkinin varlığı anlaşıldığından, davacının bir para alacağı söz konusu olup bu durumda, davacının ikametgahındaki mahkeme ve icra müdürlüğü yetkili olması sebebiyle yetki itirazı yerinde değildir. Dava konusu poşetler üzerinde 06/07/2017 tarihinde keşif yapılmış ve keşif sonucunda öğretim görevlisi polimer mühendisi tarafından düzenlenen 10/07/2018 tarihli raporunda özetle; " sözleşmedeki eksik verilere rağmen sözleşmenin geçerli bir delil olarak kabul edilmesi halinde poşetler kalınlık ve kalsit oranı bazında sözleşmede yer alan özellikleri sağlamadığından davalı firmanın poşetleri iade edebileceği, ancak sözleşmenin geçerli kabul edilmemesi halinde sipariş föyünde de poşet özellikleri belirtilmediğinden iade edemeyeceği, sonuç ve kanaatine varıldığı" mütalaa edilmiştir. Rapora karşı itirazlar doğrultusunda dosya keşifte görev alan polimer mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş ve 15/11/2018 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; "kök rapordaki görüşlerini değiştirmediğini, kök rapora bağlılığını yinelediği " belirtilmiştir. Tarafların ticari defterleri talep edilmiş davacı tarafça ibraz edilen ticari defterler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mali müşavir bilirkişinin 29/05/2018 tarihli raporunda özetle: " Sonuç olarak davacı defter kayıtlarına göre davalıdan 18.490,92-TL alacaklıdır. Davalı ise faturayı kabul etmeyip malları geri gönderdiği için defter kayıtlarına göre davacıya herhangi bir borcu yoktur.Teslim edilen ürünlerin ayıplı olup olmadığı konusundaki karar sayın mahkemenin olup ayıplı olduğu ve davalının malı teslim almak mecburiyetinde olmadığı hususunda karar verilmesi halinde davacının davalıdan sadece cari hesap alacağı olarak 91.77-TL alacağı bulunmaktadır. Aksi kanaatte olunması halinde davalının takip ve dava tutan kadar 18.490.92-TL davacıya borcu bulunmaktadır. Davacı işlemiş faiz talebinde bulunmamıştır. Takipten sonra tarafların tacir olması nedeniyle değişen oranlarda avans faizi hesaplanması gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı" mütalaa edilmiştir. Davalı tarafın ticari defterlerinin mahkememizin yargı çevresi dışında olduğundan Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış ve talimat yoluyla davalının ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Mali müşavir bilirkişinin 29/05/2018 tarihli raporunda özetle: Davalının davacıdan faturaya konu malları almadan iade ettiği, defter kayıtlarında defter kayıtlarında borçlu olmadığı mütalaa edilmiştir. Davalı tanığı ...' ın Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yoluyla vermiş olduğu ifade " Ben ... Plastik A.Ş.’de 2007-2015 yılları arasında çalıştım, çalıştığım dönemde iç Anadolu Karadeniz Bölge Müdürlüğü görevindeydim, dava konusu sözleşmeyi yetkili sıfatı ile imzalayan benim, bu sözleşmeyi 2015 yılında yaptım ancak ayını tam olarak hatırlamam İPA ile aramızda dava konusu sözleşmeden daha önce yapılan işlere ilişkin taahütümüzü yerine getirmediğimiz için bir sorun çıktı bu nedenle ben müşteri kazanmak amacıyla dava konusu sözleşmeyi İPA ile imzaladım, ben İPA ile dava konusu sözleşmeden önce veya sonra başka bir sözleşme imzalamadım, ancak davacı firmanın İPA ile imzalamış olduğu farklı bir sözleşme vardı, bu sözleşme gereğine yerine getiremediğimiz için dava konusu sözleşmeyi imzaladım, ben başka müşterilerle başka şirketlerle şirket yetkilisi olarak sözleşme yaptım, çünkü sipariş alırken şahsa özgü siparişler ve baskılı işler olduğu için sözleşme yapmak gerekiyordu, sözleşmeye konu ürünlerin hatalı olduğu bizim şirket sahibi, şirket müdürü ile yapmış olduğumuz toplantıda kabul edilmişti, hatta bu hatayı yapanında Tufan Yenersu isimli şirket müdürünün olduğu söylenmişti, Tufan Yenersu’nun siparişi yanlış girmesi nedeniyle siparişin yanlış çıktığı söylendi, ancak bu görüşmemizden karşı tarafın haberi yoktu, benim bilgim görgüm bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur. O halde toplanan delillerden somut olayda, davacının davalıyla ticari ilişki kapsamında malları sattığı ve buna ilişkin faturaların düzenlendiği, taraflar arasında TTK m. 87/2 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin, uygulamada sıkça karşılaşılan açık hesap ilişkisi olduğu ve faturalar sebebiyle alacaklı olduğu ileri sürülmüş davalı ise davacı ile ticari ilişkilerinin olduğu ancak daha önce ürünlerde sorunlar sebebiyle davacı satış yetkilisi ... ile 04/09/2015 tarihli sözleşme düzenlendiği ve 29/09/2015 tarihli faturadaki poşetlerin sözleşmeye aykırı olduğu ayıplı olduğunu savunmuş, davacı taraf ise 04/09/2015 tarihli sözleşmeyi kabul etmediğini firma yetkilisi tarafından düzenlenmediğini sahte olduğunu ...' ın tanık olarak dinlenmesini ifade etmiş olup uyuşmazlık, taraflar arasında 29/09/2015 tarihli faturaya dayalı 18.399,15 TL poşet alım ve satımından kaynaklı alacak, satışa konu ürünlere ilişkin davacı ve davalı taraf arasında 04/09/2015 tarihli sözleşme düzenlenip düzenlenmediği, sözleşmede firma yetkilisi ...' ın davacı şirketi temsil yetkisinin olup olmadığı ve cari hesap ekstresinden kaynaklanan 91,77 TL alacak noktasında toplanmaktadır. Dava konusu 29/09/2015 tarihli faturaya dayalı ürünler üzerinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda öğretim görevlisi polimer mühendisi tarafından düzenlenen 10/07/2018 tarihli kök rapor ve ek raporun kanaat verici olduğundan itibar edilerek, dava konusu ürünlerin 04/09/2015 tarihli sözleşme kapsamında ayıplı olduğu ayıp sebebiyle ürünlerin kabul edilemeyeceği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından 30/05/2016 tarihli cevaba cevap dilekçesinde , sözleşmedeki şirket yetkilisi ...' ın firmanın çalışanı olduğu ve sözleşmedeki imzanın ona ait olmadığını tanık olarak dinlenmesini talep edilmiş ,davalı tarafından da ...' ın satış müdürü olduğunu sözleşmeyi düzenlediğini tanık olarak dinlenilmesi talep edilmiş olup talimat yoluyla dinlenen ... beyanında, 2007 -2015 yılları arasında Karadeniz Bölge Müdürlüğü görevinde olduğunu, sözleşmeyi imzaladığını, başka müşteri ve firmalarla da sözleşmeler yaptığını beyan ettiği anlaşılmakla, 04/09/2015 tarihli sözleşmenin ... tarafından düzenlendiği, ...' ın başka müşteriler ile de sözleşme düzenlendiği, SGK kayıtları ve davacı tarafından 30/05/2016 tarihli cevaba cevap dilekçesinde de tanık olarak ...' ın dinlenmesini talep ettiği ve firmanı çalışanı olduğu anlaşılmakla yapılan sözleşmenin yetkili temsilci olmasa da davacı firma ile davalı ... arasında örtülü olarak teamülün oluştuğundan, sözleşmenin davacıyı bağlayacağı ve davacı tarafından satılan ürünlerin ayıplı olduğundan davalıdan 29/09/2015 tarihli faturaya dayalı 18.399,15 TL alacağın talep edilemeyeceğinden bu miktar yönünden davanın reddine, cari hesap ekstresinden kaynaklanan 91,77 TL alacağın ise davalı tarafından, davacı ile 29/09/2015 tarihli faturadan önce ticari ilişkinin olduğunun ikrar edildiğinden bu miktar yönünden yapılan ticari defter incelemesi ile ispat edildiğinden kabulune, davacının cari hesap ekstreye dayalı 91,77 TL alacağın likit olduğu davalının bu miktar alacak yönünden itirazında haksız olduğu anlaşıldığından icra ve inkar tazminatı talebinin kabulune, davalının kötü niyet tazminat talebinin, 29/09/2015 tarihli faturaya dayalı 18.399,15 TL alacağa ilişkin ürünler üzerinde ayıp sebebiyle bilirkişi incelemesi yapılması zorunlu olup davacının bu nedenle icra takibinde kötü niyetli olduğunun sabit olmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalının Bursa 19. İcra dairesinin ... E. Sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 91,77 TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-İİK 67. Maddesi gereğince icra inkar tazminatı koşulları oluştuğundan alacağın % 20 si olan 18,35 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-İİK 67. Maddesi gereğince davalı tarafın kötü niyet tazminatının koşullarının oluşmadığından reddine, 4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 35,90 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 223,33 TL'den mahsubu ile 187,43 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 1200,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 414,70 TL olmak üzere toplam 1614,70 TL yargılama giderinden kabul ve red oranlarına göre hesaplanan 6,94 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan posta, tebligat gideri 65,50 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre 65 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT' 13/2. maddesine göre belirlenen 91,77 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT' 13/1. Maddesine göre belirlenen 2.207,90 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı şirket yetkilisinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/11/2018 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/56, K. 2018/1508, T. 22.11.2018, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2016-56-e-2018-1508-k-aa0710f59547