İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/54 E. 2018/703 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/54
- Karar No
- 2018/703
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2016/ KARAR NO : 2018/ HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : HSBC BANK A.Ş - VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/01/2016 KARAR TARİHİ : 24/05/2018 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/05/2018 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı bankanın çeşitli şubelerinde çalışan personelin müvekkil şirkete ait otelde konaklama yaptığını, faturanın davalı banka adına düzenlendiğnii, ancak fatura bedelinin ödenmediğini, bu nedenle icra takibi başlatıldığını davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, belirterek davalının takibe itirazının iptali ile icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takibin dayanağı faturaların müvekkil bankaya gönderilmediğini, müvekkil kayıtlarında bu faturaların yer almadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. KANITLAR: İcra dosyası, ticari defter ve bağlı kayıtlar, bilirkişi raporu, vs. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Davacı vekili tarafından davalı aleyhine alacağın tahsili talebi ile Bursa 5. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, 8.815,00-TL toplam alacak talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı borçlunun itirazı üzerin takip durmuştur. Takibe itirazın iptali ile devamını sağlamak amacıyla eldeki dava açılmıştır. Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Tarafların ticari defterleri talep edilmiş davacı tarafça ibraz edilen ticari defterler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, davalı bankanın kayıtların incelenmesi için bağlı bulunduğu İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak ticari defterlerinin incelenmiştir. Mahkememizce alınan 25/09/2017 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafından davalı adına düzenlenen inceleme adına düzenlenen inceleme yapılan dönem olan 2014 yılı faturaların tamamının davalı kayıtlarında yer aldığı, davacı kayıtları ile davalı kayıtlarının bir birini tutmayan yönleri ise davacı kayıtlarında gözüken fakat davalı kayıtlarında gözükmeyen 2013 yılı devir bakiyesi olan 1.675,00-TL ve davalı ödemlerinin davacı kayıtlarına farklı tutarlarda kayıt edilmesinden kaynaklandığını, davacı kayıtlarında 2013 yılı devir bakiyesinin 1.675,00-TL olduğu, davalı kayıtlarında devir bakiyesinin mevcut olmaması nedeniyle davacının 2013 yılı devir bakiyesi tutarı olan 1.675,00-TL'nin kanıtlanması gerektiği, davacı tarafından 1.675,00-TL 2013 yılı devir bakiyesinin varlığının kanıtlanmasından sonra davalı tarafından kayıtlarında yer alan ödemelere ilişkin belgelerin dava dosyasına sunulurak kanıtlanması gerektiği bildirilmiştir. Talimat mahkemesince alınan 03/07/2017 tarihli bilirkişi raporunda; davalı tarafından incelmeey sunulan 2014 yılına ait ticari defterlerin 6102 sayılı yeni TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davalı yanın incelenen ticari defter ve kayıtlarında davacı yan tarafından davalı yana 2014 yılında 15 adet fatura karşılığı 7.140,00-TL tutarlı fatura düzenlenmiş olduğu, düzenlenen iş bu faturaların bedelinin davalı banka tarafından davacı yana ilgili tarihlerde ödenmiş olduğu, davalı bankanın kayıtları üzerinde yapılan incelemelerde davacı yana cari hesap olarak borç ve alacaklarının bulunmadığı, bakiyenin sıfır (0) olduğu bildirilmiştir. Mahkememizce, davacı vekilinin dosyaya sunmuş olduğu 2013 yılı cari hesap ekstreleri ile faturaların değerlendirilmesi suretiyle ek rapor düzenlenilmesine karar verilmiştir. Alınan 03/04/2018 tarihli bilirkişi ek raporunda; davacının bilirkişi incelemesine sunmuş bulunduğu 2013 yılı faturaları C/H hareketleri ve mail yazışmaları incelendiğinde davacının davalı adına düzenlediği faturaların içeriğini oluşturan hizmetin verildiğini kanıtlamış olduğu, davalı tarafından kök raporda belirtilen 145,00-TL ödemeye ilişkin bir belgenin dava dosyasına sunulmaması durumunda davacının davalıdan olan alacağının 1.820,00-TL kadar olabileceği, davalı şirket tarafından 145,00-TL ödemeey ilişkin belgelerin sunulması durumunda ise davacının davalıdan olan alacağının 1.675,00-TL kadar olabileceğini, davacı tarafından takip tarihine kadar temerrüt fıaizi talep edilmemiş olması nedeniyle tarafından faiz hesaplaması yapılmadığı bildirilmiştir. Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67.maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK m. 67/1). Alacaklı, alacağının varlığını mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'na (01.11.2011 tarihinden itibaren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na) göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden mahkemenin borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır. Alacak miktarının takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır. Henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede borçlunun itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür ve bunu engelleyen herhangi bir yasa hükmü yoktur. Borçlu itirazın iptali davası açılmamış iken, itirazına konu borcu tamamen öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacak ve böyle bir davayı açmakta hukuki yararı bulunmayacaktır. Davacı vekili tarafından Bursa 5. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 8.815,00-TL asıl alacak istemli davalı aleyhine 24/07/2015 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçlunun itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, davacı vekili tarafından 1.800,00-TL üzerinden itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı vekili mahkememize sunduğu 15/02/2017 tarihli dilekçesi ile, davalı tarafından müvekkili firmanın banka hesabına 27/07/2015 tarihinde 390,00-TL ve 260,00-TL, 05/10/2015 tarihinde 650,00-TL olmak üzere toplamda 1.300,00-TL ödeme yapıldığını ayrıca dava tarihinden sonra 31/07/2016 tarihinde yine davalı tarafından 520,00-TL ödeme yapıldığını belirtmiştir. Davalının dava tarihinden sonra yaptığı 520,00-TL ödeme nedeniyle davacıya borcunun kalmadığı ancak ödemenin dava tarihinden sonra olması nedeniyle 520,00-TL asıl alacak nedeniyle itirazın iptaline karar verildiği, itirazın iptaline karar verilen 520,00-TL'ninde dava tarihinden sonra ödenmesi nedeniyle bu ödemenin İcra Müdürlüğünce infaz aşamasında borçtan düşülmesi gerektiği kanaatine varılmakla davanın kısmen kabulu ile icra takibinin bu miktar üzerinden devamına, icra inkar tazminatı talebi yönünden alacağın likit olduğu, davalının asıl alacak yönünden itirazında haksız olduğu anlaşıldığından icra inkar tazminatı talebinin kabulune karar vermek gerekmiştir. Davacının takibi yapmada kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı gerekçeye göre; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının Bursa 5.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİ İLE; takibin 520,00-TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, Alacak likit olduğundan asıl alacağın % 20'si üzerinden hesaplanan 104,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Dava tarihinden sonra yapılan yapılan ödemelerin icra müdürlüğünce infaz aşamasında nazara alınmasına, 3-Davacının takibi yapmadan kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine, 4-Harçlar yasası gereği alınması gereken 35,90-TL harçtan peşin alınan 29,20-TL harcın mahsubu ile bakiye 6,70-TL harcın davalıdan tahsiline, 5-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 894,60-TL yargılama gideri üzerinden kabul red oranına gör hesaplanan 255,60-TL ile peşin alınan 29,20-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı yararına ölçümlenen 520,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı yararına ölçümlenen 1.300,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi.24/05/2018 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır