İlk Derece Mahkemesi · Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/735 E. 2024/256 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/735
- Karar No
- 2024/256
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : KARARIN MAHİYETİ : KISMEN KABUL, KISMEN RED Mahkememizde görülmekte bulunan " İtirazın iptali " davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; " Müvekkil davalıdan olan alacağı için davah hakkında Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılt icra doşyası ile örnek 7 ilamsız takip yapılmış, ödeme emri davalıya tebliğ edilmiş olup, davalı (Borçluj. tarafırıdan 22,09.2020 tarihinde borca ve tüm ferilere itiraz edilmekle birlikte takip durdurulmuştur. Yapılanı itiraz haksız ve kötü niyetli olup, iptali gerekmektedir, Müvekkil, Konya'da mobilya malzemeleri satım işi yapmaktadır. Müvekkil, davalıya mobilya satışı yapmıştır. Cari hesap ekstresinden de görüleceği üzere müvekkil ile davalı arasında devam eden bir ticari ilişki bulunmaktadır ve bu ilişkiye istinaden de davalının daha örice müvekkile yaptığı ödemeler' de bülunmaktadır.Ancak, müvekkil tarafından e- fatura olarak faturalandırılan 31.01.2020 tarih ve ... no'lu 28.080,00 TL'lik faturanın 19,883,00 TL'si ödenmemiştir. Buna istinaden, davalı aleyhine Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ödenmeyen faturaya ilişkin18.888,00 TL'nin tahsili amacı ile icra takibine girişilmiştir. Davalı borçlu icra dosyasına itiraz etmiştir. Dava.].ı—bcrçluı_ıun bu itirazı haksız olup, işbu itirazırı iptali gerekmektedir. TK'nın 21/2. maddesi uyarınca iki tarafırı da tacir olduğu işlerde faturayı alan tacir taraf, aldığı tarihteri itibaren 8 gün içinde faı.urqmn içeriği hakkında bir itirazda bulanmamışsa fatura içeriği kabul edilmiş sayılır. Nitekim müvekkil şirket tarafından davalı tarafa gönderilen faturanın alt kısmına “fatura muhteviyatına ve fiyatlarına ibrazından itibaren gün zarfında itiraz edilmediği takdirde kabul edilmemiş sayılacağı hususu şerh edilmiştir; ancak davalı taraf faturaya herhangi bir itirazda bulunmamıştır. Buna: rağmen aleyhinde yapılan icra takibine itiraz €tmesi iyi niyetli olmadlığının açık bir göstergesidir. Borçlunun faize'yöneük yaptığı itirazların da hiçbir hukuki dayanağ; yoktur ve dinlenme kabiliyeti bulunmamaktadır. Müvekkilin kanuna ve verleşmiş içtihatlara göre, aşıl alacağa temerrüt tarihinden itibareri temerrüt faizi isteme hakkı olduğu açıktır. Davalının borcunu ödeyeceği tarih kanunen belirli tarihtir. Taraflar tacir oldukları için belirli tarih Kanunun kesin tarih hükümlerine tabidir bu nedenle temerrüt tarihi borçlunun borcunu ödeyeceği tarihtir. Bu husus dikkate alınarak faizin borçlunun borcunu ödeyeceği tarihten itibaren hesaplanması gerekmektedir. Müvekkilin alacağı sabit olup, taraflar arasındaki anlaşma gereği tahakkuk eden alacağını alamamıştır. ,Ancak davalı, müvekkile olan borcunu ödememesini gerektirecek hiçbir gerekçesi “olmadığı halde borcunu ödememekte direnmektedir. Bu sebeple davalının tamamen haksız ve kötü niyetli bir şekilde yapmış olduğu itirazının iptal edilerek takibin devamını sağlamak amacı ile işbu dava açılması zarureti hâsıl olmuştur. Ayrıca alacak likit olduğundan ve borçlu takibe kötü niyetli olarak itiraz etmiş bulunduğundan itirazın iptali ile birlikte alacağın *420'sinden az olmayacak şekilde icra inkar tazminatına hükmedilerek davalıdarı tahsiline karar verilmesini talep ediyoruz. İş bu dava öncesinde yasa gereği zorunlu olması ve anlaşma iradesi ile arabuluculuk yoluna başvuru yapılmış ancak ekte aslını sunduğumuz arabuluculuk tutanağında anlaşma " sağlanamamıştır. İş bu belge aslını dilekçe ekinde sayın mahkemenize sunarız." demiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; "Davacı 16/02/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle ... Numaralı 28.000-TL bedelli faturaya istinaden vekil edene mobilya sattığını, 19.888,00-TL borcu bulunduğundan bahisle vekil eden aleyhine icra takibine girişildiğini, söz konusu takibe tarafımızdan itiraz edilmesi üzerine huzurda ki davanın ikame edildiğini beyan ve talep etmiştir. Öncelikle davacı tarafın icra takip dosyasında bulunmayan ve takip talebinde dayanmadığı belge ve bilgilere huzurda ki davada daynmasına muvafaktimiz yoktur. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ... E. ... K. Sayılı ilamında ' ...Somut olayda, davacı yan, takip talebinde borcun dayanağı (borcun sebebi) olarak 16 adet fatura göstermiş ve alacaklı olduğunu bildirmiştir. Davalı yan ise takibe, borca ve yetkiye itiraz ettiğini, alacaklıya takip talebinde belirtilen faturalardan kaynaklanan borcunun bulunmadığını, alınan tüm malların bedelinin ödendiğini savunmuştur. Yukarıdaki bilgiler ışığında takibe sıkı sıkıya bağlı olduğu özellikle vurgulanan itirazın iptali davasında, mahkemece, tarafların iddia, savunma ve delillerinin yalnızca takibe konu faturalar çerçevesinde değerlendirilip incelenerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesinin gerektiği, aksi yönde yapılacak araştırmanın ise itirazın iptali davasının niteliği ile bağdaşmayacağı, ödeme defi nedeniyle ispat yükünün davalı tarafta bulunduğu, belirtilen usule göre yapılacak incelemede, davalının sunduğu ödeme belgelerinin takip konusu edilen faturalara ilişkin olup olmadığı hususunun ise BK’nın 85, 86. (TBK’nın 101, 102.) maddeleri uyarınca tayin edilmesi gerektiği, takibe sıkı sıkıya bağlı olma kuralı ile genel ispat kurallarının ve ispat yöntemlerinin birbiriyle karıştırılmaması gerektiği, bu maddelere göre tespit yapılacak olmasının takibe konu edilmeyen faturalar ve taraflar arasındaki tüm ilişki değerlendirilmesi anlamına gelmeyeceği hususları açık olduğundan, mahkemece önceki kararda direnilmesi doğru değildir.' şeklinde hüküm kurmuştur. Davacı tarafın iddialarını kabul anlamına gelmemekle huzurda ki davada ispat yükü davacı tarafta olup davacı taraftadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. Maddesinin düzenlemesi gereği itirazın iptali davası ile alacaklı; icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Bu sebeple iddia ettiği ticari satımı ve aradaki hukuki ilişkiyi davacı tarafın ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır. Ancak az yukarıda izah edildiği üzere davacı tarafın iddiasının ispatı açısından takip talebinde yer alan belgelerden başkaca delillere dayanmasına muvafakatimiz yoktur. Bu sebeple ticari defterlerinin ve dava dilekçesinde bildirmiş olduğu cari hesap dökümü gibi başkaca belgelerin huzurda ki davada delil mahiyeti bulunmamaktadır. Bunun yanı sıra davacı tarafın iddiaları kabul edilse dahi faiz yönünden takibin iptali gerekmektedir. Davacı taraf faturaya dayalı takip başlatmış olup fatura bedelinin ne zaman ödeneceği taraflar arasında kararlaştırılmamıştır. İcra takip dosyasında vekil edenin temerrüdüne ilişkin herhnagi bir ihtarname, protesto vb belgede eklenmemiştir. Dolayısıyla davacı tarafın davası kabul edilse dahi vekil edenin ödeme emrinin tebliğ ile temerrüde düşürüldüğünün kabulü gerekmektedir. Dolayısıyla takip öncesi faizden dolayı vekil edenin sorumlu olmadığının kabulü gerekmektedir. " şeklinde cevap vermiştir. Mahkememizce verilen ara karar uyarınca dosyanın SMMM bilirkişisi ... tevdi edildiği, bilirkişinin raporunda özetle;"-Davacı firma ...'in 2020 defter kayıtlarında yapılan inceleme sonucunda; davalı firma ... Ticaret A.Ş ile bir ticari faaliyetinin bulunduğu, 2020 Dönemine ait olarak 19,888,00 TL borcunun gözüktüğü ve bu borcun 2021 yılıma devredildiği. Davalı firma ... “Ticaret A.Ş nin 2020 defterlerinde isc Davacı firma ... ait herhangi bir muhasebe kaydına rastlanılmadığı tespit edilmiştir. 7251 Kanunun 23 maddesince;“Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.” düzenlemesine göre davacvalacaklı firmaya ait 2020 Dönemlerine ait Yasal defterler davacı lehine delil teşkil etmeyeceği, Davacı tarafından mal/emtiayı teslim ettiğini ispat eden başka bir belgenin dosya kapsamında olmadığı, davacı tarafından ticari defterlere tek taraflı kayıt edilen, BS formunda bildirimi yapılan, davaya konu olan malın/cmtianın davalı tarafa teslim edildiği anlamına gelmediği sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor tanzim ettiği görülmüştür. Aynı bilirkişi ek raporunda özetle; "Davacı firma ...'ın 2020 defter kayıtlarında yapılan inceleme sonucunda; davalı firma ... Ticaret A.Ş ile bir ticari faaliyetinin bulunduğu, 2020 Dönemine ait olarak 19.888,00 TL borcunun gözüktüğü ve bu borcun 2021 yılına devredildiği. Davalı firma ... Ticaret A.Ş nin 2020 defterlerinde ise Davacı firma ...'a ait herhangi bir muhasebe kaydına rastlanılmadığı tespit edilmiştir. 7251 Kanunun 23 maddesince;“Diğer tarafın ikinci fiıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.” düzenlemesine göre davalı firmaya ait 2020 Dönemlerine ait Yasal defterler davalı lehine delil teşkil etmeyeceği, Her ne kadar davalı firma ... Ticaret A.Ş defter kayıtlarında ilgili hususla herhangi bir kayıt olmamasına rağmen,davacı firma ... yasal defterlerinde 07.02.2020 Tarihlerinde 5.000,00 TL - 2.000,00 TL ve 4.000,00 TL olmak üzere toplam 11.000 TL lik bir ödemenin ... Bankasına aracılığıyla yapıldığı tespit edilmiştir. " şeklinde rapor tanzim etmiştir. Mahkememizce verilen 25/05/2022 tarih ve ... Esas - ... sayılı kararı Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 02/10/2023 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılarak dosya mahkememize iade edilmekle, dava mahkememizin ... esasına kaydı yapılmıştır. Dava; İtirazın İptali davasıdır. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili davalı aleyhine İtirazın İptali davası açmıştır. Davanın yasal dayanağını oluşturan İİK.67. maddesinde; "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." şeklinde düzenlendiği, Davacı vekili 27/10/2021 tarihli duruşmada: "Uyuşmazlık tespitine ilişkin bir diyeceğimiz yoktur. Davalı tarafla sulh olmamız mümkün değildir, dilekçemizde belirttiğimiz delillerin toplanmasını, tahkikata geçilmesini talep ederiz, takip öncesi temerrüde düşürülen herhangi bir hukuksal işlemimiz yoktur" şeklinde beyanda bulunduğu, SGK İl Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında; ... Ticaret A.Ş İşyerine ait 2019/4-2024/4 arası çalışanların T.C. Kimlik ve ad soyad bilgilerinin de bulunduğu aylık prim hizmet ve işyeri tescil belgesi bilgilerinin Mahkememize gönderildiği, Taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığı, dosya kapsamındaki bilgi - belgelerle sabittir. Dava konusu emtianın teslim edildiği de teslim formu ile sabittir. Teslim formundaki teslim alanın (... ) davalının çalışanı olduğu SGK müzekkere cevabı yazısından anlaşılmıştır. Ödeme miktarı düşüldüğünde 17.080,00TL bakiye alacağı kaldığı anlaşılmıştır. Takip öncesi temerrüt olmadığından takip tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. İcra İnkar Tazminatı; İtirazın iptali davasında, borçlunun itirazsında haksız olduğu mahkemece tespit edilir ise, borçlu hükmolunan borç miktarının yüzde yirmisinden aşağı olmayacak şekilde tazminata mahkum edilir. Buna "icra inkar tazminatı" denir İcra İnkar Tazminatı Şartları; 1-Geçerli bir ilamsız genel icra takibi olmalıdır. 2-Borçlu yedi günlük süre içinde ödeme emrine itiraz etmiş olmalıdır. 3-Bir yıl içinde açılmış bir itirazın iptali davası bulunmalıdır. 4-Talep Şartı. 5-İtirazın kötü niyetle yapılmış olması (itirazın haksızlığına karar verilen borçlunun iyi niyetle ya da kötü niyetle itiraz etmiş olmasına bakılmaz. Ancak ödeme emrine itiraz eden borçlunun velisi, vasisi, kayyımı veya mirasçısı ise bu halde borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilebilmesi için, bu kimselerin ödeme emrine kötü niyetle itiraz ettiklerinin ispat edilmiş olması gerekir. ) 6-Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi (mahkeme, itirazın iptali davası hakkında yaptığı inceleme sonucunda, borçlunun ödeme emrine karşı yapmış olduğu itirazın haksız olduğuna karar vermesi gerekir, haksızlık itirazın yapıldığı tarihe göre belirlenir) 7- Alacak (takip konusu alacağın miktarı bellidir. Yani borçlu tarafından alacağın gerçek miktarını belirlemek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinebilecek durumdadır. Alacağın gerçek miktarını tespit etmek için alacaklı ve borçlunun anlaşmalarının veya böyle bir anlaşma olması bir mahkeme kararına gerek yoktur. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumda ise alacak likit olacaktır... Alacakların var olup olmadığı, hangi miktar alacağın var olduğu, tarafların anlaşması ya da mahkeme kararını gerekli kıldığından... Açılan itirazın iptali davasında davacının davayı kazanması halinde dahi borçlu icra inkar tazminatına mahkum edilemez. ) Yargıtay Üyesi ... (İtirazın İptali Menfi Tespit Ve İstirdat Tasarrufun İptali, İflas Ve İflasın Ertelenmesi, Sıra Cetveline İtiraz Davaları Genişletilmiş 4. Baskı Kitabı , TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır." Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu, Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi raporu tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile Yüksek Yargıtay . H.D'nin 16/01/2017 tarih, ... ; ... sayılı kararı da dikkate alındığından ve alacak likit olduğundan davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile; Konya .İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından yapılan itirazın iptali ile 17.080,00TL üzerinden takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, hükmedilen 17.080,00TL nin %20'si olan 3.416,00TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE 1-Davacının davasının KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile; 2-Konya .İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından yapılan İTİRAZIN İPTALİ ile 17.080,00TL üzerinden takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte TAKİBİN DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 3-Hükmedilen 17.080,00TL nin %20'si olan 3.416,00TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 1.166,73-TL harçtan dava başında yatırılan 235,22-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 931,51-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.080,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 2.808,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafından yapılan sarfına mecbur kalınan ilk yargılama harcı olan 303,02TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 8-Davacı tarafından sarfına mecbur kalınan İstinaf öncesi ve sonrası yapılan bilirkişi ücretleri, tebligat, posta ve diğer masraflar 948,85-TL ve istinaf kanun yolu başvuru harcı olan 220,70TL olmak üzere toplam 1.169,55-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 1.004,41-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 9-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA, 10- 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin 6235 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince davacıdan alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA, 11-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde re'sen davacıya İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, bağımsız ve tarafsız Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından KESİN olmak üzere karar verildi..17/04/2024 Katip ... Hakim ...