İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/297 E. 2019/26 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2016/297
Karar No
2019/26
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/03/2016 KARAR TARİHİ : 10/01/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı borçlu ile müvekkili firma arasında ticari ilişki söz konusu olduğunu, davacı ile davalı şirket arasında alışverişi yapılan mallar için faturalar düzenlendiğini, buna ilişkin kargo belgelerinin daha sonra mahkemeye sunulacağını, davacı firmanın faturaya konu malları tarafların kararlaştırdığı tarihte teslim ettiğini, davalı borçlu davacı müvekkilinden ürünleri aldığını ancak bedellerini ödemediğini, davalıya ait cari hareket dökümü üzerinden faturalar tespit edildiğini ve Bursa 10. İcra Müdürlüğünün ........................... esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız takip yapıldığını, borçlu davalının borca haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, icra takibinin durduğunu, davalı borçlunun Bursa 10. İcra Müdürlüğünün ................... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itiraz dilekçesi ile ödeme emrini 26/02/2016 tarihinde tebliğ aldığını beyan ederek, davacı alacaklının fahiş oranlı faiz talebinde bulunduğunu, bununla birlikte icra takibine konu fatuaralrın içeriği malların ayıplı olduğunu belirterek borca itiraz ettiğini, ancak tüm bu itirazların kabulünün mümkün olmadığını, fatura tarihinin ardından uzunca bir zaman geçmesine rağmen davalı borçlu tarafından fatura konusu malların ayıplı olduğuna dair müvekkili şirkete herhangi bir bildirim ve itirazda bulunulmadığını, davalı borçlunun işbu borcunun sabit olup, haksız yere ve kötü niyetli olarak takibi durdurduklarını, fatura konusu mallarda herhangi bir ayıp olmadığının açık olduğunu, bu nedenlerle daval ışirket adına kayıtlı gayrimenkullerin ve araçların uyap sistemi aracılığı ile tespit edilerek, 3. Kişilere devir ve temlikini önlemek bakımından teminatsız olarak karar verilmek üzere üzerlerine İhtiyati tedbir konulmasını, davalı borçlunun haksız ve yasal dayanaktan yoksun tüm itirazlarının iptaline, alacağın tahsiline, davalı borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafça müvekkili şirket aleyhine davaya konu takip dışından Bursa 18. İcra Müdürlüğünün ................., Bursa 18. İcra Müdürlüğünün .................... ve Bursa 10. İcra Müdrlüğünün .................. sayılı dosyaları ile üç ayrı icra takibi başlattıklarını, bu dosyalardan Bursa 10. İcra Müdürlüğünün ....................... sayılı dosyasından 08/03/2016 tarihinde ihtiyati haciz kararı ile hacze gelindiğini, dosya borcunun müvekkili şirket tarafından ödendiğini, haciz esnasında alacaklı vekilinin müvekkili şirket yetkilisine diğer alacaklara ilişkin de ihtiyati haciz kararları olduğunu ve tekrar hacze gelineceğinin bildirildiğini, davalı müvekkili şirket yetkilisi toplam 160.000 Tl bedelli çekleri davacı şirket yetkilisine teslim ettiğini, ancak herhangi bir protokol düzenlenmediğini, müvekkili şirket yetkilisinin ısrarlarına rağmen ayrıca dökümü yapılan çeklerin de iade edilmediğini, davalı şirket yetkilisi tarafından davacıya belirtilen çeklerin verilmiş olmasına rağmen protokol yapılmadığı gibi söylenenin aksine vazgeçileceği belirtilen Bursa 18. İcra Müdürlüğünün .................................... esas sayılı icra dosyalarından da vazgeçildiğini, davacı tarafın bu tutumu karşısında vekaleten bu icra dosyalarından memur muamelesi şikayet yoluna gidildiğini ve bu takiplerin müvekkili lehine iptal edildiğini, davacı tarafla müvekkili şirket arasında ticari ilişki bulunmadığı iddiasının olmadığını, ancak yukarıda açıklandığı üzere alacak sabit olmadığı gibi müvekkili şirket yetkilisi tarafından karşı tarafla mutabakat sağlanmadan borç tutarının tüm unsurlarıyla tahkik ve tayin edilmesinin de mümkün olmadığını, bu nedenlerle müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının reddine, talebinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmeisne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, faturalar, cari hareket dökümleri, irsaliyeler, kargo belgeleri, Bursa 10 . İcra Müdürlüğünün ....................... sayılı icra takip dosyası, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 25/02/2016 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 26/02/2016 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 03/03/2016 tarihinde borca itiraz etmiştir. Tarafların ticari defterleri talep edilmiş davalı tarafça ibraz edilen ticari defteler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mali müşavir bilirkişinin 27/04/2017 tarihli raporunda özetle: Davalı tarafından ibraz edilen 2015 ve 2016 yıllarına ait ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yaptırıldığını, dava konusu faturaların davalı kayıtlarında yer almasına rağmen davalı tarafından ileri sürülen ve davacıya yapmış olduğu değişik tarih ve tutarlı ödemelere herhangi bir defter kaydı ile bu ödemelere ait belgelere rastlanılmadığı, davalıya ait ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi 16/02/2016 itibariyle davalının davacıya 64.972,09 TL tutarında borçlu bulunduğu mütalaa edilmiştir. Davacı tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak üzere, İzmir Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış olup, davacı tarafça ibraz edilen defterler SMMM bilirkişiye tevdi edilmiştir. Talimat mahkemesince aldırılan 08/02/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Ticari defterlerin tasdik ettirilmesi zorunlu defterler olduğu ve zamanında tasdik edilip, açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, ticari defterlerin yasaya uygun olarak tutulduğu, 2015 yılında davacı tarafından .................... San. Tic. Ltd.Şti adına düzenlenen tüm faturaların ticari defterlere kaydının yapıldığı, yıl sonu itibariyle davalıdan 122.817,51 TL alacaklı olduğu, 2016 yılında ... Ltd. Şti tarafından verilen toplam 129.234,00 Tl'lik 5 adet çekin 2016 yılı ticari defterlere kaydının yapıldığı, ancak kayıtlara alınan bu çeklerin karşılıksız çıktığı açıklaması ile de 120-016-0156 hesaptan terkin edildiği, 2016 yılında tahsilatlarda bulunulduğu, T.C. Bursa 10. İcra Dairesi dosyasındaki asıl alacak tutarı olan 56.652,31 Tlnin şüpheli alacaklar hesabına aktarıldığı, davacı şirketin defter kayıtlarına göre 46.364,79 Tl alacaklı olduğu mütalaa edilmiştir. Davacı vekilinin rapora karşı itirazları ve celp edilen icra hukuk mahkemeleri dosyasının değerlendirilmesi amacıya önceki bilirkişiye tevdii için talimat yazılmış ve talimat mahkemesince aldırılan 19/10/2018 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle: Davacı ...................Ticaret Ltd. Şti'nin Davalı ... Ltd. Şti'den 30/06/2015 tarih, 37122364-4 nolu ve 13.400 Euro bedelli çek karşılığında 43.420,02 TL ve 37471681-1 nolu, 15/09/2015 tarih ve 9.000 Euro bedelli çek karşılığında 29.162,70 Tl ile bunların dışında da 56.652,31 TL alacaklı olduğu, karşılıksız çıkan 1426028, 1426029, 1426031 nolu çekler için de 3.870,00 TL tahsilatta bulunduğu, bu nedenlerle toplam 125.365,03 Tl alacaklı olduğu mütalaa edilmiştir. Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacının davalıya ticari ilişki kapsamında makine parçaları sattığı ve buna ilişkin faturaların düzenlendiği, taraflar arasında TTK m. 89. madde anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin, uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, tarafların ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğu ve davalının ticari defter kayıtlarına göre davalının davacıya 64.972,09 TL borçlu olduğu ancak davacıya verilen 160.000 TL toplam bedelli çeklerin ödeme kaydına rastlanmadığının belirtildiği, davacının ticari defterlerinde ise 56.652,31 TL alacaklı ve bu alacak dışında ödenmeyen 30/06/2015 tarih ve 13.400 Euro bedelli çek, 15/09/2015 tarih ve 9.000 euro bedelli çekler sebebiylede alacaklı olduğunun tespit edildiği kanaat verici alınan bilirkişi raporlarına itibar edilerek davacının faturadan kaynaklı 56.652,31 TL asıl alacağının olduğu ve davalının defter kayıtlarında da bu miktar borcun tespit edildiği anlaşılmakla, alacağın ödendiğinin davalı tarafından ispatla yükümlü olup alacağın ödendiğinin ispat edilmediği gibi 30/06/2015 tarih ve 13.400 Euro bedelli çek, 15/09/2015 tarih ve 9.000 euro bedelli çekler sebebiyle başlatılan takiplerin Bursa 6. İcra Hukuk Mahkemesinin................ Esas sayılı dosyası ve ....................... Esas sayılı dosyaları ile iptal edildiğinden mükerrer takip ve ödeme iddiasınada itibar edilmeyerek ,sübut bulan asıl alacak kısmı yönünden davanın kabulune, davalı borçlunun icra takip tarihinden önce TBK'nın 117. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak temerrüde düşürülmediğinden asıl alacak yanında takip tarihine kadar olan dönem içerisinde işlemiş faize yapılan itirazın iptaline yönelik talebin reddi ile icra takibinin devamına, icra inkar tazminatı talebi yönünden alacağın fatura alacağı olduğu, likit olduğu, davalının asıl alacak yönünden itirazında haksız olduğu anlaşıldığından icra ve inkar tazminatı talebinin kabulune, davalının kötü niyet tazminatı talebinin davacının icra takibinin başlatılmasında kötü niyetli olduğunun ispat edilmediğinden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davalının Bursa 10. İcra Müdürlüğünün ........................ esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın asıl alacak 56.652,31 TL kısmı yönünden iptaline, takibin 56.652,31 TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek %9 oranında yıllık yasal faizi, icra gideri, icra vekalet ücreti ile sınırlı olarak devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-İİKnun 67 maddesi gereğince icra inkar tazminatının koşulları oluştuğundan alacağın %20'si olan 11.330,46 Tl icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davalı tarafın reddedilen kısım yönünden kötü niyet tazminatının koşulları oluşmadığından reddine, 4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.869,92 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 988,41 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.881,51 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 350,00 TL, talimat bilirkişi-posta gideri 575,00 TL, posta ve tebligat gideri 260,00 TL olmak üzere toplam 1.185,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranlarına göre hesaplanan 1.159,92 TL yargılama gideri ve 988,41 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.148,33 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan 40,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranlarına göre hesaplanan 0,85 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT' 13/1. maddesine göre belirlenen 6.581,75 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT' 13/2. maddesine göre belirlenen 1225,04 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/01/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/297, K. 2019/26, T. 10.01.2019, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2016-297-e-2019-26-k-f78d2c0fa7ad