İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/151 E. 2018/348 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2016/151
Karar No
2018/348
Karar Tarihi

T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2016/151 Esas KARAR NO : 2018/348 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... - Karacaahmet Mah. 70. Sok. 26/2 Karacabey/BURSA VEKİLİ : Av. ... - Hacı İlyas Mh. Kıbrıs Şehitleri Cd. No:2 Ar-Kur Doğuhan K:10 Büro No:73-74-75-76-77-78-79-80 16220 Osmangazi/ BURSA DAVALI : ... KALIP METAL OTOM. END. MAK. PETR. İNŞ. TİC. LTD. ŞTİ. - Çalı Sanayi Bölgesi Sarıyerler Cad. N:24 Nilüfer/BURSA VEKİLİ : Av. ... - Abdullah Cevdet Sokak 20/3-7 Çankaya Çankaya/ ANKARA DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/02/2016 KARAR TARİHİ : 13/03/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 28/03/2018 Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin davalı borçludan olan alacağını tüm şifahi taleplerine rağmen tahsil edememesi neticesi Bursa 3. İcra Müdürlüğünün 2015/... esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu vekilinin Ankara 20. İcra Müdürlüğü kanalı ile Bursa 3. İcra Müdürlüğünün 2015/... esas sayılı dosyasına sunmuş olduğu 19/11/2015 havale tarihli borca ve ferilerin itiraz dilekçesi neticesi 23/11/2015 tarihinde icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, itirazın iptali ve takibin devamı için huzurdaki davayı ikame etme zorunluluğu hasıl olduğunu, davalı şirketin itirazlarının usul ve yasaya aykırı olup itirazlarının reddi gerektiğini, davalı vekili 19/11/2015 havale tarihli itiraz dilekçesinde söz konusu takibe konu fatura bedeline ve 12.616,85 TL asıl alacak, faiz ve ferilerine itiraz ettiklerini, davalı vekilinin 19/11/2015 havale tairhli borca ve borcun ferilerine ilişkin itirazlarının kabulünün mümkün görünmediğini, davacı müvekkili ile şirket arasında ticari ilişki çerçevesinde müvekkili tarafından 31/07/2015 ve 31/08/2015 tarihli faturalar tanzim edildiğini, davalı tarafın taşımacılık hizmetine istinaden tanzim edilen faturaları ve faturalara dayalı icra takibini inkar etmek sureti ile Bursa 3. İcra Müdürlüğünün 2015/... esas sayılı icra takibine itiraz ettiğin ive huzurdaki davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, davalı şirketin kayıtlı bulunduğu Çekirge Vergi Dairesine yazı yazılarak, davalı borçlunun işbu dava mesnedi icra takibinin başlatılması ile TBK'nun 117 maddesi gereğince temerrüde düştüğünü, Bursa 3. İcra Müdürlüğünün 2015/... esas sayılı icra takip dosyasında davalı borçlu takip tarihi itibariyle temerrüde düşürüldüğünü ve takip tarihi itibariyle temerrüde düşürüldüğünü ve takip tarihi itibariyle faiz talep edildiğini, bu nedenlerle davalının Bursa 3. İcra Müdürlüğünün 2015/... esas sayılı icra dosyasında vaki yersiz ve yasal mesnetten yoksun borca ve borcun ferilerine ilişkin itirazlarının iptali ile icra takibinin devamına, itirazlarında haksız olan davalının %20 oranından az olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: İcra takibinin kötü niyetli ve en az %20 oranında kötü niyet tazminatı ödenmesine karar verilmesi gerektiğini, davacı kişi ile müvekkili şirket arasında bir taşıma konulu hizmet sözleşme ilişkisi olduğu doğru ise de söz konusu sözleşme yükümlülüğünü yerine getirilmediğinden ve takip konusu borcu ödenmediği gerekçesi ile müvekkili şirket aleyhine icra takibine girişildiğini ve haksız olarak başlatılan icra takibine itiraz ettiklerini, müvekkili şirket tarafından sözleşme karşılığı tüm yükümlülüklerin düzenli olarak yerine getirildiğini, müvekkili şirketin bu zamana kadar davacı tarafa karşı sözleşmesel tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, söz konusu icra takibine konu bu meblağda bir borç da müvekkili şirket kayıtlarında yer almadığını, şirket çalışanına yapılmak istenen ve bu sebeple söz konusu takipten haberdar olan müvekkili şirket adına gerçekleştirilen ve yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, tebligatın iptali gerektiğini, bu nedenlerle davanın görevsizlik nedeniyle reddine, davacı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, usulsüz gerçekleştirilen tebligat nedeniyle takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların beyanı, Bursa 3. İcra Müdürlüğünün 2015/... sayılı icra takip dosyası, fatura fotokopileri, sözleşmenin bir örneği, faturalar, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 12/11/2015 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 13/11/2015 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 19/11/2015 tarihinde borca itiraz etmiştir. Tarafların ticari defterleri talep edilmiş davacı tarafça ibraz edilen ticari defterler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mali müşavir bilirkişinin 23/10/2017 tarihli raporunda özetle: Davacının ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı sahibi adına delil olma özelliğine sahip olduğunu, davacının takip tarihi itibariyle 12.616,85 TL alacaklı olduğu mütalaa edilmiştir. Davalıya ticari defterlerini sunmak üzere 11/07/2017 tarihli celse de yasal sürenin verildiği, davetiye gönderildiği ancak, davalının ticari defterlerini sunmadığı anlaşılmaktadır. Davacının tarafların ticari defterlerine dayandığı anlaşılmakla ticari defterlerin delil olması yönünden bilindiği üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve 2011/11-862 Esas, 2012/51 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5. (6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki; HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır. Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m. 220. madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 64. (6762 sayılı TTK'nın 69. vd.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince Tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85) O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı tacirin davalı şirkete servis taşımacılığına dair hizmet verildiği ve faturaların düzenlendiği, taraflar arasında TTK m. 87/2 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, davacının ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğundan, ticari defterin kesin delil olduğu, davalı tarafın süresi içinde ticari defterlerini sunmadığından davacının defterlerinin HMK' nın 220. Maddesi gereğince kabul edilebileceği anlaşılmakla dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden hüküm kurmaya elverişli kabul edilen 23/10/2017 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek ve davalının dava konusu iki adet faturanın BA formu ile bildirildiği anlaşılmakla davacı tarafından fatura konusu hizmetin verildiğinin sabit olduğu, ödediğinin ispat yükünün davalıda olup ödendiğinin ispat edilmediğinden , davalının takip tarihi itibariyle 12.616,85 TL davacıya borçlu olduğunun ispat edildiği anlaşılmakla davanın kabulu ile davacının icra inkar tazminat isteminin, davacının alacağının fatura alacağı olduğu, alacağın likit olduğu, icra takibine itirazda haksız olduğundan koşulları oluşmakla, icra inkar tazminatı talebinin kabulu ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın Kabulü ile, davalının Bursa 3. İcra Müdürlüğünün 2015/... esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptaline,takibin aynen devamına, 2-İİK 67 maddesi gereğince icra inkar tazminatı koşulları oluştuğundan alacağın %20si olan 2.523,37 Tl icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 861,86 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 215,47 TL'nin mahsubu ile bakiye 646,39 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 350,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 166,60 TL yargılama gideri ve 215,47 TL peşin harç olmak üzere toplam 732,07 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kararın niteliği gereği üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.180,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/03/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır. Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır. Aslının aynı olduğu tasdik olunur. Katip ... ¸E-imzalıdır.

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/151, K. 2018/348, T. 13.03.2018, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2016-151-e-2018-348-k-2b9631220a34