İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/1267 E. 2018/912 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2016/1267
Karar No
2018/912
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2016 KARAR NO : 2018 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/10/2016 KARAR TARİHİ : 05/07/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/07/2018 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin Davalıdan alacağına karşı dava değeri kadar kısmını ödemediğinden davalı şirket aleyhine Bursa 14. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlattığını, Davalı tarafın işbu ödeme emrini 30.06.2016 tarihinde tebellüğ ettikten sonra "alacağın tamamına, fer’ilerine, faize, faiz oranına ve ödeme emrine açıkça itiraz ediyoruz." dediğini, Davalının, borcu olmadığını iddia ederek, itiraz ettiğinden itirazın iptalini teminen işbu davanın açılması gerektiğini, Davacıya Bursa 14. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasındaki örnek 7 ilamsız takibe dayanak cari hesap ekstresıne dahil olan ve ödenmeyen 4 adet çek için tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile Bursa 14. İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatılmış olduğunu, Davalı-borçlunun işbu Bursa 14. İcra müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasına itiraz etmediğini ve icra takibinin kesinleştiğini ancak hali hazırda bu dosyadan da herhangi bir tahsilat yapılamadığını, davalı şirketin dava konusu Bursa 14.icra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına itiraz etmesi yukarıda izah dilen nedenler ile hukuken mesnetsiz olup, kötü niyetle hareket ettiğinin ayrıca bir kanıtı olduğunu, Dilekçe ekinde bir örneği sunulan fatura ve irsaliyelere bakıldığında da görüleceği üzere davalının müvekkili şirkete dava değeri kadar borcu bulunduğunu, Davalı şirket fatura münderecatına itiraz etmediği gibi ticari defter ve kayıtlarına da işlemiş ayrıca ba ve bs formlarına da geçmiş bulunduğunu, Davalı tarafın borcunu ödememek için zaman kazanmaya matuf itirazda bulunduğundan kötü niyetli itirazı nedeniyle ayrıca icra inkar tazminatı talep etmek gerektiğini, davanın kabulü ile tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla Bursa 14. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile icra takibine asıl alacak ve fer'ileri yönünden devamına, likit olan alacağı haksız yere itiraz edildiğinden %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama masrafı ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, müvekkili aleyhine Bursa 14. İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını, müvekkilinin davacı şirkete bu miktarda bir borcu olmadığından ödeme emrine itiraz edildiğini, Davacının müvekkilinden alacağı olduğunu iddia etmekte buna dayanak olarak da fatura ve irsaliyeleri göstermekte olduğunu, Oysa Bursa 14. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı takip dosyasının dayanağının sadece cari hesap ekstresi olduğunu, Bununla birlikte davacının iddia ettiği miktarda bir borç ilişkisine müvekkiline ait muhasebe kayıtlarında rastlanmadığını, Söz konusu davada davacının İİK 67 maddesi gereği iddiasını ispatlamakla yükümlü olup Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, İcra İflas Kanunun 67. Maddesi “takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. ” şeklinde olduğunu, mahkeme tarafından yapılacak yargılamada taraflara ait ticari defter ve kayıtların incelenmesi ile ortaya çıkacağı üzere müvekkile ait ticari defterlerde ve kayıtlarda bu miktarda bir alacak verecek ilişkisi bulunmadığını, yukarıda izah olunan nedenlerden dolayı söz konusu davanın reddi gerektiğini, Açıklanan bu nedenlerle; davanın reddine, Bursa 14. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı takip dosyasının iptaline, davacı takip yapmakta kötü niyetli olduğundan alacağın % 20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi, ikinci cevap dilekçesi, tarafların beyanı, Bursa 14. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı icra takip dosyası, ticari defterler, faturalar, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından cari hesaba dayalı olarak 27/06/2016 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 30/06/2016 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 01/07/2016 tarihinde borca itiraz etmiştir. Mahkememizce 30.05.2017 tarihli duruşmasında Taraflar arasındaki alacak borç ilişkinin açıklığa kavuşturulması yönünden, taraflar arasındaki ticari ilişkinin başlangıcından sonuna kadar olan dönemi kapsayan, ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde, bilirkişi incelemesi yapılmasına, incelemenin 13.09.2017 günü saat 14.00'de icrasına, bilirkişi olarak konusunda uzman SMM bilirkişinin resen seçilmesine karar verilmiş olmakla, bilirkişi SMM Şevki Yetiker tarafından Mahkememize ibraz edilen 06/11/2017 havale tarihli bilirkişi raporunda " Davacı 2015 ve 2016 yıllarına ait tüm defterlerini ibraz etmiştir. İbraz edilen defterlerin açılış tasdiklerinin yasal süreleri içinde yaptırıldığı yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin yine yasal süreleri içinde yaptırıldığı, defterlerin birbirleri ve bağlı belgelerle uyumlu olduğu, muhasebe ilkeleri ve tek düzen hesap planına uygun tutulduğu görülmüştür. Defterleri sahibi lehine delil niteliğindedir. Davalı vekili incelemeye gelmiş defter ibraz etmemiştir davalının iflas ettiğini, davalı firmanın şahıs firması olduğunu, defterlerin muhasebeciden temin edilemediğini beyan etmiştir. Taraflar arasında yapılmış yazılı bir sözleşme bulunmamakla birlikte aralarında ticari bir ilişkinin bulunduğu açıktır. Davacı incelemeye kestiği tüm irsaliye fatura ve tahsilat makbuzlarının birer örneğini ibraz etmiştir. Davacının kestiği tüm faturalar açık kesilmiştir. Faturaların tebliğ edildiği ve tebliğ edildiyse karşı tarafın yasal 8 günlük sürede itiraz ettiğine dair bir belge dosyada mevcut değildir. Takip tarihi 27.06.2016 ve dava tarihi 03.10.2016 itibari ile davacı defterlerinde 269.773.16 TL davalının borcu görülmektedir. Defterlerdeki borç kaydı takip ve dava tutarı ile aynıdır. Davacı 27.06.2016 tarihinde Bursa 14. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile 269.773,16-TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatmış davalı şirket yetkilisi tarafından 01.07.2016 tarihinde yapılan itiraz üzerine takip durdurulmuştur. İtiraz dilekçesinde davalı vekili, müvekkilinin alacaklıya hiçbir borcunun bulunmadığını, bu itibarla alacaklı tarafından talep edilen alacağın tamamına fer ilerine faize faiz oranına ve Ödeme emrine açıkça itiraz etiğini ifade etmiştir. Neden borcu olmadığı konusunda faturaları ve muhteviyatı mallan almadığı için mi yoksa bedelini ödediği için mi şeklinde gerekçe göstermemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesindeki delil listesinde hem davacının defterlerini hem de müvekkilinin defterlerini delil olarak göstermiş ancak defter ibraz etmemiştir. Davacı vekili de aynı şekilde her iki tarafın defterlerini delil olarak göstermiş ve müvekkiline ait defterleri ibraz etmiştir. Davacı kesmiş olduğu tüm faturaları defterler ve faturalarla uyumlu olarak mâliyeye bs. formları ile beyan etmiştir. Davalının vergi dairesine yazılan müzekkereye vergi dairesi dönem belirtilmediği için formların gönderilemediğini bildiren cevap vermiş davalının BA formları dosyaya sunulamamıştır. Davalının 2015 ve 2016 senelerine ait BA formlarının bağlı olduğu vergi dairesinden istenilmesi gerekmektedir. Sonuç olarak davacının defter kayıtları ve bağlı belgelerine göre davacı davalıdan takip ve dava tutan kadar 269,773,16-TL alacaklıdır." mütalaa edilmiştir. Mahkememizce 27.02 2018 tarihli celsede; Davalı tarafın ticari defterlerin sunulması için belirlenen 20 günlük kesin süre beklenerek önceki bilirkişiden BA ve BS formlan ve davalının sunmuş ise ticari defterleri de incelenerek taraflar arasındaki alacak ve borç ilişkisi kapsamında ek rapor alınmasına karar verilerek, bilirkişi tarafından mahkememize ibraz edilen 23.05.2018 havale tarihli bilirkişi raporunda " Davalı incelenmek üzere 2015 ve 2016 yıllarına ait defterlerini ibraz etmiştir, ibraz edilen defterlerin açılış ve yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin yasal sürelerinde yaptırıldığı tespit edilmiştir. Defterler birbirleri ile uyumlu olup muhasebe ilkeleri ve tekdüzen hesap planına uygun tutulmuştur. 2016 senesi sonunda davacı defterlerinde takip ve dava tutan kadar yani 269.773,16-TL davalının borcu görünürken davalı defterlerinde davacıya 29.773.13-TL borç görünmekte olup aralannda 240.000.00-TL fark bulunmaktadır. Davacının kesmiş olduğu faturaların tamamının davalı tarafından miktar ve tutar olarak birebir uyumlu şekilde BA formları ile mâliyeye beyan edildiği görülmüş defter incelemesinde de tüm faturaların eksiksiz ve hatasız defterlere işlendiği tespit edilmiştir. Dolayısıyla faturalardan kaynaklanan bir hesap hatası bulunmamaktadır." mütalaa edilmiştir. Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacının davalıya ticari ilişki kapsamında malları sattığı ve buna ilişkin faturaların düzenlendiği, taraflar arasında TTK m. 87/2 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin, uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, tarafların ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğu ve ticari defterlerin birbiri ile uyumlu olduğu yine davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının ticari defterine kaydedildiği, davalının iade çeklerini hatalı olarak verilen çek olarak kaydedildiği anlaşılmakla, HMK' nın 222. Maddesi gereğince davacı tarafın ticari defterlerin kesin delil olduğu ve kanaat verici bilirkişi raporuna itibar edilerek davacının davalıdan alacaklı olduğu sabit olduğu , alacağın ödendiğinin ispat yükünün davalıda olup ispat edilemediğinden sübut bulan davanın kabulu ile icra takibinin devamına, icra inkar tazminatı talebi yönünden alacağın fatura alacağı olduğu, likit olduğu, davalının asıl alacak yönünden itirazında haksız olduğu anlaşıldığından icra ve inkar tazminatı talebinin kabulune karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın kabulü ile davalının Bursa 14. İcra dairesinin ... E. Sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin 269.773,16 TL asıl alacak üzerinden alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar yıllık % 10,50 oranında faizi gecmemek üzere avans faizi icra gideri ve icra vekalet ücretiyle sınırlı olmak üzere icra takibinin devamına, 2-İİK 67. Maddesi gereğince icra inkar tazminatı koşulları oluştuğundan alacağın % 20 si olan 53.954,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 18.428,20 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 3.258,19 TL'nin mahsubu ile bakiye 15.170,01 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 550,00 TL, posta ve tebligat gideri 132,90 TL olmak üzere toplam 682,90 TL yargılama gideri ve 3.258,19 TL peşin harç olmak üzere toplam 3.941,09 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 22.136,39 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 05/07/2018 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/1267, K. 2018/912, T. 05.07.2018, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2016-1267-e-2018-912-k-aae86f77e8e5