İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/867 E. 2018/663 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2015/867
- Karar No
- 2018/663
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2015/ KARAR NO : 2018/ HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. DAVALI : ... VEKİLİ : Av. .. DAVA İHBAR OLUNAN : 1- ... VEKİLİ : Av. ... - DAVA İHBAR OLUNAN : 2- ... -... DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/07/2015 KARAR TARİHİ : 15/05/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/06/2018 Mahkememize tevzi edilen Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında yıllardır iş ilişkisi bulunduğunu, davalının müvekkili şirkete ait bazı malların taşıma işlerini gerçekleştirdiğini, taraflar arasında cari ilişki bulunduğunu, 14/05/2015 tarihinde taşıma işinin devamı sırasında müvekkiline ait malların bir kısmının zarar gördüünü ve zayi olduğunu, olayın meydana gelmesinden sonra iyi niyetli şekilde görüşmelerin yapıldığını, taleplerinin iletildiğini ancak olumlu sonuç alınamadığını, son olarak davalı şirket tarafından gönderilen ihtarnameye olumsuz cevap verdiğni, bu nedenle zararın giderilmesi için işbu davanın açılması gerektiğini, davalı şirketin müvekkili şirkete ait ihracatı gerçekleştirilecek olan 8.234,50 mt dijital baskılı özel dokunan ottoman türü filoşlu kumaş'ın Bursa-İstanbul arasındaki ara nakliyesini yapmak üzere teslim aldığını, malın taşınması sırasında 2.184 mt kumaşın meydana gelen hırsızlık olayı neticesinde zarar gördüğünü, faturalardan da anlaşılacağı üzere kumaşın metre birim fiyatı 6.40 GBP olduğunu, olay nedeni ile müvekkilinin ihracatını yaptığı ticari ilişkisinin de zarar gördüğünü, davalı şirketin kusurlu eylemleri neticesinde müvekkili şirketin doğrudan, dolaylı ve yansıma zararlarının mevcut olduğunu, bu nedenlerle zararlarının giderilmesi gerektiğini, zarara sebep olan hırsızlık olayına ilişkin olay yeri inceleme tutanağı, müşteki ifade formu incelendiğinde ... dorse ve ... çekici plakalı araç sürücüsü ...'in aracı gece saatlerinde 04:15 sularında aracı boş bir yol üzerinde kenara çekerek araç içinde uyuduğunu, hırsızlık olayı gerçekleştikten sonra ve etraftaki kişilerin uyarısı ile durumu farkettiğini belirttiğini, araç sürücüsünün ağır ihmalli ve pervasızca davranışlarının hırsızlık olayının meydana gelmesine ve zararın ortaya çıkmasına sebebiyet verdiğinin açık olduğunu, sürücünün aracını güvenli bir alana park etmesi gerekirken aracı yol kenarına güvenliksiz bir bölgeye park ettiğini, araca güvenli bir noktada park halinde değilken araç içerisinde iş saatleri içerisinde ve tır mal yüklü iken uyuduğunu, taşıyıcının bu davranışları ile özen, denetim ve bakım yükümlülüklerini ihlal ettiğini, ağır ihmale varan kusurlu davranışları olduğunun açık olduğunu, uzun yıllardır bu işte faaliyet gösteren bir tacirin bu eylemler sonucunda böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinci taşıması gerektiğini, zira hırsızlık olaylarının ülkede çok rastlanan bir durum olduğunu, davalı bu önlemlerin hiçbirin almadan hareket ettiğini ve hatta ihmalli davranışlarda bulunduğunu, bu nedenlerle zararın hesaplanarak şimdilik 10.000 TLsinin davalıdan tahsiline, alacağın teminat altına alınması amacıyla borçlu şirketin 1 adet araç ve 1 adet gayrimenkulüne ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının davasını hangi hukuki sebeplere dayandırdığını açıklamadığını, davacı dilekçesinin 6100 sayılı HMKnun hükümlerine uygun olmadığını, davanını mahiyeti ve içeriği itibariyle kısmi dava niteliği taşımamasına rağmen bu şekilde açılan davanın reddi gerektiğnii, müvekkilinin işbu davada pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, gerçekleşen hırsızlık olayında müvekkili şirketin hiçbir kusurunun ve sorumluluğunun olmadığını, müvekkiline işbu davanın yöneltilebilmesine imkan bulunmadığından davanın husumet yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, davaya konu tazminat ve davadaki taleplerin zamanaşımına uğradığını, taşıma konusu kumaş emtiasının bir kısmının mücbir sebep nedeniyle olduğunu, müvekkilinin yaşanan hırsızlık olayından ötürü hiçbir sorumluluğu bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunu hiçbir biçimde kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için aksi düşünüldüğünde taşıyıcının sınırlı sorumluluğu ilkesine göre hareket edilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini talep ve dava etmiştir. İhbar olunan ... A.Ş. vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle: İhbar olunan olarak aleyhlerine hüküm kurulmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirket nezdinde .......................poliçe numaralı, 22/02/2015-22/02/2016 bitiş tarihli yurt içi taşıyıcı mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin söz konusu hasara ilişkin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, dava konusu hırsızlık sırasında aracın yol kenarında park halinde ve de araç sürücünün aracın içinde uyumakta iken meydana geldiğini, hırsızlık rizikosu özel şartlarında belirtildiği şekilde teminatlara dahil edildiğini, bu nedenlerle sigorta şirketinin sigorta poliçesi kapsamında herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı belirtmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi, delil dilekçesi, tarafların karşılıklı yazılı dilekçeleri, ihbar dilekçeleri, hasar dosyası, fatura gümrük beyannameleri, taşıma sözleşmesine ilişkin fatura, ihtar ve ihtara cevap, iç yazışmalar, hırsızlık olayına ilişkin müşteki ve olay yeri inceleme tutanakları, yurtiçi taşıyıcı mali mesuliyet sigortasına ilişkin hasar dosyası, poliçe, bilirkişi raporları, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklı zararın davalıdan tahsili talebine ilişkindir. İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak, taşıma hukuku konusunda uzman bilirkişi ve SMMM bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından oluşturulan 18/07/2016 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Taraflar arasında taşıma sözleşmesini ve taşıma sürecinde vaki zararın tartışmasız olduğu, davacının taşıma sürecinde vaki hırsızlık sebebi ile talebi miktarı olan 10.000 TL miktarını aşacak şekilde zarara uğradığı, davacı zararının 17.876,20 TL hesaplandığı, bu miktar zararın kadri marufunda kabul edilebileceği veya emtia uzmanı bilirkişiye denetletilebileceği, hırsızlık olayında davalı sürücünün TTK 886 ve CMR 29. maddesi kapsamında ağır kusurlu olduğu ve tam tazminattan sorumlu tutulması gerektiğini, talep edilen 10.000 Tl tazminatın TTKnun 880 maddesi ve CMRnin 23 maddesi şartalrına uygun kadri marufunda ve dosya içeriği deliller ile uyumlu olduğu, davacının 30/06/2015 tarihi itibari ile TCMB kısa vadeli avans faizi talep etmek yerine yıllık %9 yasal faiz talebinin gözetilmesi gerektiği mütalaa olunmuştur. Dosya zarar belirlenmesi yönünden tekstil mühendisi ve SMMM bilirkişileri marifetiyle belirleme yaptırılmak üzere bilirkişi ... ve Bilirkişi ...'a tevdi edilmiştir. Bilirkişi ... tarafından mahkememize sunulan 20/03/2017 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davacının talep ettiği tutarın 10.000 TL olduğu, Sigortacı ... A.Ş. Tarafından hazırlatılan sigorta ekspertiz raporuna göre 17.626,20 Tl kıymetinde emtianın hırsızlık neticesi ile zayi olduğunun tespit edildiği, 2.184,50 m pamuk viskon karışımı kumaşın üretim fiyatının 62.277,10 TL olduğunun belirtildiği, davacının faiz talep tarihi 14/05/2015 üzerinden yapılan hesaplamaya göre davacının 62.277,10 TL alacak üzeirnden 778,46 TL faiz talep edebileceği, 18/07/2016 tarihli bilirikşi heyet raporuna göre davalının ödemeyi reddettiği noter ihtar tarihinin temerrüt olarak kabul edilerek 30/06/2015 tarihi itibari ile davacının talebi gibi yasal faiz işletilebileceğinin kabulü halinde ise davacının 62.277,10 TL alacak üzerinden 46,71 TL faiz talep edebileceği mütalaa edilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından mahkememize sunulan 21/03/2017 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davacının talep ettiği tutarın 10.000 TL olduğu, Sigortacı ... A.Ş. Tarafından hazırlatılan sigorta ekspertiz raporuna göre 17.626,20 Tl kıymetinde emtianın hırsızlık neticesi ile zayi olduğunun tespit edildiği, 2.184,50 m pamuk viskon karışımı kumaşın üretim fiyatının 62.277,10 TL olduğunun belirtildiği, davacının faiz talep tarihi 14/05/2015 üzerinden yapılan hesaplamaya göre davacının 62.277,10 TL alacak üzeirnden 778,46 TL faiz talep edebileceği, 18/07/2016 tarihli bilirikşi heyet raporuna göre davalının ödemeyi reddettiği noter ihtar tarihinin temerrüt olarak kabul edilerek 30/06/2015 tarihi itibari ile davacının talebi gibi yasal faiz işletilebileceğinin kabulü halinde ise davacının 62.277,10 TL alacak üzerinden 46,71 TL faiz talep edebileceği mütalaa edilmiştir. Davalı vekilinin rapora itirazları üzerine dosya İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilerek, önceki bilirkişiler dışında taşıma hukuku öğretim üyesi ve tekstil mühendisi bilirkişiye tevdii edilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından mahkememize sunulan 12/03/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Dava konusu taşıma sırasında meydana gelen zararın 17.979,00 Tl olduğu, bu zararın davalı tarafından tazmin edilmesi gerektiği, sigorta eksperi tarafından da tespit edilen bu zararın gerçek ve somut zarar olarak kadri marufunda görüldüğü ve talep edilen bu bedelin TTK m. 882/1 hükmü kapsamında olduğu, alacağa davalının temerrüdünün gerçekleştiği 30/06/2015 tarihinden itibaren, talebe bağlılık ilkesi gereği yasal faiz işletilebileceği mütalaa olunmuştur. Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan 06/02/2017 havale tarihli ıslah dilekçesi ile; dava dilekçesinde talep etmiş olduğu 10.000 TL tazminat alacağını 47.663,98 TL arttırarak 57.663,98 TL olarak ıslah etmiştir. O halde toplanan delillerden somut olayda, davacının yurt dışına ihracı için satışı yapılan 9 çuval 2184,5 metre 648 kg kumaşın davalıya teslim edildiği ve davalı tarafından taşınması sırasında, araçtan hırsızlık sonucunda bu malların zayi olduğu sabit olduğu, bu malların zayi olmasında davalının 12/03/2018 tarihli bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporun TTK' nın 880-886 maddelerine uygun gerekçeli ve denetime açık olduğundan bu rapora itibar edilerek sorumlu olması gerektiği, her ne kadar hırsızlık suretiyle zayi olan kumaşların toplam zararının 61.930,57 TL ise de davalının kastının ya da kasta yakın kusurunun olduğunun ispat edilmediğinden TTK 882/1 maddesi hükmü gereği sınırlı sorumluluk kapsamında 20.056 TL üst sorumluluk limitinin olduğu anlaşılmakla 20.056 TL kısmı yönünden davanın kabulune, davalıya yapılan noter ihtarı ile ödemeyi 30/06/2015 tarihinde kabul etmediğinden bu tarihten itibaren yasal faiz işletilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın Kısmen Kabul Kısmen Reddine, 20.056,00 TL alacağın 30/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.370,03 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan(170,78 TL harç ve 813,99 TL ıslah harc) 984,77 TL'nin mahsubu ile bakiye 385,26 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 600,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 800,00 TL, 368,00 TL posta tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.768,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranlarına göre hesaplanan 614,92 TL yargılama gideri ve 984,77 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.599,69 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafından yapılan 1.050,00 TL talimat posta gideri, 11,00 TL tebligat gideri olmak üzere 1.061,00 TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına göre hesaplanan 691,98 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.406,72 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 4.486,88 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/05/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.