İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/591 E. 2018/79 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2015/591
- Karar No
- 2018/79
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/05/2015 KARAR TARİHİ : 23/01/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 05/02/2018 Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 02.01.2014 tarihinde imzalanan "Yüksek Gerilim İşletme Sorumluluğu Hizmet Sözleşmesi" gereğince müvekkili şirket tarafından davalı şirkete servis ve bakım hizmeti verildiğini ve faturalar düzenlendiğini, sözleşme gereği belirlenen ücretin ise müvekkili şirkete ödenmediğini, Bunun üzerine davalı şirket aleyhine Bursa 19. İcra Müdürlüğünün 22.01.2015 tarih ve ... esas sayılı dosya ile takip başlatıldığını, Başlatılan takibe davalı şirket tarafından haksız ve kötü niyetli olarak yapılan itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, Alacağın, ticari defter ve kayıtların incelenmesi sonucu ispatlanacağını, davanın kabulü ile davalı/borçlunun haksız ve kötü niyetli ve takibi uzatmak maksadı ile yapmış olduğu itirazın iptaline, kötü niyetli borçlunun %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı takip alacaklısına borçlanmasına sebep olacak bir tasarrufu olmadığını, faizin başlangıç tarihine de ayrıca itiraz ettiklerini, davacı tarafından icra takibinden evvel faiz talep etmesine imkan verecek TTK hükümleri çerçevesinde bir ihtarının müvekkiline ulaşmadığını, davacının taraflar arası ticari münasebetinin verilen mal veya hizmetin ne olduğunu, bu mal veya hizmetin müvekkiline teslim edildiğine ve bu ticarete ilişkin faturayı müvekkili şirkete TTK hükümlerince tebliğ ettiğini ispat etmesi gerektiğini, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, takibe konu alacağın % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi, ikinci cevap dilekçesi, tarafların beyanı, tanık beyanı, Bursa 19. İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyası, ticari defterler, faturalar, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından fatura alacağına dayalı olarak 22/01/2015 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 27/02/2015 borca itiraz etmiştir. Tarafların ticari defterleri talep edilmiş davacı tarafça ibraz edilen ticari defterler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mali müşavir bilirkişinin 19/06/2017 tarihli raporunda özetle: Davacının 2013, 2014 yılı yasal defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerini süresinde yaptırıldığı, kayıt nizamına uygun tutulduğu, davacıya ait defterlere göre davalı taraftan takip tarihinde 2.144,73 TL alacaklı olduğu mütalaa edilmiştir. Davalıya ticari defterlerini sunmak üzere 19/11/2015 tarihli celse de ve 03/05/2016 tarihli celsede yasal sürenin verildiği ve davalıya usulune uygun tebliğ edildiği ancak davalı tarafın ticari defterlerini sunmadığı anlaşılmaktadır. Davacının tarafların ticari defterlerine dayandığı anlaşılmakla ticari defterlerin delil olması yönünden bilindiği üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve 2011/11-862 Esas, 2012/51 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5. (6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki; HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır. Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m. 220. madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 64. (6762 sayılı TTK'nın 69. vd.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince Tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85) O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı şirket ile davalı şirket arasında yüksek gerilim işletme sorumluluğu hizmet sözleşmesi düzenlendiği, bu sözleşme kapsamında, davacının servis ve bakım hizmeti verildiği ve faturaların düzenlendiği, bu faturalar sebebiyle taraflar arasında TTK m. 87/2 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin, uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, davacının ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğu anlaşıldığından, ticari defterin kesin delil olduğu, dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden hüküm kurmaya elverişli kabul edilen 30/12/2015 tarihli bilirkişi raporundan da anlaşıldığı gibi davalının takip tarihi itibariyle 2.144,73 TL davacıya borçlu olduğunun ispat edildiği, davalının HMK' nın 220. Maddesi gereğince davetiyenin tebliğine rağmen davalının ticari defterlerini sunmadığı ayrıca davacı tarafından düzenlenen bakım raporları ile davalıya hizmetin verildiği ancak ödendiğinin davalı tarafından ispat edilmediğinden, asıl alacak 2.144,73 TL yönünden sübut bulan davanın kabulu, 3 TL matbu evrak masrafının hangi borçtan kaynaklandığının ispat edilmediğinden reddi ile takip tarihinden önce davalının temerrüde düşürüldüğünün ispat edilmediğinden işlemiş faiz yönünden talebin reddine, davacının icra inkar tazminat isteminin, davacının fatura alacağı olduğu, bu alacağın likit olduğu, icra takibine itirazda haksız olduğundan koşulları oluşmakla, icra inkar tazminatı talebinin kabulu ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın kısmen kabul kısmen reddine, davalını Bursa 19. İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 2.144,73 TL asıl alacak ve asıl alacağı takip tarihinden tahsil tarihinden işleyecek değişen oranlarda yasal faiziyle birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-İİK nın 67. Maddesi gereğince icra inkar tazminatının koşulları oluştuğundan alacağın %20 si olan 428,9 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 146,50 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 37,61 TL'nin mahsubu ile bakiye 108,90 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 400,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 145,70 TL olmak üzere toplam 545,70 TL yargılama giderinden kabul ve red oranlarına göre hesaplanan 531,51 TL yargılama gideri ve 37,61 TL peşin harç olmak üzere toplam 569,12 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri davanın kabul red oranına göre hesaplandığında cüzi miktar olduğundan takdiren davalı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT' nin 13/2 . Maddesine göre belirlenen 2.144,73 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT' nin 13/2. maddesine göre belirlenen 57,27 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda HMK nın 341. Maddesi uyarınca uyuşmazlık konusu miktarı 2018 yılı itibariyle 3.560,00 TL kesinlik sınırının altında olduğundan kesin olmak üzere karar verildi. Verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/01/2018 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır