İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/556 E. 2018/1221 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2015/556
Karar No
2018/1221
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2015 KARAR NO : 2018 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/04/2015 KARAR TARİHİ : 02/10/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/10/2018 Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin tekstil alanında faaliyet gösteren ... Tekstil firmasının sahibi olduğunu, müvekkili ile davalı borçlu arasında bir ticari alım satım ilişkisinin mevcut olduğunu, bu ilişkinin yıllardır sürmekte ve taraflar arasında cari hesap ilişkisine dönüştüğünü, davalı borçlunun müvekkilinden kumaş satın almasına karşılık olarak toplamı 16.873,92 Tl bedelini oluşturan beş adet ticari fatura düzenlediğini, davalının takibe ve davaya konu faturalara ilişkin borcunu ödemediğini, bunun üzerine davalı borçlu aleyhine Bursa 17. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, ancak advalının işbu icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalının icra takibine ve davaya konu fatura bedellerini ödememiş olduğunu, bu hususun ticari defterlerle sabit olduğunu, davalının icra dosyasına mübrez itiraz dilekçesinde müvekkili ile ticari alışveriş ilişkisi ve cari hesap ilişkisini inkar edilmediğini, aksine ticari alışveriş ve cari hesap ilişkisinin var olduğunun davalı borçlu tarafından açıkça ikrar edildiğini, esasında borçlunun itirazında borcun varlığını kabul ettiğini, borçlunun borcun varlığını kabul ettiğini fakat ödediğin iiddia ettiğini, dolayısıyla borçlunun bu beyanının ikrar mahiyetinde olduğunu, bu açıdan borçlunun bu beyanı karşısında borcu ödediğini yazılı deliller ile ispat etmesi gerektiğini, bu nedenlerle mezkur icra takibine konu alacağın likit omlası ve davalının itirazının hakısz olması sebebiyle İİK md 67/2 hükmü gereğince alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Aynı faturalarla ilgili olarak Murat ... tarafından daha önce icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, davacı vekili dilekçesinde kendisi ile davacı arasında ticari ilişki olduğunu, ticari alım satım yaptıklarını beyan ettiğini, bu beyanın doğru olduğunu, davalıdan almış olduğu mallara karşılık 5 adet fatura düzenlendiğini, bu beyanın doğru olmadığını, davacıdan aldığı mallara ilişkin karşılık 2012 yılında topla 10 adet faturalı mal aldıklarını, davacıya faturalara karşılık olarak muhtelif tarihli çek ve senetler verilerek ödeme yapıldığını, verilen senetlerin fotokopilerinin Bursa 1. ATM'nin ... esas sayılı dosyasında mevcut olduğunu, kendisinin davacı 35.500,00 TL senet, 8.950,00 TL müşteri çeki olmak üzere toplam 44.450,00 TL belge verdiğini, müşteri çeklerinin ikisinin de ödendiğini, senetlerin 29.495,00 TLsinin ödendiğini, kendisinin davacıya olan borcunun 6.005,00 TL hariç tamamını ödediğini, ödediğine dair yazılı delillerin davacının ve oğlunun cirosunu taşıdığını, üçüncü kişi kambiyo evrakına dayanarak alacağını tahsil edebilirdi ancak olayda kambiyo evrakının davacının elinde olduğunu, kendisinin faturadan dolayı da ayrıca para istiyorum deme hakkına sahip olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, Bursa 17. İcra Müdürlüğünün... sayılı icra takip dosyası, 10/07/2012 tarihli, ...... nolu, 5.400,00 TL bedelli fatura ve ........... nolu sevk irsaliyesi, 29/08/2012 tarihli, ......... nolu, 2.376,00 TL bedelli fatura ve .............. nolu sevk irsaliyesi, 29/09/2012 tarihli, ............ nolu, 2.484,00 TL bedelli fatura ve ............. nolu sevk irsaliyesi, 27/10/2012 tarihli, ........... nolu, 2.268,00 TL bedelli fatura ve .............. nolu sevk irsaliyesi, 30/11/2012 tarihli, ................ nolu, 4.345,92 TL bedelli fatura ve ......... nolu sevk irsaliyesi, Garanti Bankası dekont suretleri, ticari defterler, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 30/03/2015 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 01/04/2015 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 06/04/2015 tarihinde borca itiraz etmiştir. Tarafların ticari defterleri talep edilmiş davacı tarafça ibraz edilen ticari defteler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mali müşavir bilirkişinin 03/11/2016 tarihli raporunda özetle: Tarafların tutmakta olduğu defterlerin açılış tasdiklerinin süresinde yapıldığı kapanış tasdiki yaptırma zorunluluklarının olmadığı, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığının tespit edilmesi için taraflar arasındaki ilişkinin başlangıcından itibaren tüm defter kayıtlarının ve haricen hesaplamaya dahil edilecek ödeme makbuzlarının dosyaya sunulması ile mümkün olacağı mütalaa edilmiştir. Mahkememiz 26/01/2017 tarihli celsesinde davalı tarafa ticari ilişkinin başladığı dönemden itibaren defterlerini sunması için 2 hafta süre verilmiş olup, davacı vekilinin itirazları doğrultusunda bilirkişiden ek rapor aldırılmak üzere dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mali müşavir bilirkişinin 13/10/2017 tarihli raporunda özetle: Taraf vekillerinin 2011 yılı öncesine ait defter ve belgelerinin fotokopilerinin dosyaya sunulduğunu, Kuveyt Türk Bankası Sirkeci Şubesin ... nolu hesaptan keşide edilen; 30/11/2009 tarihli, 2500,00 TL bedelli, 30/04/2010 tarihli, 3.000,00 Tl bedelli, 30/06/2010 tarihli, 6.000,00 TL bedelli, 25/08/2010 tarihli, 6.000,00 TL bedelli, TEB Laleli Şubesi .......... nolu hesaptan keşide edilen; 31/07/2009 tarihli, 2.000,00 Tl bedelli, 31/08/2009 tarihli, 2.500,00 Tl bedelli, 31/10/2009 tarihli, 2.500,00 Tl bedelli, 31/01/2010 tarihli, 1.000,00 TL bedelli, Garanti Bankası Adana Şubesi ......... nolu hesaba ait 30/04/2011 tarihli, 901,00 TL bedelli, Garanti Bankası Mersin şubesine ait 30/04/2011 tarihli, 842,40 TL bedelli çeklerle ödeme yaptığı iddiasında bulunduğunu, söz konusu çek bedellerinin ödenip ödenmediğinin ve birer örneklerinin sunulması gerektiği kanaatine varılmıştır. Bilirkişi ek raporu kapsamında sonuç kısmında belirtilen çeklere ilişkin çek bedellerinin ödenip ödenmediği ve çek görüntüleri ilgili bankalardan celp edilmiş olup, bilirkişiden ek rapor aldırılmak üzere dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mali müşavir bilirkişinin 02/05/2018 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davalının davacıdan 100.868,94 TL mal alışı yaptığını, davalıya 101.465,00 TL ödeme yaptığını, bu tespite göre davacının icra takibi yapmış olduğu faturalardan dolayı alacaklı olmadığı mütalaa edilmiştir. Davacı vekilinin ve davalının bilirkişi raporuna karşı sunmuş olduğu itiraz dilekçeleri kapsamında dosya ek rapor aldırılmak üzere bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mali müşavir bilirkişinin 18/09/2018 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle: Ek raporda kanaat değiştirecek yeni bir husus tespit edilmediği mütalaa edilmiştir. Bilindiği üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde mutlak ticari davalar: [(1) Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1. m.) ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;, a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: 26/06/2012 - 6335 s. K. 1. m.) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır] şeklinde düzenlenmiştir. Bunun yanında, TTK'nın 21. maddesi gereğince her iki tarafın tacir olması ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan davalar, taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması kaydıyla Borçlar Kanununun havale hakkındaki 457 - 462 ve vedia hakkındaki 463 - 482. maddelerinde düzenlenen hususlardan doğan nispî nitelikteki ticari davalar yönünden de ticaret mahkemesi görevlidir. Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu Kanundan doğan hukuk "davalarının" ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara", ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. O halde toplanan delillerden somut olayda, davacı tarafından davalı ile ticari ilişki kapsamında kumaş sattığını, fatura düzenlediğinin bedelinin ödenmediğinin ileri sürüldüğü, davalı ise davacının iddilarını kabul etmediği anlaşılmakla, uyuşmazlık mal satış sözleşmesinden kaynaklanan alacağa dayandığı yukarıda açıklandığı üzere alacak davasının mutlak ticari davalardan olmadığı açıktır. Diğer yandan davanın nispi ticari dava olması için her iki tarafın tacir olup mal alım ve satımın tarafların ticari işletmeyle ilgisinin bulunması zorunludur. Bu durumda sunulan belgelerden , davacı ve davalının sermaye şirketi olmadığı, her iki tarafından işletme defteri tutuğu, fatura miktarları, alış ve satışları ile açık duruşmadaki beyanları ile de esnaf oldukları anlaşılmakla, açılan davanın nispi ticari davada sayılamayacağından mahkememizin görevsizliğine Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın görev, dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, Bursa Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna, 2-HMKnun 20 maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın Bursa Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine, 3-HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli Bursa Asliye Hukuk Mahkemesince taktirine, yargılamanın görevli mahkeme de devam etmediği taktirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine, Dair, davacı asil ve vekilinin ve davalı asilin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/10/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/556, K. 2018/1221, T. 02.10.2018, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2015-556-e-2018-1221-k-b156488399c1