İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/524 E. 2019/1319 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2015/524
- Karar No
- 2019/1319
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2015 KARAR NO : 2019 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av DAVALI TEMLİK ALAN : VEKİLİ : Av. DAVALI : DAVA : Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/04/2015 KARAR TARİHİ : 01/10/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 01/11/2019 Mahkememize tevzi edilen Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin eşinin TEB Hürriyet Şubesinden almayı talep ettiği 70.000 TL'lik işletme kredisi için eşi ile beraber yetkilisi olduğu ............ Ltd. Şti'nin kefil olacağı kredi başvuru formu doldurduğunu, ancak kredi başvuru formuna yerleştirilen normal bir gözle fark edilmeyen açıkça belirgin bir şekilde bono olmayan, sonradan bono haline getirilmiş bir evraka da imza attırıldığını, Bursa 2. İcra Müdürlüğünün ......................esas sayılı dosyasından gelen ödeme emri ile öğrenildiğini, takip konusu senetteki vade tarihi ödenecek miktar, keşide yeri ve tarihi dahil olmak üzere senet haline getirilmiş evrak üzerindeki hiçbir yazı müvekkilinin eli mahsulü olmadığını, takip konusu bono ile ilgili olarak takip sonrası davalılar ile yapılan sözlü görüşmelerde bu bonoya karşılık hiçbir kredi ödemesi, bu ödemeye ilişkin kredi yapılandırılması, kredi ödemesinin yapıldığına dair banka ödeme dekontu ve kredi geri ödeme cetveli düzenlenmediği ve müşterek ve müteselsilen kefaletin el yazısı ile açıkça yazdırılmadığı ve imzalattırılmadığının anlaşıldığını, takibe konan senet haline getirilmiş evrak ve kredi başvuru formu incelendiğinde müvekkilinin yetkilisi olduğu .................... Ltd. Şti'nin kefil olacağı bir kredi başvuru için düzenlendiği, müvekkilinin şahsi kefaleti için düzenlenmediğinin açık olduğunu, müvekkilinin kefil edilmek istense idi mevzuat gereği evli olan müvekkilinin müşterek ve müteselsil kefil olduğuna dair ibarenin açıkça el yazısı ile yazdırılması ve açığa da imza attırılması gerektiğini, müvekkilinin kullanmadığı bankaca yapılandırılmayan bir kredi talebi için kredi başvuru formunda müvekkilinin oluru ve bilgisi dahilinde olmayan, kullandırılmayan bir tutar için takip yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, haksız ve dayanaksız olduğunu, bu nedenlerle davalılara borçlu olunmadığının tespitine, davalılar aleyhine haksız ve kötü niyetli yapılan takip için takip tutarının %40'ından az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Varlık Yönetim A.Ş. cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin bir varlık yönetim şirketi olduğunu, davaya konu 30/03/2009 tanzim ve 07/08/2009 vade tarihli, 70.000 Tl bedelli senedi Bursa 2. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından temlik eden Türk Ekonomi Bankası A.Ş. tarafından takibe konulduğunu, belirtilen takip dosyası alacağının banka tarafından ... Varlık Yönetim A.Ş.'ye edildiğini, icra dosyasına konu alacağın temlik edildiğine dair temlik sözleşmesi icra dosyasına ibraz edildiğini, davalı olarak gösterilen ... Varlık Yönetim A.Ş., 10/06/2014 tarihli olağanüstü genel kurul kararı ile ...Varlık Yönetim A.Ş ile ...Varlık Yönetim A.Ş. Hükmi çatısı altında birleştiğini, davacı ...'ün Bursa 4. İcra Hukuk Mahkemesi ...Esas, ... Karar sayılı dosyasından işbu davaya konu edilen senetteki imzaya itiraz ederek, takibin iptali için dava açtığını ancak mahkemece senetteki imzanın davacıya ait olduğu anlaşıldığından davanın reddine dair karar verildiğini, kararın Yargıtayca onandığını, davacının yine senetteki hiçbir yazının kendisine ait olmadığının ileri sürerek müvekkili şirkete menfi tespit davası açtığını, davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği hususların gerçeği yansıtmadığını, hukuki dayanaktan yoksun ve haksız davanın reddi gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini talep etmiştir. Diğer davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından savunmada bulunulmamıştır. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, Bursa 2. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyası, genel kredi sözleşmesi, temlik sözleşmesi, hesap durum tablosu, hesap hareketleri, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 72. Maddesine göre açılan menfi tespit tespitine ilişkindir. Davalı alacaklı tarafından Bursa 2. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına konu keşidecinin ...aval'in davacı ... olduğu 70.000 TL bedelli bono sebebiyle kambiyo senedine özgü takip başlatıldığı ve davacı tarafından bononun içeriğinin el ürünü olmadığını, bonoya ve krediye açığa imza atılarak doldurulduğunu davalı bankaya borçlu olmadığını ileri sürülmüştür. Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır. Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda rapor aldırılmak üzere dosya bankacı bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bankacı bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu 21/06/2016 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davacı ...'ün 48.158,00 TL asıl alacak, 144,47 TL %3 TTK komisyon, 234,30 TL protesto masrafı olmak üzere toplam 48.536,77 TL toplam borç tutarının icra ve takip masrafları, vekalet ücreti, asıl alacak tutarına takip tarihinden ödeninceye kadar işletilecek değişik oranlarda avans faiz oranı üzerinden faizi ile birlikte tahsilde tekerrür etmemek ve kısmi ödemelerin TBKnun 100 maddesi uyarınca önce faiz ve ferilerinden düşülmesi sağlanmak kaydı ile tahsilinin gerektiği mütalaa edilmiştir. Davalı vekilinin rapora karşı itirazları ve davacı vekilinin beyanları kapsamında dosya önceki bilirkişiye tevdi edilerek, ek rapor düzenlenmesi istenilmiştir. Bankacı bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu 19/06/2017 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davacı ...'ün 48.158,00 TL asıl alacak, 144,47 TL %3 TTK komisyon, 234,30 TL protesto masrafı olmak üzere toplam 48.536,77 TL toplam borç tutarının icra ve takip masrafları, vekalet ücreti, asıl alacak tutarına takip tarihinden ödeninceye kadar işletilecek değişik oranlarda avans faiz oranı üzerinden faizi ile birlikte tahsilde tekerrür etmemek ve kısmi ödemelerin TBK'nun 100. maddesi uyarınca önce faiz ve ferilerinden düşülmesi sağlanmak kaydı ile tahsilinin gerektiği, asıl alacağın icra takibindeki asıl alacak ile örtüşmemesindeki icra takibinin altında hesaplanan tutarlar için icra takibine bağlılığın söz konusu olmadığını, kök rapordaki kanaatlerinde herhangi bir değişiklik olmadığı mütalaa edilmiştir. Davalı temlik alanın alacağı ve davacının borçlu olup olmadığı hususunda rapor düzenlenmek üzere dosya önceki bankacı bilirkişi dışında bir bankacı bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu 25/03/2019 havale tarihli bilirkişi raporunda; Temlik alacaklısının 12/08/2009 takip tarihi itibariyle davalı borçludan Bursa 2. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına konu takip nedeniyle alacak hesabının asıl alacak 48.158,00 TL, işlemiş faiz 0, komisyon gideri, 144,47 TL, ihtarname masrafı 234,00 TL olmak üzere toplam 48.536,77 TL'nin takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek %19 oranında avans faizi, icra masrafları ve vekalet ücreti ile birlikte kısmi ödeme halinde BK. Md 84 hükmü gereğince ödemelerin öncelikle faiz ve masraflara mahsup edileceği ve tahsilde tekerrür etmemek kaydı ile tahsili gerektiği mütalaa edilmiştir. O halde toplanan delillerden somut olayda, dava konusu Bursa 2. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına konu keşidecinin dava dışı ...aval' in davacı ... olduğu 70.000 TL bedelli bono sebebiyle temlik eden lehtar -hamil Türk Ekonomi Bankasının alacaklı olduğunun ileri sürüldüğü, davacı tarafından bononun içeriğinin el ürünü olmadığı savunması yönünden imzanın inkar edilmediğinden dava ve takip konusu bononun keşide ve vade tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 688’inci maddesi bononun unsurlarını göstermiş, 690’ıncı maddesi ise mahiyetine aykırı düşmedikçe poliçelere ilişkin bir kısım hükümlerin bonolar için de uygulanacağını belirtildiğinden bononun geçerli olduğu anlaşılmaktadır. Bononun açığa imza suretiyle düzenlenebildiğinden davacı tarafından açığa imza suretiyle düzenlenen belge anlaşmaya aykırı doldurulduğu ispat edilmedikçe geçerlidir. HUMK.nun 290. maddesi gereğince belgeye bağlı olan her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikteki hukuki işlemlerin aynı kuvvette yazılı belge ile kanıtlanması gerekir. Dolayısıyla imzası kabul edilen bonoda içeriğinin el ürünü olmadığına yönelik davacının savunmasının yerinde olmadığından itibar edilmemiştir. Öte yandan temlik eden lehtar -hamil Türk Ekonomi Bankasının bonoda kredi sözleşmesinde kefil olması sebebiyle alacaklı olduğu ve bononun kredi sözleşmesinin ifası amacıyla teminat olarak düzenlendiği iddiası yönünden, davacının 30/03/2009 tarihli 250.000 TL bedelli kredi sözleşmesinde müşterek ve müteselsil sıfatıyla borçlu olduğu, bu kredi sözleşmesinin 818 sayılı Borçlar Kanunu döneminde imzalandığı, 818 sayılı Borçlar Kanununda kefaletin geçerliliği için kefalet türü, miktarı ve tarihinin kefilin eli ürünü olması koşulunun aranmadığı anlaşıldığından ve ayrıca kefalet ilişkisindeki imzanın inkar edilmediğinden kredi sözleşmesinin davacıyı bağlayacağı sabit olup kredi sözleşmesi sebebiyle düzenlenen bankacı bilirkişilerin 21/06/2016 tarihli ve 25/03/2019 tarihli raporların gerekçeli denetime açık olduğundan itibar edilerek davacı kefilin kredi sözleşmesi sebebiyle 48.158,00 TL, komisyon gideri, 144,47 TL, ihtarname masrafı 234,00 TL olmak üzere toplam 48.536,77 TL borçlu olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla icra takibine konu bono sebebiyle davacının davalıya 10.842,00 TL asıl alacak, 161,64 Tl işlemiş faiz, 32,53 Tl komisyon olmak üzere 11.036,17 Tl toplamda borçlu olmadığının tespitine yönelik davanın kısmen kabulune, davalı alacaklının takipte kötü niyetli olduğu sabit olmadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, davacı yönünden ihtiyati tedbir uygulanarak davalının alacağına kavuşmasının engellenmediğinden davalı lehine kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, Buras 2. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına konu bono sebebiyle davacının davalı temlik alan ... Varlık Yönetim A.ş.'ye 10.842,00 TL asıl alacak, 161,64 Tl işlemiş faiz, 32,53 Tl komisyon olmak üzere 11.036,17 Tl toplamda borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-İİK'nun 72 maddesi uyarınca davacı vekili ve davalı vekilinin kötü niyet tazminat taleplerinin koşulları oluşmadığından ayrı ayrı reddine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 753,88 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 1.017,36 TL'den mahsubu ile bakiye 263,48 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 950,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 202,40 TL olmak üzere toplam 1.152,40 TL yargılama giderinden kabul ve red oranlarına göre hesaplanan 213,49 TL yargılama gideri ve 753,88 TL peşin harç olmak üzere toplam 967,37 TL yargılama giderinin davalı Temlik Alan ... Varlık Yönetimi A.Ş. alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı Temlik Alan ... Varlık Yönetimi A.Ş. tarafından yapılan 50,00 TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına göre hesaplanan 40,74 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.725,00 TL vekalet ücretinin davalı Temlik Alan ... Varlık Yönetimi A.Ş' den alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı ... Varlık Yönetim A.Ş. vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 5689,04TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 8-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/10/2019 Katip ¸e-imzalıdır. Hakim ¸e-imzalıdır.