İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/334 E. 2018/1506 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2013/334
Karar No
2018/1506
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2013 KARAR NO : 2018 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : .... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/12/2013 KARAR TARİHİ : 22/11/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/12/2018 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilin davalıdan alacaklı olduğunu, müvekkili ile davalı arasında var olan ticari ilişki sonrasında müvekkilin davalıdan elektronik kontrol sistemi ile elektronik basamak kontrol sistemleri satın aldığını, satış işlemlerinin fatura karşılığında yasal zemin üzerinde yapıldığını, davalıdan alınan ekipmanların arızalı çıkması sonucunda müvekkilin davalıya mailler marifetiyle bildirildiğini, davalının ürünlerin iadesinin ve tamirinin mümkün olduğunun bildirildiğini, ürünlerin yerine yenilerinin gönderileceğinin bedel iadesinin yapılamayacağının bildirildiğini, ekipmanların davalı tarafından geri alınarak bedel iadesi için ve arızalı olanların tamiri için harcanan işçilik bedelinin ödenmesi için müvekkili tarafından iade ve işçilik faturaları kesilerek davalıya gönderildiğini, davalının Sakarya 1. Noterliğinin 07/12/2011 tarih... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkile gönderilen tüm faturaları aynen iade ettiğini, müvekkilin davalıya Kadıköy 26. Noterliğinin 13/12/2011 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ayıplı malların geri iade alınması ve bedellerinin ödenmesinin talep edildiğini, ekipmanların arızalarının tespiti bakımından Tuzla Sulh Hukuk Mahkemesinin ... değişik iş dosyası ile tespit yapıldığını, dava konusu ekipmanın çalışmadığının bilirkişi raporu uyarınca tespit edildiğini, arızalı malların toplam tutarı olan 71.237,54 TL’nın iadesi, malzemelerin tamiri için harcanan işçilik bedeli olan 31.781,62 TL olmak üzere toplam 103.019,16 TL’nm faizi ile birlikte ödenmesine, 50.000,00 TL manevi zararın davalıdan ikmaline karar verilmesi için Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile, diğer parti aynı vasıftaki malların devamı olan 64.906,00 TL mal bedelinin ödenmesi için İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, her iki davanın da derdest olduğunu, müvekkilin davalıdan 159.157,65 TL alacağı var iken davalı tarafından müvekkil aleyhine icra takibi başlatıldığını ileri sürerek davanın kabulü ile müvekkilin söz konusu senedin borçlusu olmadığının tespitine, teminat karşılığında vezneye yatan paranın davalıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararına, davalının kötü niyetli olmasından dolayı %40 tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının aynı konuya dayalı önceki tarihlerde açılmış olan Sakarya ve İstanbul mahkemelerinde davalar bulunduğunu, aynı gerekçe ile Bursa mahkemesinde 3. bir dava açılmasının hukuken mümkün olmadığını, davacının itiraz nedenlerinin menşei satın aldıkları emtiaların ayıplı olduğuna ilişkin olduğunu, Bursa 2. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyasından davacının haberi olmasına rağmen süresinde itiraz etmediğini, davacının farklı bir firmadan satılmış olan ürünlerin muadilini daha ucuza aldığından eldeki ürünleri bu nedenle müvekkile iade etmek istediğini ileri sürerek öncelikle derdestlik yönünden reddine, haksız davanın zamanaşımı ve esastan reddine, icra takibi tedbiren durdurulduğundan kötü niyetli davacının %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların beyanı, Bursa 2. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyası, ticari defterler, faturalar, bilirkişi raporları, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 72. Maddesine dayalı olarak açılan menfi tespit istemidir. Davalı tarafından davacı hakkında 31/12/2013 tarihli cari hesap ekstresi ödenmeyen borca dayalı olarak 22/11/2013 tarihinde icra takibi başlattığı, davacı tarafa ödeme emrinin tebliğ edildiği yasal süre içinde itiraz edilmediğinden icra takibinin kesinleştiği ve davacı tarafından eldeki dava ile davalıya cari hesap ekstresinden kaynaklanan borcu olmadığına dair dava açılmıştır. Davalının ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup davalının ticari defterlerinin mahkememizin yargı çevresi dışında olduğundan Sakarya Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılmış ve Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden talimat yoluyla aldırılan Mali Müşavir bilirkişinin 29/01/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " 1-) ... Elektronik Elektrik Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi’ nin 2011 Yılı ticari defterlerinin kapanış onayları yoktur. 2-) ... Elektronik Elektrik Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi, ... Otomativ Mühendislik Özel Araç İmalat Sanayi ve Ticaret Ltd, Şti’ ne 2011 yılı içinde toplam 23 adet fatura tanzim etmiştir. 3-) ... Elektronik Elektrik Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi’ nin 2011 yılında tanzim ettiği faturaların parasal değer Toplamı= 92.111,02 TL, 4-) ... Elektronik Elektrik Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi, ... Otomativ Mühendislik Özel Araç İmalat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti’nden 31.12.2011 Tarihin de 52.111,02 TL. Nakit Tahsilat yaptığı, 5-) ... Elektronik Elektrik Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi, ... Otomativ Mühendislik Özel Araç İmalat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti’ nden 40.000.- TL alacaklı olarak 2012 yılına devrettiği yasal defterlerinde tarafımca tespit edildiği " mütalaa edilmiştir. Davacının ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup davacının ticari defterlerinin mahkememizin yargı çevresi dışında olduğundan İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış ve bilirkişi incelemesi sonucu İstanbul Anadolu 9. ATM'den talimat yoluyla aldırılan Mali Müşavir bilirkişinin 30/07/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Mahkemenin verdiği görev doğrultusunda dosyaya sunulu belgeler, davacı ticari defterleri ve davalı ticari defterlerine dayanarak alınmış bilirkişi raporunun incelenmesi neticesinde, l)Davacı tarafından ibraz edilmekle incelenen ticari defterlerin tasdik ettirilmesi zorunlu olan ticari defterler olduğu, TTK hükümleri uyarınca ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin süreleri içerisinde yaptırılmış olduğu, ticari defterlerin genel muhasebe tebliğlerine uygun olarak kayıt altına alınmış olduğu, ticari defterlerin birbirlerini teyit ettiği tespit edildiği, bu durumda davacı ticari defterlerinin sahibi lehine delil olabileceği, davacının icra takip tarihi olan 22/11/2013 tarihi itibariyle davalıdan 159.157,65 TL alacaklı durumda bulunduğu sonuç ve kanaatine varıldığı " mütalaa edilmiştir. Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas ve ... Karar sayılı dosyasında, davacı tarafından açılan toplam mal ve işçilik bedeli ve manevi tazminat davasında"Tarafların göstermiş oldukları deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi için dosya İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiştir. Yerinde yapılan inceleme neticesinde basamak elektronik kontrol ünitesinin arızalı olması sebebiyle kullanılamaz hale geldiği, alternatif üreticiden temin edilen ürünlerde herhangi bir arızanın bulunmadığı, arızalanan ürünlerin montaj edilmediği, arızalı ve sağlam olan ürünlerin depoda koli içinde tutulduğu mütaala edilmiştir. Davalı şirket vekilinin de kabul ettiği üzere her iki şirket arasında zaman içinde ürün alışı söz konusudur. 2007-2010 yılları arasında verilen ürünlere ilişkin 2011 tarihinde fatura düzenlendiği ve düzenlenen faturanın iade faturası olduğu savunulmuştur. Yine davalı vekili ürünlerin haklı bir nedene dayanmaksızın iade edilmek istendiğini, Bunun da daha ucuz başka bir firmadan temini için yapıldığını davalı vekili ileri sürmüştür. 22.04.2011 tarihli sözleşmenin tarafının davalı şirket olmadığı belirtilmiş, dosyada bulunan sözleşme örneğinden de davalı şirketin sözleşmenin tarafı olmadığı görülmüştür. Mahkememizin ...-433 EK sayılı dosyasında davacı şirket aynı konuda davalı şirkete karşı dava açtığı, davanın neticesinde reddine karar verildiği ve bu kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği görülmüştür. Mahkeme kararında ve Yargıtay ilamında belirtildiği üzere mahkememizin bu dosyasında da dayanak yapılan 22.04.2011 tarihli sözleşmede davalının imzası bulunmamaktadır. Sözleşmenin hükümleri davalı tarafından kabul edilmemiştir. E-mail çıktılarının sözleşmenin varlığına delil oluşturmayacağı tek taraflı yaptırılan delil tespitinin hüküm ifade edemeyeceği belirlenmiştir. Dolayısıyla içeriği davalı şirket tarafından kabul edilmeyen bir sözleşmeye dayanarak hak iddiasında bulunulması mahkememizce kabul görmemiştir. Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılan ürünlerin bir kısmının kullanılmaz halde olduğu tespit edilmiştir. Yine Tuzla Sulh Hukuk Mahkemesince yapılan tespitin neticesinde alınan bilirkişi raporuyla ürünlerin arızalı ve kullanılamayacak halde olduğu anlaşılmıştır. Ancak davalı şirket tarafından bu ürünlerin kendilerine ait olduğu kabul edilmemiştir. Özellikle tek taraflı yapılan tespit işlemine itiraz edilmiştir. 22.04.2011 tarihli sözleşme ilişkisi de davalı şirket tarafından kabul edilmemiştir. Mahkememizin daha önce neticelenen ve kesinleşen kararında da belirtildiği üzere sözleşme ilişkisi ispat edilememiştir. Bu durumda bilirkişi incelemesine tabi tutulan davacının deposunda bulunan ürünlerden davalı şirketin sorumlu tutulması hukuken mümkün olmadığından bu ürünler için ödendiği iddia edilen ve yine ürünlerin tamiri için işçilik ücreti olarak talep edilen toplam 64.906,23 TL fatura bedelinin tahsili istemli davanın; 50.000,00 TL tutarındaki manevi tazminat istemli davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas ve ... Karar sayılı tazminat davasında "Yapılan yargılamaya, davacı vekilinin iddiasına, davalı vekilinin beyanlarına, fatura ve sözleşme örnekleri ile oluşan vicdani kanıya göre; davacı şirket ile davalı şirket arasında elektronik kontrol sistemi ile elektronik kontrol basamak sistemleri alım satımının yapıldığı, davacı şirketin davalı firmadan satın aldığı ekipmanların verimsiz olması nedeniyle ürünleri iade etmek istediği, bu amaçla noter ihtarnamesi gönderdiği, Tuzla Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyası ile tespit yaptırdığı, yine netice alamayınca bu davanın açıldığı, davalı vekilinin cevap dilekçesinde ve aşamalarda 22/04/2011 tarihli sözleşmeyi kabul etmediği, davacı vekili tarafından davaya dayanak olarak gösterilen sözleşmede her iki tarafında imzasının bulunmadığı, davacı vekilinin imzaların bulunmadığını 24/10/2013 tarihli son oturumda açıkça ikrar ettiği, sözleşmenin satın alma ve teminat sözleşmesi niteliğinde olup Elekronik İmza Kanununun 5.maddesi gereğince elekronik imza ile imzalanamayacağı, e-mail çıktılarının sözleşmenin varlığına delil teşkil edemeyeceği, tek taraflı olarak yaptırılan delil tespitinin herhangi bir hüküm ifade etmediği, bu itibarla davanın sübut bulmadığı kanaatine varılarak davanın reddine ilişkin aşağıdaki karar verilmiştir. " gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ve karar davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2014/8645 Esas ve 2015/5392 Karar sayılı Onama ilamı üzerine kesinleşmiştir. Davalının derdestlik itirazı yönünden, Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas ve ... Karar sayılı davası ile Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas ve ... Karar sayılı davaların tazminat davası olduğu iş bu davanın ise icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olduğu, bu davalarda Tuzla Sulh Hukuk Mahkemesince yapılan delil tespitin neticesinde ayıba konu ürünlerin davalı tarafından kendilerine ait olmadığı ve ürünlerin kabul edilmediğinden , dava konuları ve talep sonuçlarının aynı olmadığından derdestlik itirazının yerinde olmadığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). O halde yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda, davalı tarafından cevap dilekçesinde, davacı ile basamak kontrol ünitesi, elektirik kontrol sistemlerine ilişkin ticari alım satım ilişkisi kapsamında satışların yapıldığı faturaların düzenlendiği ve cari hesap ekstresinden kaynaklı alacağının olduğu ileri sürüldüğü, davacı tarafından ise teslim edilen mallarda üretim hataları olduğu ayıplar olduğu ve cari hesap ekstresinden kaynaklı kendisinin alacaklı olduğunu savunarak borçlu olmadığının tespiti talep edilmiştir. Davacı tarafından dava dilekçesinde ifade edilen Tuzla Sulh Hukuk Mahkemesince yapılan delil tespitin neticesinde ayıba konu ürünlerin, davalı tarafından açıkça kendilerine ait olmadığı, fatura konusu ürünler olmadığı ve ürünlerin davalı tarafça kabul edilmediği Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas ve ... Karar sayılı davasında savunulmuş ve verilen karar kesinleştiğinden icra takibine dayanak cari hesap ekstresine konu alacağın ( alacak konusu ve alacak miktarının ) davalı tarafından ispat edilmesi zorunludur. Yine aynı zamanda davanın icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olduğundan, icra takibine konu cari hesap ekstresinden kaynaklanan alacağın varlığı ve miktarının 4721 sayılı TMK'nın 6. Maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 200. Maddesine göre "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " ispat yükü lehine hak iddia eden davalı taraftadır. Diğer taraftan taraflar arasında TTK m. 87/2 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin, uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğundan davalı alacaklının cari hesap ekstresine konu faturalar sebebiyle alacaklı olduğunun ispatı için faturaların ticari defterlerde kayıtlı olması tek başına yeterli değildir. Ticari kayıtların dayanağı belgelerin de (sevk irsaliyesi v.s.) ibrazı gerekir. Davalının ticari defterler üzerinde yapılan incelemede ticari defterlerin kapanış tasdiki bulunmadığından davalı lehine delil teşkil etmez.(Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2016/8756 Esas ve 2017/2924Karar sayılı Kararda açıkça vurgulandığı üzerine) Dolayısıyla davalının ileri sürdüğü defterlerinde lehine 40.000 TL alacak kaydı iddiasının yerinde olmadığı anlaşılmaktadır. Davacının ticari defterler üzerinde yapılan bilirkişi incelemede alacaklı olduğundan, ve açılan iş bu menfi tespit davasında , Bursa 2. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibine konu cari hesap ekstresine dayalı fatura alacağının ispat yükünün davalıda olup alacağın varlığı ve miktarının ispat edilemediğinden davanın kabulune, davalının icra takibinde kötü niyetli olduğunun tespit edilemediğinden kötü niyet tazminatının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın kabulü ile Bursa 2. İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasında davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-İİK 72. Maddesi gereğince davacı lehine kötü niyet tazminatı koşulları oluşmadığından reddine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1270,57 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 317,65 TL'nin mahsubu ile bakiye 952,92 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 450,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 372,80 TL olmak üzere toplam 822,80 TL yargılama gideri ve 317,65 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.140,45 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kararın niteliği gereği üzerinde bırakımasına, 6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.232,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/11/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2013/334, K. 2018/1506, T. 22.11.2018, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2013-334-e-2018-1506-k-16ef2235a0a7