İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/453 E. 2024/1163 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/453
Karar No
2024/1163
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/ KARAR NO : 2024/ HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Tarımsal Üretim Sözleşmesinden Kaynaklanan (Alacak) DAVA TARİHİ : 03/05/2024 KARAR TARİHİ : 07/11/2024 KARAR YAZMA TARİHİ: 13/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tarımsal Üretim Sözleşmesinden Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA VE SAVUNMA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin, ... ili ... İlçesinde çiftçilik yaptığını, müvekkili ile davalı, geçmiş yıllarda davalı şirket yetkililerinin propagandası vesilesiyle tanıştığını, müvekkili ve köylü hemşerileri davalı ile anlaşarak ekim yaptıklarını, davalı şirket tarafından müvekkiline tohumluk yağlık ayçiçeği ekimi yaptırması suretiyle gerçekleştiğini, müvekkili ile davalı şirket anlaşması; davalı şirket tarafından belirli kotanın altında verim alınsa dahi; örneğin dekar başına X kilo verim altında alınsa dahi, davalı şirket tarafından çiftçiye dekarda X kilo ayçiçeği alınmış gibi A TL kilo başına para ödeneceği şeklinde olduğunu, müvekkili daha önceki senelerde her ne kadar, davalı şirket tarafından belirlenen kotadan daha fazla verim alsa da, 2023 yılı hasatında verim düşük geldiğini, davalı şirket ile müvekkili arasında gerçekleşen sözleşmeye göre; her ne kadar müvekkiline ait tarlada ekim yapılıyor olsa da, tüm ekim, bakım, sulama, hasat işlemleri davalı şirket yetkilileri emir, talimat ve gözetimi altında gerçekleştirildiğini, sözleşme şartlarına göre eğer davalı tarafından temin edilen tohumlardan kaynaklı verim problemi olursa, sözleşmenin 20.maddesine göre davalı şirket tarafından müvekkiline dekar başına 544 kilogramdan hesap edilerek ödeme yapılacağı hüküm altına alındığını, davalı şirket tarafından müvekkiline yapılacak ödemenin kilogram başına fiyat belirlemesi yapıldığını, kilogram başına 160 TL ödeneceği açıkça yazıldığını, müvekkili, davalı şirket yetkilileri gözetiminde ve talimatlarına uygun olarak sulama, gübreleme, bakım gibi işlemlerini gerçekleştirdiğini, müvekkili ve tüm köylü arkadaşları, hatta civar köydeki davalı şirket ile birlikte iş yaparak ekim yapan çiftçiler, davalı şirketin temin ettiği tohumları davalının talimatlarıyla yetiştirmesine rağmen, hiçbir çiftçinin verimi birbirlerine benzemediğini, davalının temin ettiği tohumlardan kaynaklı problemle verimler çok düşük ve birbirine emsalsiz olarak elde edildiğini, sözleşme gereğince davalının tohumları sorunlu olduğundan ve müvekkili ciddi anlamda zarar etmesi sebebiyle işbu davayı açma zorunluluğu hasıl doğduğunu, davalı tarafından müvekkiline kilogram başına 65 TL ödeme yapıldığını, davalının tohumlarındaki sorun nedeniyle çok düşük verim alınması sebebi ile sözleşmede belirtilen ''Alıcı kendi sorumluluğunda olan operasyonlarda oluşan hatalar karşısında düşük verim alındığında, dekara 544 kilogram yağlık ayçiçeği bedeli öder.'' hükmü gereğince müvekkiline ektiği 83 dekara karşılık 45.152 kilogram karşılığı ücret ödemesi gerektiğini, davalı tarafından 83 dekara karşılık taahhüt ettiği 45.152 kilogram mahsül ödemesi yapmamasının yanı sıra, ödenecek bedelin belirlenmesi kısmında sözleşmede taahhüt edilen 160 TL yerine kilogram başına 65 TL ödeme yapıldığını beyanla davanın kabulünü talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava, zarara uğrayanın zarara uğradığının tespit edilmesinden itibaren altı ay içinde, her hâlde zararın meydana gelmesinden itibaren iki yıl içinde açılabilir.” denilmek suretiyle, zarara neden olan kusurlu tohumluğu üreten, satan, dağıtan, ithal eden veya başka şekilde piyasaya süren gerçek veya tüzel kişilere karşı zararın tespit edilmesinden itibaren 6 ay içinde ve herhalde zararın meydana gelmesinden itibaren 2 yıl içinde dava açılabileceği belirtildiğini, dava konusu tohumculuk sözleşmesi 10/01/2023 tarihinde imzalanmış olup, tohum ekim işlemi 2023 yılı mayıs ayında, hasat işlemi ise 2023 yılı eylül ayı sonunda yapıldığını, tohumlardan kaynaklı bir verim düşüklüğü meydana gelmişse bu durum muhtemelen üretim devam ederken en geç hasat döneminde tespit edilebileceği gözönünde bulundurulduğunda, huzurdaki dava 6 aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davacının davayı süresinde açmadığını, davacının iddia ettiği verim düşüklüğünün sebebi ise tamamen yetiştiricinin kendisinden kaynaklı olduğunu, yetiştirici yeterli bakım ve sulama yapmadığını, davacının tarlasına ekilen ebeveyn hatların (ayçiçek tohumlarının) kalite sertifikalarının mevcut olduğunu, tohumların yurt dışından geldiğini, belli başlı standartları sağlamadığı taktirde gümrükten geçişi söz konusu olmadığını, tohumların çimlenme değerleri de sertifikalarda mevcut olduğunu, bu tohumların davacının tarlasına ekildiği de bizzat davacının imzaladığı beyannamede sabit olduğunu, davacının ektiği tohumluk ayçiçeği çeşitinde 11 farklı üretici ile 19 tarlada ekim yapıldığını, verim ortalaması ise 101,32 kg/da gerçekleştiğini, davacı yakup çetin ise 96,71 kg/da ortalama ürün aldığını, üreticiler sorumluluklarını yerine getirmediği ve bölgede sulama sıkıntısı yaşandığı için müvekkili şirket sözleşmeye göre 81,85 tl/kg fiyat yerine 65 tl/kg fiyattan ödeme yaptığını, bütün üreticilerin (davacı dahil) ürünleri 65 tl/kg dan satın alındığını, davacının aldığı toplam ödeme tutarı da 521.729,00 tl olup, sözleşmeye göre ödenmesi gerekenden fazla ödeme yapıldığını, davacının, kötü niyetli ve haksız kazanç sağlama peşinde olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Eldeki dava Tarımsal Üretim Sözleşmesinden Kaynaklanan (Alacak) davasıdır.Mahkememiz yargılaması sırasında davalı tarafın tacir olup olmadığının tespiti açısından ilgili yerlere müzekkereler yazılmış olup, gelen yazı cevaplarında davalının tacir olmadığı, anlaşılmıştır.Bilindiği üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde mutlak ticari davalar: [(1) Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1. m.) ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;a) Bu Kanunda,b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinde,c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. maddelerinde,d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: 26/06/2012 - 6335 s. K. 1. m.) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır] şeklinde düzenlenmiştir. Bunun yanında, TTK'nın 21. maddesi gereğince her iki tarafın tacir olması ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan davalar, taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması kaydıyla Borçlar Kanununun havale hakkındaki 457 - 462 ve vedia hakkındaki 463 - 482. maddelerinde düzenlenen hususlardan doğan nispî nitelikteki ticari davalar yönünden de ticaret mahkemesi görevlidir. Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu Kanundan doğan hukuk "davalarının" ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara", ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.O halde somut olayda yukarıdaki açıklamalar ışığında, davanın mutlak ticari davalardan olmadığı, mahkememizce davacı tarafın tacir olup olmadığının tespiti açısından ilgili yerlere müzekkereler yazıldığı, gelen yazı cevaplarında davalının tacir olmadığı, davaya konu uyuşmazlık tarihinde davacının tacir olmaması nedeniyle davanın nispi ticari dava da olmadığı anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine ve HMK 114 ve 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, dosyanın görevli ve yetkili ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın görev, dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, ... Asliye Hukuk mahkemesinin görevli olduğuna, 2-HMKnun 20 maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine, 3-HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli ... Asliye Hukuk Mahkemesince taktirine, yargılamanın görevli mahkeme de devam etmediği taktirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı dava konusu uyuşmazlığın miktarı dikkate alınarak, HMKnun 341 maddesi gereğince 2024 yılı itibariyle kesinlik sınırının altında olduğundan kesin olmak üzere karar verildi. 07/11/2024 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/453, K. 2024/1163, T. 07.11.2024, www.arakarar.com/karar/bursa-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-453-e-2024-1163-k-768b41a15e15